Serseri

Yıl1967
Süre83 dk
TürKomedi, Duygusal

Hoyrat serseri Kazım, derbeder bir hayat sürmekte kulübesinde tek başına yaşamaktadır.Bir gün Zeynep gelir onunda insani duyguları açığa çıkar.Mahalle baskısı başlar karakola bile şikayet ederler nitekim Kazım dişlidir hepsini pataklar.

Doktora gider Zeynep'in ameliyatı için ama 15 bin lira lazımdır o da gidip bitirimhaneyi soyar lakin gerekli miktarı alır. Ameliyat ettirir yerine arkadaşını(S.TURAN) geçirir. Gözleri açılan Zeynep inanmaz sonrada herşeyi öğrenir.Cezaevine(Sultanahmet) gidip Kazım'ı bulur bekleyeceğini söyler.

Kadro

Oyuncular

23 kişi
Yapım

Künye

YönetmenO. Nuri Ergün
SenaryoSafa Önal
Görüntü YönetmeniÇetin Gürtop
YapımcıBerker İnanoğlu
Sinemaseverler

Yorumlar

20 yorum
enginyuksel19829 Temmuz 2024

Sadri Alışık ve Kocamustafapaşalı arkadaşı Süleyman Turan'ın oyunculuk ve Sema Özcan'ın güzelliğiyle bezeli bir film 8/10

caner aydin vegan12 Ocak 2021

Film farklı bir film. Sadri aksi bir insan. Müşteriye kötü davranan, selam sabahı olmayan. Balıkları can çekiştirerek öldürme sahnesi hoş değildi en başta. İlk başlarda kitap sattığı yer, beşiktaş mıydı acaba? Oraya benzettim. Benzer bir film daha vardı. Yine böyle sahilde kalıyordu. Karanlıklar Meleği idi filmin adı. Cuneyt arkin var hulya vardı orda da. Konusu tabi farklıydı. Başka bir filmde de nubar terziyan oynuyordu. Ağlama Değmez Hayat filmiydi adı. Başka bir filmde de göz doktoru olarak gözlerini ameliyat etmişti nubar. O filmde yine sadri var turkan ile. Adı sana layık değilim. Filmde gördüğümüz güzel şeylerden bir kaçı, rahat rahat içki, meyhane gibi ortamları görmemiz. Ne günlermiş dedirtiyor. Toplumdaki kirli zihniyeti de görüyoruz. Kadınla sadri bir arada kalıyor diye "namus" safsatasını öne sürüp birlikte yaşamalarını engelliyorlar. Saçma mahalle ortamı işte. Sadri insanları sevmemekte haklı yani. Suleyman turan iyi oynamış gayet. Rolü de güzel. Düşünme anlarında sadri nin, görüntüsü donuyor ve düşüncelerini duyuyoruz. Kendisiyle çelişmesini filan. Güzel efektmiş. Menekşe gözler filminde de sadri aşık olduğu kişi için kendini feda ediyordu. Burda da benzerini yapıyor. Bayağı duygusal sahneler. Hırsızlık yaptığını keşke itiraf etmeseydi, ne gerek vardı... Neyse ki mutlu sonla bitiyor.

MGUNAY30 Ağustos 2018

Sema Özcan'ı kulaklarım yanıtmıyorsa Ayten Gökçer konuşmuş.

TubaArtan23 Ağustos 2017

2. Çevrimi daha güzeldi fakat Sadri baba ayrıcalığını es geçemem 10/10

sinemaadamı18 Nisan 2017

kartal tibetin 1974 yapımı sığıntı filminin ilk çevirimi olmasına rağmen sığıntı daha başarılı olmuş. fakat bu filmdede sadri baba var. kendisine has oyun gücü replikleri mimikleri jestleri filmi kurtarmış 8 verdim ben. tv çekimi var ama oda kesik orjinali bulmayı çok isterdim. allah rahmet eylesin sadri baba gerçekten büyük bir oyuncuydu.

