Pençe
Mehmet Rauf’un evlilik ile evlilik dışı aşkın çatışmasını ortaya koyduğu ve bunun için de birbirine paralel iki olay dizisini geliştirdiği oyun Pençe'dir, Bu olaylar dizisinin birincisi genç bir şair olan Pertev'in hikayesidir. Oyunun başında Pertev, kız kardeşiyle evli eniştesi Ferit Bey'le derinlemesine tartışır.
Ferit yerleşmiş toplumsal kurumlara özellikle evliliğin kutsallığına inanmıştır insanlık için evlilik zorunludur, evlilik dışı aşksa bir 'pençe'dir. Pertev'e göre kadınlar, bayağı, miskin, cahil yaratıklardır, evlilikse hep kötü sonuçlara götürür, evlilik insanlık için bir canavar pençesidir.
Evlilik dışı aşkta erkeğin sevdiği kadını istediği zaman değiştirebilmesi elindedir. Bu tartışmaya karışan dostları evli Vasfi Bey de evlilik dışı aşka inanmaktadır.
Bu tartışmadan sonra Pertev ile Vasfi'nin hikâyeleri birbirine paralel olarak gelişir Her iki gelişme de evlilik dışı aşkın kötülüğü ve evliliğin üstünlüğünü gösterecek yolla sonuçlanır. Pertev'in hikâyesinde erkeğe doymak bilmeyen, harem ağasıyla bile sevişen tinsel sapık Leman adlı bir genç kadınla ilişki kuran Pertev, daha sonra Leman'ın önüne gelen erkekle yatığını öğrenince büyük bir sarsıntı geçirir.
Öte yandan Vasfi de Feride adında bir evli kadınla sevişmektedir, bu tutkusuyla karısını ve çocuğunu bile evden kovmuştur. Ancak Feride’nin kocası Cabir, ikisini suçüstü yakalamış tabancasıyla Vasfi'yi yaralamış, Feride de çırılçıplak sokağa fırlamıştır. Bütün bunlara rağmen, Vasfi'nin karısı kocasına dönerek onun yaralarına bakmıştır.
Ferit, her iki olayı da örnek göstererek evliliğin aşktan da üstün olduğunu Pertev'e kabul ettirir.













Hiç bir kopyası mevcut değildir. Bazı kesimler tarafından beğenilen film, bazı kesimler tarafından utanç verici bulunmuştur. "Pençe namıyla ortaya atılan o saçma sapan şeylerin birbirine eklenmesinden mütehassıl şerit, memleketimizde yalnız sanayi-i nefise müntesiplerini değil, her Türk'ü utandırmıştı." (Muhsin Ertuğrul, Memlekette Sinema Hayatı, "Temaşa Dergisi", 15 Ağustos 1918)
Ya bu filmleri neye göre oyluyorsunuz arkadaşlar? İzlediniz mi ki? Tamam sinopsis güzel, sinema tarihimiz açısından filmin önemi büyük ama neye göre puan veriyorsunuz? Eğer izlediyseniz gösterin biz de izleyelim filmi...
Eleştiri : Mehmet Rauf'un aynı adlı tekniği bakımından sahneye elverişli olmadığı gibi konusu bakımından davranması imkansız oyunundan sinemaya uyarlanmıştır Evliliği insana acılar veren bir 'pençe' olarak gören düşünce ile asil pençeyi 'aşk ve alaka' olarak gören düşüncenin çatışması olan oyun bugün için bile cüretkar savılacak açık sahneler içeriyordu. 1909 da yazılan oyun uzun zaman geçmesine rağmen sahnelenemez, hareketsiz, sonu gelmez konuşmaIarı ile sinemaya yatkın değildir. Simavi tarafından yazılan senaryo ile çekilen film ise Muhsin Ertuğrul'un 'Temaşa' dergisine yazdığı yazıda, oyundan taşıdığı olumsuzlukların yanında sinemasal tekniğinin zayıflığı ve görüntüsel içerik, ve yorumu ile de ağır bir dille hayli eleştirilir, utanç kaynağı olarak gösterilir, Hatta filmin Berlin'e gönderilmesi bu özellikleri nedeni ile kınanır. Filmin uğradığı bu eleştirinin kendi içeriği olduğu kadar, kendine kaynak olan eserden de kaynaklanması acaba bir rastlantı mı? Oyunun özellikleri göz önünde bulundurulunca, yapılan seçimin bu sonuca ulaşması kaçınılmazdır Daha ilk sinema yapıtında, tiyatro seyircisinin karşısına sekiz yılda çıkamamış bir oyunun ele alınması oyunun yoğun teatralliği yanında cüretkarlığı da düşünülünce görselliğin kitleler üzerinde ki etkileyiciliği akla gelmektedir. (Orhan Ünser, “Kelimelerden Görüntüye” syf, 14)
Kayıp filmler listesinde olup cinsellik içeren ilk Türk filmi unvanlıdır.13.12.08 Zafer ALGAN
Sedat Simavi'nin ilk filmi