Yol
İmralı Açık Cezaevi'nden bayram izni- ne çıkan beş mahkumun öyküsü içiçe gelişir. Seyit Ali (Tarık Akan), şeytana uyup kendisini aldatarak namusuna leke düşüren karısı Zine' (Şerif Sezer) cezasını vermek için köyüne gider. Filmin en ilginç ve sarsıcı bölümünü oluşturan öykü.
Özellikle de kar sahneleri, Seyit'in kansını sırtında taşıması ve tövbekar Zine’nin donmaması için kamçıyla dövülmesi ama sonuçta ölmesi, Batının da ilgisini çektiği insan dramlarından biridir. Zine'nin törelere göre öldürülme görevi öncelikle ihanete uğrayan kocaya düşmektedir. Karısını, ailenin ceza olarak zincire vurduğu ahırda bulan Seyit Ali, bir ölüm yürüyüşüne çıkar.
Dondurucu soğuğa dayanamayan Zine, kendisini kurtarması için yalvarır. Gerçekte Seyit, baştan beri kansını öldürmeye karşıdır. Onu kurtarmak için çırpınır durur. Ama vahşi doğanın ölümcül soğuğuna karşı gücü yetmeyecektir. Diğer dört mahkümun öyküsü çeşitli olaylar içinde sürüp gider. Sorunları ve özlemleri törelerin mahkum ettiği kadınlardır.
(Agah Özgüç'ün 100 Filmde Türk Sineması kitabından)
Oyuncular
Tarık AkanSeyit Ali
Şerif SezerZine
Meral OrhonsayEmine
Sevda AktolgaMeral
Semra UçarGülbahar
Hikmet ÇelikMevlüt
Hale AkınlıSeyran
Turgut SavaşZafer
Hikmet TaşdemirŞevket
Osman BardakçıBerber Elim
Enver GüneyCinde
Erdoğan SerenAbdullah
Betül Arım
Engin ÇelikMirza
Hasan YıldızGardiyan
Muhittin Ayan
Erdal ÖzyağcılarTarık Akan Seslendirmesi
Gülen KaramanŞerif Sezer Seslendiirmesi
Tuncay AkçaYusuf
Atilla YiğitSeslendirme
Aktan DoğrarSeslendirme
Rutkay AzizSeslendirme
Halil ErgünMehmet Salih
Necmettin ÇobanoğluÖmer
Şerif GörenMinibüsteki Adam 







Bu güzel Filme o atın gerçekten öldürülmesine ağır gölge düşürdü. Olacak iş değil. Dilsiz bir canlıya nasıl kıydılar? Kim bu sahnenin çekilmesine izin verdiyse Allah'ın gazabına uğrasın. Sırf bu sahne yüzünden ben bu filme ödül vermem.
Altta yorum yapan arkadaşa; uzun zamandır film yorumu yapmıyordum ama altta olan yorumu görünce dayanamadım. Bu yorumunuz ile amacınız sanırım büyük sinemacıyı kötülemek olmalı. Sinemacılığı dünyanın her yerinde kabul görmüş olan Yılmaz Güney Yol filminin senaryosunu cezaevinde yazmış olması bile büyük bir başarı iken ve filmin büyük festival ödülü almış olmasına rağmen bu filme dair ''denemiş ama başaramamış'' diye yorum yapmak tamamen içinizdeki Yılmaz Güney düşmanlığının dışa vurumudur.
Filme diyecek yok gerçekten bir başyapıt, ama seslendirme keşke o zaman ki seslendirme sanatçılarıyla olsaymış.
