Sinema Filmi Türkiye 2001 ▶ Tam film

Şellale

Yıl2001
Süre120 dk
TürDram, Komedi, Politik
Vizyon16 Kasım 2001
Seyirci230.001

Filmdeki olaylar, 1960 yılında, 27 Mayıs askeri müdahalesinden bir buçuk ay önce Antakya'nın Harbiye beldesinde cereyan ediyor. Türkiye'nin 27 Mayıs öncesi içinde bulunduğu ekonomik ve politik kriz, Harbiye'li bir ailenin trajik öyküsüyle yansır. Cemal'in DP'li babası ile CHP'li amcası arasında, politik tercihleri yüzünden devamlı bir kavga vardır.

İki kardeş birbirinin yüzünü bile görmemek için evlerinin bulunduğu ortak avluyu, yüksekçe bir duvar inşa ederek bölerler. Fakat bu duvar birbirlerine sataşmalarını ve duvara merdiven dayayıp duvarın tepesinde birbirlerini hırpalamalarını engellemez...

Aile efradı arasındaki sonu gelmez kavgalar, suçlamalar ve nedenini bilmedikleri nefret ironik bir dille anlatılırken, kasabalıların rüyalarını anlattıkları Harbiye Şelalesi'nin öyküsü, lirik bir şekilde araya girer. Kasabada şelaleye rüya anlatma geleneği mevcuttur, çünkü onların deyimiyle "rüyalar sadece akan suya anlatılır ve yorumları Yusuf Peygamber'e mahsustur".

Bu geleneğe bağlı olarak Cemal de kız kardeşi Şehra ile sık sık şelaleye giderek rüyalarını anlatır. Bir gün baraj yapmak için şelalenin ağzını genişletmeye kalkan bir inşaat ekibi, şelale ağzındaki kayaları dinamitleyince kayalar yarılır ve şelale suyunun önemli bir kısmı kaybolur. Bu olay, kasaba halkında çeşitli reaksiyonlara sebep olacaktır...

Video

Filmi izle

Şellale - Eski Türk Filmi Tek Parça (Restorasyonlu)
Kadro

Oyuncular

30 kişi
Yapım

Künye

YönetmenSemir Aslanyürek
SenaryoSemir Aslanyürek
Görüntü YönetmeniHayk Kirakosyan
YapımcıYalçın Kılıç, Ezel Akay
ŞarkıSunay Özgür
Sinemaseverler

Yorumlar

15 yorum
Göztepe10 Haziran 2019

Filmi beğendim geçmişin büyük sancılarını işlenmesi 60'lı yılların yaşam tarzı iki farklı siyasi görüşü kardeş rollerde Aykut Oray ile Ali Sürmeli harikaydı. Nurgül Yeşilçay ile Fikret Hakan'ın filmin başlarında çıplak sahneleri ve Hülya Koçyiğit'in filmde küçük kızına fahişe, küçük o....pu demesi rahatsız ediciydi onun dışında filmi çok başarılı buldum.

kartal tibet tutkunu13 Ağustos 2011

Ben bu filmin ilk başında Fikret KUŞKAN'ın, filmin finalinde de Nurgul YEŞİLÇAY'IN erotik figür olarak neden kullanıldığını bir türlü anlayamadım. Oysa, Hülya KOÇYİĞİT Tuncel KURTİZ ve seçkin cast'ı harkulade oynamış olarakta buldum. Birde filme tema olarak ilgi çekiçi konsept olarak Antakya ya has otantik uyarlama çalışma yapılmış olarakta izlediğimi söyleyebilirim.. Bunca emeğe karşın filme ilginin az olması bence enteresan.

elifyilmaz26 Haziran 2009

hamdi alkanın kendini vurduğu sahne çok komikti bi orasını beğendim

Exotic22 Haziran 2009

Hulya Kocyigit seneler sonra Come Back'ini bu politik/dram filmiyle yapmisti... Turkiyenin 27 mayis oncesi icinde bulundugu ekonomik ve politik kriz bir ailenin hikayesiyle anlatiliyor.Cok begendigimi soyleyemem ama dram sahneleri guzeldi.Tabiki filmin en cok konusalan sahnesi ''ozamanlarin Gulsumu'' yani Nurgul Yesilcayin erotik ciplak sevisme sahesiydi. Evet ciplak ve sevisme sahnelerine karsi degilim. Ama bu sahne gercekten cok gereksizdi..Odul alinacan bir sahnede degildi ve Nurgulun hic bir rolu yoktu filmde.. Ordan oraya kosan genc saf bir kizi canlandiriyordu.. O 10 dak icinde goguslerini gosterdi ya hemen bravo yani :) Mesela Vicdan filminde goguslerini gosterseydi oke derdim ama bu filmde cok gereksiz olmus. Nurgulun goguslerini gosterdigi yetmiyormus gibi Fikret Kuskanda cirilciplak soyunuyor bu filmde. Yani cok yonlu bir film dram mi politik mi komedi mi ? Yonetmenimiz karma bir film yapmak istemis ama basaramamis..Nurgulude soyundugu icin kutluyorum :) ama keske baska bir filmde soyunsaydin Nurgulcum!

