Sinema Filmi Türkiye 1962 ▶ Tam film

Rıfat Diye Biri

YönetmenErtem Göreç
Yıl1962
Süre76 dk
TürGerilim, Polisiye

‘Pictures at an Exibition; I. Gnomus. Vivo’ (1874) (Modest Petrovich Mussorgsky) (Orkestra düzenlemesi Maurice Ravel–1922).

Lale’nin odasında eli tabancalı bir yabancı var.

Rıfat; “Korkmayın, korkmayın. Telaşlanmayın da. Beni öldürmek istiyorlardı. Çaresiz buraya sığındım.”

Lale; “(Anlık bir duraklama ve) Yaralısınız, yardım edeyim.”

“ ‘Hisar Cinayeti’ faili Rifat cezaevinden kaçtı.” 29 Mart 1962 tarihli Milliyet Gazetesi’ndeki haber özellikle Bar’dakileri çok heyecanlandıracak.

‘Peter Gunn’ (1958/59) (Henry Mancini). ‘Kibar Pavyon’. Ünlü dansöz Zişan, ‘Kırbaçlı Dans’ını yapıyor. Acele ile oraya dalan Yılmaz’ın bakışlarındaki endişeyi hemen yakalamış. Soyunma odasında gazeteyi gösteren Ali Seyhan durumu özetliyor; “Kaçtığına göre muhakkak buraya gelir.” Genç kadının kararı; “Hemen Bar’ı boşaltın. Siz civarı kollayın. Gördüğünüz yerde, ne pahasına olursa olsun hemen temizleyin. Biz köşke gidiyoruz. İşiniz bitince gelirsiniz.”

O gece Rıfat’ı bir eczanede kurşun yağmuruna tutarlar. Zavallı Kalfa araya girince olan O’na oluyor. Yaralanan kahramanımız Lalelerin evine sığınır.

Genç kızın babası Adil bir seyahat şirketinde memurmuş. İyiliksever(!) Patron, Onları arabasıyla bir oraya bir buraya götürüyor. “Allah razı olsun Zeynel beyciğim, siz de olmasanız gezmek yüzü bize haram olacak adeta” diye teşekkür ettikleri kişinin amacı kızları ile nişanlanmak. Anne ve baba ‘kapılarına kadar gelen böyle hayırlı bir kısmeti’ kaçırmak istemiyorlar ama Lale, adamı sevememiş, oralı değil.

Rıfat’la karşılaşması hemen o akşam. Odasında Hemingway’in ‘Silahlara Veda’sı vardı. Sonraki ‘iki gece bir gün’ yaşayacakları roman kadar heyecanlı.

Belki bağırıp çağırırdı ama göz göze gelmelerinde nasıl bir mucize varsa yarasını sarıyor.

Delikanlı aceleci. ‘Onlardan’, yani Zişan’ın adamlarından önce Aleko’yu bulmalıymış. “Suçsuzluğumu ispat edecek tek insan.”

Dükkâna gittiklerinde kundura tamircisinin cesedi soğumaya başlamıştı bile! Artık iş başa düşmüş. ‘İdamlık Rıfat’ ne yapıp edip masum olduğunu kanıtlamak zorunda.

Sabaha karşı Galata Köprüsü’nde salep içtikleri o güzel sahnede olanları öğreniyoruz. Diyarbakırlıymış. Tahsil için geldiği İstanbul’da yaşadıkları pişmiş tavuğun başına gelenlerden az değil. “Hukuk’ta okuyordum. Bir gece arkadaşlarla Bar’a gitmiştik. Bilezikli Zişan diye bir kadın tanıdım orda. Gençtim, kapıldım bu kadına. Sonradan öğrendim, beyaz zehir ticareti yapıyorlarmış. Bir anda nefret ettim bu kadından. Çılgına döndü. İntikam almak için 3 kişiyi öldürtüp bu cinayetleri (oysa gazetede ‘tekil’ olarak yazılı) üstüme yıktı. Rakipleriydi Onlar.”

Memleketlisi Binali’nin oteline sığınırlar. Lale bir ara kaçar ama birkaç saat sonra geri dönüyor. “Tuhaf bir his var içimde. Senden ayrılmak istemiyorum.” Rıfat ise ‘hayatı pamuk ipliğine bağlı bir insan’. “Bu ölüm kalım savaşına seni de beraber sürükleyemem” dese de hiç ayrılmayacaklar.

