Eski Açık Sarı Desene

Yıl2003
Süre90 dk
TürBelgesel
Vizyon10 Ekim 2003
Seyirci34.409
Yapım

Künye

YönetmenÖmer Ali Kazma
SenaryoÖmer Ali Kazma
Görüntü YönetmeniTolga Yüceil
ŞarkıCevdet Erek
Sinemaseverler

Yorumlar

5 yorum
casusbellı4416 Ocak 2009

takımımızın belgeselinin yapılması güzel bir şey.ama  baştan savma maç çekimlerinden oluşmuş bir belgeselden ne beklenir.filmi izledim.soyunma odalarında olup bitenler,fatih hoca'nın taktikleri ve maç yolculukları...ayrıca bu belgesel çekildiğinde zaten mali kriz içinde olan kulüp de doğru dürüst ilgi göstermemişti.kısacası yanlış zamanda çekilen ve bireysellikten öteye geçememiş bir film.

travolta7 Mart 2008

<p>son derece başarılı olmuş..sanırım bazı takımların taraftarları kendi takımlarının böyle bir filmi yok die kıskanıyorlar noırmaldir....her konuda ilki gerçekleştiren cimbom buradada rakiplerinden önde...emeği geçen herkesi kutlarım.....</p>

10uRStyLe25 Aralık 2006

Herkez Bu Flim Hakkında Çıktı Bi$iLer Dedi Merak Ettim Ba$Ka Bir takımı Tutuğum Halde İzLedim Ve Sadece Görmek İstediklerini Sadece Göz Ardı Edilmeyenler Yansımı$ Filme Amaç Burada Galasaray Klubunun Mazisini Anlatmak Değilmi Eğer Bir Flim Yapıyorsanız Mazisinede Bakmanız Gerekir.

