<p>Biçim ve içerik olarak bağımsız bir film olan "Gloria" nın çekimleri genel olarak gösterişsiz ve pahalı olmayan, sokaklar, mezarlık gibi mekanlarda gerçekleştirilmiştir. Filmin başında bir 'helicam' sahnesi varsa da bu zaten kopuk bir tanıtım sahnesidir. Kopuk derken, 12 Eylül takvim yaprağı gibi istenilen yere yapıştırılabilir. Başrolünü John Cassavetes'in eşi "Gena Rowlands"ın oynadığı daha doğrusu 'show' yaptığı "Gloria"da cesurca oyuncu seçimi dikkat çekmektedir. Büyüğü on üç, küçüğü dokuz yaşında iki çocuk annesi olan, gözleri bozulmuş, saçları dökülmüş ve kendinden yirmi dört yaş büyük bir adamla evli olan yirmi altı yaşında bir genç kadın "Julie Carmen" ile, elinde bavulu, yüksek ökçeli ayakkabılarıyla sokak sokak hiç yorulmadan koşan, gözünü kırpmadan ortalıkta adam öldüren, insanları rehin alan, eli silahlı elli yaşında bir kadın daha. Ama bunlar mantık hatası olmaktan ileri gitmiyor, Cassavetes'in güçlü senaryosu ve yönetimine kapılarak filmi baştan sona heyecanla izleyebiliyor, kameranın peşinde koşabiliyorsunuz. Üstelik hayatının ilk ve tek rolünü (Phil Dawn) oynamasına karşın "John Adames" da, tahminime göre Cassavetes'lerin adım adım direktiflerine uyarak iyi iş başarmış. Bu arada Bill Conti'ni müziği, Tony Ortega'nı saksafonu ve Tommy Tedesco'nun gitarı bir harikaydı. Dilek Pakalın
<p>Biçim ve içerik olarak bağımsız bir film olan "Gloria" nın çekimleri genel olarak gösterişsiz ve pahalı olmayan, sokaklar, mezarlık gibi mekanlarda gerçekleştirilmiştir. Filmin başında bir 'helicam' sahnesi varsa da bu zaten kopuk bir tanıtım sahnesidir. Kopuk derken, 12 Eylül takvim yaprağı gibi istenilen yere yapıştırılabilir. Başrolünü John Cassavetes'in eşi "Gena Rowlands"ın oynadığı daha doğrusu 'show' yaptığı "Gloria"da cesurca oyuncu seçimi dikkat çekmektedir. Büyüğü on üç, küçüğü dokuz yaşında iki çocuk annesi olan, gözleri bozulmuş, saçları dökülmüş ve kendinden yirmi dört yaş büyük bir adamla evli olan yirmi altı yaşında bir genç kadın "Julie Carmen" ile, elinde bavulu, yüksek ökçeli ayakkabılarıyla sokak sokak hiç yorulmadan koşan, gözünü kırpmadan ortalıkta adam öldüren, insanları rehin alan, eli silahlı elli yaşında bir kadın daha. Ama bunlar mantık hatası olmaktan ileri gitmiyor, Cassavetes'in güçlü senaryosu ve yönetimine kapılarak filmi baştan sona heyecanla izleyebiliyor, kameranın peşinde koşabiliyorsunuz. Üstelik hayatının ilk ve tek rolünü (Phil Dawn) oynamasına karşın "John Adames" da, tahminime göre Cassavetes'lerin adım adım direktiflerine uyarak iyi iş başarmış. Bu arada Bill Conti'ni müziği, Tony Ortega'nı saksafonu ve Tommy Tedesco'nun gitarı bir harikaydı. Dilek Pakalın