İşin kötüsü eczanedeki kalfa ve kundura tamircisinin (Lale ve annesine göre ‘eskici’) ölümleri de delikanlının sırtında. “Bir çirkeften kurtulalım derken ötekine batıyor.” Binali bir kere de Zekai Baba ile görüşmesini söyler. “Eski polistir (oysa hâlâ görevdeydi). Baba adamdır. Suçsuz olduğuna inandırırsan sana bir yol gösterir.”

‘Zehirden şifa ummak gibi bir şey’ olduğunu bile bile Cinayet Masası Şefi ile buluşur. Yardımcısı Kemal diğer polislerle gelince paçasını zor kurtarıyor.

Binali’nin yakaladığı bir ipucu; “Çingene Hakkı diye biri varmış. Eskiden Zişan’ın yanında mal satarmış. Sonra atmışlar çeteden. Soruşturdum, şimdi Perşembe Pazarı’ndaki salapuryalarda sürünüyormuş. Bulursan bir şeyler öğrenebilirsin.”

Filmdeki çarpıcı sahnelerden biri olan mavna, kayık mezarlığı. İspirtocu’yu bulmuş. Tam haydutların saklandığı köşkün yerini söyletecekken Ali Seyhan uzaktan attığı bıçakla Hakkı’yı susturur. Buradaki sonuçsuz kovalamayı ‘Bir Sergiden Tablolar Süiti; IX. La Cabane Sur des Pattes de Poule’ (1874) (Mussorgsky) ile izliyoruz.

Son çare olarak gittiği Bar’da gizli bir uyuşturucu imalathanesi olduğunu anlar. Yumrukları Zeki Tüney’i konuşturuyor; “Yeniköy’ün üstünde, ağaçlar içindeki Köşk’teler (Hafize Hanım’ın Köşkü).”

Bu arada haydutlar Lale’yi kaçır. Otel’de çalışan Sivri, meğer çetenin adamıymış. Genç kızın götürüldüğü köşkte asıl patronu öğreniyoruz; İnanması güç ama Zeynel Bey!

‘Seyahat acentesi dümeniyle eroin kaçakçılığı yapan, cinayetlerle Rıfat’ın suçlanmasına neden olan kibar eşkıya’.

Kahramanımız artık kırmızı görmüş boğa gibi. Yılmaz ve Ali Seyhan’ı ayaklarından ağaca asmak; Bir ayna hilesiyle Hakkı Haktan’ı vurmak; Uzun süren korna sesiyle (1 dakika 41 saniye) köşktekilerin sinirlerini bozmak; Arabanın tamponunda çetenin has adamı Kalas’la son sürat eve girmek yaptıklarının bir kısmı.

Polislere teslim olmak istediğinde şaşırtıcı bir geçeği daha öğreniyoruz. Suçsuz olduğu biliniyormuş. Delil sağlamak için kaçmasına göz yummuşlar!

Filmin sonunda, üşüyen Lale’yi yakası kalkık Humprey Bogart trençkotunun içine alıyor.

Sirkeci’deki Şark Otel’in odası.

Lale; “Yaranız nasıl? Binali’den pamuk filan isteseniz de pansuman yapsak.”

Rıfat; “O kadar mühim değil.”

Lale; “Erkeksiniz tabii. Ben geçen gün patates soyarken parmağımı kestim de akşama kadar ağladım. Sonra annem bir daha mutfağa sokmadı beni.”

Rıfat; “Bu da işinize geldi tabii.”

Lale; “Sorar mısınız!”

Rıfat; “Benim de bir kız kardeşim vardı, Diyarbakır’da. O da iş yapmasını hiç sevmez, evde yalnız benim işlerimi yapardı.”

Lale; “Çok mu severdi sizi?”

Rıfat; “Çook. Arkamdan ne kadar ağladı ‘İstanbul’a gitme’ diye. Bense burda avukat olup suçsuz insanları savunacaktım. Talihe bak ki şimdi suçsuz olduğum halde kendimi bile savunamıyorum.”

