Ömrümce Ağladım
‘Piove (Ciao Ciao Bambina)’ (1959) (Domenico Modugno / Dino Verde).
İstanbul’da yoksul, kenar bir mahalle.
Leyla; “Buralarda doğmuşum. Beni mutsuz bir dünyaya iten kadere, bu fakirlikler içinde açmışım gözlerimi. Bunları neden anlatıyorum değil mi? İlk defa bir insana inandım galiba. İlk defa rahat hissettim kendimi.”
Murat; “Babamı küçükken kaybettim. O’nu duvardaki fotoğrafınca hatırlıyorum sadece. Geriye büyük bir miras bırakacağına kendi kalsaydı keşke. Çocukluğum, geri dönecekmiş gibi, O’nu beklemekle geçti. Tek eğlencem havuzda yüzdürdüğüm oyuncak yelkenlim, tek amacım da büyüyünce Bahriyeli olmaktı. Ama miras olarak üç fabrikanın kalması, onların başına geçmem zor(unlu)luğu bu arzumu frenledi. Allah’tan yedek subaylığım imdada yetişti. Bahriye’ye ayrıldım. İzmir’de oturuyoruz. Askerlik görevim bitince yine annemin yanına döneceğim.”
‘El Kızı’nın (1960) (Orhan Kemal) bir Yeşilçam uyarlaması.
Jenerikteki ‘Arrivederci Roma’ (1958) (Müzik Renato Ranucci / Sözler Sandro Giovannini
ve Pietro Garinei).
Sabahın erken saati.
“Tarlabaşı’nda, eczanenin köşesinden soldan üçüncü sokak, 7 numara”dan fırlayan kapıcı İrfan Efendi, karşı kaldırımdaki bakkal dükkânına nefes nefese dalar. “İlk yardım hastanesine telefon edeceğim. Kadın intihara kalkışmış. Uyku hapı yutmuş.” Faik Coşkun’un “Hangi kadın bu kendini intihar eden” sorusu ile film boyunca acısına ortak olacağımız güzel kızın adını öğreniriz; ‘Şarkıcı Melahat’.
Hastanede “Kurtaracaksınız da ne olacak. Yine o hayata dönecek değil miyim” diye ağlıyordu.
Yıllar öncesi… O zamanki adı ‘Leyla’.
Behiye Aksoy’un sesiyle ‘Sen Aşk Nedir Bilmez misin’i (1966) (Suat Sayın) söylediği gece Bahriyeli yedek subayla ilişkisi öylesine hızlı gelişir ki buna ‘yıldırım aşkı’ demek bile yetersiz. Arkadaşlarına “Masaya gelmeyin, namus meraklısı budala bir şarkıcıyı kafeslemek üzereyim. Merak etmeyin gecikmem. Bilirsiniz en ömürlü aşkım yarım saat sürer” diyen Murat, biraz sonra bu kez genç kıza “Bir dakika bebeğim, arkadaşları savayım hemen gelirim” diyor! Birkaç saat sonra evlenme teklif eder. Birbirlerini tanımaları bu fırtına gibi geçen zamandan sonra.
Nedense yoksul olan daha mantıklıdır. Zengin olan “Paranın ne önemi var. Aşkımız her şeyin üstesinden gelir” gibi laflar eder hep.
10 gün sonra, görev için gittiği Gölcük’ten dönünce evlenirler.
Muratların İzmir’deki köşkleri. (Çekimler İstanbul, Tarabya’daki Villa Zümrüt’te yapılmış). Annesinin “Aslında her şey çok ani oldu… Evlenme dediğin düşünüp taşınarak uzun uzun hazırlıklarla yapılan bir iş. Bu acelenin sebebini anlayamadım” şeklindeki iğnelemelerini “Leyla’yı ‘evet’ demeye kandırmışken, hazırlıkla zaman geçirmek istemedim anneciğim” esprisiyle geçiştiriyor. ‘Asalet düşkünü’ kayınvalide, gelin hanımdan hiç memnun değil. ‘Bar şarkıcısı’ olduğunu öğrenince huzursuzluk daha da çekilmez bir hale gelir.
‘Kuğu Gölü Balesi Süiti: Scene’ (1875) (Pyotr Ilyich Tchaikovsky). Kızlarının doğumu öncesi bir iş gezisine gider Murat. ‘Ailenin tek erkeği olarak, fabrika için sipariş edilen makinelerin başında bulunması’ gerekiyormuş.