sinemaaşığı13 Haziran 2009

tuncel kurtizi ayakta alkışlıyorum

teneketrampeto7 Eylül 2008

<font size="3"><font face="Times New Roman">Antakya&#8217;nın bir yöresinin kültürel inanışlarından &#8220;şelaleye rüya anlatma&#8221; dan yola çıkan bir senaryoda Amerika&#8217;nın pislikleri ancak bu kadar anlamlı <span> </span>ve etkili <span> </span>anlatılabilir.. .Başrolde bütün oyuncular var evet..yani halk... ne kadar da güzel olmuş ve hepsi ne kadar da başarılı..Asıl bu gibi filmlerin senaryosu da yönetmesi de zordur, çok zenginlik ve doluluk ister çünkü.. Kopukluk ne kelime tersine bir bütünün parçaları var mesajlarında..Her karede o dönemin siyasetlerinin ve Amerika&#8217;nın insanı nasıl çok yönlü harap ettiği sergileniyor halkın doğal yaşamından kopmadan hemde. &#8221;<strong>çocuklar rüya görmezse yaşayamazmış</strong>&#8221;..O şelale yılların şelalesi insanların suyunu içtikleri,çamaşırlarını yıkadıkları,rüyalarını anlattıkları..şelale kurutulursa ne çocuklar rüya anlatabilir,ne suyunu kullanabilir,ne etrafında kendine özgü (filmdeki gibi bazen kavgaya dönüşen) <span> </span>eğlenceler kurabilir..manevi değerler de köreltilirse nasıl yaşar insan?..Bunun yanında okullarda Amerikan sütü içme mecburiyeti Kel Selim&#8217;in deyimiyle &#8220;Eşek sütü &#8220;çocukları rüyasında bile rahat bırakmaz kabusa dönüşür.&#8221;İsyan çıktı&#8221; diyerek asker çağrılır..Bu bölümler de de traji komedi var...Fülüt sesini duyan asker memleketinin çalgısını anımsayacaktır elbet ve oraya neden geldiğini unutacaktır da tabii..:)bu da bir mesaj..Arama yaparken nerden tanıyacak Stalin&#8217;in resmini Kel Selime kanıverecektir tabi ,sonra &#8220;emiralay Abdulrezzak&#8221;ın resmini koyuverecektir yerine.. Kel Selim&#8217;in eşinin kemikleri karşısında nasıl perişan olduğunu görecek maneviyatın güçlülüğü karşısında onlarda çekip gidecektir tabii..Kimi eşek-kedi <span> </span>kesip sataar, kimi bakliyat çuvalına iki katı toprak katar..Aramalarda foyaları ortaya çıkanlar hep de kendi halindeki vatansever <span> </span>Kel Selimden bilirler her şeyi.Vatanseverdir ya &#8220;goministtir&#8221; ya günah keçisidir,çıban başıdır ne de olsa...İki kardeş birbirleriyle partiler yüzünden kavga ede dursun önemli olanlar unutturulmuştur onlara...ikisi de geçim derdi içindedir oysa...Amerika&#8217;nın stadyumu için köye kazık çakan(Kazıktan da iyi bir ironi yapmışlar ama..:) abi rölündeki.Aykut Oral çalıştığı işçileriyle yine açtır yine aç..sırf hakkını istediler diye nezarete atılacaktır elbet..İşte aldığım bir mesaj daha;Eşekler tepişirken arada atlar ezilir!..Ve elbet evde korkudan eskiden kalma sıradan kitaplarda yakılacaktır.Ve hiçbir zaman ayakkabısı olmamış (çocukluğumdan da tanıdığım) kocaman naylon o yeşil ayakkabılarla gezen <span> </span>Şerha..Şehra <span> </span>ateşi ayaklarıyla söndürürken alev alır..İşte beni en çok etkileyen bölüm;Şerhanın ölümü<strong>...&#8221;vaah yavrum<span>  </span>vaah bu nüsübet bula bula seni mi bulacaktı? Bunca</strong> <strong>nefretin faturası sana mı</strong> <strong>çıkacaktı?</strong>..&#8221;Cemalin Şerhaya aldığı küçük beyaz ayakkabılarla koridorda kalakalması..iki kardeşin duvarı yıkıp sarıldıkları an..Filmin sonunda radyodan bağımsızlık savaşı haberleriyle suları iyice azalan şelalenin eskisi gibi tekrar gürül gürül akmaya başlaması..Özellikle konulmuş temalar olsa gerek..Bir tek filmin başından beri beraber olamadığı karısını kovalayan adamı filmin sonunda da görünce pek anlam veremedim..Bağımsızlık savaşının başlamasıyla murada eren insanlar arasında onlar da bir figürmüydü yoksa?..Bir tek bu kısmı etkileyici sonda<span>  </span>pek de anlaşılmayan bir fazlalık olmuş..Bunun dışında <span> </span>her yönüyle çok başarılı , etkileyici ve izlemekten mutluluk duyduğum bir <span> </span>film... </font></font>