AlınYazısı27 Kasım 2016

Nusrettin iyi adamdı. üç çocuğu, karısı baldızı kaynatası arkadaşları vardı. yalnız değildi. İyi kötü sevmiş sevilmiş ömrünü heder etmemişti. Ya anladınmı kazım? anladınmı anam babam kardeşim arkadaşım kazım. Kazım, içi kapkara günleri yalnızlığın girdabında hayat pervanesinin ortasında döne döne avareleşmiş yitik bir adam. Ruhu uçup gitmiş gariban oltasına takılan iki üç balıkla geçinmeye çalışıp her gece meyhanenin yolunda evine dönerken tek göz odasına girip aynada gördüğü kendisine talihine , kaderine haykırır durur. Umutsuz ve karamsardır. Günün birinde kapkara dünyasına doğacak bir güneş ile yaşama tutunur. Dram dram dram türk sinemasında dram kategorisinde en yüksekteki tek ve rakipsiz isim Sadri ALIŞIK Muhteşem bir filmde muhteşem bir oyunculuk. Yaptığının sanki rol olmayıp yaşarcasına yaşayıp izleyiciye aktaran tek isim Sadri Alışık Bitirim Kazım karakteriyle adeta devleşmiş.

karadagli6129 Ocak 2016

Sadri Alisik in en güzel filmlerinden biri, defalarca izlememe ragmen bir yerde filmin oynadigini görürsem mutlaka tekrar izlerim, replik sayisinin fazla olusu filme olan ilgiyi cok artiriyor

muslumfurkanaydogdu23 Nisan 2015

Hayat demek ölümü beklemek demektir.Az çok hepimiz, denizi, yıldızları, ağaçları işte falanları filanları göreceğiz,bir çok şeyin tadına bakacağız sonra da ister istemez gidiyorum elveda şarkısını söyleyeceğiz.Öyleyse gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun.

