Büyük Adam Küçük Aşk
İnsanların dilleri farklı olsa da, sevginin dilinin aynı olduğunu çok duyarlı ve hüzünlü bir öykü eşliğinde anlatan, ödüllere boğulmuş, unutulmaz bir yapıt.
Hikâyenin kahramanları ise, 75 yaşındaki yargıç emeklisi Rıfat Bey ile yakınlarını bir polis operasyonunda kaybeden küçük Kürt kızı Hejar... Huzurevine yatma hazırlığı içindeki otoriter Rıfat Bey ile Hejar'ın kaderleri tesadüfen kesişir. Kürtçeden başka dil bilmeyen inatçı Hejar ile Cumhuriyet ilkelerine bağlı, Türkçeden taviz vermek istemeyen Rıfat Bey arasındaki ilişki 'nefret'le başlar. Derken araları ısınmaya başladıkça, önce birbirlerinin dilini öğrenirler, ardından da birbirlerini sevmeyi...
Kadro
9 kişiOyuncular
Yapım
Künye
YönetmenHandan İpekçi
SenaryoHandan İpekçi
Görüntü YönetmeniErdal Kahraman
YapımcıNikos Kanakis
ŞarkıMazlum Çimen, Serdar Yalçın
Sinemaseverler
20 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →
















Farklı dillere sahip iki yalnız,yaşlı adam ile küçük kızın önceleri birbirlerini terslemeri sonraları yavaş yavaş birbirlerini sevmeyi öğrenmeleri temelinde 'ötekileştirme' kavramına dikkat çekiliyor. Büyük Adam Küçük Aşk, 2001’de gösterime girdikten beş ay sonra yasaklanmış, sonra yasağı kaldırılmış. Filmden kısa bir süre sonra kaybettiğimiz değerli oyuncu Şükran Güngör bu durumu şöyle iğneleyici bir şekilde yorumlamıştı: 'Sevgiyi mi yasaklayacaklar?'
Gerçekten önemli dersler çıkrılacak bir film
mükemmel denilecek olan bir film her karesi bi başka güzel ve herkese hitap eden bir film izledigim ve bende iz bırakan filmlerden oldugu kesin ama şuanda yasaklanmış olması üzücü....
<p>Küçücük bir kız çocuğu kocaman kederli bir yüz...Bu nasıl bir oyuncu seçimidir. Bu nasıl bir oyunculuktur. Filmin geneli değil belki ama küçük oyuncu inanılmaz bana kalırsa. Şaşkınım.</p>
Katı yürekli birine bile sevginin ne anlama geldiğini öğretecek;farklı dil,kültür yaşayışın sevgiye engel olamayacağını gösterecek dramatik ama duygu yüklü çok güzel bir film.9/10
<strong>İzlenilip dersler çıkarılması gereken bir film ne yazık ki siyasi nedenlerden ötürü film unutturulmak yok edilmek isteniyor ama çok güzel bir film.Küçğk Hejar'ın hikayesi vicdan sahibi herkesi üzüyor.</strong>
çok ama çok güzel bir filmdi koyu fenerbahçeli olmama rağmen filmi izleyebilmek için maçı izlememiş kaçırmıştım :D gerçekten sevgi bu kadar güzel doğal sempatik mesajlı ve anlamlı anlatılamaz... böyle bir film nasıl olur da yasaklanır anlamıyorum öyle çok ciddi bir sosyolojik mesajıda yoktu ne filmler çıkıyor ciddi anlamda mesajlar veren...
kimlikler farklı olsada sevginin dilinde ne din ne ırk ayrımı yoktur, büyük adam küçük aşk güzel bir örnek olmuş buna...film de füsun demirel ayrı güzeldi bunuda belirtmeden geçemiycem:)
çok güzel bir film.farklı dil ve dünyadaki insanların buluşmasının hikayesi.sevginin hikayesi.müthiş müzikler,müthiş oyunculuklar.şükran güngör,füsun demirel,yıldız kenter,ismail hakkı şen.hepsi de müthiş.ancak bu filmin önüne engeller konuldu ve pek de desteklendiğini düşünmüyorum.
<p>Rıfat Bey ve Hejar arasındaki ilişkide; ülkesini ve buna ait değerleri aslında korumaya çalışan ve bu nedenden dolayıda RIfat Bey'i huysuz,aksi ve katı bir ihtiyar olarak izliyeyiciye yansıtmışlar...Genel olarak baktığımızda ise oldukça duysal bir yapım.</p>
Yaşanan toplumsal sorunlarımızdan birini gayet iyi işlemiş bir film...
