Uzak
Yıllardır, daracık bir hücredeymişcesine kapalı kaldığı kasabasından uzak diyarlara gidebileceği gemilerde çalışmak üzere İstanbul'a gelen genç adam (Mehmet Emin Toprak) iş bulana kadar, fotoğrafçılık yapmakta olan akrabasının (Muzaffer Özdemir) yanında kalmak durumundadır. Ne var ki şehir hayatının zorluğu içinde bireyselliği ön plana çıkmış olan akrabası hiç beklemediği bir anda karşısına çıkan misafirini uzun süre yanında tutmak istemeyecektir.
Kadro
11 kişiOyuncular
Yapım
Künye
YönetmenNuri Bilge Ceylan
SenaryoNuri Bilge Ceylan, Ebru Yapıcı, Cemil Kavukçu
Görüntü YönetmeniNuri Bilge Ceylan
YapımcıNuri Bilge Ceylan
Sinemaseverler
20 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →














Sonu bağıtlanamayan filmlerden birisi yönetmen Nuri Bilge Ceylan İstanbul'u öyle güzel kadraja almışki .Mehmet Emin Toprak'lı sahneler adeta fotoğraf çerçevesi niteliğinde. İstanbul'a gemilere çalışmak için gelen Yusuf yakını fotoğrafçı Mahmut'un yanında misafir kalır fakat aradığını bu şehirde bulamaz. Bu durum çerçevesinde farklı sorunları olan Mahmut'la aynı evi paylaşırlar sonradan Mahmut'un durumu Yusuf'tan farksız olacaktır. Ayrıca Nuri Bilge Ceylan'ın yeğeni rahmetli Mehmet Emin Toprak'ın son filmidir. İyi bir film olmasına rağmen bazı duygular eksik yansıtılmış sanki.
çok iyi bu film başyapıt
çok güzel bir film
Nuri bilge ceylanın ilerde dahada değerleneceği bence en başarılı filmi burda şehirli köylü aydın halk ve sayamayacağım bir çok insanı yönü yalnızlık, bencillik ,güvensizlik,sevgisizlik,masumiyet,çürümüş değerler,vs bir çok şeyi iyi bir senaryo ve çok iyi oyunculuklar ve başarılı bir yönetmenlik ile unutulmaz bir başyapıt olmuş mutlaka izlenmesi gereken arşivlik bir şaheser.
sağlam sinemadır uzak..Türk'ün ham sinemaya en yakın olduğu mesafededir.
Pişmanlık,yalnızlık,bencillik,ihanet,nefret vb. duygular 1 filmde süper görüntülerle ancak bu kadar net anlatılır. Film sıkıcı gelebilir ama sabretmek gerek Nuri Bilge seyircisi olmak kolay değil. Bu filmde diyalog çok az mimikler ve bakışlarla daha çok şey anlatılmış..
sektörleşmeye karşı bir tepki olarak doğan minimalizm akımına örnek verilebilecek bir yapıt durağan, dublajsız, dekorlar sade ve islevsel, dış müzik yok benim ilgimi çekmiyor ama bu kötü olduğu anlamına gelmiyor. 5/10
taşra üçlemesinin son ayağı bol ödüllü 110 dakikalık nuri bilge resitalidir.kasaba da asi bir genç olarak gördüğümüz rahmetli mehmet emin tıoprak ın o kasabadan giderken ki monoloğu ile girersiniz taşra ya ve mayıs sıkıntısı ile devam eder devamında işsiz bir genç olarak bir kış sabahı kasabasından çıkıp uzak diyarlara yelken açmak ister yusuf..kasabadan uzak ,kent yaşamından uzak ,entel muhabbetlerden uzak, kadın erkek ilişkilerinden uzak, şehir yaşamının zorluklarının bilincinden uzak bir gençtir yusuf soğuk kentin soğuk insanları içinde kasaba sıcağından uzak.şehir yaşımın acı gerçeklerine ekmek parası kazanmanın ne derece zor olduğuna uzak bir genç..mahmut.. evet o kasaba insanın derdinden uzak ,hayatından uzak insanlara da uzak sabit fikirli ve anlayıştan uzak belki de şehir hayatının karmaşık yapısına yapışık bir ruhiyat ve kasaba insanın sıcaklığına uzak hayatlara uzak iki zıt yaşamın insanın uzak ilişkisi ama bir çoğumuza çok yakın bir yaşam o kadar uzak değil yani.. <p class="dateauthor"> </p>
Diğer yorumları okudum da, bu film uzaklık duygusunu ne kadar iyi görselleştirse de, kesinlikle seyircide bıraktığı izlenim negatif. Amaç böyle olmuş olabilir ama, diğer insanlara sıkıntılı duygular vermek, kötü hissetmelerini sağlamak için harcanılan emek, art niyet olarak adlandırılabilir anca. Amaç ve mesaj yanlış olduktan sonra yöntem ve şeklin güzel olması bir işe yaramaz.
