Küçük Ağa
Osmanlı İmparatorluğu'nun adım adım adım çöküşe gittiği gerçeğini algılayamayan ve bu nedenle düşman işgaline rağmen İstanbul hükümetini samimi bir çabayla savunmayı sürdüren bir din adamı (Çetin Tekindor) Kuvayi Milliye'nin ilk tohumlarının atıldığı Akşehir'e gelir. Görevi, sarayın otoritesini tanımayan bu yeni hareketi, din adamı kimliğini kullanarak daha doğuş sürecindeyken provoke etmektir.
Ancak, kahramanımız zaman içinde gördükleri ve yaşadıklarıyla giderek bilinçlenecek, ulusal kurtuluş ordusunun en önde gelen mücahitlerinden birine dönüşecektir. Kendisine silahlı cihadı öğreten deli dolu çete reisi (Erol Taş), yaşadığı uzun dönüşüm sürecinin ardından ona şöyle der: "Ben buraların ağasıyım. Sen de artık ağa oldun. Ama bir bölgeye iki tane ağa olmaz.
Ben varken sen de bundan böyle Küçük Ağa olarak anılacaksın."
Oyuncular
Çetin TekindorKüçük Ağa - Mehmet Reşit
Fikret HakanÇolak Salih
Ahmet MekinReis Bey
Aydan ŞenerEmine
Eşref KolçakBinbaşı Hamdi
Kadir SavunAli Emmi
Erol TaşÇakırsaraylı
Haluk KurtoğluDr. Yüzbaşı Haydar
Yusuf SezginYüzbaşı Nazım
Yıldırım GencerÇerkes Tevfik Bey
Halil ErgünÇerkes Ethem
Süleyman TuranFotoğrafçı Halis Çavuş
Nubar TerziyanDoktor Minas
Bahar ÖztanZehra
Cem KurtoğluYüzbaşı Cezmi
Kenan ParsKilya Lefter
Agah HünMüftü Efendi
Muazzez KurdoğluÇolak Salih
Kazım KartalTopal İsmail
Reha YurdakulPehlivan Ağa
Hikmet TaşdemirManda Halil
Atilla YiğitCambaz Sadi
Nuri Alçoİngiliz Yüzbaşı Alain Poel
Kenan BalSarı Mehmet
Hüseyin PeydaArap Şeyhi
İhsan YüceKahveci Salim
Osman AlyanakSabri Usta
Turgut ÖzatayÖkkeş Ağa
Hayri CanerAşçı / Nişancı Hayri
Osman N. ErgunBölüm Oyuncusu
Yalçın AkçayMevlüt Ağa
Hakkı KıvançSarıca
Tevfik ŞenReşit
Süheyl EğribozÇakırsaraylı'nın Adamı
Muhip ArcımanBelediye Reisi
Hüseyin KaşifMusta Efendi
Hüseyin KutmanRum Meyhaneci Barbar
Muhteşem DurukanSarkis Efendi
Ferdi AtunerAli Rıza
Ahmet EvintanHacı Yunus
Atilla Ergün
Nur SubaşıKenan Pars Seslendirmesi
Beyhan SaranMuazzez Kurtoğlu Seslendirmesi
Arap CelalEsir
Engin ŞenkanHalil Ergün Seslendirmesi
Erdoğan SerenKuvayı Milliyeci
Ferdi MerterFerdi Atuner Seslendirmesi
Ferhat ÜnalÇakırsaraylı'nın Adamı
İbrahim KurtKuvayi Milliyeci
İbrahim UğurluKuvayı Milliyeci
Kaya VolkanTevfik Bey'in Adamı
Kudret KaradağEsir
Mehmet Ali GüngörÇerkes Ethem'in Adamı
Mete YavaşoğluReha Yurdakul Seslendirmesi
Muzaffer CıvanŞeyh'in Adamı
Niyazi GökdereMeyhanede Eğlenen Adam
Nuri TuğMuhtar
Osman GidişoğluAli Şen Seslendirmesi
Sadrettin KılıçYıldırım Gencer Seslendirmesi
Sönmez YıkılmazKüçük Ağa ile Güreşen Adam
Soner AğınNubar Terziyan Seslendirmesi
