Sinema Filmi Türkiye 1962 ▶ Tam film

Yalnızlar İçin

YönetmenOrhan Elmas
Yıl1962
TürDram, Duygusal
Vizyon31 Ekim 1962

Mantovani’nin ‘Film Encores Vol. 1’ albümündeki (1957) ‘My Foolish Heart’ (1949) (Victor Young / Ned Washington).

Oğlu Kenan’la yaşadıkları gecekondudan kovulmuş, amansız bir hastalığın pençesindeki karısı hastanede. Bestekâr Asım içmeyip ne yapsın! “Yarın annene gideceğiz. Sorarsa Köşk’te kaldığımızı söyle. ‘Hepsinin selamı var’ dersin. Barda çalıştığımı öğrenirse üzülür. Bu kötü günler geçecek. Seni mektebe vereceğim. Annen iyileşecek. Daha iyi bir iş bulacağım. Annen için bir besteye başladım. İnşallah önce onu bitiririm. Adı ‘Yalnızlar İçin’. Yalnızlığın bütün kederini döktüm bu besteye.”

Tanıtım yazısındaki dingin ‘Segâh Makamında Kanun ve Ut Taksimi’nden sonra heyecan verici ‘The Grand Canyon Suite; III. On the Trail’ (1931) (Ferde Grofé).

Hayatta kimseye boyun eğmemiş Bestekâr Asım zor durumda. Eşinin hastalığı ve oğlunun peltekliği yetmezmiş gibi bir de parasızlık. Milyoner Selahattin Bey’in arsasındaki gecekonduya sığınmışlar. Karşılığında şımarık kızı Oya’ya piyano dersi veriyor.

Bu zorlukların içinde bile mutluluk, kendine bir yer bulmuş; Bahçıvan Salih ve kızı Nalân’ın dostluğu.

Sıkıntıların biteceğini umuyorlardı ama durum daha kötüleşir.

Selahattin Bey, yeni mağazanın açılışını kutlarken bestekârımızdan ‘misafirleri eğlendirmesini’ ister. Bizimkinin canı zaten burnunda. İlerisini çok fazla düşünmeden esip gürler. İçki sofrasında sazendelik yapamazmış. Hakarete uğradığını düşünen milyoner O’nu kovar. Kulübeyi yıktırdığı gibi daha önceden ‘hediye olarak verdiği’ piyanoyu da geri alıyor.

At arabasıyla götürülen kırık dökük birkaç eşya ve birbirine el sallayan iki çocuk.

“Bunlar, Kenan’ın en tatlı yılları olmalıydı” ama geçen her gün öncekini aratıyor.

‘O Sole Mio’ (1898) (Eduardo di Capua / Giovanni Capurro). Annesinin öldüğünü öğrendiği gece. Burnundan kıl aldırmayan babası bu kez de “İçimden gelmiyor, çalışamayacağım” diyerek Çin Pavyon’daki işi bırakır! ‘Çocuğu yatılı mektebe verip’ İstanbul’dan gidecekmiş.

‘Do Not Forsake Me, Oh My Darlin’ (1952) (Dimitri Tiomkin / Ned Washington). Kız Kulesi’ni gören Salacak. “Orda senin gibi yüzlerce çocuk var. Çalışacak, oynayacaksın. Dilin de düzelecek. Şarkı bile söyleyeceksin. Belki bir gün bestemi tamamlarsın. Sana sık sık yazarım, sen de cevap verirsin.”

Sağır ve Dilsiz Okulu’nda geçen 15 senenin ardından Kenan ve Ali mezun olmuş. İkisinin de konuşması artık ‘su gibi’ ama arkadaşı, kafası bozulunca ‘teklemeye başlıyor’.

Aşiyan’daki (annesinin mi babasının mı olduğu belli olmayan) mezar ziyaretinden sonra ver elini Yenikapı.

Ali’nin babadan kalma evine yerleşirler. Sahilde döküntü bir taka! ‘Adeta bir sayfiye evi, şehir içinde kamp hayatı’. Arkadaşı, Mehmet Reis’in yanında balıkçılık yapacakmış. Kenan ise babasının yolundan gidip yarım kalan besteyi, ‘kederli insanlar, birbirlerinden ayrı düşmüş kişiler için tamamlayacak’.

Yüksekkaldırım’da Behzat Duruses’e ait Müzik Evi. Gitar almak için parasının yetmediği bu dükkânda Nalân’la karşılaşıyor. ‘Kasiyer’ genç kız soruna bir çözüm getirir; Gitarı akşam alıp sabah geri getirecek. Nalân’ın, sonraki günlerde gitarı başkası almasın diye yırtındığı müşterilerden biri filmin yönetmen yardımcısı Kemal İnci.

