Şehvet Kurbanı
Dış Tecim Bankası'nın vezneda rı Ahmet Barksever, işinde düzenli, aile hayatında düzenli, prensip sahibi bir adamdır. Karısı ve biri erkek, biri kız iki çocuğuyla mutlu bir hayat sürmektedir. Akşamları kızının dersleriyle uğraşır; yemekten sonra oğlunun çaldığı kemanı dinler . Bir gün kendisine Adana'da tahsil edilecek bir para için görev verilir. Bu amaçla bindiği tren hareket ettikten sonra, bir ara istasyondan binen bir kadın da onun kompartımanına girer. Yolculuk hali aralarında konuşmalar olur.
Kadın, bu kapalı erkeği açmak için bir yandan orasını burasını açarak imalı hareketlerde bulunur; bir yandan da Adana'ya hangi amaçla gittiğini öğrenir. Bu bir bar kadınıdır. Ertesi gün Adana'ya vardığında bar sahibiyle ortağına bu rastlantıdan söz eder ve veznedarın Adana'da tanınmış bir firmadan topluca bir para alacağını da sözlerine ekler.
Bu üç kişi aralarında bir plan kurarak, veznedarı bara düşürmenin bir yolunu bulurlar. Bu plan gereğince kadın, veznedar parayı tahsil ettikten sonra, sanki rastlantıymış gibi yanına yaklaşır ve kendisini ağabeyinin gazinosuna buyur eder. Bar sahibinin ortağını da orada 'ağabeyim' diye tanıtır.
Birlikte yiyip içip eğlendikten sonra gece geç vakit bardan çıkıp demiryolu boyunca yürürlerken, birden önlerine bir serseri çıkarak, veznedarı, başına vurduğu bir sopayla bayıltır. Bu arada bar sahi-bi de ortaya çıkarak çantayı ve kadını alır; oradan uzaklaşır.
Bir süre daha orada kalıp veznedarın iyi durumdaki ceketini de alan serseri, o sırada kendine gelen adamla boğuşmak zorunda kalır. Veznedar bu boğuşma sırasında, onu, gelen trenin altına fırlatır. Sonra da kurtarmak istercesine makinistlere bağırırsa da sesini duyuramaz. Serseriyi tren ezmiş ve tanınmayacak bir hale getirmiştir. Veznedar bu durumda, çantasını da çaldırmış olduğu için evine dönemez.
Öldürdüğü serserinin hüviyetine bürünerek, bar sahiplerine sığınır. Serserinin üzerinden çıkan veznedarın kimlik cüzdanına bakarak, onun öldüğüne hükmederler. Ahmet Barksever bundan sonra, yeni hüviyeti içinde sığındığı barda sigara satmakla vakit geçirir ve günün birinde de bütün gerçeği öğrenir. Ama artık iş işten geçmiştir.
Bir gün tuzağına düşürdüğü yeni bir kurbanına diller döken kadını duyunca, dayanamaz, "Yalan, bana da öyle söylemişti," demekten kendini alamaz.
Kendisini oradan uzaklaştırıp döverler; sonra da barla ilişkisini keserler. Ahmet Barksever serseri hayatını daha on, on beş yıl sürdürdükten sonra, bir gün İstanbul'a gelir. Önce kendi mezarını ziyaret eder; sonra da ünlü bir viyolonist olan oğlunun konserine gider. Onun her akşam çaldığı ve bir zamanlar zevkle dinlediği parçayı son defa oğlundan dinler. Konser çıkışında, oğlu, kapıda bekleyen babasını tanıyamaz.
Dilenci sanarak sadaka verir. Ahmet Barksever geceleyin, kendi evinin etrafında dolanırken, sofrada olan oğlu köpek sesleri duyarak bahçeye çıkar ve yaşlı . adamı orada görür. Aç ve üşümüş olduğunu düşünerek, kendi sıcak yuvalarına, sofralarına çağırır. Yaşlı adam son kez evini ziyaret eder; onu kimse tanıyamaz.
