Yumruk Yumruğa
“Nihavend Saz Semaisi’nin1. Hanesi” (Ömer Altuğ).
‘Senelerce denizin kahrını çekmiş, sıhhati bozulduktan sonra denize çıkamayıp hayatını, rıhtımda çalışarak, namusuyla kazanan’ Kemal ve ‘5 yıl önce barlardan çekip aldığı’ Zehra.
Kemal; “Geçmişi düşündüm bir an. Geçmişi, beraber geçirdiğimiz günleri. Hep iyi olarak hatırladım seni. İyi ve güzel. Seni düşünürken kendime sorarım. ‘Oğlum Kemal, sen kimsin’. Gençliğini denizlerde tüketmiş garip bir âdem. Üstüne üstelik de akşamları kafayı çekersin. Hani elini cüzdanına atınca binlik çıksa neyse, o da yok. Sen benim neyime tav olursun be kızım? Benim kahrımı neden çekersin? Çeksen de ne kadar sürer bu?”
Zehra; “Bunca senedir kendini tanıyamamışsın sen. Benim tanıdığım Kemal, hayatın çilesi ile olgunlaşmış mert, dürüst, iyi kalplidir. Benim tanıdığım Kemal iyilerin en iyisi, mertlerin en merdidir. Çünkü erkeğimsin!”
1970’de yine Semih Evin’in rejisörlüğünde, ‘Çifte Yürekli’ adıyla tekrar çekilecek olan filmde Kemal’i, evlenmek üzere olduğu Zehra’yı, kardeşi Eşref’i, akrabadan yakın arkadaşları Madam-Mürüvvet Sim, Hüsnü, (filmdeki adını öğrenemediğimiz) Hüseyin Baradan’ı ve seyyar satıcılık yaptıkları ‘ekmek tekneleri, cefakâr dostları’ 34 EE 481 plakalı kamyoneti tanıyoruz.
Kemal’in, bunca yıl birlikte yaşamalarına karşın eli ayağı birbirine dolanarak, hem de sevgisini söyleyemeyip ‘komşuların ve etraftakilerin bakışlarını’ gerekçe göstererek yaptığı evlenme önerisi Zehra’yı çok sevindirir. “Nikâh, nikâh kıyıyor bana!”
Ancak, bu babacan denizcinin o günlerde gemideki bir kaçakçılığı anlayıp durumu Armatör Rıza Bey’e iletmesi ve Ekrem Kaptan’ın kovulması ile gelişen olaylar, yaşamını yitirmesine neden olacaktır.
Tatlı sert uyarılar ve ‘vinçten düşen balya’ gibi açıklaması zor olmayan ‘kazalar’ nedeniyle durgunlaşan abisindeki değişimi gözlemleyen Eşref, ısrarlı sorularına hep aynı şekilde yanıt alır; “Biraz efkârlandım, hepsi o… Ne derdim olsun.”
Keşke, bir akşamüzeri o güzel çayevinde, Kemal’in söylediklerine önem verseydi ; “Şu dünyada iki kişiyiz. Şimdi bir de Köroğlu giriyor aramıza. İyi kızdır o. Bana bir şey olacak olursa yalnız koma.”
Bir gün, arkadaşlarıyla, “Bu saatte iş vardır” diyerek gittikleri Büyükdere, Yalıboyu’nda ‘şarampole yuvarlanmış’ [‘Elveda Sevgilim’de (1965) Osman’ın olan ‘34 FD 824’ plakalı Chevrolet] arabadan, Armatör Rıza Bey’in kızı Gül’ü kurtarırlar. Hüsnü’nün “Eşref abim O’nu kucakladığında baktım bir yakıştılar sorma gitsin” demesinden olacakları biraz anlıyoruz.
Gül’ün sevgisi, ‘tükürdüğünü yalamayıp’ Galata Köprüsü’nde kaza süsü verilerek öldürülen Kemal’in intikamıyla dolu olan Eşref’e, ‘buruk bir saadet’ yaşatacaktır.
Ekrem Kaptan’ın kovulmasıyla zor durumda kalan Çete’ye, kaçakçılık için Rıza Bey’in gemisi gerekli. Son bir girişimle kızını kaçırırlar.
Kurtuluşu bizimkilerin gayretiyle.
Kemal’in, utana sıkıla söylediği ve Zehra’yı gözyaşlarına boğan sözler; “…Yahu, ben sana başka şeyler diyecektim be. Şurda yaşayıp gidiyoruz. İyi güzel ya, ne bileyim, komşular, etraftakiler hatta yoldaki insanlar sana bana bakarlarken, hani Onların bakışı var ya kötü gibi geliyor bana. Of be, kıyalım şu nikâhı da olsun bitsin bu iş. Kötü gözle bakmasınlar sana!”
Ancak ‘nikâh’ bu dünyada kıyılamayacaktır.
(Yazan: Murat Çelenligil)
Oyuncular
Eşref KolçakEşref
Gülgün OkGül
Neriman KöksalZehra
Kemal ErgüvençKemal
Yavuz CenerPatron
Hüseyin Baradan
Mürüvvet SimMadam
Necdet TosunHüsnü
Rıza TüzünRıza Bey
Jirayir ÇarkçıEkrem
Muammer GözalanKomiser
Yaşar ŞenerYaşar
Faik CoşkunMeyhaneci
Haydar KaraerPolis
Zeki TüneySivil polis
Mustafa YavuzŞoför
Hüseyin Zan
Özdemir Akın
Hakkı Kıvanç
Bahri Özkan
Erten Üçgözen
Bedri Çavuşoğlu
Ali Seyhan
Hüseyin Zan
Selahattin Geçgel
Hakkı HaktanHakkı 








Esref, abisi, arkadaslari ve yengesi ayni pansiyonda yasar. Pansiyon sahibi tabiiki yine mürvet sim. Kemalin abisi öldürülür. Cünkü kacakcilari patrona ihbar eder. Patronun kizi da gülgün oktur. Gülgün ok kacirilir. Hem onu kurtarmak icin hemde agabeyin intialmibi almak icin yola düserler. Ama malesef neriman sonunda ölür. Filmin ilk 40 dakikasi cok siradan olaylarda bayaga yavastan gelisiyor. Mürvet sim. Hüseyin baradan. Ve necdet tosun olmasaydi film sıkıcı gelebilirdi. Onlarin replikleri güldürüyordu.