Sinema Filmi Türkiye 1968 ▶ Tam film

Sarmaşık Gülleri

YönetmenNejat Saydam
Yıl1968
TürDram, Duygusal

Önce The Shadows-Cliff Richard’ın söylediği ‘Shooting Star’ (1966) (Barry Gray), sonra Bert Kaempfert’in trompetinden ‘Strangers In The Night’ (1966) (Bert Kaempfert / Charles Singleton / Eddie Snyder).

Ünlü romancı Necip Kunt’un (romanda soyadı ‘Kunter’) kız kardeşi Vildan yeni köşklerinde bir parti veriyor.

Betül; “İnsanları çok iyi tanırım Necip Bey.”

Necip; “Bugün için insanları çok iyi tanıdığınızı zannedebilirsiniz. Ama bir gün gelecek kendinizi bile tanımadığınızı anlayacaksınız.” (Bu gösterişli cümle, sonradan herhangi bir olayla desteklenmediği için havada kalıyor).

Aynı isimli ‘Sarmaşık Gülleri’nin (1950-Muazzez Tahsin Berkand) (Üçüncü basım-1965-İnkılâp ve Aka Kitabevleri) renkli Yeşilçam uyarlaması.

Kadıköy-Fenerbahçe’deki (romanda ‘Pendik’) köşk. Dışarda şiddetli bir fırtına var. Gazeteci yazar (üstelik -kitabın 176. sayfasında- ‘psikolog’) Necip Bey ‘şöyle bir dolaşayım’ diyerek yeni evini görmeye gelmiş. Köşk emektarı Ali’nin şöminede yakmak için getirdiği gazete ve kitaplar arasında bir de anı defteri bulur. ‘Romancı tecessüsü ile’ okuyor.

Gülseren’i önce yazdıkları ile tanıyoruz. Çok sevdiği sarmaşık güllerine benziyor. Ali’ye göre “Fazla yumuşak başlı, fazla uysal. Bu zamanın kadını değil” (sayfa 27). Annesi ‘iki sene önce, bir yaz sonu, bahçelerindeki çiçekler gibi solmuş gitmiş’. Babası Mecdi tekrar evleniyor.

‘This Is My Song’ (1967) (Charlie Chaplin) ve ‘Mellow Yellow’ (1966) (Donovan). Sarışın afet Ümran Hanım ve kızı Betül’ün Köşk’e gelişleri bir davet ile kutlanır.

Yeni gelin sanki bir ‘atmaca’, Mecdi Bey ise ‘serçe’!

Genç kız artık kendi evinde sığıntı gibi. Üvey anne ile Betül burayı satıp ‘daha modern ve aynı zamanda yüzme havuzlu’ bir villa istiyorlar. Dedikleri gibi de olur.

[Romandaki durum bambaşka. Ümran, öz anne. Ama parası için evlendiği ilk kocası Sahir’i ve O’ndan olan Gülseren’i hiç sevmemiş. Eşi ölünce eski göz ağrısı Mecdi ile hayatını birleştirir. Bu evliliğin meyvesi Betül’ün bir dediği iki olmuyor: ‘Aşkımın çocuğu’. Ailede Gülseren’i koruyan tek kişi üvey baba Mecdi].

Sonuçta Köşk’ü Necip alır. 35 yaşında. Annesi Cavidan ve kardeşi Vildan’dan başka kimsesi yok. ‘Hayatta zevk ve acı namına ne varsa hepsinden birkaç katre tatmış’. Anıların sahibi ile o yağmurlu gece karşılaşıyor. Babası, beklendiği gibi, kalp krizi geçirince Gülseren’i de döverek evden kovmuşlar.

Sonraki bir gün Ümran ile Betül’le de tanışır yazarımız. Defterde yazılandan farklı olmadıklarını anlar. Arkadaşı Orhan’la ziyaretlerine gittiklerine iki melodi dinliyoruz: Tom Jones’un sesinden ‘Delilah’ (1968) (Reed / Mason) ve enstrümantal olarak ‘Guantanamera’ (1929) (Josè Fernàndez Diaz).