Hikmet Karagözasker
Abdi Algülasker
Sümer TilmaçHurşit
Savaş TamerUluer Süer Seslendirmesi
Ali ŞenHacı Hüseyin Ağa
Talat GözbakKumandan Bey
Turgut SavaşKüçük Hacı Emmi
İhsan GedikŞakir
Uluer SüerPapaz
Necati ErTerzi Niko
Yüksel Tanık
Fethi Moğulkoç
Erdoğan Üçkaya
Yaşar ŞenerBoşnak Fuat
Giray AlpanÇakırsaraylı'nın Adamı
Sevinç NişRuziye
Fethi MoğulkoçBölüm Oyuncusu
İhsan ÖzençMeyhanedeki Adam
Ünal GürelYorgo
Ahmet TurgutluFaytoncu Digor
Murat TokHaşim Hoca
Sönmez AtasoyHüseyin Peyda Seslendirmesi
Baykal SaranKadir Savun Seslendirmesi
Rüştü AsyalıFikret Hâkan Seslendirmesi
İstemi BetilEşref Kolçak Seslendirmesi
Münir Canerİhsan Yüce Seslendirmesi
Sezai AydınSüleyman Turan Seslendirmesi
Derya BaykalZuhal Olcay Seslendirmesi
Köksal EngürNecati Er Seslendirmesi
Kaya AkarsuErol Taş Seslendirmesi
Mehmet AtayAhmet Mekin Seslendirmesi
Bülent YıldıranSeslendirme
Alp ÖykenTurgut Savaş Seslendirmesi
Aykut SözeriYusuf Sezgin Seslendirmesi
Ali HürolSeslendirme 







Yücel Çakmaklı'yı belli kalıplar içine sokup acımasızca eleştirenlerin izlemesi gereken bir başyapıt. Küçük Ağa'nın geçirdiği dönüşüm ve çevresindekilerin hikayesi ustaca çizilmiş. Tarık Buğra'nın senaryoyu da yazması şüphesiz ki bunda büyük etken. Çolak Salih, Reis Bey, Yüzbaşı/Binbaşı Hamdi gibi güçlü karakterler ve bu karakterlere can veren Fikret Hakan, Ahmet Mekin, Eşref Kolçak üçlüsünün unutulmayacak performansları diziyi unutulmaz kılıyor. Çetin Tekindor ve üçlü dışında beğendiğim diğer sanatçılar Turgut Savaş, Kadir Savun, Halil Ergün ve Agah Hün oldu. Tabi herkesin hakkını teslim ediyorum. 8 bölümü tek günde bitirdim ve her yeni bölüm heyecanımı kamçıladı. Ufak eleştiriler de getireceğim müsaadenizle. Romanı okumadığım için eleştiri kabul edilir mi bilmem, Çolak Salih'in Niko ile meselesini merak ettim. Bir de kadın karakterler fazlaca arka planda kalmış. İlginçtir öne çıkan Bahar Öztan'ı ise dizinin en zayıf halkası olarak gördüm. Yücel Çakmaklı'yı rahmetle anarak sözlerimi bitireyim. Sinemamızda daha yüksek sesle söylenmesi gereken bir isim O.
Muhteşem bir yapım bu zamana kadar izlememiş olmam büyük bir eksiklikmiş. Fikret hakan nın Çolak Salih rolüyle devleştiği bu kadar kalabalık ve önemli oyuncu kadrosunun bu yapım için bir araya geldiği Tarık Buğra nın bu ölümsüz eserinin bu kadar güzel senaryolaştırılıp yönetildiğini izlemek lazım. Yine romandan uyarlama Üç İstanbul adlı yapımıda izlemeyi isterdim
en güzel anlatılmış kurtuluş savaşı hikayesi. demek ki bu tarz filmler 1983'de de çekiliyormuş. özellikle yüreğinde hayali kahramanlar taşıyanlar bu diziyi izlemeli.
