Ben Öldükçe Yaşarım

Yıl1965
TürDram

Büyük kentin acımasız kirli dünyasında, acılı bir tükenişin, umutsuz bir aşkın şiirsel öyküsü. Salon filmleri yapımcılarının dışladığı ve salon işletmecilerinin Beyoğlu sinemalarında "Koltuklarımız kırılıyor, seyircimiz değişiyor” gerekçesiyle filmlerini oynatmadıkları Yılmaz Güney'in ilk çizgi dışı filmlerinden biri. Konu, kan davası karşıtı bir öyküyü işliyor.

Töre baskısıyla anası tarafından babasının intikamını alması için zorlanan, buna karşılık kan davasına karşı çıkıp Istanbul'da pavyon fedailiği yapan taşralı bir gencin dramı. fedai Ahmet (Yılmaz Güney), barın dansöz kızına gönlünü kaptırıp onu bu bataktan kurtarmaya çalışırken başı derde girer.

(Agah Özgüç'ün 100 Filmde Türk Sineması Kitabından)

Kadro

Oyuncular

18 kişi
Yapım

Künye

YönetmenDuygu Sağıroğlu
SenaryoDuygu Sağıroğlu
Görüntü YönetmeniCengiz Tacer
YapımcıMualla Özbek
Sinemaseverler

Yorumlar

6 yorum
Göztepe26 Kasım 2017

Çirkin Kral'dan yine bir sinema resitaliı babası tarafından zorla dansözlük yaptırılan kıza sahip çıkması Güney'in görülmeye değerdi. Büyük kentin acımasızlığına karşın yüreğiyle ayakta kalabilen Ahmet bir gazinoda fedailik yapıyor öyle bir cemiyetki sosyete cemiyeti kadınlı,erkekli herkes birbiriyle cinsel ilişki içersinde. Filmde oyunculuklar üst seviyede idi en fazla göze çarpan filmde şaşırtıcı şekilde Gülbin Eray'dı. Tuncel Kurtiz ise aldatılan arada kalmış bir gazino patronu görünümündeydi iyi bir filmdi ama dahada iyi olabilecek bir filmlerden biriydi.

mncelik21 Kasım 2015

Anadolu sinemalarında oynadığı bütün filmlerinin geniş halk kitlelerine ulaşmasına karşılık İstanbul'da, özellikle de Beyoğlu'nda, "Güney'in avantür filmleri yüz koltuğumuzun kırılmasına neden oluyor . Sinemamızın tamirat parsını verirlerse oynatırız," gerekçesiyle büyük şirket yapımcılarının hafta vermedikleri Yılmaz Güney'in bu bölgede vizyona giren ilk filmidir.

benimsinema6 Nisan 2012

bar fedaisi olan yilmaz, calistigi ayni yerde dansözlük yapan selmaya asik olur ve onu bu batakliktan kurtarmaya calisir. sonu her ne kadar hüzünlü olsada, birbirine deli gibi asik olan cifti görmek mümkün. aralarinda fazla diyalog gecmesede aski güzel anlatan bir film. selma daha körpecik bir güzel genc kiz...

capone1 Nisan 2012

Ahmet kan davasına bulaşmamak için köyünden kaçarak İstanbul'a gelir.İlk önce işportacı olarak daha sonra da tesadüf eseri bar fedaisi olarak çalışmaya başlar.Çalışmaya başladığı yerde dansöz olarak çalışan Zeynep'le tanışınca hayatı tamamen değişir.Dönemine göre oldukça cüretkar sahnelerinde yer aldığı Türk sinemasının yüz akı filmlerinden.Selma Güneri ve Yılmaz Güney arasındaki uyum ise oldukça başarılı.İzleyin

mkurtsen16 Mart 2009

<p>İSTANBULDA BİR PAVYONDA FEDAİLİK YAPARKEN,PAVYONDA ZORLA ÇALIŞTIRILAN BİR DANSÖZ KIZA AŞIK OLAN KABADAYININ ÖYKÜSÜ. İKİLİNİN AŞK ÖYKÜSÜ ÖLÜMLE SONUÇLANACAKTIR. FİLMİN PRODÜKTÖRÜ  MODACI CANAN YAKA'NIN O YILLARDA MODACI OLAN ANNESİ MUALLA ÖZBEK</p>

kamil zafer11 Aralık 2008

<em>   Töre baskısına rağmen kan davası güden zihniyete bir gencin isyanı ve bu süreçte yaşadığı ümitsiz bir aşk hikaye ediliyor.Filmdeki cesur sevişme sahneleri makaslandıktan sonra gösterime girmiş. 11.12.08   Zafer ALGAN</em>

Yorum yaz

Benzer

Yılmaz Güney'in diğer filmleri

Filmografi →