Sözde Kızlar
‘Shazam’ (1960) (Lee Hazlewood / Duane Eddy). The Shadows’dan (1963) dinlediğimiz melodiyle çılgınca eğlenen gençler. Fahri de ‘Gençlik Nereye Gidiyor’ isimli doktora tezi için aralarına katılmış, verip veriştiriyor; “Yeter artık. Biraz da kendinizden utanın. Şurda bir sürü insansınız. İsteseniz, şuurlu olsanız bir koca dünya yaratabilirsiniz.
Şu anda binlerce genç üniversitelerde, fizik laboratuvarlarında, tıp araştırmalarında müthiş bir çalışma yarışı içindeler. Sizlerse uçurumun eşiğindesiniz. Çığlık attıkça yedi kat yerin dibine batıyorsunuz. Biraz kendinize gelin. İnsanca yaşamayı öğrenin. Kurtulun bu safahat cehenneminden. Böyle yaşamaktansa Allah topunuzun canını alsın.”
O yıllarda ‘bir koca dünya yaratmak isteyen şuurlu gençliğin’ başına gelenler ise ayrı bir doktora konusu galiba.
Bir ilk romanın (Peyami Safa) (Semih Lütfi’nin Ucuz Romanlar Serisi-1925) (Sabah Gazetesi’nde tefrika edilişi 1922) ikinci çevrimi.
1960’lar (kitapta 1910’ların sonu). İstanbul.
Jenerikte ‘Porgy & Bess’ten (1959) (George Bernstein) ‘Overture’ ve ‘A Streetcar Named Desire’dan (1951) (Alex North) ‘Main Title’ var.
“Gioconda’s Smile”daki (1965) (Manos Hadjidakis) ‘Portrait of My Mother’. Samsun Gemisi ve güzel bir genç kız. Babası, Tuhafiyeci İhsan Efendi ölüp kimsesiz kalınca İskenderun’dan buralara sürüklenmiş. Gelir gelmez de çantasını yankesicilere kaptırmış. (Yönetmen Nejat Saydam da polis çağıran kişiler arasında). Akrabası, ‘eski fabrikatörlerden’ Raif Dinçer’i (romanda ‘sefaret müsteşarı’ Nafi Bey) arıyor. O da iki sene önce ölmüş, karısı Nazmiye, kızı Nevin ve oğlu Behiç, villalarında vur patlasın çal oynasın çılgın bir yaşam sürüyorlar.
[Romandaki Mebrure ise Manisa’dan geliyor. Babası, Yunanlılar tarafından tutuklanacakken İstanbul’a kaçmış. Öldü mü kaldı mı belli değil. Önce, akrabalarını (romanda Eski Bağdat Caddesi’nde, filmde Şişli’de) bulacak. Sonra da ‘Muhacirin İdaresi’nden babası hakkında bilgi edinecek. Köşkte ‘Mütareke Yılları’ yozlaşmasını görüyoruz. ‘Ahlâk çöküntüsü’; ‘Medeniyetin neden olduğu bocalama’; ‘Nesiller ve sosyal çevreler arasındaki çatışma’. Hepsi burada].
Filmdeki durum da pek farklı değil. Genç kız (bundan sonra adı Mebo/Mebruş olacak), evdeki ilk sabah bahçeye bakarken Behiç de gece boyunca beraber olduğu Belma’yı pencereden ‘yolcu ediyordu’! Evde yok yok. Kumar, morfin, seks partileri.
‘Sözde Kızlar’ hep çift isimli. Kenar mahalledeki Hatice, Zehra, Nuriye, Ayşe, Saliha; Sosyete semtlerinde Belma, Güzin, Aynur, Ayla, Nur oluyor.
Mebrure… Yıllarca önce ‘lastik çizmeleri sarı sarı çamurlu üç kişinin saldırısına uğramış’. Bu nedenle ‘erkeklerden korkuyor’. Durumu anlayan Siret (kitapta Siyret) ‘uyku ilacı veriyorum’ diye O’nu morfine alıştırır. Tıbbiyenin son sınıfından kovulmuş, bu işlerden az çok anlıyor! Elinde hep bir pipo. [Romanda ise ‘tecavüz ve morfine alıştırma’ yok ve Siyret, ‘Kommersiyale Bankası’nda çalışıyor. Tütün seçimi puro. Filmde ‘pipo‘].