Bugün son bölümünü izledimm. çok üzüldümm.. küçük ağa'nın eşinin çok hasta olması..yaşadığını öğrenmesine rağmen iyileşememesi.. küçük çocuğu ( mehmet ) na sarılması.. resim çektirmesi.. salih'in şehit olması.. ali emmi'nin vefatı.. filmde olsa çok üzüldüm.. fikret hakan favorimdi.. en azından onunda evlendiğini görmek isterdim...
TRT eskiden güzel tarihi diziler yaparmış şimdi de yapsa güzel olur
sahur vakti denk geldim ilk bölüme kaç gün oldu, ilk kez izlediğimden ne olacak diye tüm bölümleri merak ediyorum ve bölümleri kaçırmamaya çalışıyorum. kadro süper.. türk sinemasının büyük isimleri hep burda.. kuvayi milliyee.. osmanlının durumu v.s. gerçek gibi yansıtılmış..
az önce TRT de Fikret Hakanın kolsuz olarak askerden dönüşü sahnesiyle açmış bulundum ve hafızama kazınan bu sahnelerden tahminlerimle Küçük Ağa olduğuna karar verdim ki öyleydi..Şöyle söyleyim,,8-9 yaşında izlediğim bu dizi üstünden 30 sene geçmiş ve kadrosuna bakınca o dönemin ne kadar büyük ismi varsa hepsi dizide. O kadar etkilendim ki açıkçası hangi kelime över bilemiyorum. Çok Büyük bir dizi..Dev!!!!!!!!!
cok zengin kadrolu bir dizi zevkle izlenir..
bu dizi bir başyapıttır. yönetmen yücel çakmaklı'nın filmografisinde önemli bir yeri olan bir eserdir. filmin bazı sahneleri ışıklandırma açısından başarısızdır. bu görüntü yönetmenininde sorumluluğudur. müzikler harika. yeşilçam'ın birçok oyuncusu bu filmde rol almış. yeşilçam filmleri istanbul'da seslendirildiği için kadir savun,ali şen gibi oyuncuları istanbul şehir ve devlet tiyatroları oyuncuları seslendiriyordu. bu filmde oynayan oyuncular yani bu film ankara'da seslendirilmiş. rüştü asyalı,istemi betil, baykal saran vs. gibi sanatçılar seslendirme yapmış. fakat erol taş'ın dublajı kötü olmuş. trt'de daha böyle çok yapım var. bu diziye emeği geçenlerin ellerinden öpüyorum.
<p>Bu dizide, Türk Sinemasında görev yapmış bütün karakter oyuncuları oynamıştır. O tarihte aklınıza gelebilecek her karakter oyuncusu bu dizidedir. Merhum Tarık Buğra'nın Akşehir'de çocuk yaşta yaşadığı bu hadiseyi romana büyük bir incelikle aktarması da ayrı bir güzelliktir. O devirlerde eşkıyalık yapan pek çok çetenin, Yunan Anadolu'ya girince eşkıyalığı bırakıp Kuvay-ı Milliye (Milli Kuvvetler) çatısında toplanması da bana içimden bu milletin eşkıyası bile herkesten farklı dedirtmiştir. </p><p> "Gelin canlar bir olalım, Münkire kılıç çalalım.."</p>
Keşke böyle harika bir castı olan bu diziyi izleyebilseydim ama ne yazık ki 1984 doğumluyum
Mükemmel bir Cast ı varmış.Hayal -meyal hatırladığım bir dizi..