tamerking26 Eylül 2005

İnanın bana bu belgeseli seyrettikten sonra Galatasaray takımı için kafamdaki bütün o karamsar tablo kayboldu. Neden niçin bilemiyorum ama o kapalı kapılar ardında yaşananları görünce Fatih Terim'e bir kez daha hayran oldum ve ona yapılan bütün eleştirilerin haksız olduğunu düşünmeye başladım. Bilirsiniz buralardaki forumlarda yazdığım yazılarla Terim'e adeta kin kusuyordum. Ama bu son.Bundan böyle inanın bana benim ağzımdan Terim'e karşı tek olumsuz söz duymayacaksınız.Sanki bir filmin kamera arkası görüntüleri gibi Galatasaray'ın namahrem yeri soyunma odalarında neler yaşandığını gözler önüne seren ESKİ AÇIK SARI DESENE belgeselini birlik ve beraberliğin kaybolmaya başladığı şu günlerde Galatasaray taraftarlarının kesinlikle görmesi gerek diye düşünüyorum. Belgeseli seyrettikten sonra inanın bana kafanızdaki tüm olumsuz düşünceler kaybolacaktır.Çünkü takım içindeki arkadaşlığı ve kazanma hırsını görünce taraftar hatta medya olarak GALATASARAY'a çok büyük haksızlık yaptığımızı göreceksiniz. Hele ki Fatih Terim'e yapılanlar bu yanlışların en büyüğü. Tabir ricai ise adeta Braveheart'daki Wıllıam Wallace nasıl ordusuna güç ve moral veriyorsa Fatih Terim'de takımına aynı Wallace gibi güç ve moral veriyor. Maçlardan önce nasıl taktik verdiğini yeri geldiğinde oyuncularına nasıl bağırdığını üstüne basa basa yapılmaması gereken hataları nasıl anlattığını ve bu hatalardan nasıl goller yediğimizi tüm çıplaklığıyla görüyoruz. İşte biz yaşananları bilemediğimiz için hemen faturayı bu niye böyle şu niye şöyle diyerek Terim'e kesiyoruz. Ama dedim ya. Terim gerçekten büyük Teknik Direktör'müş . Bundan böyle Pınto , Lukunku , Berkant hatta Tamas'ı bile aynı anda oynatsa ağzımı açıp tek kelime edersem.Çünkü inanın bana Terim herkesten daha iyi tanıyor takımını.O yüzden o en iyisini o yapıyor. Bizlerin yaptığı gibi dışarıdan ahkam kesmek kolay. Ama olayın içine girince bambaşka bir dünyayla karşılaşıyoruz. Bu sadece GALATASARAY için geçerli değil. Bütün takımlar için böyle. Bu bir GALATASARAY belgeseli. Ama anlatılanlar , yaşananlar en küçük amatör küme takımında bile yaşanmıyor mu? Kazanılınca yaşanan sevgi kaybedilince yaşanan hüzün.Her tarafta bu aynı değil mi? Sinema açısından güzel yada yeterli bir belgesel mi? Cevabım hayır. Hatta çok çok kötü yapılmış. Ama bizlerin bilmediği bir dünyayı göstermesi açısından bile seyredilmeyi hak ediyor. Benim hep şöyle bir hayalim vardı. Bir sinema salonunda maçları seyretmek . Bu belgesel sayesinde bunu da yaşadım. Sadece GALATASARAY 'lıların değil futbola meraklı herkesin gidip görmesi gereken bir belgesel. Bu sayede inanın bana futbola bakışınız daha bir başka olacak. Not 1 : Özellikle Kaptan Bülent'in sözleri beni çok etkiledi.Dünyanın her köşesinde maç yaptık. İnanın bana hiçbiri Fenerbahçe maçlarının yerini tutmaz. O maçlardaki galibiyet sevinçleri de mağlubiyet hüzünleride bambaşkadır. Eğer sokakta alnın açık dolaşa bilmek istiyorsan, bir restorana gidip yemek yiye bilmek istiyorsan ya da ne bileyim dışarıya alış verişe gitmek istiyorsan Fenerbahçe maçını kazanmak zorundasın. Her hangi bir maçı kaybettiğinde bir gün,iki gün hadi bilemedin üç gün üzülürsün. Ama Fenerbahçe maçını kaybettiğin zaman bir sonraki galibiyetine kadar onun ezikliğini yaşarsın.Benim evim iki katlıdır. Eğer mağlup olmuşsak üst kattan alt kata bile inmem. Bu sadece GALATASARAY için geçerli değil. İnanın bana Fenerbahçe'lilerde de bu böyledir. Aslında milyonların duygularını özetliyor Bülent. Not 2:Ali Samiyen'de ki o coşkuları görünce ben stad yapılmasından falan vaz geçtim. Nasıl olsa bizim stad yaptırmamız 2010 yılını bulur. Zararın neresinden dönersek kardır. İyisi biz tekrar mabedimize geri dönelim. Rakipleri Ali Samiyen cehenneminde ağırlayalım. olimpiat fiyaskosundan sonra insan o günleri özlüyor doğrusu. Not 3:Bu filmi sakın ha Kadıköy Ocak sinemasında seyretmeyin. Kadıköy gibi İstanbul'un en lüx sinemalarının bulunduğu bir merkezde böyle kötü bir sinemanın ne işi var anlamak mümkün değil. Ne ses düzeni var nede konfor. Filmdeki konuşmaları duymak için yanınızda ses alıcısı getirmeniz gerekli.Yoksa mümkün değil sesleri duymuyorsunuz. Ayrıca donma tehlikesine karşı sakın montlarınızı çıkarmayın. Dışar da hava 10 derece ise sinemada 0 derece. Haberiniz olsun. NOT: Türk Filmi arşivcileri .. Görüşelim .. [email protected]

bad_serkan29 Kasım 2003

Ben bir Galatasaraylı olarak soruyorum.BU BELGESEL NİYE NEDEN VE NE İÇİN YAPILDI.Gişe hasılatı yok.Destansı hikaye yapalım derken insanları bomboş geçmiş başarısız olunmuş bir sezonun maçlarının tekrarları futbolcuların artistlikleri -ki bu futbolcular ortalama ilkokul ortaokul mezunudur- ve Terim'in her maç öncesi birbirinin nerdeyse aynı konuşmaları ile boğuyosunuz.Olmaması gereken bir şeydi.Sayın Ömer KAZMA... Kusura bakmayın.Soyadınıza yakışmış...

Yorum yaz