Rüzgar
Film, bir ihanetin intikamını almak isteyen bir adamla kocası tarafından terk edilen bir kadının aşk öyküsünü konu alır. Bekir ünlü bir şarkıcı olan Emel’le mutlu bir hayat sürmektedir. Bu mutluluğu Deliormanlı Davut’un hapisten çıkmasıyla bozulur. Bekir, yıllar önce yanında çalıştığı Davut’a ihanet ederek hapse girmesine neden olmuştur. Davut hapisten çıkar çıkmaz intikam almak için harekete geçecektir.
Bu nedenle Bekir kiralık katil tutarak Davut’u öldürtmeye çalışır. Ancak Davut ablukadan sıyrılarak yeniden Bekir’in peşine düşer. Bununla birlikte Davut’un amacı Bekir’i öldürmek değildir. Bunun yerine Bekir’i her saniye ölüm korkusuyla yaşatmaya başlayacaktır.
Kadro
22 kişiOyuncular
Emel SayınEmel Sayın
Cüneyt ArkınDeliormanlı Davut
Orhan AlkanBekir
Hüseyin PeydaAvukat
Adnan MersinliBekir in Adamı
Necip TekçeArazi Alıcısı
Yılmaz KurtBekir in Adamı
Erdoğan SerenBekir in Adamı
Yusuf ÇetinBekir'in Adamı
Niyazi Gökdereİşkenceci Mahkum
Tevfik ŞenBekir'in Adamı
Yadigar Ejderİşkenceci Mahkum
Hasan YıldızTetikçi
Cevdet BalıkçıBekir'in Adamı
Ziya ÖzanlarGazeteci
Abdurrahman PalayCüneyt Arkın Seslendirmesi
Abdurrahman PalayFragman Tanıtım Seslendirmesi
İbrahim TatlısesKendisi
Jeyan Mahfi TözümEmel Sayın Seslendirmesi
Sabahat İzgüMahkum
Timuçin CaymazHüseyin Peyda Seslendirmesi
Ashley Zukerman Yapım
Künye
YönetmenCüneyt Arkın
SenaryoSafa Önal
Görüntü YönetmeniMuzaffer Turan
YapımcıAbdurrahman Keskiner
ŞarkıSelami Şahin
Sinemaseverler
16 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →








kötü değil ama iyi de diyemem... emel sayın ya ekonomik nedenlerden yada cüneyt arkın'ın teklifi ile oynamış diye tahmin ediyorum... emel sayın karlı buz gibi dağ ortamında ipincecik elbise ile şarkılar söylemiş, yönetmen cüneyt arkın sanırım burada emel hanımı biraz zorlamış gibime geldi... filmin beğendiğim tek tarafı emel sayın'ın güzel şarkıları...
Klişe bir senaryoya sahip olmasına rağmen film kendisini seyrettiriyor. Daha öncede buna benzer konular sinemamızda işlenmişti. Emel Sayın'ın şarkıları güzelliği Cüneyt Arkın'ın karizması oyunculuğu filmi doldurmuş iyi sayılabilir bir film.
Emel Sayın'ın kaçırıldığında Cüneyt Arkın'a ''canım sıkılıyor'' demesi ve Cüneyt'in cevap olarak ''yemek ye'' diye cevap vermesi aklımda yer etti bu filmle ilgili. Anlamsızca güldürür beni bu cevap:)
filmin girişinde ibrahim tatlıses ödül alıyor .film genel olarak bilindik senaryo kaçırma sahnesi sonra birbirine aşık olma filmde beklenmedik olaylar oluyor
ayhan ışık ve zeynep aksunun oynadığı öleceksek ölelim adlı filmin benzeri bir film.
Cüneyt Arkın için ne denebilir ki. Oyunculuk zaten kalbürüstü ama bu filmde yönetmenliğini de beğendim. Cüneyt Arkın'ın izlemekten keyif aldığım filmlerindendir. " Kahrımdan ölüyorum size acır mıyım ulan " repliği ise filmin unutulmaz sahnesidir.
