The Phenom
Çok yetenekli bir beyzbol atıcısı olan Hopper Gibson, MLB'deki çaylak sezonunda anlaşılmaz bir şekilde formunu kaybedince,takımı tarafından alt liglere gönderilir ve durumuyla ilgilenmesi için bir sporcu psikoloğu olan Dr. Mobley ile görüştürülür.Mobley'nin alışılmadık tedavi yöntemleri sayesinde Hopper'ın fazlasıyla baskıcı ve başarı takıntılı babası Hopper Gibson Sr.'ın,genç oyuncunun üzerindeki etkisinin hala sürdüğü anlaşılacaktır.
Kadro
17 kişiOyuncular
Alison ElliottSusan Gibson
Elizabeth MarvelJune Epland
Emily FleischerBetsy Schmidt
Ethan HawkeHopper Sr.
Frank WoodRichard Boyer
John VentimigliaRed Briles
Johnny SimmonsHopper Gibson
Louisa KrauseCandace Cassidy
Marin IrelandRachel Cullum
Meg GibsonJill Boyer
Melissa LeEllenBevan Mahaney
Niesha ButlerTuesday Davis
Paul AdelsteinScott Borwitz
Paul GiamattiDr. Mobley
Sophie Kennedy ClarkDorothy Boyer
Walter Hendrix IIIBennie Slay
Yul VazquezEddie Soler Yapım
Künye
YönetmenNoah Buschel
SenaryoNoah Buschel
Görüntü YönetmeniRyan Samul
YapımcıAntonia Bogdanovich, Jeff Elliott
ŞarkıAleks de Carvalho
Sinemaseverler
1 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →








Amerikalıların en fazla sevdiği spor olan beyzbol üzerine bir film “The Phenom”. Daha önce pek çok heyecanlı örneğini (oyunu pek bilmesekte) seyrettiğimiz filmler gibi heyecan ve gerilim üzerine kurulu bir yapım değil maalesef. Amerika Ulusal Beyzbol Ligi MLB’nin gelecek vaadeden çaylak top atıcısı Hopper Gibson (J. Simmons) anlaşılmaz bir form düşüklülüğü yaşayınca, klübü onu bu sıkıntılı durumundan kurtarması için bir spor psikoloğu olan Dr. Mobley’e (P. Giamatti) gönderirler. Mobley’in değişik tedavi yöntemleri sonucunda Hopper’in yaşadığı sıkıntının son derece baskıcı olan babasından kaynaklandığı ortaya çıkacaktır. Bir yandan bu sorunlarla boğuşurken, annesiyle birlikte yaşayan Hopper’in babasıda yanlaına gelir, sorunlar tavan yapar. Hopper kız arkadaşı Rachel’lede sorunlar yaşamaktadır. Genç yönetmenlerden olan Noah Buschel’in yönettiği altıncı film olan “The Phenom” senaryonun son derece durağanlığından kaynaklı bir türlü tempo kazanamıyor.Maç görüntüsü ve gerilimi olmayan filmde sadece Hopper’ın babası rolünü oynayan Ethan Hawke’in olduğu sahnelerde ilgi artıyor.Filmden akılda kalan sözlerden “ Acı sadece zayıflıktır” ve “Zaman en büyük katil” akılda kalıyor. Bir sporcunun yaşadığı psikolojik sorunlar üzerine kurulu olan film bu türdede vasatı aşamıyor. İyi oyuncularına rağmen, mutlaka seyredin diyemeyeceğim film, daha çok psikolojik sorunları irdeleyen filmlere ilgi duyanlara daha bir göz kırpıyor. Bir bakın film sizi içine çekerse devam edersiniz. Şans verilebilir…