Düş Kırgınları
The Disenchanted
YönetmenSelim Güneş
YapımcıNur Güneş
SenaryoSelim Güneş
Görüntü YönetmeniFeza Çaldıran
MüzikMehmet Eroğlu
Yapım şirketiAğustos Film
Ortak YapımcıAli Bayraktar, Nurhan Sıdal
Uygulayıcı YapımcıSerhan Nasırlı
Yıl2018
Süre98 dk
TürDram, Duygusal
Vizyon15 Haziran 2018
Seyirci775
Kuzey ve Sami yıllarca hayata karşı birlikte mücadele etmiş iki dosttur. Geçmişten kopmayan ve geleceğe dair umutları olmayan Kuzey ve Sami’nin birbirlerinden başka kimseleri yoktur. Kuzey ölümü beklemektedir, Sami ise Kuzey’i. Bir gün yaşadıkları kasabaya Şafak’ın gelmesiyle hayat Kuzey için farklılaşmaya başlar. Şafak ilk görüşte Kuzey aşık olmuştur; fakat Kuzey kendini kaptırmaz. Sadece sevmek ister ama onu da pek beceremez. Defalarca Kuzey’den ayrılıp sonra geri dönen Şafak, son ayrılığının ardından geri dönmez. Aradan geçen 5 yıla rağmen Kuzey Şafak’ı aramaya devam eder.
Video
Fragman
Kadro
11 kişiOyuncular
Yapım
Künye
ŞarkıMete Aygüven
KurguSelim Güneş, Ahmet Can Çakırca
Sanat YönetmeniNatali Yeres
Yardımcı YönetmenVural Uzundağ
BestboyAhmet Albal, Mustafa Özdağ
Kostüm AsistanıMeltem Balakan
Ses TasarımGökhan Tandoğan
DağıtımcıBaşka Sinema
Sinemaseverler
1 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →
















Mehmet Eroğlu’nun ‘Düş Kırgınları’ romanının filmini çekmeye karar vermenin arkasında ne vardı diye düşündüm? Mekan değişikliği çok az olan, daha çok iç konuşmalarla yürüyen dolayısıyla maliyet yükü de sınırlı olacak bir roman olduğu için olabilir m i? Ege sahil kasabalarında Karaburun’da geçer öykü, filmde de kitapta yazıldığı gibi tenha bir kıyı oteli, otel önü masaları, deniz ve adalar panaroması eşliğinde ana mekan olarak film boyunca karşımızdadır. Filmde, cunta dönemlerinde yaşadıklarıyla dostlukları pekişmiş iki erkeğin işlettiği otelde ana karakter olarak karşımıza içkiyle yaşama tahammül edebilen, kendisiyle ve düzenin insanlarıyla çatışan yazar Kuzey çıkar. Otele gelen genç idealist kadınla, Şafak’la tanışması ve kabul etmek istemediği geç gelen aşkla ne yapacağını bilememesi üzerine hikaye gerilimli bir hal alır. Kuzey’in ‘Sevmeseydim gitmesine izin verir miydim?’ sözü hikayenin üzerine kurulduğu ana çatışmayı verir. Romandaki geri dönüşlü yapı filme de nerdeyse bire bir aktarılmış, çokça olan iç konuşmalar romandan seslendirilmiş satırlarla seyirciye iletilmiş. Zaten ağır ilerleyen filmde romandan okunarak filme katılan iç konuşmaların çokluğu filmi ağırlaştırmış. Kuzey ve Şafağın yüzlerine odaklanan planlarda içlerinde olan biteni , yaşanan gerilimi yüzlerde vermek amaçlanmış olabilir ama bu her zaman Berkman filmlerinde olduğu gibi başarılı olamayabiliyor. Bunun yanında akılda kalan çokça güzel fotoğraf karesi var fimde. müzikleri güzel, tenha Ege sahillerine de filmin duygusal ağırlığına da yakışmış.