Halil Güneşli18 Ağustos 2008

bu filmi izledikten sonra artık karar vermeye başladım ki türk sinemasında bu tarz filmleri sayısı arttıkça filmilerin de düzeyi artacaktır, aynı anlat istanbul filmindeki gibi artık türk sinemasında kalabalık kadrolu filmlerde başrol oyuncusu yok, herkes başrolde, fikret kuşkan bile filmin ilk 5 dk görünüp bir de filmin son 3 dk görünüyorsa bu türk sinemasında yeni çığırların açıldığının resmidir, ne mutlu türk sinemasını amerikan sinemasına tercih edenlere

babyofjackie11 Temmuz 2008

<p>Kel selim.. Tuncel Kurtiz.. Bu filmin kahramanı kel selim..</p>

taxcusbacade4 Haziran 2008

<p>Şellale çok yönlü bir film.Politik yönü daha ağır basan komedi ve dramı da içinde barındıran bir film.Ama yönetmen bunları yaparken filmin bütünlüğünü koruyamamış.YaniÇok yönlü film yapayım derken aslında iyi bir film çıkaramamış.Oyunculara rol paylaşımını adaletli kuramamış.En önemlisi filmin konusu yok.Filmin ana konusu olur olaylar onun etrafında gelişir.Bu filmde birçok konu var bağlantı kopuk</p>

emre844 Nisan 2008

Çok iyi bir film cast mükemmel

Jnuo1 Şubat 2008

    Çok güzel bir film olmasa da Sırf Tncel Kurtiz için izlenebilecek bir film. Aynı zamanda Aykut Oray ve Ali Sürmeli nin performansı da iyiydi...

Yuxel190715 Eylül 2007

Kötü bir film, galiba yönetmen araya bir kaç erotik sahne ekleyince filmin seyredileceğini düşünmüş..

helince10 Ağustos 2007

Ben iyi bir sinema izleyicisi olan arkadaşlarıma şunu demek istiyorum. Film anlamsız gelebilir size, beğenmeyebilirsiniz. Belki de filmden çok fazla şey beklediğiniz için hayal kırıklığına uğradınız. Ama Semir bey öyle tanınmış, çok film çekmiş bir yönetmen değil ki. Çok yadırgamayın bence. Bir de beğenmiyorsanız sizin fikriniz, ama kimseye izlemeyin demeyin. Bakın siz de bile kötü de olsa bir fikir edindiriyor. Bu sayede filmler arasındaki kaliteyi ayırt edebiliyorsunuz. Bırakın insanlar da izlesin iyi yada kötü fikir edinsinler. İyi seyirler.

okan toprak18 Ağustos 2006

duygusal ve hoş bir film. ama bunun dyışında fazla bir özelliği yok.