Babası Salih, kahramanımıza iş bulur. Bomonti’de, Hristaki’nin Meyhanesi (ama kapıda Deniz Park Gazinosu yazıyor). Gecede 20 lira.

Delikanlıdan ilk dinlediğimiz şarkı ‘Zinguala’ (Stelios Kazantzidis). O gece gürültü eden gençlerden birinin Oya olduğunu sonra anlayacağız.

Gitar için gidiş gelişler sırasında çocukluk aşkı alevlenir. Galata Kulesi’nin orda el ele dolaşıyorlar. “Cenevizliler zamanında halktan bir kız Prens’i sevmiş. Aşklarının sonu gelmeyince de kız kendini bu kuleden atmış. Prens ne olmuş bilinmiyor ama Kule o günden sonra mesut olmayacak âşıkları içeri almıyor… Bir aksilik çıkıyor, bir şey oluyor.” Onların girebilmesi için filmin sonunu beklemememiz gerekecektir.

Nalân, Dolmabahçe yakınlarında “Bir gül kokusunu seviyorum, bir de deniz kokusunu” diyerek bizi oralara götürüyor.

Ali ve Aysel evlenmek üzere. Babacan Behzat Bey, gitar konusunu anlayışla karşıladığı gibi (zaten biliyormuş) Kenan’a daha iyi bir yerde iş bulur. Artık Maksim’de sahneye çıkacak.

Yunanca’dan Türk Sanat Müziği’ndeki Hüzzam Makamı’na geçmiş. ‘Ömrüm Seni Sevmekle Nihayet Bulacaktır’ (Yesâri Asım Arsoy / Fitnat Sağlık).

Kenan, ‘hayırlı bir iş için’ Salih Baba ile konuşma vaktinin geldiğini düşünüyordu. Yıllar sonra karşılaştığı Oya’nın ilgisi ve Galata Kulesi yakınlarındaki bir trafik kazası ayrılığa neden olur. Sakat kalan Nalan kayıplara karışır.

Bir buçuk sene sonra. ‘Kenan Mete’ plakları kapışılan bir sanatçı. Ama mutsuz. Sevdiğini unutamamış. Baba yadigârı beste hâlâ yarım! Behzat Bey, dayanamayıp Nalân ile ilgili gerçeği söylüyor.

Evlenirler. “Yürüyeceksin, yemin ederim yürüyeceksin. Çocuğumuz senden evvel yürürse utancımdan ölürüm.”

Doktorların önerisi ‘bol güneş, deniz, kum’.

Karısını kucağında sahile götürürdüğü ve yürütmeye çalıştığı sahnelerde ‘Over The Rainbow’ (1939) (Harold Arlen / Edgar Yipsel Harburg) ve ‘Unchained Melody’ (1955) (Alex North / Hy Zaret) var.

Bu arada babasının bestesini de bitirir; “Sen olmasaydın eğer aşka inanmazdım//Seni sevmeseydim ah bu türlü yanmazdım.”

Ameliyat başarılı olur. Konser salonunda ‘Love is a Many Splendored Thing’ (1955) (Sammy Fain / Paul Francis Webster) duyulurken kocasının kollarına atılıyordu Nalan.

Artık tamamlanan şarkı ile aşklarını Galata Kulesi’nden bütün İstanbul’a haykırabilirler.

‘Manhá de Carnaval’ (1959) (Luiz Bonfá / Antonio Maria) ile başlayan ve ‘Summertime in Venice’ (1955) (Alesandro Icini). Dansla biten konuşma.

Müzik Evi’ndeki aşkın tanıkları; Trompet, trombon, keman, akordeon, banço, gitar ve 45’lik-33’lük onlarca plak.

Kenan; “Üç gündür (şarkı) söylerken bir şeyi deniyorum. Daha çok alkış alıyorum. Gözlerimin önüne seni getiriyorum.”

Nalân; “…Söylediklerini bu dükkânda duymayan kalmadı biliyor musun?”

Kenan; “Duysunlar istiyorum. Duyuyor musunuz beni? Hepinizin haberi olsun. Bu kızı seviyorum.”

Nalân; “Sana inanırlarsa bağırırlar. ‘Bu kız da seni seviyor. Bize kaç defa anlattı’ derler.”

