Ay Işığında Saklıdır

YönetmenVeli Çelik
Yıl1996
Süre90 dk
TürDram, Duygusal, Gerilim

Bir şirkette üst düzey yönetici olarak görev yapan Şule, kendi halinde mazbut bir yaşantı sürmektedir. Yeni başlattiklari reklam kampanyasinin görüşüldüğü toplantida aykiri tavirlariyla taninan metin yazari Uygar ile tanişirlar ve birbirlerinden etkilenirler. Uygar, disiplinsiz, sorumluluk duygusu az biridir. Şule ise işine bagli, dakiktir ve düzenli bir yaşami vardir. Birbirlerini deliler gibi seven ama kişilikleri, yaşama bakişlariyla çok ayrı insanlar olan Şule ve Uygar, sevgilerinden güç alarak birlikte kalmaya, tüm ayriliklari aşmaya çalışacak ama başaramayacaklardır.

Kadro

Oyuncular

11 kişi
Yapım

Künye

Sinemaseverler

Yorumlar

20 yorum
T@RIK28 Mart 2018

star tv için çekilmiş film. müzikleri gibi kendiside güzel film.

Kleberson29 Mart 2013

güzel bir tv filmi keske sinema filmi olsaymis buna ragmen cok güzel film

erakman24 Eylül 2012

90 lı yılların ortasında star tv ıcın cekılmıs 10 larca turk fılmınden bırısı.aslında hepsıde guzel fılmlerdı ama bu belkide içlerinde şarkısı ile birlikte en özel ve güzel olanı.

0k3v1n013 Aralık 2010

Toprak Sergen'in resmi sitesinden 1 kaç kısım izledim.Doğrusu küçük 1 kısımda olsa güzelmiş ya :)

0k3v1n09 Aralık 2010

Aydan Şener Şule'ye güzel can vermiş.Kendisine teşekkür etmek lazım..

oğuzzz25 Eylül 2010

iyi bir filmdi bir ara star tv ve yeşilçamda sık sık yayınlanırdı bu film

selen_243 Şubat 2009

aydan şener ve toprak sergenin muhteşem oyunculuğu şebnem ferahın muhteşem şarkısı tek kelimeyle mükemmeldi

sedef.italian30 Kasım 2008

<p>karekterler,dizi müziği,oyuncular,hikaye hersey tam istediğim gibiydi..kendim gibi. süperdi ya!</p>

Halil Güneşli15 Ekim 2008

sule : geldim iste, ah canim naptilar sana ? uygar : sule kes sunu. sule : inan bilmiyordum uygar. uygar : önceden haberin yoktu diyelim, sonra gelip is tamam demediler mi, kimse rapor vermedi mi sana ? sule : uygar neler diyorsun sen ? uygar : tam 23 gün gelmeni bekledim, yediğim dayaktan daha fazla canimi yakti o 23 gün, kendimi avutmaya çalistim, heralde yine zamana ihtiyaci var dedim, heralde daha fazla düsünmek istiyor, sonra öğrendim onca gün ne düsündüğünü, evleneceğini bile baskalarindan öğrendim, senden yeğlerdim duymayi. sule : bende senden duymayi yeğlerdim bazi seyleri, uygar : sibeli mi diyorsun ? söyleyemedim ki hem ne fark eder, müge, sebnem, sibel neyi değistirirdi ki bu ? yanimdaki sen değildin; önemli olan buydu. senin için zordu ama benim içinde zordu sule : bak uygar ikimizde benim haksiz olmadiğimi biliyoruz ama ben herseyi unutmaya, yaninda olmaya hazirim. uygar : insan unuttuğu an ölmüs demektir, sule. sule : canim dinle beni ne olur, bak herseyi birakip sana geldim. uygar : hersey bittikten sonra geldin. sule : ne bittikten sonra, biten ne uygar ? biraraya geldikten nasilsa, yeniden baslariz, uygar : mümkün değil ki bu. sule : mümkün, biz birlikteysek hersey mümkün biliyorsun. uygar : benim için bitti artik. sule : seninle tekrar konusabilene dek, burda kalacağim, karar verene dek, bugün geldiğinde, o gün gene hersey bitti dersen. &quot; daha sonra jeep kapi kapanma sesleri gelir, gaza basiliyor, arka fonda çalan &quot; &quot;ay isiğinda saklıdır &quot; müziği ve uçurumun kenarin acı bir fren çığlığı

