Kasaba
Kadro
12 kişiOyuncular
Fatma CeylanNine
Mehmet Emin CeylanDede
Mehmet Emin ToprakSaffet
Havva SağlamAsiye
Sercihan AlevoğluBaba
Semra Yılmaz (I)Anne
Muzaffer ÖzdemirDeli Ahmet
Cihat BütünAli
Latif AltıntaşÖğretmen
Timuçin CaymazMehmet Emin Ceylan Seslendirmesi
Gazanfer ÜndüzSecihan Alevoğlu Seslendirmesi
Tülay BekretSeslendirme Yapım
Künye
YönetmenNuri Bilge Ceylan
SenaryoNuri Bilge Ceylan
Görüntü YönetmeniNuri Bilge Ceylan
YapımcıNuri Bilge Ceylan
ŞarkıAli Kayacı
Sinemaseverler
13 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →






dublajlı sessiz sinema bence, maalesef Nuri Bilge Ceylan`ın tüm filmleri öyle. dublaja yapılan masrafa verilen emeğe yazık. direkt sessiz çeksin filmi daha çok dikkat çeker
Bir ilk uzun metraj işine göre iyi bir başlangıç senaryo yönetmenlik iyi oyunculuklar iyi muzaffer özdemir deli ahmet rolünde harikaydı izlenmeye değer iyi bir film.
abartıldığı kadar çekici olmayan belgesel formatında senaryosu sadece bir çocuğun çevresini gözlemlemesinden oluşan bir film. 6/10
en iyi film listem de döndü dolaiştı ve yerli film kategorisinde : 1 numara oldu ... özellikle o monolog sahnesi onlarca kere izlenilesi..
<p>on numara bir film .bir monolog yeterli olur mu açıklamak için bilmiyorum ama:</p><p> saffet in yola çıkarken düşünceleri böyleydi.</p><p> evet,belki ben bir baltaya sap olamayan sıkıcı ve acınacak bir durumdayım,tersliğim ve uyumsuzluğum canınızı sıkıyo, galiba hiç bir yeteneğim de yok kanımdan başka da bir şeyim.gençliğim kimseye gerekli omayan bir izmarit gibi yok olup gidiyo,ne bir yuvam ne dostlarım nede işim var.gençliğimin en verimli çağında bu kasabaya kasıldım kaldım.erkekliğim.dinçliğim,kalbim gözümün önünde eriyo,şunu da söyleyeyim askere gitme vakti gelene kadar bu kasabadan kurtulmaktan başka bir şey düşünmedim...ama o sabah gelip çattığında beni bu kasabaya bağlayan,o güne kadar fark etmediğim daha derin bağlar olduğunu hissettim...çiğ damlaları ile kaplı kavaklardan havaya ince bir koku yayılıyordu, nedense o gün bana bu kavakları,çamları ,çınarları hayatımda ilk kez görüyormuşum gibi geldi...sabahın bu erken vaktinde,sokaklarda serseri bi mayın gibidolaşan köpek çetelerinden başka bi şey olmaz...galiba bu sessiz sabahları,köpekleri,toprak kokusunu seviyorum.ama bu kasabada yaşayan insanları ve onların küçük hesaplarını anlamıyor ,ruhuma yabancı ve boğucu buluyorum....şimdi söyleyin bana :büyük cidi ve herkese gerekli ,işlerin yapıldığı bi yere gitmek istemekte kötü olan ne var?? haa haaa..</p>
<p><Koza-Kasaba-Mayıs Sıkıntısı> üçlemesinin ikincisidir. NBC'nın ilk uzun metrajı olma niteliğini taşır. Bu başlı başına önemlidir. Uzak'la bu üç pastoral çizgiye bir de gösterişli çatı yaparak büyük resmi tamamlamıştır Bilge Ceylan. Günümüzün karmaşık ve süratli hayat akışında gözden kaçırdığımız detayları yakalayıp bize sunuyor, onların aslında hayatın ayrıntısı değil özü olduğunu salık veriyor.. Sıcak davetiyle seyirciyi mizansenin tam ortasına buyur eden yönetmen, kamerasını bir steteskop gibi dünyanın kalbine tutuyor ve "derin bir nefes al" diyor.</p><p>Ve belli ki Tarkosvky'yi çok seviyor.</p>
kasaba içindeki hayat kimisi için vazgeçilmez kimisi için sıkıcı... bir gencin ise sahip olduğu hayelleri onu yaşadığı kasabadan adeta ittirir. bir arada yaşamanın ama birbirinden bağımsızca düşünmenin getirdiği karmaşa hep yüzleşmek zorunda kalınan gerçekler...
film siyah beyaz uykusu gelebiliyor insanın etkileyici bir görüntü kalitesi hakim ama diyaloglar çok uzun ve sıkıcı
tabiatı ve insanı çok yönlü, fotograf titizliğiyle yansıtan mükemmel bir film... birbirinden bağımsız gibi görünen insanlar ve durumlar bir yerde kesişiyor: hayat zor olsa da yaşamaya değer...
gercekten sade bı anlatım fotograf cekımı gıbı bı fılm tarzıyla cok basarılı bı eser herkesın ızlemesını tavsıye ederım...
çOK GÜZEL FİLM OLMUŞ...
Yönetmenin bütün filmlerinde aynı oyuncuları oynatmanız (ailesini) ve onların doğallıkları filme gerrçekcilik katmış tebrikler
kasabanın ilkokulundaki sınıf kömür sobasının ve çocukların kalabalıklığıyla ısınır,dışarda kar yağar,kuşun kanadından bir tüy havadan yere doğru düşer, çocuk hayal kurar. sözler uçar belki ama anlar bir fotoğraf gibi kalır bellekte.