Yakın tarihimize objektif gözle bakıp, ışık tutan bir romanın televizyon dizisi.Çok sayıda sanatçısı bulunan eserde, emeği geçen herkes üstün gayret göstermiş, görevli herkes duyarak oynamış ve ortaya çok güzel bir çalışma çıkmış.
tarık buğra'nın aynı adlı eserinden televizyona uyarlanmış bie trt dizisi dizi kitapla birebir aynı ne eksik ne fazla anadolu insanının kurtuluş savaşı yıllarında gösterdiği destansı kahramanlığı anlatıyor belgesel tadında mutlaka izlenmesi gereken bi dizi.
Çok hoş ve tartışmasız en iyi Kurtuluş Savaşı filmi çünkü içinde sahte ve abartılmış kahramanlar değil, halkın kendisi var. Filmde Erol Taş muhteşem bir oyunculuğu yad etmeden geçmemeliyiz. Filmde Çolak Salih rolünde oynayan Fikret Hakan'ı Rüştü Asyalı seslendirmişti.
kurtulus savasi üzerine yapilmis en güzel yapitlardan birisi diyemiyecegim en güzelidir bana göre gercekci bir o kadar etkileyici bir havasi vardir bana kalirsa diger bir arti da diyaloglarin romandakinden bire bir uygulanmasi ve romana sadik kalinmasindan olusmustur teknik acidan ufak bir elestiri surdan yapilabilir filmin ne yazikki son sahneleri kopuk kopuk olmus ( o dönem sansür yogun oldugundan sansürden mi etkilenmis yoksa ) ama bu filmin degerine sadece ufak bir cizik olarak degerlenirirlebilir filmin degerinden bir sey kaybettirmez beni en cok etkileyen sahne colak salih in meyhanede sarf ettigi su sözleridr : "ben bunlar böyle olsun diye vurustum zahir " fikret hakan bu filmde kendini kat kat asmistir o dönemin en degerli sanatcilarinida bu filmde bulabilmek mümkün oldugundan mutlaka izlenilmesi gereken bir basyapittir
Gerek kurtuluş savaşı sırası toplumsal yapıyı gerekse psikolojik betimlemeleri ile, hem Türk edebiyatının hem de sinema-tv tarihimizin başyapıtlarından. Defalarca izlesem bıkmayacağım tek dizi. Yalçın Tura nın müzikleri muhteşem...
“KÜÇÜK AĞA” DİZİSİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 1. Tarık Buğra’nın 1963 yılında yazdığı Küçük Ağa adlı roman bugün hâlâ çok okunan kitaplardan biridir.Bu kitabı şu zamana kadar bir çok yayınevi bastı. En son İletişim yayınları bir daha bastı ki bu da kitabın okunduğunu göstermektedir. Buğra üç yıl sonra romanın devamı olan Küçük ağa Ankara’da adlı kitabı da yayınlayarak nehir romanını tamamlamış. Aslında roman yazarın hayatından izler de taşımaktadır. Tarık Buğra’nın Türk Dili dergisine verdiği bir söyleşide çocukluğunu Akşehir’de geçirdiğini ve romanda yer alan kahramanların kişilik özelliklerin yakın çevresindeki insanlara göre oluşturduğunu söylemektedir. Roman Arabistan Cephesi’nde çarpışan ve bir kolunu da kaybettiği için adı Çolak’a çıkan Salih’in trenle Akşehir istasyonuna girmesi ile başlar. Salih burada çocukluk arkadaşı Niko ile karşılaşır. Niko zengin, hali vakti yerinde biri olmuştur. Yazar burada bir tezada dikkatleri çekmektedir: Osmanlı toprakları içerisinde yaşayan Rum ya da Ermeni azınlıklar “Osmanlı Tebaası-Halkı”ndan sayılmıştır. Osmanlı müttefik ülkeler tarafından işgal edilince her Türk evladı cepheye koşmuş vatan savunmasına