Halil Güneşli29 Eylül 2008

Ay Işığında Saklıdır, bir dizi değil tv filmidir bu bir elde, yani özel bir televizyon için çekilen bir bölümden oluşan sinemalarda gösterilmeden sadece tvlerde gösterilmek üzere çekilmiştir. iki Ay Işığında Saklıdır filmine absürt, abuk subuk ve saçma gibi yorumlar yapmadan önce dizi mi yoksa tv filmimi ilk önce bunu ayırt edip anlasan ve ondan sonra bir takım değerlendirmeler yapsan sanırım daha tutarlı olacaktır. 3. film hakkında yeterli bilgiyi verdim umarım bir daha okursun detaylarına kadar anlattım umarım bir işe yarar, sadece kötü eleştri yapmak uğruna &quot; ay ışığında saklıdır &quot; parçasını es filmden sonra parçaya da yapılan büyük bir haksızlıktır ve çok üzücü bir durumdur. pek işe yarayacağını sanmıyorum ama ginede yazmak istedim

Halil Güneşli28 Eylül 2008

<p>ay ışığında saklıdır, başrollerinde aydan şener ve toprak sergenin paylaştığı 1996 yılı tv filmidir. yönetmen veli çelik, senaryo yazarı tamer baran ve yapımcı osman yağmurderelidir. tv kanalları için çekilen film serileri içinde en kaliteli olan ay ışığında saklıdır filmi bir döneme damgasını vurmuştur ve hala unutulan efsane filmler arasında kendine yer bulmuştur. toprak sergen yani uygar, çok iyi bir metin yazarıdır, piyasada eşi benzeri olmayan senaryolar yazmasına rağmen bazı özellikleri bünyesinde barındırmaktadır. disiplinsiz ve aykırı tavırları bünyesinde barınıdır, aykırıdır isyan eder, herkes gibi olamaz saç tipinden müzik tarzına kadar çok marjinal bir insandır. şule ise tam tersi, titiz, düzenli sorumluluk duygusu olan insanlarla kolay anlaşabilen bir tabiattadır. bütün bunlar aralarında bir ilişki olmasına engel değil aslına bunu harmanlayarak artırmaktadır. film ilk sahnesinde kalabalık istanbul trafiğinde uygar jipiyle kırmızı ışıkta beklemektedir. tam yeşil yanacağı sırada, hırpani üstü başı pislik içinde sokaklarda kalan bir adam yaklaşmaktadır. o arada uygar sigarasını yakmak üzeredir. sigara gören adam ağzını dahi oynatmadan sadece sol elinin işaret parmağıyla bir işareti yapmaktadır. ne kadar sıradışı biri olsada uygar adamın istediği geri çevirmez ve adama bir sigara bu arada yeşil ışık yanmıştır ve arkadaki araçtaki sürücü el kol hareketleri ve kornasıyla uygarı çıldırtmıştır. bu durum karşısında uygar beyzbol sopayla adamın camını çerçevesini indirmiştir. daha sonra toplantıya geç kalan uygar kendisi, patronunu ve kendilerine iş verecek şirkete karşı umursamaz tavırlarla küçümseyerek içeri girer. herkes şaşkındır fakat uygar kendinden emindir, korkusu yoktur daha korkusu gelecek korkusu yoktur. bütün bunlardan güç alan uygar, reklam senaryosu yazmak üzere anlaşılan şirketin patronu sibel ve müdürü ile dalga geçercesine reklamın senaryosunu anlatır. nasıl sorusuna karşılık şuleden eh işte gibi bir cevap alan uygar buna karşılık kendinden emin olarak bu benım yazdığım en kötü senaryo diyerek taşı gediğe koymuştur. toplantı sonrası müdüründen azar ve fırça yiyen uygar gene uslanmaz ve işi bırakabileceğini ima ederek gözdağı vermiştir. patron sabah gene uyukaldın o yüzden geç kaldın dimi deyince uygar evet ya senden de hiçbir şey kaçmıyor diyerek aslında patronu uyutmuştur. son derece zekice davranmıştır. daha sonra gelişen olaylar sırasında şule ile uygar arasında ilişki başlamıştır. büyük bir uyumsuzluk olmasına rağmen tüm zorluklara rağmen devam etmiştir, o zorluklarında başından şulenin çok büyük bir işadamı olan ve bir türlü şulenin peşini bırakmayan patron gelmektedir. yine bu uyumsuzluk hat safhaya çıktığı bir tartışma sonucundan şule ile uygar bir ayrılık yaşar yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen uygar kendisini affetirmeye çalışmaktadır. kafasında büyük soru işaretleri olan şule ise son bir şans vermeyi artık