Behiç… Yakışıklı bir genç. [Kitapta bıyıksız (filmde ‘bıyıklı’), yüzünü pudralıyor ve frengili. Belma’dan olan çocuğunu (o da frengili) öldürüp Vaniköy’de bir yere gömmüş]. Her numarayı denemesine karşın Mebrure’yi elde edemez.
‘Sam the Sham & The Pharaohs’dan ‘Wooly Bully’ (1965) (Domingo ‘Sam’ Samodio). Kara Panterler ile tanıştığımız çılgın eğlencede, hizmetçi Aleksandra (romanda Evdoksiya) “Günah gemisi yükünü almıştır. Bugün batmazsa bir daha hiç batmaz” diyor. Aynı toplantıya ‘Kont’ Nadir (Hukuk’un ‘arka kapısından’ mezun. Romanda ise ‘Düyun-î Umumiye’de memur) bir arkadaşını getirmiş; Fahri. Yakında ‘stajyer hâkim’ olacakmış. “Bir tavan arasında pansiyon kalıyor. Fakir bir genç.” [Romandaki Fahri ise ‘postanede memur’ ve Mebrure’ye babası için yardım ediyor].
‘C. C. Rider’ (1924) (‘Ma’ Rainey). ‘Çılgın gençlerle’ ikinci karşılaşmamız romanla aynı yıllarda yazılmış şarkı ile. Bu toplantılar, polis baskınıyla sonuçlanıyor hep.
Fahri de, işi gücü bırakmış, gençleri bu çıkmaz yoldan kurtarmak çabasında.
Hatice/Belma’nın ‘bitirim’ abisi Salih, delikanlının iyi niyetli girişimlerini yanlış anlayınca mahallede bir meydan dayağı (dövenlerden biri Oktay Yavuz) yer. Ama olaylar geliştikçe aralarında dostluk kuruluyor.
İyice azıtan çete, kızları ‘Orta Şark’taki bir otelde pazarlamaya kalkınca sonunu da hazırlamış. Polis, Fahri ve Salih’in çabasıyla hapsi boyluyorlar.
Yine bir âlem sonrası, Emniyet Müdürlüğü. Birazdan ‘Emrazi Zühreviye Hastanesi’ne götürülecekler. Bu kadar aşağılanmaya dayanamayan Zehra/Güzin kendini merdiven boşluğuna atmış.
Frank Chacksfield ve Orkestrası’nın ‘Immortal Serenades’ albümündeki (1958) ‘Serenade’ (1826) (Franz Schubert). Ölmeden önce söyledikleri; “Evleniyorum anne, hem de milyoner bir gençle. Artık mangal yok, kalorifer var. Apartmanda oturacağız, hepimizin birer odası olacak.”
(Yazan: Murat Çelenligil)
Filmi izle
Oyuncular
Filiz AkınMebrure
Ediz HunFahri
Suzan AvcıNevin
Devlet DevrimAyşe/Ayla
Önder SomerBehiç
Funda PostacıHatice/Belma
Tülay Erdeniz
Meriç BaşaranNuriye/Aynur
Reha YurdakulSalih
Ergun KöknarSiret
Ferah Nur
Baki TamerPolis Müdürü
Nahire KoşayNazmiye
Mümtaz AlpaslanKont Nadir
Gonca Şenay
İsmail Varol
Handan AdalıAleksandra
Şener ŞenSerseri
Abdullah Pak
Talia Saltı
Tevfik Soyurgal
Nezihe GülerHatice
Necabettin YalPolis Müdürü
Muzaffer YenenDoktor
Vahit VolkanMeyhane Müşterisi
Selahattin İçselKasap
Oktay YavuzMeyhane Müşterisi
Özdemir Akın
Baykal Arda
Baykal KentSerseri
Sadettin ErbilReha Yurdakul Seslendirmesi
Hayri EsenEdiz Hun Seslendirmesi
Fuat İşhanÖnder Somer Seslendirmesi
Nedret GüvençDevlet Devrim Seslendirmesi
Jeyan Mahfi TözümFiliz Akın Seslendirmesi
Toron KaracaoğluBaki Tamer Seslendirmesi Künye
Yorumlar
Filiz Akın'in diğer filmleri
2011Gün Akşam OlduDram, Aile★ 7,6
1995Adana - ParisBelgesel★ 7,9
1989Geçmiş Bahar MimozalarıDram, Psikolojik★ 8,8
1988Bir yudum insan-Ayhan IşıkBelgesel★ 7,8
1977Le RicainMacera★ 8,7
1975Tatlı Cadının MaceralarıKomedi, Duygusal, Macera★ 8,3
1975Babaların BabasıKomedi, Macera, Aksiyon★ 8,3