Necip, arkadaşının dolduruşuyla ve hiç gerek yokken Betül’le beraber olur.

Ümran Hanım’ın da bahçıvan Osman’la ilişkisi var. (Biraz yüz bulsa Orhan’la bile olacaktı)! Onları birlikte gören Gülseren’i korkutarak ruhsal durumunu bozuyorlar.

‘Zorba’daki (1964) (Mikis Theodorakis) ‘Questions Without Answers’. Genç kız, Bakırköy Akıl ve Sinir Hastanesi’ne götürülür.

[Romandaki Gülseren bu durumlara düşmüyor. Liseden sonra ‘Kimya Enstitüsü’nde eğitim görüp Sümerbank’a memur olur. Necip’in evlenme istemesindeki gerekçeler pek inandırıcı değil. Romandaki neden, Betül’ün kocası Münir’in sataşmaları]. Filmde ise, babası hasta ve zayıf olduğu için, Gülseren’e bir koruyucu gerekliymiş! “Bütün gayem seni cemiyete kuvvetli ve şuurlu bir insan olarak yetiştirmektir.” (‘Evlilik müessesesinin’ böyle bir amacı var demek). Bunları söylüyor ama düğün gecesi bahçede dolaşıp ertesi gün yeni romanını yazmak için arkadaşı Orhan’la Abant’a gider!

Sonrası ‘Küçük Hanımefendi’ (1961 ve 1970) gibi. Vildan ve arkadaşlarının yardımı ile Gülseren büyük bir değişim gösterir. Necip’in başını döndüren bir değişim. Artık Külkedisi değil bir prenses!

‘Thunderball’daki (1964) (John Barry) ‘Crash Landing–The Bomb’ melodilerinin duyulduğu sahnelerde, Mecdi Bey, Osman’la sarmaş dolaş yakaladığı Ümran’ı öldürüyor (romanda yok). Az bir ceza ile kurtulacakmış.

Teoman Alpay’ın bestesi ‘Sarmaşık Gülleri’; “Yalnız kalan ruhumun//Acısı çok derindir//Yıllar geçse de inan//Kalbim yine senindir.”

Necip; “Gülseren, gülüm benim. Beni affet.”

Gülseren; “Seni çoktan affettim Necip. O gece bana çocuk muamelesi yapmasaydın, ben, 40 yıl kokmuş Gülseren olarak kalırdım.”

(Yazan: Murat Çelenligil)

Video

Filmi izle

Sarmaşık Gülleri - Eski Türk Filmi Tek Parça (Restorasyonlu)
Kadro

Oyuncular

22 kişi
Yapım

Künye

YönetmenNejat Saydam
SenaryoNejat Saydam
Görüntü YönetmeniMelih Sertesen
YapımcıMurat Köseoğlu
MüzikMuazzez Tahsin Berkant
ŞarkıTeoman Alpay
Sinemaseverler

Yorumlar

20 yorum
burcusara13 Nisan 2019

Filmin ilk kısmını ikinci kısmından daha çok beğeniyorum. Hülya Koçyiğitin şımarık zengin kız halleri biraz abartılıydı. Zaten Kartalı da direkt Gülserenin kollarına gönderdi :)

TubaArtan23 Ağustos 2017

Muazzez Tahsin Berkant'ın bu eserini okumayı isterdim.. filmde romana ne kadar bağlı kalındığını anlamak için.. mantık hataları öyle bariz ki.. hani görmezden gelinmicek gibi değil.. Yine sırf Hülya/Kartal hatrına 10/8

performer5 Haziran 2017

acar filmin renkli dönem filmlerinin en beğenmediklerimden...

performer4 Haziran 2017

malesef iyi puan veremeyeceğim bir film.

vatansever102 Ağustos 2014

içine kapanık,sorunlu bır kızın annesını kaybettıkten sonra basına gelen olayları anlatan bır fılm...