jeremiekhan14 Eylül 2013

olağan üstü doğal ve samimi bir yapım

FOSTERKANE1 Haziran 2012

<p>türk senaryo yazarları ve yönetmenler chaplin in filmlerinden cok etkilenmistir. zaten chaplin icin amerikan sanatcısı degil dünya sanatcısı demek daha dogru olur. filmlerindeki konular herhangi bir baska ülke sinemasında kolayca uyarlana bilinir. konu insan ve insan sevgisi oldugundan dünyanın her tarafında chaplin in filmlerinden alıntılar yapmak kolaydır. türk sinemasında en cok kullanılan konulardan biri chaplin in the kid (1921) filmi olmustur. birde city lights (1931) ve limelight (1952) olmustur. mesela the gold rush (1925) veya the circus (1928) nedense pek ilgi görmemistir. belkide fazla masraflı olur diye yapımcılar ilgi göstermemistir. city lights uyarlaması olarak cafer bey (1970/tunc basaran) veya en büyük saban (1983/kartal tibet) filmleri vardır. limelighit uyarlaması olarakta gülerken aglayanlar (1973/nejat saydam) veya sevdim seni (1987/gökhan güney) filmleri vardır. bu filmler birebir uyarlamadır. ama bu iki filmden bir film yapan sanırım ilk memduh ün üc arkadas (1958) filmi olur. film konu itbarıyla bir city lights uyarlaması olarak görünsede aslında limelight filminden de etkilenmistir. elbette birebir bi uyarlama degildir. söyle anlatıyım : city lights da görme özürlü bir yoksul bir kız vardır: chaplin bu kızı cicek satarken tanır asık olur ve kızı takip edip caresiz durumunu anlar. yani kızla aynı evde kalmaz.oysa limelight daki muhtac kızı evinde barındırır. kız iylesinceye kadar da kıza asık olur ama yasından dolayi kızın kendisine asık olup olmadıgını bilmez. kızın kendisine iylik yaptıgı veya acıtıgı icin sevdigini zanneder.istemeyerek onun hayatından cıkar ve kızı özgür bırakır. bence üc arkadas her iki filmden de -city lihts ve limelight- etkilenmistir. bu filmde cok basarılı olunca elbette benzerleri/tekrarları yapılmıstır. iste serseri olsun veya, ibrahim tatlıses ın cektigi sevdalandım (1984) filmi olsun. </p><p>chaplin in limelight konusunu ele alırsak - muhtac bir kızı evinde misafir eder ve ona asık olur. ama kız kendi dünyasına ait degildir ve muhtaclıgı bitince elbette kendi yolunu tuttacaktır -. konu benzerlıgle ah güzel istanbul (1966), serseri (1967) ve menekse gözleri (1969) filmlerini ben bir ücleme olarak görüyorum. zaten her üc filminde senaryosu safa önal a ait. menekse gözler filmi dısında evinde barındırdıgı kız sadri yi gercekten severmi tam olarak bilmeyiz. limelight filminden evvel böyle bir konuda baska bir film varmı bilmiyorum. sanırım chaplin bu konuda film yapan ilk yönetmendir ve bu konuyla da türk sinemasına (bence) cok katkıda bulunmustur. </p><p>kazım (sadrı alısık) dünya ya küsmüs kendi kendine yasayan biridir. aslında kendide halinden memun degildir bazen kendinde sorgular &quot;yoksa ben kötü bir adammıyım&quot; diye ama yinede insanların icine girmeyi istemez. bu yalnızlık icinde istemeden tanıdıgı insanlarında kalbini kırar. nalan la (arsuman arsan) eglenceli bir gece geciriyim derken istemeyerek nalan ı aglatır. gerci nalan da istemeden kazım ın kalbini kırar &quot;...sacların kırlasmaya baslamıs&quot;. kazım ın buna tepki göstermesi hala yarınlardan ümitli oldugunu gösteriyor. yeni tanıstıgı arkadası (süleyman turan) kendi gibi yalnız yasadıgını ögrenince sevincten &quot;ulan yasa be&quot; der. ama arkadası kendi yalnızlıgından dert yanınca kazım istemeden onunda kalbini kırar. yüz ifadesinden arkadası gibi düsündügü belli ama bunu kabul etmek zor gelir kendine. eve kosar adımlarla varınca tek basına yine yakınmaya baslar. hatta korkmaya bile baslar &quot;yaslanıyorsun gücün kalmıyor... eskiyi unut sokul insanlara sevdirdi kendini&quot; der ama yinede vazgecer iyimserlikten &quot; yapamam, yapamam alay ettiremem kendimle. ardımdan teneke caldıramam gecmiz ola artık&quot; . fakat kazım daki bu herkese yalnızlıgından memun oldugunu göstermek ve sonradan bu yalnızlıktan korkmak arasındaki gelip gitmeleri en iyi muslettin in ölüm haberi alınca görürüz. meyhanede &quot;gidiyorum elveda sarkısı&quot; der ama evine varınca hic gülmeden yasayıp ölme korkusu yasadıgını hatta muslettin e imrendigini görürüz &quot;günü gelince gidiyoruz elveda sarkısı tamam öyle mi ? ... öleceksin diye korkudan ödün patlıyor...muslettin iyi adamdı ...yalnız degildi iyi kötü sevmis sevilmis ömrünü heder etmemisti anladın mı kazım anlatın mı anan babam kardesım arkadasım kazim&quot;. muslettin i ve kazım a sitem eden esini filmde nedense görmüyoruz. kazım gibi yalnızlıktan bunalan evinde kendi kendi konusan balıklarla dertlesen tesadüf sonucu tanıdıgı zeynep hayatına gülmeye baslar. ilk basta zeynep e karsı soguk durur ama bellir li bir zaman sonra ona alısmaya sevmeye baslar. karamsarlıgı devam etse bile zeynep le bir ısık dogar hayatına. zeynep tüm carezligine ragmen kazım dan daha ümit dolu bakar yarınlara (daha dogrusu öyle görünür) bu da kazım ı etkiler. kazım kücük dünyasında kendince mutlu olmaya baslar. fakat bu mutluluk uzun sürmez. iskinin etkisiyle zeynep kendinden gecer ve kazım da onun kadar da mutlu olmadıgını anlar &quot;bıktım gülümsemekten yalan söylemekten usandım yoruldum bu karanlık öldürüyor beni icim acıyor utanıyorum kahroluyorum sim siyaha bakacak gücüm kalmadı artık ... görmek istiyorum...