Çok ahlakçılığı savunan bir film olmuş. İnsanların kendi bedenleri sonuçta. 18 yaş üstüyse tabi. İstediğiyle istediğini yapabilir, zorlanmıyorlarsa tabi. İlk başta buna yönelik şeyler söylendi film başı ve filmde genel mesaj bu yönde olduğu için yazdım bunu. Onder ile ediz i ve filiz i bir arada görmemiştim. Ediz i normalde hulya kocyigit ile seyrederdim. Bu, ilk oldu sanırım. Sener sen i görmek farklıydı yan oyuncu olarak da olsa ve 1-2 sahne için de olsa. Sesi farklı. Ama o suratı yine aynı, aynı mimikler :) Kazlicesme yi görmek güzeldi. Reha yurdakul da iyi oynamış. Suzan avci da. Eşini, kızkardeşini önemsemeyen insanları ediz hun iyi ikna ediyor gerçekten. Birlik olmaları için. Peyami safa nın aynı isimli bir kitabı var. Ordan uyarlanmış sanırım film. Son sahneler güzeldi. Sınırda kovalamacalar filan. Kadın, şerefli olmalı çocuğu için gibi şeyler saçma olmuş olsa da. Güzel bitti.
Devlet devrim filmin yıldızı
Bu film bizlere; şöhret ve zenginlik uğruna kötü yola düşen, yitip giden hayatları ve bir gerçeği gösterir. Aslında bu durum hep vardır. İnsanların hep daha fazlasını isteme duygusu,hırsı onlara kaybettirir. Bu film zamansız bir hikaye'ye sahip. Filiz Akın, Ediz Hun, Önder Somer ve Suzan Avcı rolleri için en uygun kişilerdir bu film'de. Şener Şen ilk kez kamera karşısına geçmiştir bu film'de.
genclik filmi, elli yil gecmesine ragmen, günümüze hala cok uygun...genc kizlarin lüks sevdasi icin kötü yola düsmenin hikayesini anlatiyor. filmde sener sen de oynuyor...
<p>güzel bir film.</p>
İçerik olarak mükemmel bir film.Ne de olsa sahibi usta bir kalem.Giriş ve bitişte ki sunuş ve teşekkürler ilginç.İçinde de adama sifon çektirecek kadar ilginçlikler de mevcut.Filmin sonları,ortalık polis kaynıyor,suçlular sıkıştırılmış,onlarla silahlı çatışmaya giren Fahri ve Salih.Gerçi bu olaya 1 sifon yetmez,1 kovada su gerek.Daha 3-5 sifonluk olay daha var ama seyredip siz bulun.Belirtelim ki sıkmıyor.Hele ki çıtır mı çıtır,şirin mi şirin iki sanatçımız doyumsuz miktarda.Kimler mi ? Onları da siz bulun. 11.12.09 Zafer Algan
peyami safanın güzel romanından uyarlanmış bir film.romanını okumuştum çok güzel.özentili gençlikte kötü yola sürüklenen genç kızların hikayesi ve bu kızları kötü yoldan kurtarmaya çalışan genç bir adamın(ediz hun) öyküsü.çok güzel bir filmdi.önder somer ve ediz hun un oyunu seyredilmeye değer.
gerçekten güzel ve mesaj veren bir filmdi.o yılların olaylarından esinlenerek sinemaya aktarılmış bir eserdir.
iyi de neden eserin yazarı peyami safa nın adı geçmiyor burada...
bu filmi cok merak ediyordum ve bugün izleme firsatim oldu ibret verici bir dram yerine daha duygusal bir film bekliyordum acikcasi ama yinede iyi bir film diyebilirim
kötü yola sürüklenmek istenen genç kızlar ve bir gencin mücadele öyküsü.izlenebilir güzel bir film...
Peyami Safa'nın aynı adlı romanından beyaz perdeye uyarlanmış bi film...
harikabir film mutlaka izlenmesi gerekir verdiği mesajlar günümüzdede geçerli olan güzel bir film
Söylenecek tek şey var. MÜKEMMEL İzlemeyenler,gözden kaçıranlar,keşfedemeyenler mautlaka izleyin...