Bu filmde Orhan Alkan'ı kötü rolde görüyoruz.Orhan Alkan genellikle kısa saçlıdır.Bu filmde saçı daha uzun ve bıyıklıydı.Eğer jenerikte yer almasa tanıyamazdım.
filmin adını alan rüzgar şarkısı film sonunda 1 kere yorumlanmış. tabiki arada verdiyse ve flash tv o sahneleri kesmediyse bilemem.
alınyazısı arkadaşın gönderdiği yazıdaki o zor bölümleri hatırlıyorum, hakkaten emel sayın gibi narin bir kadın o sahneleri çektikten sonra bir daha cüneyt arkınla oynamaması normaldi :), ona tarık akan engin çağlarlı aşk filmleri yakışıyor :)
Kadının ata binip kaçma sahnesinde, atın üstündeki Adnan Mersinli idi [arka plandan-peruk ile]..Emel değildi binen, o rolde hareketli sahnede..
Eşiği geçip içeriye adımımı atmıştım ki Emel Sayın, ‘’ya Allah!’’ diyerek kalın sopayı tam alnımın ortasına yapıştırdı. Doğrusu bu kadırını beklemiyordum. Sendeleyip duvardan güç almak için o yana kayarken ikinci darbeyi de yedim. Bu seferki vuruş tam yerine oturmuştu. Bir an kendimi boşlukta hissettim.gözlerim karardı,başım mı dönüyordu,yoksa EmeL Hanım mı etrafımda fır fır dönüyordu çıkaramadım. ‘’ Bre medet!’’ demeye kalmadı,üçüncü darbe elmacık kemiğimin üzerindeki hassas,ince deriyi ‘’cart’’ diye yırttı.Anında ağzıma akan kanın sıcak,tuzlu tadını fark ettim.’’ Emel Sayın’ın fendi Cüneyt Arkın’ı yendi.’’dedirtirmiyim hiç? Kedinin önündeki bir fare kadar zavallı halime aldırmadan aslanlar gibi kükredim. ‘’ Bre gafiller,bre yettim,yettim ki şimdi canınızı alacağım!’’ Anında en haşin,en gaddar karate pozisyonuna geçtim.En öldürücü vuruşu yapacaktım ki Emel Hanım’la göz göze geldik. Aman Allahım;onlar göz değil gözistan… Emel Hanım, güneş ışığıyla tatlı tatlı dalgalanıp parıldayan,dünyanın en güzel yeşillerini gözlerine hapsetmiş.İnsana gözleriyle değil,bu uçsuz bucaksız yeşillikle bakıyor. Ben de bu eşsiz gözistanlara doya doya bakayım istedim.Sen misin isteyen;sopa tam alnımın ortasına oturdu.Dünyam karardı,hayallerim,yüzüm,kafam gibi paramparça oldu.O günden sonra elinde sopa,adam döven hiçbir kadının gözlerine bakmamama yemin ettim. İşin aslı şöyleydi; Emel Sayın’la Uludağ’ın Karlı ormanlarında bir film çekiyorduk. Ben bir ‘’ kabadayı’’yı oynuyordum.Emel Sayın’ın filmdeki kocası bana ihanet ettiğinden,ondan intikam almak için karısını dağlara kaçırıyordum. Hem de kar beyazı,ilkbahar bulutlu yeleli,yiğit bir atın sırtına heybe gibi vurarak. Sonra set işçilerinin yaptığı şirin bir tahya kulübeye hapsediyordum. Emel Sayın filmde hayatını oynuyordu.’’Hayatını’’ derken hayatındaki kocaları aklınıza gelmesin. Emel Sayın,hayatında olduğu gibi çok meşhur bir şarkıcıyı oynuyordu.