Cenneti Beklerken
Eflatun (Serhat Tutumluer) 17.yy Osmanli devletinde yasayan bir minyatur ustasidir. Karisi ve cocugunu kaybetmis mutsuz bir adam. Ayni zamanda cok iyi "garb" resmi de yapmakta,yani suret cizebilmektedir. Osmanli hanedanliginin soyundan geldigini iddia eden İspanya dogumlu Danyal ve oglu imparatorluk tarafindan yakalanmistir ve oldurulmeden evvel eflatun tarafindan resmi yapilmasi istenir...Bu sebepten Eflatun alinip Anadolu'ya, Danyalin hapsedildigi yere dogru yola cikarilir...
Kadro
20 kişiOyuncular
Serhat TutumluerNakkaş Eflatun
Melisa SözenLeyla
Mesut AkustaOsman
Nihat İleriŞehzade Danyal
Mehmet Ali NuroğluŞehzade Yakup
Numan AcarDilsiz Mustafa
Rıza Sönmez1. İsyancı
Altan ErkekliÇoban
Bülent İnalGazal
Ahmet Mümtaz TaylanVezir
Mustafa Uzunyılmaz3. İsyancı
Engin Yüksel1. Adam
Haluk Yüksel2. Adam
Halil KumovaDizdar
Nadi GülerKethüda
Halil İbrahim ArasEflatunun oğlu
Ahmet Fırat1. Kapıcı
Yaşar Uraslı
Derviş ZaimKadı
Ali ÇakalgözSALDIRAN ADAM Yapım
Künye
YönetmenDerviş Zaim
SenaryoDerviş Zaim
Görüntü YönetmeniMustafa Kuşçu
YapımcıBaran Seyhan, Bülent Helvacı, Derviş Zaim, Elif Dağdeviren
ŞarkıRahman Altın
Sinemaseverler
20 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →







Film düşük temposuna rağmen hikayesi ve anlatımıyla kendini izleten başarılı bir film müziği ve sanat yönetimi çok başarılı kurgusuda iyi kısaca film izlemeye değer iyi bir film.
Bence bu filmin en önemli özelliği, alegori yüklü oluşu. Minyatür sanatına yapılan göndermeler başat bir nitelik taşıyor. Tarihsel dönem, 17. yüzyıl olarak belirtilmekle yetiniliyor. Şehzade Danyal'ın 3. Murad'ın oğlu olduğunu, babasının ölümü (Ocak 1595) sırasında annesinin kendisine hamile olup ağabeyi 3. Mehmed'in denize attırdığı cariyelerden biri olduğunu öğreniyoruz. Filmin geçtiği sıralarda elli yaşlarında bir adam olduğuna ve o sırada Anadolu'da yaygın eşkıyalık hareketleri (Celaliler?) olduğuna göre, dönem olasılıkla Sultan İbrahim'in katli ile Köprülü Mehmed Paşa'nın sadrazam olmasına dek geçen kargaşa dönemi (1648-1656). 17. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu'nun kriz yüzyılıdır. Tüm o alegorinin içinde, güvensizlikle dolu bir çöküş çağının havasını yaşıyorsunuz. Filmin geneline yansıyan ağır hava, olumlu sayılabilecek bir finalle dengelenmiş. Senaryodaki bazı aksamalar (Şehzade Danyal'ın göründüğü sahnelerin nispeten kısa tutulmuş oluşu, özellikle son yirmi dakikada olayların çok hızlı akması) dramatik yapıyı zedeleyen unsurlar olark göze çarpıyor. Genel olarak başarılı bir yapım olduğunu düşünüyorum.
osmanli donemine ait o kadar film izledim bu kadar gercekci dogal gorselligi anlatan film izlemedim helal olsun muziklerde dehset yani
Müthiş bir film! Ara ara bir ortamdan bir ortama geçişi harika, filmin masalsı bir havası var.
<p>ben oyunculuklara bayıldım. melisa sözen nin ağlamaıs hele nasıl bır aglamadır oo ...serhat tutumluer in hep güçlü karakterlerler tanıdım burda yer yer korkak bir adamı oynamıs vee basrmıs . tebrik ederım tum ekıbı güzel bir film çıkarmıslar. ellerine sağlık</p>
on numara bir film işte bu.. tebrikler derviş zaim..
