Atlas
60 yaşındaki Walter, tahliye edilen kiracıların evlerini boşaltan bir nakliye şirketinde çalışmaktadır. Şirketin sahibi Roland Grone'nin en güvendiği adamıdır. Walter bu ağır işin sebep olduğu fiziksel acıları görmezden gelir, tıpkı her gün özel alanlarına zorla girdiği insanların acılarını görmezden geldiği gibi... Bir gün patronu, kirli işlere bulaşmış bir aile ile riskli bir emlak projesine girişir.
Eski bir bina önce boşaltılacak, sonra da yüksek fiyata tekrar satılacaktır. Gelgelelim binada kalan son kiracı evden çıkmakta direnir. Walter bu kiracının yıllar önce terk ettiği oğlu olduğuna inanır. Kim olduğunu gizleyerek ona ve ailesine usul usul yaklaşmayı dener. Fakat Grone'nin beraber çalışmaya başladığı adamların ne kadar dengesiz olduğunu fark edince giderek zor durumda kalır.
Yönetmen David Nawrath ilk uzun metrajlı sinema filminde, incelikli performanslar sergileyen oyuncularının yardımıyla, yasadışı bir durumun yol açtığı acımasızlık karşısında yakınlaşan bir baba ve oğlun çok özel hikâyesini anlatıyor.


















Film Goethe-Institut Istanbul'un düzenlediği 10 filmlik Alman filmleri gösterisinde öne çıkan 3-4 filmden biri belkide birincisi.. Çok seçici olduğum için kolay film beğenemem birde söz konusu filmler Alman filmleri olunca önyargı dahada güçleniyor . Aşina olduğum filmin hikayesine gelince ilk uzun metrajını izlediğimiz yöntemen David Nawrath yasa dışı bir durumunum yol açtığı acımasızlık karşısında çocuk yaşta terk ettiği oğlu ile yakınlaşan bir baba ile oğulunun çok özel hikayesini anlatıyor.,. Mekanda Berlin olunca.... Çok güzel çok. 10/9