İşte bu yüzden ,bu zarif,bir eli balda,bir eli yağda,yumuşak yataklar prensesi vahşi,ıssız dağın,tahta kulübenin,hayatın,soğuğun,kendi başının çaresine bakmanın bütün eziyetlerini çekiyordu. Durmadan gözistanlarıdan yaşlar akıyordu. Ve bu yaşlar sahiciydi. Rol icabı bile olsa,o insafsız,Allah’ın bile unuttuğu o dağ başında kar, soğuk ve fırtınalar içinde çalışmak gerçek bir işkenceydi. Ama benim hoşuma gidiyordu. Çünki ben böyle büyümüştüm.Peki prenses dayanabilir miydi? Dayanmaya çalıştı,ama bir sahne vardı ki ipler işte o anda koptu. Emel Hanım bir fırsatını bulup kulübeden kaçıyordu. Fark ettiğim an yiğit,ak bulutlar gibi uçan atımla peşine düşüyordum. Kısa bir an sonra da yakalıyordum. Sen misin kaçan; dakikalarca karlarda sürüyordum. Atın ayakları altında ezilmemek için,değme Cüneyt Arkın’a taş çıkartacak hünerlerle çukurlara düşüyor,tepelerden yuvarlanıyor,kendini oradan oraya atıp duruyordu. Filmin hem başoyuncusu hem de yönetmeni olduğum için, işte o zalim sahneyi uzattım da uzattım. Sabah sete patron geldi. ‘’ Emel Hanım İşi bırakabilir.’’ Dedi. ‘’ Yapma yahu!’’ dedim. ‘’ Kadını az daha öldürecekmişsin,’’ dedi. ‘’ Rol icabı,’’ diye cevapladım. Patron dünyalar iyisi birisiydi. ‘’ Rol icabı ona bir sahne yaz,’’ dedi. ‘’ Öyle bir sahne olsun ki…’’ Anlamıştım,Emel Hanım’ın benden intikam alması gerekiyordu. Sahneyi yazdık,eline filmlerde hep kullandığımız kartondan yapılma, acıtmayan sopayı verdik. Kartondan yapılma sopayla dövülmek, bir ‘’ Kabadayı’’ bile olsam koymazdı bana. Eşikten içeri girip ilk darbeyi yediğimde işin öyle olmadığını hemen anladım. Zaten ‘’yahu ne oluyor?’’ demeye kalmadan ve Emel Hanım’ın o bahar yeşili gözlerine doymadan,kocaman ‘’ kabadayı kalçamın’’ üstüne düşüp kalakalmıştım. Her şeye rağmen aklım kartondan yapılma,acıtmayan sopadaydı. Dakikalarca aradım, kulübeyi alt üst ettim,yetmedi, dışarı çıkıp her yanı taradım. Kartondan yapılma, acıtmayan sopayı bulamadım. Peki, Emel Hanım beni neyle dövmüştü. Bu ‘’Rüzgar’’ filminden sonra Emel Hanım bir daha film çekmemeye yemin etti. Galiba beni de hiç sevmedi. Sevseydi verdiği sözü tutardı. Kaynak: Adını Unutan Adam / C.Arkın
Güzel bir aşk filmi.Her ne kadar filmin sonu mutlu bitmesede.Emel Sayın ve Cüneyt Arkın iyi oynamış
emel hanım film çekimi sırasında rol icabı cüneyt arkın kendisini karların içinde atla kovalayınca ondan öcünü gerçek bir sopayla kafasına vurarak almış, cüneyt abimizin harbiden kafası kanamıştır.bunun yanı sıra cüneyt abi acaip maço bir adam portresi çizer ki, kendisinden kaçmaya çalışan can düşmanını havaalanında kıstırıp azarlayıp geri evine postalar ki, bayılırım bu sahneye. mutlaka ibret olsun diye izlenmeli.
Yönetmenliğini kendisinin yaptığı Filmdir Cüneyt arkın Emel sayın Filmnin sonu sahne çok güzel
Filmin sonundaki dövüş sahnesinde Star Wars\'un müziği çalıyor! ben daha ne diyeyim bu film hakkında bilmiyorum...
Cüneyt ARKIN\'ın 10 numara filmlerinden birisi. Hele de ölüyorum ulan kahrımdan size acırmıyım dediği sahne müthiş.