Tamirci Parçası
Billy Vaughn ve Orkestrası’nın ‘Wheels/Orange Blossom Special’ 45’liğindeki (1961) ‘Wheels’ (1960) (Jim Torres / Richard Stephens / Norman Petty). Kuşkular içindeki ‘Tamircimiz’.
Demir; “Ayşe Yenge, senden rica ediyorum, benden hiçbir şeyi saklama. Oya, hasta yatağında durmadan Bülent’in adını sayıkladı. Hâlâ O’nu mu seviyor? Bana her şeyi anlat, Allah aşkına.”
Ayşe; “Söylemesi zor ama… İşin doğrusu küçük hanım, Bülent Bey’i seviyordu. Bülent Bey, O’nu bırakıp başkasıyla nişanlanınca O da nispet olsun diye sizinle evlendi!”
‘Demirhane Müdürü’nün (‘La Maitre De Forges’-1882) (Georges Ohnet) (Haziran, 1963-Anten Yayınları) (Çeviren Muammer Tuncer) siyah beyaz Yeşilçam uyarlaması.
Hallaçzadelerin, ‘Kumarbazın İntikamı’nda (1966) tekrar göreceğimiz villası (çekimler Kalkavanların köşkünde yapışmış). Nazmi Bey, karısı Şükran Hanım, kızı Oya ve hizmetçileri Ayşe ile çok mutlu. Tek emeli kızını, yeğeni Bülent’le evlendirip mürüvvetlerini görmek. Ondan sonra ölse de gam yemezmiş.
Ama milyonerin, bir zamanlar dillere destan olan serveti tehlikede. Son 4 yıl içinde devamlı olarak zarar etmiş. Tüm gayretiyle iflastan kurtulmaya çalışıyor. ‘Her odasında bir hikâye, her köşesinde bir hatıra olan evleri’ bile borç nedeniyle elden çıkmak üzere. Düştüğü çıkmazdan kurtarabilecek tek kişi Osman Pastırmacı. Madrabaz tüccar, ‘hileli sucuk ve pastırmadan kazandığı milyonlar yetmez gibi’ bir müddettir Hallaçzade’nin senetlerini toplayıp tefecilik yapmakla meşguldü.
Nazmi Bey çaresiz kalınca, arkadaşı Avukat Avni’den borcun ertelenmesi için aracılık etmesini istiyor. Pastırmacı’ya kalsa ‘faizle falan bir şeyler yapacak’ ancak kızı Naciye işi karıştırır. Kolej’den beri kıskandığı Oya’ya haddini bildirmek için kısmet ayağına gelmiş. Üstelik sırf evlenemesinler diye Bülent için ‘hususi yemli bir olta’ hazırlamış bile. Dolduruşa gelen Osman kestirip atar; “Ben protestoyu yapıştırır, haczi de basarım.”
Yaşamdaki aksilikler bazen mutlulukla sonuçlanabiliyor. Oya’nın ‘34 AH 992’ plakalı ‘saltanat arabası’ Maslak Yolu’nda bozulunca Avni Bey tanıdığı bir ustayı getirir.
‘Takılı vites’i tamir eden Demir Başar sonradan ailenin de kurtarıcısı olacaktır.
Delikanlı, Işık Tamirhanesi’nin sahibi. Neşe kaynağı Tosun, ağzını her açtığında ‘süspansiyon’ diyen Faik Coşkun ve Niyazi Vanlı gibi çalışanları var. ‘Etrafına hürmet ve güven telkin eden güzel bir insan’. İlk görüşte Oya’ya tutulur. ‘İlk defa ama fena kesilmiş’. Garajdaki sağ kolu Mehmet Usta “Hele şükür Demir abi, ilk defa bir kıza kesildiğini gördüm” diyor.
‘Hungarian Rhapsody No. 2’ (1847/51) (Franz Liszt). ‘Bunca yıllık şerefli ticaret hayatından sonra müflis olarak yaşamaya tahammül edemeyen’ Nazmi Bey yaşamına son verir.
Şükran Hanım, nedense ‘artık yoksul olduklarını’ kızından gizliyor. Bülent de “Şimdi Oya’yı daha çok seviyorum” falan demişti ama bakışları hiç de öyle değil. Zaten bir yığın kumar borcu vardı. Kumarhanedekilerin “Yağlı bir kapı bul oğlum” önerisini ‘fare peynire dalar gibi’ benimseyip Naciye’nin ‘evlenme teklifini’ kabul ediyor!
Bu arada Demir, çılgıncasına âşık olduğu Oya ve Şükran Hanım’a kol kanat germiş. Evi satılmaktan kurtarır. Bunun genç kıza söylenmesini de istemiyor.