(Yazan: Murat Çelenligil)

Video

Filmi izle

Rıfat Diye Biri - Eski Türk Filmi Tek Parça
Kadro

Oyuncular

19 kişi
Yapım

Künye

YönetmenErtem Göreç
SenaryoAli Kaptanoğlu
Görüntü YönetmeniTurgut Ören
YapımcıMemduh Ün
Sinemaseverler

Yorumlar

17 yorum
aysenazan13 Ekim 2020

Ayhan Işık'a yakışan polisiye, macera ve aşkı içinde barındıran filmlerden biri... Semra Sar çok güzel ve Ayhan Işık'a çok yakışmış...

Ali_Alamuti21 Ağustos 2019

Yine başrolun yüceleştirilmediği, hoş bir film. Heyecanlı ve sürükleyici bir polisiye.

Kaptan3414 Kasım 2015

Süper macera bir film

şahin_şahin9020 Ocak 2015

Ayhan Işığın Semra Sar'la birlikte çevirdiği güzel filmlerden biri.Macera,aksiyon var,sürükleyicilik var.Suçsuzluğunu ispat etmek için polisten kaçarken Semra'nın evine sığınan Ayhan'ın macera dolu öyküsü.Yalnız yine tesadüfler ve tevafuklar var filmde.Eh Yeşilçam filmlerinin temel kaidesidir bu olaylar.Semra'nın müstakbel nişanlısı Süha'nın Ayhan'a suç itham eden çetenin reisi oluşu gibii...Süha Doğan her zaman ki gibi kötü rolde ama rolünün hakkını sonuna kadar veriyor.Ben bu filmde Semra'nın içten oyununuda beğendim.Keşke 1965-1970 arası siyah beyaz filmlere devam etseymiş Yeşilçam 4 yapraklı değil 5 yapraklı olurdu.Semra Sarın sadece bu filmini değil diğer filmlerinindeki oyunculuğunu kastederek bunu söylemiş olayım.

jones.seker19 Ağustos 2014

aşk macera istanbul mutlaka izleyin

Avcı2428 Nisan 2014

Aşk istanbul da bu kadar duygulu ve güzel yaşanır film baştan sona harika geçti sanki ayrıntılar istanbulda gizli Ayhan Işık ve Semra Sar çok yakışmışlar aralarında inanılmaz bir uyum var 1962 yılında güzel bir istanbul yolculuğuna çıkmak istiyenler izlemeli zişan karakteri çok çok başarılıydı filme olan katkısı çok büyük tü iyi seyirler....

Papatyam3410 Mart 2014

ayhan ışık ile samra sar beraber çok başarılı olmuşlar harika bir aşk ve kovalamaca öyküsü eski istanbulu görmek istiyenler ekran başına

keskincan1 Kasım 2013

ayhan ışık ve semra sar başarılı bir ikili istanbulun eski sıcak tablosunu görmek isteyenler ekran başına

prenses3426 Ekim 2013

çok duygusal güzel bir film

belgen2511 Ekim 2013

çok güzel ve iddalı bir film iyki bu film çekilmiş eski istanbul u izlemek ayrı güzel

sevgi3431 Temmuz 2013

harika bir film muhteşem sahneleri var tam bir gerçek sinema filmi ayhan ışık ve semra sar beraber çok başarılılar

yasak7530 Mayıs 2013

güzel bir film semra sar çok iyiydi

benimsinema6 Nisan 2012

yönetmen ertem görec, senarist attila ilhan, yapimci memduh ün ve yesilcamin degerli oyunculari...daha ne olsun...nadir yapilan güzel filmlerden biri. sucsuz oldugunu kanitlamak icin hapisten kacan ve yarili halde semranin evine siginan ayhanin macera dolu hikayesi. bana göre eski hollywood filmlerin tadinda olan bir film, yarim asir gecmesine ragmen hala izliyorsak, dogru yapimdir...