Bir kez daha gördümki Yılmaz Güney gerçekten iyi bir sinemacı değil. Haketmediği bir şöhrete sahip. İyi film yapmayı düşünmüş, denemiş ama başaramamış. Tarık Akan gibi oyuncuların gücü, mekanların farklılığı olmasa, çok kötü filmler sınıfına girebilir.
film 1981 de gösterimde iken ülkemizde baskıcı zihniyet yüzün ülkemizde yasaklanmıştır film cannes film festivalinde ödül almıştır ancak ülmizde 1999 da gösterime girmiştir demek oluyor ki avruda özgürlük varken ülkemizde özgürlüklerin gölgesinde yaşıyoruz
muhteşem bir film... sanırım filmin 2 dublajı var biri o dönem yurt dışında yapılan tamamen amatör seslendirmecilerle yapılmış sanırım diğeri yıllar sonra yapılan ama ben ilk yapılan dublajı sevdim bunun sebebi şu hem çekildiği yıllarda yapılmış olması hemde seslerin çok popüler dublaj sanatçısı olmamaları nedeniyle film daha gerçekçi olmuş. bu arada şerif gören bu eşsiz filmden sonra tahmin ediyorum ki bu filmin etkisiyle olsa gerek daha sonra derman ve katırcılar adlı muhteşem filmleri yönetmişti.
Öncelikle belirtmek isterim ki film konu itibariyle çok ağır.Tarık Akını Erdal Özyağcıların seslendireceğini hiç düşünmemiştim.. Dilan(198) filminde ki gibi dengbej türü müziği bu filmde de duydum.Vapurda içki içen kişilerle,diyarbakırda tek dal sigarayı elden ele dolaştırarak içen çocuklar ilginçti. Güzel bir film olmuş.Emeği geçenlerin ellerine sağlık.
Bu başarılı filmin ilk ismi bayram olacaktı bazı sıkıntılar oldu çekşmler Durmuş yönetmen erden kıral yönetmenlikten alınmış oyuncu kadrosu Tarık akan Aytaç Arman Mahmut cevher olacakmış Şerif gören değiştirmiş Aytaç Arman vazgeçmiş temposu düşük ama büyük başarı yakaladı ödül dalında
+ Uyku girmiyor gözüme. - Benimde + Okumuşluğun var mı? tahsilin yani? - Ortayı bitirdim. + Ben üçten ayrıldım, ilk üçten. Bir dayım vardı rahmetli, derdi ki aklının yetmediği yerde birine danış. Adamın aklı kendine düşman olur mu? Benim aklım bana düşman. - Nasıl yani? + Düşman işte. Sır, aramızda kalacak. - Merak etme. + Sırf burasını oku. (Onu Soğukoluk' da bir kerhanede bulduk, aldık memlekete getirdik, cezası ölümdür!) Yaa, şeytana uydu işte. Beni, oğlumuzu, aile şerefimizi düşünmedi hiç. Hapse ilk düştüğümde çağırdım, dedim ki.. dedim ki, Zine bak böyle,böyle ne diyorsun, bir düşün? Bana cevap ver dedim. Dedi ki, mühim değil, beklerim dedi, gözün arkada kalmasın dediydi, lakin bekleyemedi teslim oldu şeytana. Bekleseydi beni, boynumu bükmeseydi... - Sebep? + Çocukluğumuz beraber geçti, aynı köyde büyüdük. Amcamın kızıydı. Ben ondan 3-4 yaş ileriydim. Benim bir kavalım vardı, ben kaval çalardım o ağlardı, dayanamazdı. Nasıl uydu şeytana bilemiyorum, aklım almıyor, aklım ermiyor inanamıyorum!! - Emin misin? + Hıı hıı.. Okudun ya mektubu, bunu yazan ailesi, nevatur olsa yazarlar mı? Yok yere namuslarına leke sürerler mi? - Senin fikrin nedir? Onların dediğini yapacak mısın? + Yüreğimin bir köşesinde acıma var, bir köşesinde nefret.! Yol "Şerif Gören"
Gerçekten başarılı bir film biraz temposu düşük olsada son yarım saati çok başarılı bu tempodaki filme 114 dakika yerine 90 dakika yeterdi yinede türünün başarılı örneklerinden bir film üstelik altın palmiye almış kesinlikle izlemeye değer iyi bir film.
