Sabah Yıldızı
‘Tennessee Waltz’ (1947) (Redd Steward / Pee Wee King).
‘Gel Kulüp’.
Zeynep; “Ayrıldıktan sonra bile beni yüzüstü bırakmamana teşekkür ederim.”
Ekrem; “Çok canım sıkılıyor. Bu akşam beraber olalım.”
Zeynep; “Benim için ne şeref ama sevgili ‘karıcığından’ korkmaz mısın?”
Ekrem; “…”
‘Sabah Yıldızı’nın (‘Nakleden’ Muazzez Tahsin Berkand) (1958-İnkılâp Kitabevi) renkli Yeşilçam çevrimi.
Trende küçük bir kız, Nevin Rauf; “Bu filmin hikâyesi benim hayat hikâyemdir. Biz aslen İstanbulluyuz. Babam,(ben) iki yaşındayken ölmüş. Şimdi annemle İzmir’e gidiyoruz. Bundan sonra orda oturacakmışız artık.” En çok İstanbul’daki oyun arkadaşından ayrıldığına üzülüyor. Çocukluk aşkı! Boynundaki madalyonda resmi var.
Neden İzmir’e geldikleri şimdilik belli değil. Geride bıraktıkları büyük bahçeli köşkten oldukça farklı bir pansiyonda yaşamak zorundalar. Sonradan anneciği de ölünce yapayalnız kalacaktır.
[Romandaki Nevin’le, genç kızken ve Konya’da karşılaşıyoruz. Babası, doğumundan birkaç hafta, annesi de 10 yıl önce ölmüş].
“Bir gün evimize Mehmet amca adındaki biri geldi. Benim kimsem olmadığı için O bakacakmış. Babamın uzak akrabalarından biri olan bu adamı sevmemiştim her nedense.” ‘Çocuklar hislerinde yanılmaz’. Ne kadar haklı olduğunu ilerde anlayacağız.
Yıllar sonra artık genç bir kız. Parasızlıktan ilkokulu bile zor bitirmiş. (Romanda ‘lise mezunu’). “Mehmet amca bana hiç okutmadan bir sürü kâğıt imzalatırdı. Vasim, bir gün, ‘yaşamak için çalışmak lazımdır’ diye beni eski İzmir valisi Beşir (kitapta arkadaşlarından birinin annesi, eski Konya valisi Reşit) Paşa’nın konağına götürdü. Karısı Şefika Hanım’a can yoldaşı olacakmışım.” Her türlü işe koşuyor. Çamaşır, bulaşık, yemek, orta işi. “Memnundum hayatımdan, karışanım görüşenim yoktu. Mağrur ve dik başlı olduğumdan bu kapıdan daha iyi bir kapı bulamazdım.”
Bu mutluluk bir gün bozulur. Bir mektup gelmiş. Hem de ‘kocasından’! “O nasıl söz? Evli olmayan kadının kocasından mektup gelir mi” diye yırtınıyor ama Avukat Ahmet Selim aracılığı ile gönderilen zarfın üzerinde ‘Bestekâr (romanda ‘Doktor’) Nevzat Ekrem Bey’in karısı Nevin Hanımefendiye’ yazılı.
Yazıhanede durum biraz anlaşılıyor. Üç ay önce ölen vasisinin genç kıza alelacele imzalattığı kâğıtlardan biri de evlilik için ‘izinname’ymiş! Ahmet Bey, konuyu tam olarak çözümleyemediği için İstanbul’a gidip ‘kocası’ Ekrem’le görüşmesini önerir. (Zaten, ‘bir dedikodunun doğmasından korkan’ Şefika Hanım da ‘münasip bir dille’ evden ayrılmasını istemişti).
Herbie Mann’in ‘Impressions Of The Middle East’ albümündeki (1967) ‘Uskudar’ (düzenleme Arif Mardin). Bir elinde bavul, diğerinde Avukat Muzaffer’e yazılmış mektupla Haydarpaşa Garı’na indiğinde ‘peri masalı’ başlıyor.
Ekrem Bey’in (romanda Maçka’daki) evinden ‘sahtekârlıkla suçlanarak’ kovulur. Şaşırtıcı bir şekilde burada başka bir ‘Nevin Rauf’ var!
Yazıhanesinde Muzaffer Bey’i dinlerken annesinin ‘kalbine gömdüğü’ tüyler ürpertici sırrı (filmde yok) öğreniyor (sf. 33); 25 sene önce annesi ile Nuri Bey’in evlilik arzuları aileler arasındaki düşmanlık nedeniyle gerçekleşmemiş. Annesi, Rauf Bey’le evlenirken Nuri Bey bekârlığı seçer. Nuri’nin kız kardeşi de Ekrem’in babası ile evli. “Bundan 5 sene evvel Nuri Bey ölürken yeğenine 5 milyon lira (filmde bir yerde 6 milyon başka bir yerde 7 milyon) bıraktı. Tek şartı Nevin Rauf Hanım’la evlenmesi.”
Filmde ise Nuri Bey, Nevin’in uzak bir akrabası ve yıllar önce annesiyle evlenmek üzere olduklarından hiç söz edilmiyor. Mehmet, vasiyetnamede yazılı 250 bin liralık çeyiz parasını cebe atmak için sahte bir ‘Nevin Rauf’ bulur. Asıl adı Zeynep ve sonunda hatasını kabul edip evden ayrılıyor. Kulüplerde şarkıcılığa başlar. (Romandakinin kim olduğunu öğrenemiyoruz. İki yıl evli kaldıktan sonra yüklü miktarda para ile ortadan kaybolmuş. Ekrem’in bağladığı aylığı Mehmet’le bölüşüyordu).