Yemekten sonra oğlunun çalacağı kemanı dinlemek istemez; sokağa çıkar, karlar içinde ilerlerken yere düşer. Bu onun son düşüşüdür, (Kyn: Alim Şerif Onaran “Muhsin Ertğrul’un Sineması”) yalçın özgül
Çekim yeri: İstanbul (Stüdyo, Haydarpaşa Garı, Maltepe, Mecidiyeköy, Eminönü)
İlk gösterim: 6 Haziran 1940, İpek Sineması, İstanbul
Oyuncular
Cahide Sonku
Muhsin ErtuğrulAhmet Barksever
Ferdi Tayfur
Suavi Tedü
Nevin Akkaya
Atıf Kaptan
Mümtaz Ener
Necla Sertel
Gülseren Sadak
Kadri Ögelman
Emin Beliğ BelliBanka Müdürü
Hadi HünBanka Memuru
Neşet BerkürenBanka Memuru
Hakkı Necip Ağrıman
Necmi Oy
Necdet Mahfi AyralMezarcı
Faik Coşkun
Müfit KiperMezarcı
Reşit Baran
Muhip ArcımanVeremli Piyanist
Kani Kıpçak
Sait KöknarBar Sahibi
Nuri Işılay
Muadelet Tibet
Yaşar Özsoy
Saim Bilge
Kenan Çaça
Reşit Baran
Neşet Berküren 








Çok eski tarihli bir dram filmi filmde montaj ve kurgu hatası var lakin 1940 yılına göre o dönem teknolojisine bakıldığında kötü bir film değil. Filmin ikinci versiyonu renkli Yıldırım Önal rol almıştı filmde dikkat çeken Muhsin Ertuğrul'un olağanüstü oyunculuğu Cahide Sonku'nun güzelliği diyebilirim.
Oldukça etkileyici buldum diyebilirim. Muhsin Ertuğrul gerçek bir oyuncuymuş. Allah rahmet eylesin.
Bana göre senaryo zayıf ve defolarla dolu. Ahmet Barksever kendisini aklayabilirdi. 1940 şartlarına rağmen bunu başarabilirdi ama hicbir çaba göstermeyip kaderine razı oldu. Görüntü ve ses kalitesi çok düşük. 1934 yapımı ''aysel bataklı damın kızı'' filmine göre senaryo, ses ve görüntü geride. Filmde 75 yıl önceki istanbul görüntülerini bekliyordum ama malesef yok. Tek güzel yanı rahmetli cahide sonkunun eşsiz güzelliğine şahit oluyorsunuz bol bol. Rahmetli Sonku Türk sinemasının tartışmasız ilk gerçek yıldızıymış, bunu o havasından rahatlıkla anlayabiliyoruz film içinde. İzleyin mutlaka. Kötü de olsa neticede 76 yıl öncesinin görüntülerine şahit oluyorsunuz. En basitinden o dönemin gece klubü anlayışını görüyorsunuz.
nihayet izleme şerefine nail oldum görüntüsü cok iyi olmasada zevkle izledim bana göre tarihi eserdir..
trende bankacı olduğunu ve tahsilata geldiğini söyleyen adamı bir profesyonel kadın dostları ile pusuya düşürüp parasını alırlar. adam boğuşma esnasında bir tanesini yakalayıp takip ediyor. bir tren yolu kenarında kavga ettiği adamı ittirir ve trenin altında kalır. tahsilat parasını kaybetmiş ve bir katildir artık. evine gidemeyeceğini düşünüp adamın kimliğini alır ve kendi kimliğini adamın cebine koyar. yıllarca o barda o kadın etrafında el tezgahında bir şeyler satar ve bir alkolik olur. bir gün İstanbul'a gidip ailesinin karşısına çıkar ama çocukları eşi o tanıyamaz. bunu fark ederek hayal kırıklığı ile evden kaçarken araba altında kalarak ölür. filmi internette bir film indirme sitesinde var
Yukarıda okudum ama aşık olup olmadığı ve bankanın paralarını yedirdiği hususunda epey endişem var.Çocuklarının sayısı ise kapsam dışı.Sonu ise gerçekten acıklı.Bir kaynakta bulduğum konusu az buçuk günümüz türkçesiyle aynen şöyle.Ayrıca varsa buranın haricinde bunun gibi kapsamlı bir hikayesi buyursun gelsin. " Düzenli bir aile ve iş hayatına sahip Dış Tecim Bankası veznedarı Ahmet Barksever büyük bir tahsilat için trenle Adana'ya giderken bir bar kadınıyla tanışır ve göreviyle ilgili bilgileri anlatır,kadın da çalıştığı barın patronuna iletir. Yapılan planla 3 kişi veznedarı bayıltıp tahsil ettiği paraları çalacaklardır.Yaparlar,lakin veznedar kendine gelince bir tanesiyle kavgaya tutuşur kazara da onu öldürür ve kurtuluşu da onun kimliğine bürünmekte bulur.15 sene serseri bir hayattan sonra İstanbul'a evine döner lakin ailesi onu tanıyamaz.Ev çıkışı da hayatını kaybeder". Zafer ALGAN
Bu film bende var, çok dokunaklı güzel bir film