çok beğendim teşekkürler derviş zaim
<p>hani çocukken okunan,dinlenen masallar gibi ,gözlerini kapadığında içinde buluverirsin kendini...masalsı bir anlatım ve masalsı görüntülerle içinde buldum kendimi bu filmde...</p><p> </p>
film bir yol hikayesi olmasına rağmen çok ağır geldi bana filmin tek artısı serhat tutumluer ile melisa sözenin oyuınculukları ve derviş zaimin yönetimi
Filmi beğenmedim ancak görüntü kalitesi ve bazı görüntü efekleri güzeldi.
gerçekten çok iyi bir film...görsel efektlerde insanı büyülüyor...serhat tutumluerin performansı alkışa değer...gelecek vaadeden bir oyuncu olduğunu düşünüyorum...bunuda tiyatro kökenli olmasına bağlıyorum...isyanbuldaki iki oyununa gittim...gerçekten çok başarılı bir tiyatrocu...izlemenizi tavsiye ederim...
cenneti beklerken bir masal diyarına götürüyor sanki. osmanlı şehzadelerinden danyal in peşine düşen bir grup cellatla beraber olmaya, şehzadenin resmini çizmeye mecbur tutulan minyatür ustası eflatun ve hayatta hiç kimsesi kalmamış güzel bir genç kızın hikayesi bu.aynı zamanda bir yol macerası... ama masalsı bir anlatımla minyatürlerle desteklenerek sergilenen bu dönem filmi insanı müziğiyle de beraber adeta büyülüyor.
güzel bir film özellikle müzikleri çok hoşuma gitti. izlenmeye değer...
Şehzade Danyal'in resimli hikayesi.. Dogu masallarini andiran bir film. Ancak sonu toz pembe değil. Göndermelere acik bir yapit Dervis Zaim'den. Her filminde ayri bir atmosfer yaratmayi basariyor. Bu defa 17.yuzyil Anadolu'sunda gezintiye cikariyor bizi. 3 kitada at kosturan ancak Tasrasinda seyahatin ancak silahli bir ekip esliginde yapilan imparatorlugun baskentinde Nakkas Eflatun efendinin esi ve cocugunu kaybetmesiyle basliyor hikaye. Eflatun minyatur gelenegini surduren bir nakkas. Ama bati etkisindeki resim sanatina da ilgisi var. O kadar ki Suret tasviri yasak olmasina ragmen olen evladinin resmini hatira kalmasi icin yapacak kadar da tutkulu. Gizli tutku saray tarafindan ogrenilip iktidar için tehlike Sehzade Danyal'in ölümünü belgelemek için kullandiriliyor. Sehzade'nin kellesi için duzulen kervanda tasvirci olarak yer aliyor eflatun efendi. İşte bu yolculuk için kullanilan hareketli minyaturler ve Rahman Altin'in son derece basarili muzikleriyle tadına doyulmaz cerceveler olusturuyor. Asil-suret, ayna-yansima, yasamak için öldürme, dogru için cevaz verilen yanlişliklar gibi gucluk karsitliklardan beslenilmis. Nihat ileri (sehzade Danyal) filmin baskin karakteri. Filmin ortalarinda ciksa da seyirciyi de pesine takip surukluyor ardisira. Melisa SOZEN'in gosterdigi performans da gözardi edilemez. Kapali mekanlarin seciminde özen gosterildigini belli eden sahnelerin peşpeşe gelişiyle keyifli bir takip basliyor. Kisaca begendigim bir calisma.
Öncellikle filmde emeğe geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. "Halklara her zaman fetih gerekmez. Onların rüyaya da ihtiyacı vardır. Ben de rüyamı anlatmaya gidiyorum" diyordu Şehzade Danyal, bu film rüya gibiydi. Hayattın minyatüre nakş edilmesi ve minyatürün hayatta nakış edilmesi bu kadar güzel anlatılabilirdi. Ve o karanlık boğucu yerde aynadaki şehzadenin görüntüsü... "Resim hem yapanındır hem bakanındır" dedi Eflatun. Acaba bu filmeler içinde geçerli midir?
Minyatürlerin kullanmı harika kamera harektleri harika (bazı yyerde yeter dedirtti ama yine de harika)
gercekten cok basarili bi film butun ekibi tebrik ediyorum. özellikle filmin müzigini yapan Rahman Altin\'a..
Derviş Zaim taktiğini henüz çözemediğim bir yönetmen. Her filminde farklı bir tarzı deniyor ve başarılı olduğu söylenebilir. Ama Tabutta rovaşeta,Çamur,Filler ve Çimen gibi filmleriyle kıyasladıgımızda film açıkçası pek iyi değil.Serhat Tutumluer iyi oynamamış.Fimin tek olumlu yanı Nakkaş sanatının tüm inceliklerini göstermesi.Belkide çok daha iyi bir film beklediğim için önyargıyla izlediğim bu filmin başarılı olacağını zannetmiyorum.Yinede ellerine sağlık Deviş Zaim.
film sanata dair cok hos vakit gecirmenizi sagliyor oyle ki o minyaturler insani alip goturuyo sanki ayni hayallere hos bi film tavsiye ederim...
super bıu fılm herkesın gıtmesını ısterım butun oyuncular cok profosyonel oynuyolarr harıkasınız