Arasta
Ahmet Çuhacı'nın " Arasta " adlı şiirinden yola çıkılarak; Akşehir Arasta'sının yiten soluğunu anlatmaktadır.
Türkiye’nin köylüsü, kentlisi, - az – çok - işçisi yazıldı – çizildi. Küçük esna dediğimiz el-emekleriyle geçinen ve ‘ bir şeyler ‘ üreten insanlar, yani ‘ Arastalı’lar ‘ yazılmadı.Onların sorunları da, soruları da gün geçtikçe çoğalmada. Çağımızın gereği babadan oğula geçen birçok meslek ölmelte.- bir politika hariç – ama, insanlar yaşamak zorundadır.
Arasta insan; gelenekleriyle, usta-kala-çırak ilişkileriyle, etikleriyle, dayanışmasıyla, olkloruyla, yaşama biçimiyle, son-uca doğru gitmektedir. Eski yıkılmakta ama yerine ‘ iyi bir yeni ‘ kurulamamaktadır. Şiirde ustanın:
eski iyi değildi
şimdinin hükmü yok
yarını bilemem.. dediği kadar var.
Başta insan olmak üzere her şey ‘ naylon ‘laşmakta, çocukları bile ninni bilmeyen anneler büyütmektedir.
Arasta; okunması zor bir yazıdır, alınyazısı gibidir. Elleriyle gören, elleriyle düşünen, elleriyle yürüyen insanların ellerine yazılmıştır. Elde kalan elleridir.
Arasta; çağımıza uyarlanmış bir uzunhavadır..





İlk yorumu siz yazın.