sadece bir film değil bir dönemin sosyolojik tüm çarpıklıklarını ortaya koyan bir yapım 8/10
"sinema delisi"nin yorumuna katılıyorum. Küçücük çocukların ellerine sigara verilmesi çokmu gerekliydi? Ayrıca film için canlı bir atı feda etmişler gibi geldi bana, üzüldüm doğrusu. Emine ye sahip çıkamayan gelinin kayınpederinden yediği dayaktan kaçarken kocasına yakalanıp "bubamın önünden kaçarsın ha" diye yediği ekstradan kötek çok tuhafıma gitti. Sonrası dahada ilginç, adam babasına dönüp soruyor " ne olmişki buba?" . Gelinmi yoksa kölemi belli değil. Kadının toplumumuzdaki yerini dramatik bir şekilde çok güzel anlatmış. Güzel bir filmdi.
Böyle güzel filmlerimizi Televizyon ekranlarında izlesek daha iyi olur diye düşünüyorum , ama maalesef politik ve siyasi mesajlar içeren filmleri günümüzde izleyebilmek halen mümkün değil.
İlk yarısı ile ikinci yarısı arasında büyük fark var ve eğer 2. yarıdaki karlı Doğuanadolu sahneleri olmasa sıradan sayılabilecek bir film. Tarık Akan, neredeyse hayatının en iyi rolünü çıkarmış.
erdal özyağcıların dublajı çok alakasız olsa da ve film tarzım olmasa da sinemamıza getirdiği gerçekçilik akımı ve anlatım diliyle bile saygıyı hak ediyor
başta tarık akan ve halil ergün olmak üzere oyunculuklar muazzamdır.türk sinemasının eşkiya ile birlikte en iyi iki filminden biridir. filmin eleştirdiğim iki sahnesi var. küçük çocukların sigara içmesi ve kürdistan ibaresi bunlarda olmasaydı tam süper olacaktı. siyasi içeriği çok olan bir film olmasına rağmen oldukça akıcıdır. hemşehrim yılmaz güneyi tebrik ediyorum.
film'e olumsuz birşey söyleyemem. lakin film keşke çekildiği dönem yasaklanmasaydı da o dönemin dublaj sanatçıları ile seslendirilseydi. bu yapılan yeni dublaj teknik olarak çok başarılı olmasına rağmen seslendirme cast'ı açısından hoş değil.
Türk Sinemasının ödüllü yüzakı filmlerden biridir. Belgesel tadında fon müziği pek fazla uygulanmamış. 5 mahkumun bayram izninde öyküsünü anlatan bir film. Cezaevi olarak İmralı daki cezaevi kullanılmış filmde. Özellikle kar sahneleri doğudaki şehirlerin bazılarını göstermesi bakımından. Dolayısıyla filmin isminden anlaşılacağı gibi izinli mahkum'ların yolculuğunu anlatan farklı bir yapım. Namus,töre,gibi konularda değinilmiş."Seyit Ali" Tarık Akan "Zine" Şerif Sezer'i hapisten çıkana kadar beklemediği için. Karda donar halde yürürken bırakması. Sonradan acıdığı için sırtına alması o sahne ve burada anlatamayacağım birkaç sahne filmi biraz daha farklı biçimlendirmiş. Şüphesizki Yılmaz Güney-Şerif Gören birlikteliğin güzel bir ürünü.
film hikaye olarak çok güzel bizi Türk vatandaşı olarak tek üzen nokta ise filmde Doğu Anadolu Bölgesinin kürdistan olarak aktarılmasıydı..
<p>Yılmaz Güney ve Şerif Gören her zaman olduğu gibi büyük bir iş çıkarmış. Başta Tarık Akan olmak üzere filmin oyuncularıda çok kusursuz bir oyunculuk sergilemişler. Ama ne yazıktır ki 1980 askeri darbesi sonrası yılmaz güney vatan haini ilan edilip onun çektiği ve oynadığı tüm filmler toplatılıp yasaklanmış hatta yakılmıştı. 1982 Cannes film festivalinde altın palmiye ödülü kazanan bu filmde bu nedenlerle 1999 a kadar gösterime giremedi güzelim Türkiyesinde...</p>