KrallarÖlmez26 Aralık 2013

Gülseren (Hülya Koçyiğit) annesini kaybetmiş babasıyla kalan genç bir kızdır. Üvey annesi ve üvey ablası genç kıza hizmetçi gibi davranmaktadırlar. Üvey annesi yaşadıkları köşkü ünlü yazar Necip Bey (Kartal Tibet)'e satar. Bir gece sağanak yağmurda evden kaçan genç kız eski köşklerine gider ve köşkteki adamı doktor zannederek arkadaş olurlar. Gülseren'in üvey ablası ise Necip Bey'e sahip olmak için planlar yapmaktadır. Bu sırada genç adamın doktor olmadığını öğrenen Gülseren yıkılır.

benimsinema14 Temmuz 2013

Türk sinemasinda klasiklesmis filmlerden biri.... basta aci dolu bir hayat yasayan ve gözyaslari icinde olan bir kiz, evlenince kocasi tarafindan terk edilince kendisini tamamen degistirir, film eglenceli olur.... tabi şimarik olunca bazi sahneler abartili olmus.... ama yinede izlemeyi seviyorum

beyzacetin25 Ağustos 2012

mantıken cok sacma bir peruk makyaj yeni elbiseler ve kız birdenbire bambaska biri oluyor kartal tibet de tanımıyor kızı bu kadar degişmiş yani:) benim gibi 1960 tan 80 e kadarki dönemin fanatikleri için sıkıcı degil ama genel olarak iyi bir film diyemeyiz

t_rex28 Nisan 2012

<p>filmin görüntü yönetmeninin melih sertsen olması harika bir şanş olmuş. yeşilçam demek bu film demektir; yemyeşil bir köşk, hor görülen bir jöndam, elit kostümler , çiçekler arasında kadraj  güzellikleri. yeşilçamın dört yapraklı yönetmenleri; nejat saydam, orhan aksoy, ülkü erakalın, osman seden'dir. en güzel eserlerin sahibi onlardır: bkz. &quot;ateş böceği&quot; ölmüş bir kadının mektupları&quot; kadın asla unutmaz&quot; &quot;zambaklar açarken&quot;. ve şimdi de dört yapraklı görüntü yönetmenlerini takdim ediyorum; kaya ererez, erdoğan engin, melih sertesen,orhan kapkı.  söz konusu film sarmaşık gülleri'nde ne yazık ki h. koçyiğt her zmanki alımlılığını gösterememiştir. bu da filmin en büyük kaybı. gönül isterdi ki; &quot;küçük hanımefendi&quot; deki prodüksiyon zenginliği bu filme de yapılsaydı. nedendir bilemiyorum h. koçyiğit kısa peruk takınca fiziği ço zarif görünüyor. bu saçın dışında  aksi bir görüntü sergiliyor. bir toplu,bir ince.</p>

jayson27 Ekim 2011

gerçekçilik yönü nadir olan bir yeşilçam klasiği .

performer1 Mayıs 2011

nazarımda konusu ve temposu ile beni yoran bir film olmuştur.

kariz_ma_3524 Aralık 2010

Duygusallık,aşk ve hüzün gibi duyguların yoğunlaştığı.Kartal Tibet ve Hülya Koçyiğit'in güzel filmlerinden. Suzan Avcı üvey anne ve çirkef,kötü kadını iyi canlandırdı.Başlarda &quot;Gülseren&quot; Hülya Koçyiğit zavallı güçsüz bir insan olarak filmin başlaması.&quot;Necip&quot; Kartal Tibet'in ünlü bir romancı yazar olarak karizması ile filme çok şey katmış.Ayrıca &quot;Betül&quot; Piraye Uzun şımarık &quot;Necip&quot; elde etmeye çalışan bir kızı canladırmaktada başarılıydı. Filmin finaline doğru &quot;Gülseren&quot;Hülya Koçyiğit intkamını fena aldı &quot;Necip&quot; Kartal Tibet'ten.Başka bir kadın kılığına girerek.Ayrıca filmin güzel sahneleri olarak &quot;Gülseren&quot; Hülya Koçyiğit'in şok geçirip akli dengesini kaybetmesi.Hastaneye kaldırılması. Suzan Avcı'nın önüne gelen pas veren kadın rolü.&quot;Bahçevan&quot; Hüseyin Baradan'a dahil.İyi bir aşk filmi.