Mezz Mezrow’un ‘Jazz Figures’ uzunçalarındaki (1962) “Swingin’ For Mezz (Careless Love)” ve Helmut Zacharias and His Magic Violins’in ‘Themes’ 33’lüğündeki (1960) ‘A Summer Place’ (1959) (Max Steiner / Mack Discant). Pastırmacının nişan töreni. Oya daha önce “Tamirci mi neymiş” diye küçümsemişti ama şimdi durumu kurtarmak için Demir’le evleneceklerini söylüyor. Bunu duyan Naciye de Bülent’i anında unutup ‘Tamirci’nin etrafında pervane olur. ‘Fascination’ (1932/57) (F. D. Marchetti) ile dans bile eder.
Oya ile Demir evlenmiş. Ama genç kız, kendisiyle parası için evlendi sanıyor.
‘Over the Rainbow’ (1939) (Harold Arlen / Edgar Yipsel Harburg). Bir dolu gerginlikten sonra vardıkları anlaşma; Aynı çatı altında yaşayacak fakat birbirlerinin olmayacaklar. Birinci yılın sonunda da boşanacaklar.
Şükran Hanım’ın her şeyi anlatması Oya’nın gözünü açıyor. Sonraki uğraşı, zaten kendisinin olan Demir’i tekrar kazanmak için.
Film biterken Naciye ve adamları tarafından, “Hafize Hanım’ın Yeniköy’deki villası”na kaçırılır. Kurtuluşu, Demir ve tamirhanedekilerin yumrukları sayesinde.
Önce ‘10. Yıl Marşı’ (1933) (Cemal Reşit Rey / Behçet Kemal Çağlar-Faruk Nafiz Çamlıbel) ve ardından ‘Colonel Bogey March’ (1957) (Malcolm Arnold). Son yazısından önceki marşlar ülkemizdeki politik, ekonomik ve moral değişimi yansıtıyor.
Kul sıkışmayınca Hızır yetişmezmiş. Osman Pastırmacı, kendisinden iş isteyen Bülent’e Hızır’ın aslında Naciye olduğunu anlatmaya çalışıyor.
Osman; (Vahi Öz’ün cayır cayır sesi ile) “Hayatta muvaffak olmanın iki şartı vardır. Biri kafanı çalıştıracaksın. İkincisi gözünü açacaksın… Gözünü açmak da kâfi değil. Baktığın yeri göreceksin. Şimdi alalım Naciye’mi. Biraz evvel buradaydı. O’na bakınca ne gördün?”
Bülent; “Şık, kibar, güzel, sevimli bir hanım kız. Allah bağışlasın.”
Osman; “Bankadaki hesabında kuzu kuzu yatan 2 milyon lirayı da gördün mü?”
Bülent; “Hayır.”
Osman; “Sen bakmışsın ama hiçbir şey görmemişsin. Bak oğlum, aklını başına topla. Fırsat dediğin otobüs, tramvay değil ki kaçırdığında arkadan geleni bekleyesin… Naciye, ‘Bülent’ diyor da başka bir şey demiyor.”
Bülent; “Maalesef başkasına verilmiş sözüm var.”
Osman; “Öyleyse iyi düşün oğlum. Bir yanda senin sözün öte yanda milyonlar.”
Delikanlının ‘kuzu kuzu yatan milyonları’ seçmesi ışık hızından daha çabuk bir zamanda.
(Yazan: Murat Çelenligil)
Oyuncular
Ayhan IşıkDemir Başar
Filiz AkınOya Hallaçzade
Gülsüm KamuNaciye Pastırmacı
Önder SomerBülent Hallaçzade
Çolpan İlhanAyşe Civelek Atak
Hüseyin BaradanMehmet Atak
Nubar TerziyanAvni
Leman AkçatepeŞükran Hallaçzade
Necdet TosunTosun Usta
Faik CoşkunSüleyman Usta
Muammer GözalanNazmi Hallaçzade
Niyazi VanlıTamirci
Mustafa DağhanFedai
Necip TekçeFedai
Mehmet BüyükgüngörDoktor
Çetin BaşaranFedai
Kazım KartalFedai
Remziye Fırtına
Toros Karabulut
Hayri EsenAyhan Işık Seslendirmesi
Osman AlyanakFaik Coşkun Seslendirmesi
Jeyan Mahfi TözümFiliz Akın Seslendirmesi
Ayşegül DevrimGülsüm Kamu Seslendirmesi
Sadettin ErbilHüseyin Baradan Seslendirmesi
Rıza TüzünNubar Terziyan Seslendirmesi
Erdoğan EsenboğaÖnder Somer Seslendirmesi
Hayri ArlıSeslendirme 





Yaralı kalpla karşılaştırmış çoğu kişi ama filmin "Garip bir İzdivaç" filmiyle çok ortak yönleri var, hele son sahneleri.