katılmıştır. Kendini Osmanlı olarak gören azınlıklar ise vatan müdafaasına katılmadıkları gibi Osmanlı’yı içten çökerten unsur olmuşlardır. Halk cephede çarpışırken bunlar servet edinmiş, elindeki malı mülkü cephedeki askere gönderen milletin cebindeki üç kuruşa, üç beş dönüm bağına bahçesine göz dikmiştir. Osmanlı bu olanlara rağmen hoşgörü örneği sergileyerek dünyaya bir ders vermiştir. Evet romanın ilerleyen bölümlerinde Niko ve Çolak Salih’in konuşması bu söylediklerimizi destekler mahiyettedir. 2. Küçük Ağa romanı milli mücadele yıllarını anlatan romanlar arasında ayrı bir yere sahiptir. Halide Edip Ateşten Gömlek ve Vurun Kahpeye adlı romanlarında dindar kesimi kurtuluş savaşına milletin bağımsızlığına karşıymış gibi gösterir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Yaban adlı romanında hâkeza dindar ve köylü sınıfı aşağılayıcı ifadelerle anar. Örneğin köylüyü “aklı bir şeye ermez – koyun sürüsü”, hocaları ve medrese müderrislerini afyonkeş olarak niteler. Kemal Tahir Yorgun Savaşçı adlı romanında Yüzbaşı Cemil’i aşırı alafranga bir Türk kimliği ile tanıtır bize. Peki Küçük Ağa ? Sadece Küçük Ağa karakteri değil Ali Emmi, Reis Bey gibi tiplemeler dahil halk dindardır ve Kuva-yı Milliye’ yi desteklemektedir. Küçük Ağa romanına kadar dindar kimliğe sahip Kuvvacı hemen hiç yoktur. Tarık Buğra’nın asıl başarısı burada yatmaktadır. Yani bir karakterini hem aydın kimliğe sahip bir imam, hem de Mustafa Kemal’in şahsında başlayan halk hareketinin destekleyicisi. Evet, başta Kuva-yı Milliye’ye karşıdır; ama daha sonra milletin kurtuluşunun birlik olmaktan geçtiğine inandığından saf değiştirir. Aslında bir yazarımızın ifade ettiği gibi bu İstanbullu Hoca adı ile de bilinen Küçük ağa’nın dramıdır. 3. Nasıl bir dram ? Tarık Buğra aynı zamanda din adamı olan kahramanının şahsında ikilem içerisinde kalan milleti de tasvir etmiştir aslında. Küçük ağa bir değişim yaşar.Bu değişim sırasında Mehmet Reşid ’in ( Küçük ağa ya da İstanbullu Hoca ) içine düştüğü dramatik durum Müslüman Anadolu Türkünün yakın tarihte yaşadığı en büyük çıkmazdır. Bir yanda altı yüz yıllık bir devlet geleneği, uyulması dinin emri olunan bir halife; öbür yanda esarete hayır diyen bir başkaldırı, bir cihat. Biraz da Yücel Çakmaklı’nın 1984 yılında TRT için yapmış olduğu sekiz bölümlük dizi çalışması üzerinde duralım : 1980’li yıllarda TRT özellikle Amerikan pembe dizileri ile yayın saatini doldurmuş yerli yapımlara ise hemen hemen hiç yer ayırmamıştır. Böyle bir dönemde Yücel Çakmaklı’nın böyle bir çalışmaya imza atması Atilla Dorsay’ın da belirttiği gibi “kuşkusuz çok önemlidir” . Sinema eleştirmeni Atilla Dorsay dizi film hakkında şunları söylüyor : “Öncelikle bu filmin TRT’nin şimdiye kadar gerçekleştirdiği dizi ya da film içerisinde , teknik açıdan en olgun, en seviyeli ve en başarılısı olduğu açıktır.” ( Sinema ve Çağımız 2, Hil Yayınları ) Ne dersek boş izlemek gerekir; ancak illaki önce okumak gerekir…
Kurtuşul Savaşına halkın gözünden bakabilen bir şaheserdi,zaten bundan dolayı çok ilgi görmüştü sanırım.