Hala en sevdiğim filmi budur.Sonraki hiçbir filmi bu filmin üzerimde bıraktığı etkiyi aşamamıştır. diğer tüm filmlerini kısa filmlerini de izledim. ve onlar da çok güzel. Bu sektörden biri olarak Reha Erdem ve kendisi en çok çalışmayı hayal ettiğim yönetmendir. Kimbilir hayat bu belki bir gün olur. umarım olur. kim ne derse desin ülkemizin sayılı yönetmenlerinden. kimse izlemesin sevmesin anlamasın biz bir avuç kişi olsak da yine izleriz onu zaten onun da çok umurunda değildir bu durum. adam işinde gücünde kim ne derse desin.
Uzak filmi Ankara Derneği tarafından EN İYİ 10 film arasında gösterildi. Bu filmin akıcı durumu Türk sinemasında pek fazla örneği olmayan türlerdendir. Filmin en önemli özellikleri sade bir şekilde çekilmesi ve oyuncuların medyatik olmamalarıdır.Filmin içndeki olaylar her insanın başına gelecek sıradan olaylar anlatılmış. Sınavı kazanamamış ve İstanbul'a çalışmak umuduyla gelen gencin umutlarını bulamadığı ve hüsrana uğradığı bir film şeridi şeklinde anlatılmış.Türk seyircisi bu tür filmlere alışık olmadığı için bu tür filmleri sıkıcı bulabilir. Yönetmenin amacı seyircinin film için biraz kafa yorması ve yorum getirebilme özelliği kazandırmaktır. Cannes Film Festivalinde en iyi aktör ve Büyük Jüri Ödülü kazanmasıdır. Ama ne yazıkki ödül töreninden önce en iyi aktör ödülü kazanan Mehmet Emin toprak'ın trafik kazası sonucu hayatını yitirmesidir.Adamın kaderi filmde de iyi değildi .Talihsizlikler hep peşini bırakmadı.
Bana göre de zaman kaybı. Zamanın acımasızlığı diye birşey yok. Bunu niye aklımıza getirelimki, daha doğrusu bu filmi niye izleyelimki, Böyle ne anlattığı muamma olan filmlerden nefret ediyorum. Madem hayatın ta kendisini anlatıyor bu filmden çıkaracağımız ders ne. Porno izleyen adamı izlemenin mantığı ne sanat neresinde bunun. Enstantaneymiş fotoğraf gibiymiş her sahnesi beni ilgilendirmiyor. Birçok kişiyi ilgilendirmediğinede eminim. Bir filmi yaparken sağlam bir senaryo tasarlayıpta çekmek dururken böyle filmleri niye yaparlarki. İstediği kadar ödülde alsın. Hiç ilgilendirmiyor beni insanlara ulaşmaya sanat sanat değildir.
Kesinlikle sıkıcı bir film..
<p>Nuri Bilge Ceylan'ın kendine has, estetikten sadelikten yana kullandığı sinema dili beni bu filminde de en çok entikeleyen yanı oldu. Gerçek hayatı bu kadar karmaşadan uzak, oldukça doğal anlatan bir film daha "uzak"...</p><p>Mahmut abi çok doğru söylemiş;"İnsanlar kendileri ile yaşar, kendileri ile ölür"</p>
tek kelime ile muhteşem
“<strong>Filmlerimden en çok Uzak’ı severim,<br />sebebi çok üşümem</strong>.”<br />Mehmet Emin Toprak.
Anlamayana uzak, anlayana son derece yakın bir filmdir. Sinema, perdeden yansıyan ışığın göze değil, gönüle ulaşmasıdır.
<p>İzlediğim en güzel filmlerden biri.Nuri Bilge Ceylan yine muhteşem gözlemciliğiyle bize anlatmak istediğini en güzel şekilde aktarıyor.Filmi başarısız bulanların daha hareketli filmlerden hoşlandıklarını ve bu nedenle filme olumsuz yaklaştıklarını düşünüyorum...</p>
Sence zaman kaybı,bence zamanın acımasızlığı.
filmi izlemeye karar verirseniz 2 defa izlemelisiniz bence fbı bile zor çözer çünkü..Filmde konu düşkünü olanlar pek elle tutulur birsey bulamayabilirler görüntü kalitesi harika zaten ölmeden izlenmesi gereken 1000 film arasına girmişti...