&quot;. zeynep basta sergiledigi iyimserlikte böylece yalan cıkar kazım ın gidiyoruz elveda sarkısı. zeynep i tanıdıktan sonra kazım ın yıkılısı olur bu. artık zeynep istedigi kadar mutlu birini oynasada kazım bunun yalan oldugunu bilecek. bu yetmezmis gibi birde mahalelenin namus bekcileri havlamaya baslar. kazım dan zaten nefret ederken - cinsel aclıgın getirdigi kinle - kazım a baskı yapmaya baslarlar. kazım her ne kadar kendini ve zeynep i korusada buna uzun süre dayanamayacagını anlar &quot; bu is biter malesef. zeyne i buralarda tutamam artık...barınamayız da zaten. sabah aksam kapımıza dayananlarla bas ettemyiz baska semte de kacsak aynı hikaye insanın oldugu her yerde dava aynı dava&quot; . burda ilginc olan kazım ın evini namus bekcileri bastıgında da zeynep buna benzer bir yorum yapar &quot; hakları var...nasıl yasadıgımızı kimseye anlatamayız...ortada namus lafı oldu mu akan sular durur.basımıza gelmedik kalmaz. birgün bir tatsızlık olacagını biliyordum sende biliyordun&quot;. belli ki zeynep evvelden buna benzer bir olay veya olaylar yasamıs zaten niye gidecek yeri olmadıgını tam olarak ögrenmiyoruz. gerci kazım kendini ve zeynep i korumayı dener ama bunda gücü yetmez. böylece kazım ne yazık kı haklı cıkar karga/ak güvercin tartısmasında &quot;bütün nesimizi hüsran ediler.gördün mü insanlarını ? karga degil fare bile coktur bunlara &quot; bu defa zeynep de iyimserligini korumayaz cünkü kazım ın söyledikleri dogru cıkmıstır. bu kadar caresizlik icinde zeynep den vazgecmeye razı olur &quot;bari bir faydam dokunsaydı. param yok ki vereyim forsum yok ki güzel bir is buluyum gözleri görseydi hic degilse ucuruma düsmezdi bir yol bulur düm düz yürüyüo giderdi&quot;. zeynep in ameliyatı icin bir delilik yapar ve hirsızlık yapar. soygunu yaptıktan sonra zeynep e ameliyat parasını buldun diye müjdeye verirken hıckıra hıckıra aglar. belki zeynep onu sevincten dolayı aglar zanar ama biz biliriz aslında zeynep i artık tamamen kayıp edinden dolayı aglatını.zeynep icin kendini kurban eder ve hapse düser hatta yalnız kalmasın diye arkadasının kendi yerine gecmisini ister. zeynep bunu anlar ve herseyi ögrenince kazım a kosar. filmin sonu zanıldıgı gibi mutlu bir sonla bitmez gerci öyle görünür ama mutlu bir son degildir bu. kazım hapisde ne kadar yatacak ?, zeynep ne kadar onu bekleye bilecek ?. zeynep kazım ı gercekten seviyormu ? yoksa yaptıgı iyliklerden bir vicdan borc mu ? </p><p>bunların dısında : 1. ömer nuri ergün ün bence en güzel filmi bu. 2. görüntü yönetmeni cetin gürtop olmasi cok iyi olmus. o yıllarda genelde sezer filmin kadrolu görüntü yönetmeni nejat okcugil di. ve bence kötü bir görüntü yönetmeniydi. gürtop olması filmi daha güzel yapmıs. gerci arsuman arslan la cekilen sahneler bana okcugil tarafından cekilmis gibi geldi. 3. sezer filmi icin cesaretli bir film olmus. genelde o yıllarda erler film ve kemal film gibi pembe bir dünya, iyi insanlar/komsuların oldugu filmler yapılırdı. halbuki bu filmde soguk bir hava var. filmdeki kahrmanlar ümitsiz bir dünyada yasıyorlar. filmin 2. cevrimi sıgıntı (1974) bu kadar karamsar degildir.bundan dolayı ilk cevrim daha gercekci olmus. 4 trt ah güzel istanbul filminde yaptıgı gibi bu filmide ne yazik ki sansürlemis gerci ah istanbul filmdeki gibi cok degil ama yine bir iki sahne makaslanmıs. 5 bu filmin bir ilginc yanında alısık dısında filmideki oyuncuları seslendirenler kim oldugunu bilmememis. mesela süleyman turan seslendiren kim veya senih orkan ı. sema özcan ında cıkaramadım. acaba colpan ilhan ın mı sesi ? 5.donmus kareler film cekirlirken mi düsünüldü yoksa kurgulanırkan mı ? bence kurguda düsünülmüs olmalı cok isabetlide olmus. böylece kazıma izleyici olarak daha da yakınlasiyoruz. 6. sadrı alısık usta ne desem ne yazsam az kalır. rahmetli dünyanın en iyi oyuncular sırasında ilk 5 e girer. sahiden muhtesem bir oyuncuymus. </p><p>SANSÜRLENEN SAHNELER : 1. kazım ın genel eve gittigi sahneler. trt versiyonda nalan ın birden nerden cıktıgı belli olmuyor. 2. zeynep in kazım evinde kalmya karar verdigi sahneler kesilmis. ikisi cama dogru yürürken kazım : sen görüyormusun yoksa ? zeynep : galiba senden iyi görüyorum. kendime göre görüyorum. yıllardır unuttum nasıl olduklarını simdi uyduruyorum. nasıl istersem öyle hayal ediyorum.gidelim artık. kazım : bosver. gitme burda kal. yardim etde ben senin gibi görmeye calısıyım. 3. belli ki bu sahnelerin kesilmesi iyi örnek olmak dertinden kaynaklanıyor. zeynep : bizim böyle karsılıklı iski icmemis dogru mu ? kazım : sende mi sende mi allahını seversen ? zeynep : ne ? kazım : canım, kötülük iskide degildir ki zeynep insanlartadır ama sucu hep iskinin üstüne yüklerler. zeynep : icelim öyleseyde. kazım : hadi icelim bakalım. zeynep : iylige icelim. </p>