tamerking27 Eylül 2005

film vizyona girmeden önce sinemalarda insanı meraklandıran bir fragmanla tanıtıldı..yani çok iyi bir yem atıldı..bende o yeme balıklama atlayan insanlardan biriyim...filmin vizyona girdiği ilk gün büyük bir heyecanla gidip seyrettim...film bitip ışıklar yandığı zaman kendimi tam anlamıyla kefal olarak gördüm..yani böyle bir yeme atlamamak olanaksızdı doğru ama bu kadarda olmaz ki artık... son yıllarda sinemaya gelen bütün Türk filmlerini seyretmeye çalışıyorum...yani onlara daha bir sempatiyle gidiyorum..önyargısız ve büyük bir istekle...son yıllarda büyük bir atılım yapan Türk sineması her kesimden seyirciyi yavaş yavaş sinema salonlarına çekmeye başladı... çekmeye başladı da bazen önümüze öyle yapıtlar geldi ki artık insanlar türk sinemasına tekrar soğur duruma gelmeye başladı..bunların en başında Dansöz ve Hemşo geliyor..şimdi izleyicilerin büyük bir bölümü bu filmlerden nefret etti..ama gelin görin ki box offıce ler de bir çok kaliteli yapımı solladılar...şimdi önümüze sürülen film Şelale...oyuncu kadrosunda yılların emektar oyuncuları ve tiyatrocuları göze çarpıyor...ama sakın bu sizi yanıltmasın...bir kadro ne kadar iyi olursa olsun senaryosunda iş olmazsa Şelale'nin düştüğü duruma düşe bilir..tamam belki film yine box offıce ler de yukarı sıralarda yer alacak...ama insanların ilerde birbirlerine Şelale filmini hatırlıyor musun diye sorduğunda kesinlikle ağza bile alınmayacaktır... ne bir Eşkıya ne bir Züğürt Ağa nede Türk sinemasının saygın filmleri arasında yer alacaktır.. eğer ben bir film çekersem(bu mutlaka olacak) filmimin box offıce ler de üst sıralarda yer alıp hiç saygı görmemesindense 10-15 bin seyirci tarafından seyredilip yıllarca hatırlanmasını o filme saygı duyulmasını isterim... zaten şöyle bir Türk sinemasının son yıllarına bakarsanız bunu çok daha iyi anlarsınız...Zeki Demirkubuz, Serdar Akar,Ferhan Özpetek (İtalyanlar değerini bildi ama biz hala bilmiyoruz!!),N.Bilge C. gibi yönetmenlerimizin filmleri hasılatlarda yerlerde sürünürken hala sinemayı seven insanlar tarafından saygıyla bahsedilirler...Türkiye'yi sinema alanında yurt dışında en iyi temsil edenler hala onlardır... neyse konuyu fazla uzatmadan tekrar Şelale'ye dönelim...nedir bu filmi bu kadar kötü yapan... en başta senaryosu...bu kadar eksik bu kadar boşluklarla dolu senaryoyu ben Dansöz filminde bile görmedim...film filmden çok TV&#8217;de yayınlanan Olacak O Kadar adlı programın skeçleri gibi oradan oraya atlıyor ve sanki skeç seyreder gibi bize filmi ittirmeye kalkıyor... filmde ne bir ana karakter var nede doğru düzgün ele aldığı bir konu...tamam böyle çoklu hikayelerin anlatımı biraz zor olur.. ama bu kadarda çığırından çıkartılmaz ki??? Ege Aydan gibi bir tiyatrocu bütün film boyunca nedenini bilmediğimiz şekilde elinde satırla karısını kovalamak için mi bu filmde oynadı...hadi oynadın.. hiç mi sormadın ben niye film boyunca koşacam diye...eğer sorup cevabını aldıysan da neden biz filmde bunu bir türlü anlamıyoruz!?! koskoca Tuncel Kurtız bile artık böyle saçma sapan filmlerde oynuyorsa ben daha diyecek bir söz bulamıyorum...ne oyunculuklar oyunculuk,ne senaryo senaryo nede yönetmenlik yönetmenlik....kısaca her şey koca bir sıfır..filmdeki diyaloglar daha çok okul müsamerelerindeki oyunları hatırlatıyor...bütün oyuncuların bu kadar amatörce oynadığını görmek beni çok güldürdü... hımmm bir şeye değinmeden geçemeyeceğim...Herkes Kendi Evinde filminin görüntü yönetmenliğini de yapmış olan ve benim çok beğendiğim bir görüntü yönetmeni olan Haik Kirakossian belki de Şelale filmindeki tek övgüye değer kişi..yine ustalığını konuşturmuş... bu filme gitmediyseniz bence çok iyi yapmışsınız..sakın gidip de şu bilet pahalılığında bu filme para vermeyin...yok sana ne oluyor ben illa seyredeceğim diyorsanız bilemem...ama en azından sizi uyardığımı bilin .. NOT: Türk Filmi Arşivcileri .. Görüşelim .. [email protected]

Yorum yaz

Benzer

Hülya Koçyiğit'in diğer filmleri

Filmografi →