kafasına koymutur. uygar ise şulenin kendisi bir daha affetmeyeceğini düşünürek ölesiye içkiye vurmuştur kendisini, gece içer, gündüz içer artık kendinde değildir. rock ve metal müziği tutkun olan uygar kendisini bir rockbarda bulmuştur. günler günleri kovalarken şulenin yakın dostu olarak gördüğü ve patronu olan sibel çok çapkın bir kadın olup, uygara kancayı katmıştır. en sonunda uygarın boş bir anını yakalayan sibel, uygarı sarhoş halde iken yakalayıp, karanlık bir gecenin sabahında yatakta uyanmasına sebeb olmuştur. tüm bu yaşananlar olurken şule artık uygarı affetmek için uygarın evine gider, uygar ise şuleye evin yedek anahtarını daha önceden vermiştir. içeri giren şule, uygarın yanında bir kadın görür, gururundan ve sinirinden hiçbir şey söylemeden orayı terk eder. yalnız orayı terk etmeden önce sadece yataktaki kadının belindeki beni bakar ve öle gider, bu ufak ayrıntı ona daha sonra gerçeklerin açıklanmasına yardımcı olacaktır. uygarı yatakta gören şule artık işadamını arayarak eğer hala kendiside istiyorsa evlenmek istediğini belirtir. daha sonra patron sibel kendisine kıyafet almak için şuleninde yardımcı olmasını ister, kıyafet değişimi sırasında sibel belindeki yara yani ben gibi olan karartıyı görünce olayı fark eder ve arabada giderken herşeyi yüzüne vurur. sibel ise uygarın suçsuz olduğunu alkollü olduğunu ve hiçbir şeyi bilinçli olarak yapmadığı söyler. bütün bunlar şöleyi bi nebze olsun rahatlatır ve gidip uygar ile tekrar barışmak için randevulaşır. şulenin telefonlarını dinleyen nişanlısı buluşma yerine adamlarını gönderip uygarı ordan karga tulumba kaldırıp çok feci şekilde döverler ve tren rayının üstüne bırakıp ölüme terk ederler. uygar acılar içinde kıvranırken kılını bile kıpırdatamaz ama şule de haklı olarak uygarın gene sorumsuzca davrandığını düşünürek sinirlenip buluşma mekanını terk eder. uygar ise artık ölümü beklemektedir. son bir gayret ile kalkar ve ölümden kurtulur. bu süreç içinde birbirlerine son derece öfkeli ve aldatıldığı düşünen ikili görüşmezler. artık bu durumdan sıkılan uygar jipiyle istanbulu terk edip münir babasının yanına münir özküla gitmiştir. yazlık sahil kasabasında yaşayan münir özküla olup bitenleri anlatmıştır. bu arada zengin işadamının uygara yaptıklarını öğrenen şule deli dönüp onu terk edip uygarı aramaya başlamıştır. hiçbir yerde yoktur. bu aradada filmi çok güzel bir şekilde harmanlayan filmle aynı isme sahip ay ışığında saklıdır müziği çalmaktadır. film müziğinin vokalini şebnem ferah kısa adıyla şebo gerçekleştirmiştir. sözlerini ise demir demirkan yazmıştır. bir filmle bir müzik ancak bu kadar uyumlu olabilirmiş dedirtiyor gerçekten. daha önceden şule ile boğaz turları yapan uygar o sırada beton zeminle boğaz serin suları arasında milimetrik frenlerle durarak şuleyi etkilemeye çalıştığı hareketleri artık sahil kasabasında yapmayı tasarlamaktadır. yalnız bu sefer frenler işin içinde olacak mı orasını düşünmektedir. şule büyük uğraşları sonucunda uygarın adresini bularak onu bulur fakat uygar şuleden hesap sorar, aldığı cevaplar onu tatmin etsede yinede içinde çok büyük kırgınlık olan uygar, şule son numarasını yapacaktır. uçurum kenarında jipine binen uygar şulenin konuşmasını sonuna kadar sakin bir şekilde dinler ve sonun jipine tekrar biner. şule bazı şeylerine farkına varsada artık çok geçtir ve uygar gaza basar ve uçurumun ucuna geldiğinde bu fren yapmaz. şule ile münir babanın daha sonraki diaologlarında münir babanın son sözü çok manidardır. &quot; şuleciğim biz, biz uygarı buraya geldiği gün kaybetmiştik zaten &quot;</p><p>* uygar çok iyi bir metin yazarı olmasına rağmen çokta iyi resim yapabilecek düzeydedir. filmin bir karesinde şulenin uyurken ara kalem portresini çizmiştir. </p>