benimsinema4 Şubat 2012

<p>sadri alisik olunca is degisiyor tabii... alisik sanki oynamiyor yasiyor herseyi...sema diger filmlerine göre cok cok iyi. izlemeye tavsiye ederim</p><p>film bende mevcut </p>

kariz_ma_3515 Ocak 2011

<p>Hayatın bütün darbelerini almış olan &quot;Kazım&quot; Sadri Alışık ve kör kız &quot;Zeynep&quot;, Sema Özcan'ın etkin dramı.&quot;Kazım&quot; Sadri Alışık balıkçılık yaparak kendi halinde tek başına geçinen biridir.Bir gün eve döndüğünde kapısının önünde kör bir kız bulur konu komşuya götürür kimse sahip çıkmaz kıza.Bir süre beraber kalan ikili herşeyi birlikte paylaşırlar.Kazım'ın diğer alışkanlığı ise kumar oynamasıdır.İnsanları sevmemesidir.Çünkü çok acı çekmiştir.Filmin sonlarına doğru dayanamaz ve bir yeri soyar hastaneye yatırır kızı.Gözünü açtırır kendisini ihbar ettirip hapise girer.Başınada emanet ettiği arkadaşı Süleyman Turan'dır.Oda dayanamaz ve herşeyi anlatır Zeynep'e.Bu filmin diğer versiyonu Kartal Tibet ve Esen Püsküllü rol almıştı.Fakat bu çevrimi bana daha başarılı geldi.Sadri Baba'nın filmdeki etkisi ve başarısı malum.Filmin aktrisi Sema Özcan'ın oyunculuğu gerçekten oldukça başarılıydı.Sadri Alışık'ın üst düzey oyunculuğu ile oynadığı unutulmaz siyah beyaz filmlerinden.</p><p>&#160;</p>

Alın yazısı11 Eylül 2010

<p>Kartal Tibet ve Esen Püsküllü'nün Baş rollerini paylaştığı ''Sığıntı'' Filminin İlk çevrimi , Fakir bir balıkçı olan Kazım'ın kendi yalnız dünyasında kendisiyle bile barışık olmadan yaşayışının Öyküsü. hem kartal hem sadri İki Usta'da Çok güzel oynamış. özellikle Sadri Alışık bu tür dramatik rollerde bir numaradır. Mutlaka izlenmeli</p><p>&#160;</p>

MGUNAY14 Haziran 2010

Sadri Alışık'ın üst düzey filmlerinden birisi ayrıca Sema Özcan sevimliliği ve güzelliğiyle göz dolduruyor Sema hanımın tanminimce kendi sesi galiba bu filmde.