hayranı olduğum iki ismi,Filiz Akın ve Ayhan Işık'ı böyle naif ve romantik hikayenin içinde izlemek çok keyifli.En sevdiğim Türk filmlerinden biridir.İçindeki bazı komik diyaloglar bile Ayhan Işık'ta o kadar karizmatik duruyor ki :)
Ayhan Işık ve Filiz Akın çok yakışmış zengin kız fakir erkek filmlerinin en başarılısı
Ayhan Işık Filiz Akın Arasında inanılmaz uyum var
tamirci zengin kız klasikleri içinde en başarılısı ve en değerlisi diyebilirim
ayhan ışık ve filiz akın filmlerinde farklı bir tat var bu tarz filmde bile seyirciyi çeken güzel bir tarafı var
filmin adına bakıp ön yargıya sakın kapılmayın klasik filmlerimizden ayrı bir tadı var
film senaryosu çok etkileyci ve başaralı film bence konu olarak hoş ve güzel işlenilmiş filiz akın ve ayhan ışık ın uyumu çok iyi bu ikiliyi çok seviyorum aşkın büyüsünü hissettim iyi seyirler herkese..........
filmin kadrosuna diyecek bir lafim yok... ama senaryo yine tanidtiki... colpan ilhan in cok büyük etkisi var oldugunu düsünüyorum.... gülsüm kamu da nekadar doyumsuzmus... bastan önder someri elde etti sonra ayhani istedi... yinede izlemeye degdi
senaryo kadro çok başarılı ve tabi ki ayhan ışık ve filiz akın uyumu 2 büyük usta beraber çok başarılılar
işte film diyebilirim 2 usta yanyana herşeyi mükemmel filmin mutlaka izlenmesi gerek
sıkılmadan izlenebilir.
Loverman arkadaşımın yorumundan etkilenerek izlediğim bir filmdi.Gerçekten güzel filmmiş."Demir" Ayhan Işık kendi halinde bir tamirhane sahibi olması."Oya" Filiz Akın zengin bir ailenin kızıdır.Zengin rahat bir hayat sürmektedir.Babası "Nazmi"Muammer Gözalan borçlarını ödeyemediği için intihar etmiştir.Alacaklı "Osman" Vahi Öz evinde ne varsa haciz ettirir.Menfaati gereği ve kumar borcu yüzünden Oya'nın sevgilisi "Bülent" Önder Somer "Naciye" Gülsüm Kamu ile evlenir.Arada aracılık yapan "Avni" Nubar Terziyan Demir ile Oya'yı tanıştırır hatta köşkün borcunu öder.Fakat herşey Oya'dan gizlenmiştir.Birtakım bilinmeyen yanlış anlamalar yüzünden evlilik her ikisi için çekilmez olur.Finale doğru ise "Bülent" Önder Somer Oya'yı kıskandığı için kaçırır.Tam bir kapışma hakkimdir.Işık ile arkadaşları kavga ederler ve galip gelirler.Aşk,gurur,ve kıskançlık gibi kavramların oluştuğu.Zengin castı ile izlemeye değer bir taçsız kral klasiği.
<p>taçsız kral hayranlarına duyurulur. mükemmel kadrosu ve mükemmel konusuyla muhakkak izlemeleri gereken eğer izlemezlerse çok şey kaçıracakları bir film.</p><p> ayşe ve mehmet iyi bir ikili olmuşlar. bana şener şen ve ayşen gruda uyumunu hatırlattılar. tosun usta ile süleyman ustanın atışmaları da çok komik. süleyman usta tamircilikten olacak her cümlede süspansiyon lafı edince tosun ustayı çıldırtıyor. naciye ve bülent özelliklede naciye kötülükde bir numara. ve tabiki oya ve demir. oya bülenti seviyor ancak bülent para için arkadaşı naciyeyle evlenince oya, bülenti kıskandırmak için demirle evlenir. işte filmin en iyi içeriği. başrollerden biri diğerini sevmiyor. bu sevgi ancak filmin sonuna doğru oluşuyor.</p>
başrolerini ediz hun-filiz akın-metin serezlinin paylaştığı yaralı kalp filminin ilk çevrimi...kendisini parası uğruna terkeden önderden intikam almak için istimeyerek ayhanla evlenen filizin hikayesi...zamanla filizde ayhanı sevecektir...güzel bir aşk filmi...