kariz_ma_3524 Ocak 2012

Öğrencilik yıllarında aşk yaşadığı zehir taciri bir kadının başına iş açan genç bir adamın. Suçsuzluğunu ispatlamak için yaptığı tüm girişimleri yansıtmış. Son derece keyfli bir film. "Rıfat" Ayhan Işık üstüne yıkılan cinayet suçlamalarıyla cezaevine girmiş. İdamlık seviyesinde bir mahkumdur bu iftiralarıda "Zişan" Özcan Tekgül ve çetesi atmıştır. Hapisten kaçan Rıfat bir eve gizlenir. O evde karşısına "Lale" Semra Sar karşısına çıkar ve onu korur kollar. Çatışmadan kurtulan Rıfat memleketlisinin söylemesiyle "Komiser Zekai" Hulusi Kentmen'i arar ve buluşurlar onu yardım edecek ve kurtaracak tek kişide o  dur. Bir takım olaylardan sonra Rıfat Lale'yi kaçıran Zişan ve çetesiyle çatışır. Polis takibinde olan Rıfat olay üstü çatışırken polisle karşılaşır. Aslında polis Rıfat'ı çeteyi çökertmek için firarına göz yummuştur ve sonuç başarılı olmuştur. Film giyim kuşam  oyuncuların fötr şapkalarıyla bir hayli dikkat çekici. Çekim açıları ve dublaj'da kusursuz filmin adıda bir hayli dikkat çekici. Taçsız Kral'ın oyunculuğuyla damga vurduğu güzel bir siyah filmlerinden..

kamil zafer4 Şubat 2009

<p><em>   Film baştan su koyuvermeye başlamış,zira ; <strong>1-</strong>Lale'nin silah zoruyla yeni müşerref olduğu daha doğrusu yarı tutuklusu olduğu Rıfat'ın göğsüne başını koyupta mekan değiştiren tamirci Aleko için teselli araması adama destur çektirecek cinsten.Var mı böyle bolluk ya! <strong>2-</strong>Zanaatı zaten dans etmek olan Zişan'ın esir aldığı Lale'yi sorgulayacağı yerde oynatmaya zorlaması pilava limon sıkmak gibi bir olay yarattı bizde.(Delikanlı Lale bir araba sopa yedi ama oynamadı). <strong>3-</strong>Rıfat'ın bilgi almak için gittiği Haliç'teki mavna yığınlarının içinde zor bulduğu sızaki vaziyetteki Çingene Apti'yi fedailerden birinin(A.Seyhan) bıçak atarak susturması olağanüstü hal ilanı gerektirecek bir durumdur.Esas hedefleri olan Rıfat mekan değiştiriltmeye daha münasipti ama o zamanda film vakitsiz bitecekti yani senaryo haklıdır.</em><em> </em></p><p><em>  Gelelim bu filmin başına geçipte oturup seyretme gayemize.Çünkü biliyoruz ki filmde Ö.Tekgül gibi bir şaheser boy gösterip arz-ı endam edecek.Sayesinde ağzımızın suyu akıp dilimizin pası gidecek,gözlerimizin ise feri yerine gelecek.Yani durum vahim.</em></p><p><em>  İşte biz bu beklentilerle hazır kıta beklerken senaryo münasebetsizliğini bir kez daha gösteriyor hem de haince,bizi sükût-u hayale uğratarak.Sonuç;HÜSRAN yine HÜSRAN.     4.2.09      Zafer ALGAN</em></p>

yedikule_zindanı30 Kasım 2008

<p>Eski İstanbul'u seyretmek isteyenlerin kaçırmaması gereken bir film.Özcan Tekgül'ün de oynadığı gerilim-aksiyon bir macera dolu film..</p><p>Film S/B..</p>

turgut195525 Ekim 2008

Rırat Diye Biri 1962 yapımı Yönetmen Ertem Göreç Yapımcı memduh ün senaryo Attila ilhan Görüntü yönetmeni turgut ören Ayhan ışık özcan tekgül ayrıca semra sarın ilk filmi ayhan abiyle çalişirken ayhan abi en çok beğendiği film yine turgut örenin nefis görüntleri turgu Abi çok iyi görütü yönetmeniydi ertem Abinin çok iyi filmlerinden biridir çocukken izlemiştim yinede ayni güzelikle izlerim ertem göreç çok iyi yönetmendi yeni sinemacilar nedense bir turgut öreni bir ertem göreçi hatırlamıyorlar büyük sinema ustlarina saygilar şuanda saygilarmi sunarım iki büyük sinema ustasini yaşarken kiymenini. bilelim ben insanlari sevmeyi ve saygiyi sizlerden örendim büyük sinema ustasi bir ERTEM GÖREÇ filmdir

Yorum yaz

Benzer

Ayhan Işık'in diğer filmleri

Filmografi →