Somuncu Baba Aşkın Sırrı
Somuncu Baba Aşkın Sırrı,
Anadolu'da Somuncu Baba adıyla tanınan büyük düşünür Şeyh Hamid-i Veli'nin sırlarla dolu hayat yolculuğunu ve İlahi Aşk'ı arama serüvenini ilgi çekici bir yol hikayesi ile anlatmaktadır.
İstanbul'un fethi ve Fatih Sultan Mehmet'in hocası Akşemsettin'e kadar uzanan düşünce altyapılarının temel taşlarından biri olan Somuncu Baba, gençlik yıllarında yaşadığı travma sonrasında babasını kaybetmenin verdiği acı ve kendini bulma arzusu ile bir dergaha teslim olur.
Dergaha ekmek pişirerek hizmet eden Hamid aynı zamanda tüm ilim derslerinde de hayli gayretlidir. Kısa sürede hocasının gözdesi haline gelen Hamid yine hocasının isteği ile sürpriz bir evliliği kabul etmek zorunda kalır.
Ancak hiç bilmediği ve adını koyamadığı İlahi Aşk'ı arama arzusu Hamid'in içini gün ve gün kemirmeye başlamıştır.
Oyuncular
Furkan PalalıSomuncu Baba
Gürkan UygunYıldırım Bayezid
Saruhan HünelAbdurrahman Erzincani
Sinan AlbayrakBayezidi Bestami
Kenan BalŞeyh Erdebili
Emin OlcayMolla Fenari
Haldun BoysanEkmekçi Musa
Tuvana TürkayNecmiye
Ali SürmeliŞadi Rumi
Suna SelenFatma Ana
Serdar YeğinEmir Sultan
Fırat TanışMeczup
Yunus Emre YıldırımerHacı Bayram-I Veli
Altan AkışıkOcakçı Başı
Altan GördümMahmud Mazdekani 








Öncelikle şunu belirtmeliyim ki "müziğe boğulmuş" bir film. İstenilen duygu sinematografik olarak yansıtılmadığı için fon müziğine çokça yer verilmiş ki bu sinemanın ruhuna aykırı bir durum. Öte yandan Furkan PALALI her ne kadar yeteneği yadsınamayacak iyi bir oyuncu olsa da Somuncubaba gibi bir karakter için uygun mizaca ve görünüme sahip değil. Zira kendini ne kadar zorlasa da olmuyor, yapmacık kalıyor. Sinema görsel bir sanattır, görüntüyü ne kadar etkili kullanıyorsanız işinizi o kadar iyi yapmışsınız demektir. Görüntü dışı ögeler filmde etkin konuma geldiyse orada yönetmenin kendini sorgulaması gerek. Film malesef bu noktada tam bir ilkokul müsameresi havası veriyor ve tamamen didaktik sözlerle, sığ diyaloglarla ilerliyor. Aşk ve tasavvuf kavramlarının iyice idrak edilemediğini gördüğümüz bu yapıtta, mütedeyyin kesimin eleştireceği pek çok nokta var ki buralara girmek istemiyorum. Somuncubaba (Şeyh Hamidi Veli) büyük bir insan, örnek bir hayatı var ama dramatik olarak kullanılabilecek malzeme çok az. Yönetmenin bu açıdan zorlu bir işe giriştiğini kabul ediyorum ama en azından Fatiha Suresini 7 farklı şekilde tefsir ettiği kritik sahne daha ustaca çekilebilirdi. Nitekim Somuncubaba dendiği zaman hemen hemen herkesin bildiği önemli bir vakadır. Fakat yönetmen Kürşat KIZBAZ bu önemli anı da fon müziği ile geçiştiriyor! Merakla beklediğim, vizyona girer girmez izlemeye gittiğim nadir filmlerden biriydi ama sonuç hayal kırıklığı. "Aksaraylılık" güdüsünün tavan yapması da hoş bir durum değil ayrıca. Kabul edersiniz etmezsiniz ama Somuncubaba Aksaray'da değil Darende'de medfundur. 115 dakikalık pek çok gereksiz sekansın bulunduğu filmde Darende'yi 1.5 dakika yer vermek kimseye bir şey kazandırmaz. Çekim açıları, kurgusu, sanat yapısına diyecek bir şey yok ama bu tür filmlerde seyirciyi tatmin etmek adına bunlar yeterli olmuyor. Netice olarak bu filmde ne aşkın sırrını ne de Somuncubaba'yı bulabiliyoruz! Sayın Yönetmenden ricam bu tür projelere başlamadan evvel iki kez düşünmeli. Kendisi de inançlı bir insan olarak takdir eder ki maksadına ulaşmayan iş vebal getirir.