(Yazan: Murat Çelenligil)

Video

Filmi izle

Yalnızlar İçin - Eski Türk Filmi Tek Parça (Restorasyonlu)
Kadro

Oyuncular

28 kişi
Yapım

Künye

YönetmenOrhan Elmas
SenaryoSafa Önal
Görüntü YönetmeniAli Yaver, Memduh Yükman
YapımcıGöksel Arsoy
MüzikVecdi Benderli
ŞarkıYesari Asım Arsoy
Sinemaseverler

Yorumlar

8 yorum
caner aydin vegan1 Mayıs 2021

Film hüzünlü başlıyor. Ta ki goksel ile huseyin i görene kadar büyümüş hallerinde :) Huseyin baradan i bayağıdır görmemişim. Güzel oldu görmek. Goksel ile bir arada ilk kez izliyorum sanırım. Belgin i de tabi birlikte. Yapımcı goksel arsoy mus da. Bilmiyordum yapımcı da olduğunu. Belgin ile zeki muren in bir arada bir filmi var, orda da belgin müzik aletleri satan dükkanda çalışıyordu. Galata Kulesi ni filan da görmek güzeldi. Özellikle sonda orda şarkı söylerken. Banliyö treninin geçtiği köprünün altından yürümeleri. Bisikletli insanlar. Eski vapur... İlk başta babasının "ben kendimi kovuyorum" gibi lafları güzeldi. Güzel sahne. Sonlara doğru saçmalaşıyor. Yesilcam klasik dramasına bağlıyor. Sevgililerin arasına olaylar giriyor ve karşı taraf öğrenemiyor niye öyle olduğunu. Sakat kalmış belgin ama goksel yüzyüze görmeden silip atmış onu. Neyse ki öğreniyor goksel durumu ve müdahaleye başlıyor. Tüm servetini deniz, kum, yazlık gibi şeyler için feda ediyor yürümesini sağlatacak olduğunu düşündüğü için. Güzel şeyler. Huseyin de iyi arkadaşlık yapıyor. Zengin kadın oya ise kayıp oldu filmden. O da saçmaydı. "Konser yapmayacağım, sanatım böyle kalacak." gibi farklı bir duruşu var goksel in. Sonra, sevgisi için konser teklifini kabul ediyor. Paraya ihtiyacı var çünkü. "Sen olmasaydın eğer aşka inanmazdım", yesari asım arsoy a aitmiş. Amcası goksel in gerçekte. İyi sonla bitiyor.

belgin61199 Şubat 2014

belgin doruk un bütün filmlerine hayranım,onu hayattayken görmeyi çok isterdim nur içinde yatsın

benimsinema27 Nisan 2013

babasinin zamaninda besteledigi ve yarim kaldigi besteyi yillar sonra besteleyen bir genc delikanlinin hikayesi...hersey iyi hos güzel ama göksel arsoya sarki söylemek hic yakismiyor ve gitar calmak...belkide alisik olmadigimdan dolayidir...filmde kötülük nerdeyse hic yok...

yesilcam687 Ağustos 2011

Aski,dostlugu,birlikteligi yalin ama bir o kadar da duygusal islemis bir film.Izlerken kendimi o filmdeymis gibi hissetim:))

performer13 Haziran 2009

öncelikle filmi baştan sona keyif ile izledim. orhan elmas 70'li yılların bazı filmlerini ve öncesindeki siyah beyaz filmlerde gerçekten çok başarılıymış. üye arkadaşın dediği gibi göksel arsoy'un kendi yapımcılığını yaptığı filmler başarılı. filmi sevmemdeki diğer bir unsur filmin çoğu sahnesinin galata ve kuledibi çevresinde geçmesi.

sevgi ışığı11 Nisan 2009

<p>Yanlış bir kanıya mı varıyorum bilmiyorum ama Göksel Arsoy beyefendinin kendisinin yapımcılığında yani Göksel Film adı altında yaptığı filmlerdeki  performansları daha iyi...Yalnızlar İçin Filminide çok sevdim.Belgin Doruk Hanımefendi ye bir kez daha hayran oldum..Hüseyin Baradan harika..</p>

yalnızlar_rıhtımı3 Mart 2009

güzel bir yapım yıllar sonra karşılaşan iki çocukluk arkadaşların yaşamını anlatan aşk dolu bir film.ayrıca filmde hüseyin baradan iyi rolde.

capone14 Eylül 2008

Kenan ve Nalan 'ın aşklarını anlatan güzel bir aşk filmi.Hüseyin Baradan bu filmde Göksel Arsoy'un candostu  rolünde

Yorum yaz

Benzer

Belgin Doruk'in diğer filmleri

Filmografi →