kartal tibet tutkunu17 Ocak 2010

BU FİLM İÇİN: Dönemsel sinemaya uyarlanan ünlü roman yazarın bir roman klasiğin filme de olan, bir esinti. örneği sinemada dönem de bolçada işlenen, bir film. Sinemada benim en beğendiğim &quot;Kartal TİBET &amp; Hülya KOÇYİĞİT'İN&quot; oynamış olmalarına rağmen. Sinema yönetmenliğinden hiç haz alamadığım Bir Ülkü EREKALIN klasiğinde, Nejat SAYDAM'IN bu filme yönetmiş olması! nacizhane; Ben yapımcı olsam.! bu filme! Başta &quot;Ertem EĞİLMEZ&quot; olmak üzere bir &quot;Orhan AKSOY&quot; veya bir &quot;Orhan ELMAS'IN&quot; filme çekmesi benimde, yönetmen tercihim olurdu... Konsepti: Oyuncu cast'ı olumlu, tema güzel, konusu her ne kadar romana dayalı olsada...

Loverman22 Aralık 2009

güzel bir hülya-kartal filmi. başlangıçta gülserenle acıdığı için evlenen aşk roman yazarı necip kunt un, gülserenin abant da tanınmayacak kadar güzelliğe bürünmesiyle merhamet duyguları, yerini aşka bırakıyor. akli dengesi bozuk bahçıvan rolündeki hüseyin baradan ve gülserenin üvey annesi ümran rolündeki suzan avcı da başroller dışındaki diğer başarılı yıldızlar.

ugurkivanc17 Eylül 2009

babanın adı(Gülseren) Vecdi değil Mecdidir.Bu aynı zamanda babamın da adı olduğu için ayrı bir ilgimi çekmişti film.

yslcm_yasemin22 Mart 2009

biraz abartili bir film olabilir, ama ben bu filmi cok seviyorum... bana cinderella masallarini animsatiyor, türk versiyonu;)...romantik, cok duygusal ve ve sarkilari da ayrica muhtesem, özellikle arada "sarmasik gülleri"nin melodisi girince o sahne o kadar güzellesiyor ki... ve sunu belirtmeden edemeyecegim: kartal tibet yakisikliliginin zirvesinde. cok güzel bir ikili olusturuyorlar hülya kocyigit ile.

opium17 Mart 2009

üvey kızkardeşinin cici erkek arkadaşını(kartal tibet)tavlıyordu gülseren(hülya hanım)

enigmacuture3 Şubat 2009

sarmaşık gülleri ünlü besteci teoman alpayındır. hatta muazzez ersoy nostalji adı ile çıkan ve sonra abartılı olarak devam eden seriler de teoman alpay şarkılarına sıkça yer vermiştir.

f_ebru_b8 Temmuz 2008

gayet güzel bi hülya koçyiğit-tarık akan filmi

cansu.demir2430 Mayıs 2007

Bayılıyorum bu filme.Muhtesem filmlere damgasını vurmustur hülya koçyiğit. Ama yine de bazı cirkin iftiralara maruz kalmaktadır. Onun üzülmesini istemiyorum. Onun ne kadar hanımefendi oldugunu biliyoruz ve onu sonsuz seviyoruz.

Yorum yaz

Benzer

Hülya Koçyiğit'in diğer filmleri

Filmografi →