Halil Güneşli28 Haziran 2008

film gelişmekte olan bünyelerde dinamit etkisi yapacak düzeyde bir aşk hikayesidir. konu çok normal gözüksede, anormal derece etkileyicidir. bu ben değil yaklaşık 12 yıl çekilmesine rağmen hala herkes tarafından taktirle karşılanan ve büyük bir hayran kitlesine sahiptir. toprak sergenin muhteşem ötesi oyunculuğu, şebnem ferah süper şarkısı, aydan şeneri oyunculuğu iyi olsada yetersizdi, fakat deseniz yerine kim oynardı diye? ben kimse oynayamazdı derdim, gene aydan şener derdim. bu film hem toprak sergen ve aydan şener açısında doruk noktası olmuştur. filmi izlemeyenlere şiddetle tavsiye olunur.

seboist068 Haziran 2008

filmin konusu çok klasikti fakat toprak sergenin oyunculuğuyla şebonun şarkısı muhteşemdi...

jeniferdeniz11 Mart 2008

<p>çok absürt bir diziydi... abuk sabuk davranışlar sergileyen biri vardı uygar diye gerçek haytta böle saçmalııklar olmaz olamaz.. gerçekle alakası olmauyanlarada biz abuk sabuk bir diziydi diye geçiyoruz...</p>

zzSEDAzz5 Şubat 2008

tek kelimeyle harikaydı.senaryo,müzik,oyunculuk herşey mükemmeldi.

emre8426 Ocak 2008

Çok iyi ve başarılı bir TV filmi

travolta16 Ocak 2008

şebnem ferah ın sarkısı öncelikle süper.toprak sergen ve aydan şenerde basarılı.filmin konusu insani hiç sıkmıyor bugün gösterseler yine izlerim

maliforever12 Ocak 2008

İyi bir işi, monoton bir hayatı olan güzel Şule, uçlarda yaşamayı seven Uygar'dan etkilenmekten kendini alamaz ama böyle bir ilişkide sorunların baş göstermesinden daha doğal birşey de olamaz. Aydan Şener ve özellike Toprak Sergen filmi sonuna kadar ayakta tutmayı başarıyorlar. Veli Çelik'in başarısını da es geçmemek gerekir. Bu filmin müzikleri de müthişti. Özellikle Şebnem Ferah'ın seslendirdiği parça. Sonuç olarak iyi kotarılmış seyirlik bir film...

f_ebru_b2 Ocak 2008

çok ciddi bir şekilde söylüyorum;binlerce kişinin gönlünde çok özel bir yeri olduğuna eminim :)bir sürü büyük yapımın yanında tv dizisi olmasına rağmen benim için birçok dizi veya filmden özeldir.toprak sergen'i o yaşlarımın aşkı yapmıştır :)belli sahneleride beynime işlemiştir.özellikle müziği ayrı bir olaydır.tabi bunda mükemmel gitar solosununda etkisi var.film uygar'ın doğallığı ama aynı zamanda kibarlığıyla,aydan şener'in kalsik güzelliğiyle,kilit sahneleriyle(malum şarkı eşliğinde ikilinin yaptığı dans) birkez daha söylüyorumki benim en sevdiğim yapımlardandır.

camerades14 Aralık 2007

<p>arkadaşlar  bu filmin videoları you tube</p><p>de izleyin gönderen arkadaşa çok teşekkürler.. eyvallah..</p>

Yorum yaz

Benzer

Aydan Şener'in diğer filmleri

Filmografi →