<div>2000 li yıllarda yapılmış en iyi film.her karesi güzel bence</div>
<p> </p><p>film gerçekten başarılıydı ama tam yeterli bulmuyorum bazı eksikleri vardı. daha etkili bir anlatım kullanılabilirdi. yine de ölmeden once izlenmesi gereken 100 türk filminden biri diyebilirim</p>
Hepimiz Aborjinlerin hikayelerini az da olsa biliriz.Küçük yaşta köle olarak evlerine götürülen Aborjin kızları yıllar sonra aileleriyle tanıştıklarında büyük bir sevincin yanında şaşkınlıkla karışmış bir üzüntü içine girerler.Çünkü birbirlerinin dillerini bilmezler.Ama bu aynı topraklar üzerinde yüzyıllardır kardeşçe yaşamış hemen yanıbaşımızda duran kardeşimizin dilini anlayamamız kadar üzüntü vermez. Sevdiğim bir köşe yazarı şöyle diyor ''Hepimiz İngilizce seni seviyorum un nasıl söylendiğini bilirizde yüzyıllardır brlikte yaşadığımız Kürt kardeşlerimizin dilinde bilmeyiz'' Kimimiz bunu söylemeyi bilmezken kimimiz bu dilin varlığını kabul etmezken kimimizin Kürtlere bile tahammülü yokken Hejar çıkıp geldiğinde hepimizin yapması gereken tek birşey kalıyor: birbirimizi anlamaya çalışmak ve dilleri özgür bırakmak. Bunu yazarken Sivas ın içinde susuzluktan çatlamış o Pir Sultan yoldaşının dizeleri geliyor aklıma ....benzersiz olsada dilimiz/ susayıp acıkırız hepimiz/ farklı olsa da kimliklerimiz Hejar ın o serhıldan bakışlarıyla inatçı kişiliğiyle Rıfat amcanın o pamuk kadar yumuşak kalbinin önündeki taş duvar yıkılırken hiçbirşeyin imkansız olmadığını kaplerin kucaklaşmaya ve ezgilerin özgürce uçmaya hazır olduğu vurgulanmak istenmiştir. Teşekkürler Handan Abla özlemlerimizi tazelediğin ve Türk sinemasına böyle bir film kazandırdığın için....
Çok farklı, ilginç bir film. Çok etkilendim, çok duygulandım. Özellikle müziği çok derinden etkiledi beni. Tüm yakınlarını kaybeden beş yaşındaki Hejar ile huzurevine yatma hazırlığı içindeki emekli yargıç otoriter, aşırı milliyetçi Rıfat Bey'in yollarının kesişmesi sonucu ortaya cıkan öyküyü anlatıyor. Türkçe'den taviz vermek istemeyen Rıfat Bey ile Kürtçe'den başka dil bilmeyen inatçı Hejar'ın ortak yaşamları itiş kakış ile başlasa da, birbirlerine ısınmaya başladıktan sonra birbirlerinin dillerini ögrenmeye baslarlar. Sevginin, milliyetçilikten cok daha gülü bir duygu oldugu, hepimizin dil, din, ırk ayrımı yapmadan birbirimizi sevmemizin gerektigi anlatılıyor bence. Mutlaka farklı yorumlar olacaktır, ben yanılıyor da olabilirim. Ancak öyle duygulu bir anlatımı var ki filmin, insan altında gizli seyler arayıp bu atmosferi bozmak istemiyor izlerken...
çok güzel bir flim,müziğide insanın içine işliyor...o ayrılık sahnesi hala hafızamda....
Ben bir izleyici olarak hayran kaldığım ve defalarca izlemekten sıkılmayıp her seferinde yeni izliyomuşum gibi beni büyüleyen son derece güzel bir film olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.Gerek senaryosu ve gerekse senaryosu ile bütünleşen oyuncu kadrosu kısaca her yönü ile çok güzel ve mutlaka izlenmesi gerekir.Saygılar sayın HANDAN İPEKÇİ.
son yıllarda izlediğim en başarılı film!!!üstad şükran güngörün aşmış oyunculuğu her karede fazlasıyla kendini belli ediyor...bu film yasaklanmıştı bildiğim kadarıyla...çok ayrı bir yeri var bende bu filmin...önce insana değer vermek gerek mevzusunun altını o kadar doğallıkla çiziyor ki tek kelimeyle dört dörtlük...hiç kırmadan, 10 üzerinden 10...
son dönemlerde bu coğrafyada çekilen hümanist bir film.Duygusu gerçekten çok güçlü birfilm.Handan İpekçiyi filme emeği geçen herkesi kutluyorum
handan ipekçinin yazıp yönettiği her film için kefil olabilirm hayatımda izlediğim en cesurca ve en yürekten filmdi ayrıca füsun demirelde her zaman ki gibi mükemmeldi ona aşığım