Yokluğu, annesine düşündüğü planı uygulama şansı verir.
Tam o günlerde 3 aydır ‘papatya sarısı bir İsveçli kızın eteğine takılıp Kuzey Avrupa’da sürten’ Ekrem parasız kalıp yengesinin evine dönmüştü. “Ne kadar borcun varsa karşılar, istediğin kadar da para veririm sana. Yeter ki, beni O’ndan kurtar” diyor kayınvalide hanım. ‘Kurtulacağı’ kişi torununun annesi!
‘En hassas yeri olan cüzdanından yakalanan’ Ekrem işe girişir. İçkiye ilaç… Leyla’yı zina ile suçlamak… Çocuğunu bırakarak köşkü terke zorlanması... Yeni bir isimle, Benli Melahat olarak tekrar şarkıcılık... İntihar girişimi... Murat’ın içki ile avunması... 4 yıllık ayrılık.
Neyse ki annenin gerçeği söylemesi ile (hiç olmazsa filmde) sevgi üstünlük sağlar.
Bundan sonra iki sevgilinin sığınacakları şey içki değil aşkları olacaktır.
Murat; “Kraliçeler gibi gezdirip eğlendirmek istiyorum seni. Balolar, partiler, Avrupa seyahatleri, Paris, Venedik, İsviçre, Amerika.”
Leyla; “Lüzum var mı bunlara. Sen benim için her şeyden değerli, her şeyden üstünsün. Benim dünyam senin yanında. Başımı göğsüne dayayıp gözlerimi kapadığım an cennette uçuyormuşum gibi geliyor bana. O memleketlerin, rüya dolu baloların hiçbir önemi yok benim için. Bir şey söylesem inanır mısın, keşke fakir olsaydık diye düşünüyorum bazen. İki odalı bir evde, aşkımızla baş başa yaşayabilseydik. Sen ve ben. Daha mı mutlu olurduk acaba? İşten dönüşünü rengârenk çiçeklerle süslü penceremiz önünde beklemek, çamaşırımı, ütümü her işimi kendi elimle yapmak, yemeğimizi kendi elimle pişirmek isterdim.”
(Yazan: Murat Çelenligil)
Oyuncular
Sema ÖzcanBenli Melahat/Leyla
Saltuk KaplangıPavyoncu Kenan
Kuzey VargınEkrem
Talia SaltıMelahat'ın Komşusu
Faik CoşkunBakkal
Tanju Şarman
Remziye FırtınaBar Kadını
Nihal KaplangıGül / Küçük Oyuncu
Reşit GürzapSaltuk Kaplangı Seslendirmesi
Rıza TüzünSeslendirme
Naci Saraç
Canan Sarıkaya
Ediz Hun
Erdoğan EsenboğaSeslendirme
Rıza TüzünSeslendirme
Nevin AkkayaSema Özcan Seslendirmesi
Hayri EsenEdiz Hun Seslendirmesi
Toron KaracaoğluSaltuk Kaplanı Seslendirmesi
Fuat İşhanKuzey Vargın Seslendirmesi Künye
Yorumlar
Sema Özcan'in diğer filmleri
1988Bir yudum insan-Ayhan IşıkBelgesel★ 7,8
1970Ayşecik Sana Tapıyorum/Solan GülDram, Duygusal, Macera★ 8,3
1970Kıskanırım SeniDram, Duygusal, Macera★ 8,6
1970Yaşamak Kolay DeğilDram, Duygusal, Macera★ 8,5
1970Sosyete ŞakirKomedi, Duygusal, Macera★ 8,9
1970Fatoş Talihsiz YavruDram, Duygusal★ 8,6
1970Son NefesDram, Duygusal★ 8,3
1970Kendim Ettim Kendim BuldumDram, Duygusal★ 7,6
Izlemedim ama Edizle Sema iyi bir cift olmamis
kuzey vargin fazla gözükmüyor filmde. bana göre filmin yildizi ayfer feray...konu her nekadar bilindik olsada izlenebilir...
konusu bilindik türk filmlerinden ayfer feray anne rolünde başarılı.
izlemeye değer bir dram filmi.sema özcanın seviyeli oyunu kayda değer...