Sonuçta ‘ticari’ bir evlilik için anlaşmaya varılır. ‘Topu topu bir yıl aynı evde kalacaklar’. Genç kız paraya, mala, mülke, her şeye ortak olacak.
Şimdilik birbirlerinden nefret ediyorlar ama deneyimli Muzaffer Beyin dediği gibi; “Yarınların neler doğuracağını kimse bilemez.” Ekrem’in, madalyondaki çocuk olduğunu ne bilsinler!
Romanda olmayan Kamil Dayı, Nevin’in en büyük yardımcısı. Ekrem’in ‘artık dayanamayıp’ Avrupa’ya gittiği üç ay içinde ‘taşralı kız’ı, ‘ömür boyu unutulmayacak kadın’a dönüştürüyor. Delikanlı geri geldiğinde [‘Küçük Hanımefendi’ (1961/1970) filmlerindeki Ömer gibi] ‘karısı’nı tanıyamıyor.
‘Sabah Yıldızı’ dediği bu güzel için her şeyden vazgeçmeye hazır!
“Yıllar sonra rastladım çocukluk sevgilime//O aşina bakışlar içimi deldi yine.”
Filmin sonunda Nevin’in sözleri.
“Aradığın çocukluk aşkın, nefret ettiğin taşra kızı ve Sabah Yıldızı. Hangisini istersen O’nunla nişanlanabilirsin. Çünkü üçü de seviyor seni.”
(Yazan: Murat Çelenligil).
Oyuncular
Ediz HunNevzat Ekrem
Nubar TerziyanKamil Dayı
Burak Tuna
Necabettin YalAhmet Selim
Mahmure HandanŞefika
Mehmet BüyükgüngörÖmer
Hüseyin ZanKiralık Sevgili
Zeki Sezer
Funda GürçenKüçük Oyuncu
Filiz Akın
Alev KoralGülsüm Kamu Seslendirmesi
Abdurrahman PalayEdiz Hun Seslendirmesi
Adalet CimcozFiliz Akın Seslendirmesi
Rıza TüzünSeslendirme
Gülsüm Kamu
Renan Fosforoğlu
Agah HünNecabettin Yal Seslendirmesi
Nevin AkkayaMahmure Handan Seslendirmesi
Tijen ParSeslendirme Künye
Yorumlar
Ediz Hun'in diğer filmleri
2017SavaşçıPolisiye★ 8,1
2014Hayat YolundaDram★ 8,9
2014Sinemada İstanbul: Kadrajdaki ŞehirBelgesel★ 6,6
2011Anadolu KartallarıDram, Duygusal, Macera★ 7,5
2011Ünye de Fatsa ArasıKomedi, Belgesel★ 9,0
2009Çığlık Çığlığa Bir SevdaDram, Duygusal, Biyografi★ 6,5
2005Asla UnutmaDram★ 6,9
Eğlenceli bir film
Nubar Terziyan ı Rıza Tüzün seslendirmiştir
Bolca çemkirme sonucu enteresan şekilde aşık olunma sanatı konulu bir film daha.
tarzım olmayan bu senaryonun benzerleri yeşilçam da çok çekildi... erler film ve türker inanoğlu kalitesinden dolayı beğendim.
Çok komik ve eğlenceli Filiz Akın Filmi izlemeniz gerek Ediz Hun ve Nuber Terziyan çok başarılı Oyuncluk sergilemişler.
Çocukken jeneriğinde Ediz Hun yazısını görünce sevinçten zıplardım. Filiz Akın ın o deli kız halleri de çok komik gelir güldürürdü beni :)
Ediz Hun un çocukluğunu Tuncay Torun canlandırmıştır.
Birbirine benzer senaryolar içinde en başarılı olanlardan biridir.
ilk defa seyrettim ve cok begendim, filiz akin adeta cosmus... yalniz filmde önder somer oynamiyor, jenerikte ismide yazmiyor.. ediz hunla ikisi iyi ikili olmuslar.. ediz hunun giydigi kiyafetleri de begendim,,,
Aslında sevdigim bir tarz bu yesilcamda. Ama bu filmi cok da basarılı buldugumu söyleyemem.
evet güzel bir film.
<p>Filiz Akın'ın en sevdiğim filmlerinden.Çok güzel bir film mutlaka izleyin</p>
tarz olarak sevdiğim türler içindeki filmlerden. aktris oyuncu başlangıçta bakımsız olur aktör o kişiden iğrenir, nefret eder sonra kendisine bir bakar bir güzelleşir yardımcı oyuncu desteğiyle. keyif veren yanı başka bir kişiliğe büründüğü için aktörde onu tanımaz tabiri caizse ona bayılır. filmin tutan yanı da hep bu aynı türde senaryolar olmuştur. türk sinemasının sade ve en güzel yanı da bunlar olsa gerek. hemen hemen herkeste eski filmlere özlem duymaktadır. diğerleri gibi bu filmde de emeği geçen herkese teşekkürler ölen sanatçılarımıza da Allah tan rahmet dilerim.
bir miras yüzünden bilmeden bir yazarla evlenip,onu kendine aşık eden bir genç kızın aşk öyküsü...gülsüm kamuda önemli bir rolde...izlenebilir.