Senden Başka17 Haziran 2009

<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman"><span>         </span>Bitirim Kazım, kendisi derya deniz bir insan ,açık sözlü ,bazen hoyrat<span>  </span>,temiz yüreği katlanamaz insanların iki yüzlülüğüne,dar görüşlerine &#8230;.</font></font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Onlardan , kendini soyutlaması bundandır, yalnızlığı sevmesi yani mertliğindendir.</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3">Denize döker içini ,balıklarla dertleşir ,hatta bir deniz kızı düşler gözleri kara ,kalbi güvercin .</font></p><p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"><font size="3"><font face="Times New Roman">Zeynep &#8216;in<span>  </span>,gözlerinin görmeyişi, Kazımın yüreğinin, güzelliğini görmesine engel olmaz .İkisi de kendi içlerinde utangaç ama yürekli bir sevdaya düşerler .Kazım onun için hırsız olmaya razı olur Zeynep te gözleri kapalıyken sevdiği aşkını tanır ,bulur ve ona aşkını ilan eder.Bekleme sözü verirler hapiste de olsa kavuşurlar.<span>  </span></font></font></p><span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt"><span>   </span>Filmde en çok sevdiğim başka<span>  </span>bir ayrıntıda; Kazım &#8216;ın düşündüğü karelerde<span>  </span>görüntünün donmasıydı.</span>

wunsch vertrauen15 Haziran 2008

<p>Filmin ikinci versiyonu 1974 yılında başrollerinde Kartal Tibet ve Esen Püsküllü'nün oynadığı <strong>Sığıntı</strong> adıyla çevrilmiştir. Her iki film de ayrı güzel. Serseri'de usta Sadri Alışık'ı oyunculuğunu döktütürken görüyoruz, siyah beyaz bir film olması daha bir güzellik katıyor. İkinci çevirm Sığıntı'da Kartal Tibet de bu rolü çok güzel icra etmiş. </p>

cgural2 Mayıs 2008

<p>Balıkları bir tane onun.Boğaz'da tutarken balıkları öyle güzel konuşuyor ki.Hele bir de İstanbul'un o eski yüzüyle...</p><p> Zeynep yani Sema Hanım da öyle güzel ki.</p><p>Hoşunuza gidecek, Sadri abimizi bir daha sevdirecek sıcak bir film.</p><p>Gönül isterdi ki bu filmlerin tıpkı yeniler gibi en kaliteli negatifleri olabilsin, onlardan DVD'ler yapılabilrsin ama ne mümkün.67 yapımı bir film için yine de TRT iyi arşivlemiş negatifleri, ara sıra gece yarıları oynatılıyor. </p>

dinamik2713 Nisan 2008

bu film defalarca hatta haftada bir kez trt de oynuyor artık yeter be başa fil yok mu filmi ezberledik artık

sultanhastası4 Şubat 2008

Gözleri görmeyen ama hayata olumlu bakan Zeynep ile insanlardan nefret eden balıkçı Kazım'ın öyküsü. Kazım bir gece yarısı kulübesinin önünde bulduğu kör Zeynep'e bir gece kalması için evine götürür ama ertesi sabah acır ve kızı dışarı atamaz. Zeynep'in hayatına girmesiyle iyice değişen Kazım, genç kıza aşık olur ve gözlerinin ameliyat masrafını bulmak için hırsuzlık yapar. Daha sonra Zeynep'in karşısına çıkamayacağı için arkadaşını kendi yerine geçirir. Çok güzel ve duygusal bir film.

performer26 Ocak 2008

<p>sadri alışık'ın her oynadığı filmi izlemeye çalışıyorum. bu film trt1'de yayınlandı ve kaydedip izledim. bir insan nasıl hem komik hemde hüzünlü olur.  her  iki türü başarı ile oynayan bir aktör.allah gani gani rahmet eylesin.</p><p>bu filmde oyunculuklarını beyendiğim isimler,</p><p>sadri alışık,</p><p>sema özcan ve senih orkan. </p>

Yorum yaz

Benzer

Sadri Alışık'in diğer filmleri

Filmografi →