Ömrümce Unutamadım

YönetmenSüreyya Duru
Yıl1971
TürDram

Franck Pourcel’in ‘Amour, Danse et Violons Nr. 36’ (Sympathy) (1970) uzunçalarındaki ‘Concerto Pour Une Voix’ (1969/70) (Saint Preux).

Uludağ’daki motelde karşılaşan iki eski arkadaş.

Doğan; “Herkes yanlış anladı beni. Sen bile… Bunda senin bir suçun yok. Olaylar öyle getirdi. 20 yıldır sakladığım bir sır var. Eğer ‘O’ hayatta olsaydı belki de hiç söylemeyecektim. Fakat hakkımda daha fazla yanılmanı istemem. Annesinin ameliyatı için lüzumlu olan şu 50 bin lirayı hatırlarsın. Ben, kendimi o parayı temin etmek için feda etmiştim!”

Murat; “…”

‘Ömrümce Hep Adım Adım’ (İrfan Özbakır / Mehmet Erbulan). Pancar Motor’da iki işçi yağ, kir, pas demeden büyük bir özveriyle çalışıyorlar. Özellikle Doğan ‘fabrikanın temel direği, her şeyi’. Tamir edemeyeceği cihaz yok. Selma ve (adını öğrenemeyeceğimiz) hastalıklı annesinin pansiyonunda kalıyor. Genç kızla sözlü ve nikâh işlemleri neredeyse tamam. İşleri bir imzaya kalmış.

Deniz kenarındaki 65 saniyede delikanlı ‘şair olmuş’. Selma’nın ‘güneş ışıklarıyla örülü saçlarından’; ‘Taşların bile dile geleceği şahane güzelliğinden’ söz ediyor. ‘Ne dese ne yapsa az’mış.

Söylediklerimiz, söyleyemediklerimizin ipuçlarını barındırır bazen. “Yükselmek, zengin olmak, sana layık olduğun hayatı vermek istiyorum” demesinde biraz da olsa para hırsı seziliyor. Çok sevdiği için bir türlü yoksulluğuna ortak etmeye kıyamıyormuş. Oysa sözlüsünün öyle şeylerde gözü yok. “Ben o kadar çok şey istemiyorum ki. Sadece senin eşin olmak arzum… Birbirimizi sevdikten sonra paranın ne önemi var.”

Bir gün Patron Rahmi Bey’in kızı, arabasıyla üzerine su sıçratınca aralarında ‘tatsız sözler geçmiş’ ve soluğu babasının odasında almıştı. İşten atılmasını istiyor kahramanımızın. “Derhal kovacaksın. Derhal, derhal!”

Yaşam kadar olmasa da filmler şaşırtı dolu! Meral, birkaç sahne sonra ‘aynı kişiyle’ evlenmek için kendisini paralayacaktır. “Senin için bütün işçilerim feda olsun” diye gürleyen fabrikatör, ‘o’ işçinin Doğan olduğunu anlayınca geri adım atmak zorunda kalır.

‘Özleyiş’ (Necip Celal Andel / Bedri Noyan). Fabrikada bir işçinin düğünü var. Meral de, nedense(!) orada. ‘İlk defa böyle bir yere gelmiş’. Gözü Selma’da, hırsla sigara içiyor; “Baba, Doğan Usta’nın dans ettiği kız kim?” Rahmi Bey, sorunun önemini anlamaz. “Bilmem, belki de kız kardeşidir.” Laf olsun diye yanıtladığı (bu sırada gelen geçeni babacan işveren havasında selamlıyor) konunun ‘vahamet’i o gece ortaya çıkar.

Törenden evlerine (Muammer Karaca’nın Yeşilköy’deki villası) dönmüşler. “Ben yaşlı bir adamım. Hayatta senden başka kimsem yok. Ölmeden önce senin mürüvvetini ve saadetini görmek isterim” diyordu. Meral, hayat arkadaşını seçmiş bile. “Doğan Usta!”

‘Dudaklarında Arzu’ (Sadettin Öktenay / Sevim Yücealp). Hangi dağda kurt öldüyse(!) Rahmi Bey, Doğan’ı yemeğe çağırmış. Bizimkilerde hararetli bir hazırlık var. Belki de ‘geçenlerde istedikleri avansı’ verecektir! Selma’nın rahmetli babasına ait altın kol düğmeleri Doğan’ın gömleğinde. “Ailemizde onları takacak başka erkek yok. Sana yakışır” diyor annesi. (Araya ayrılıklar girince bunların geri verilip verilmediği belli değil).

Rahmi Bey de kızı gibi son söyleyeceğini ilk söyleyenlerden. ‘Black & White’ içilirken “Bak evladım, ben açık konuşmayı severim… Kızım seni seviyor… Kısaca O’nunla evlenmeni istiyorum” diyor. “Ben sözlüyüm, efendim. Nikâh kâğıtlarımız da askıda” şeklindeki ‘cılız’ direnişe yanıt hazır; “40 yıllık evliler bile boşanıyorlar… Koskoca bir fabrikanın, muazzam bir işin başına geçeceksin. ‘Sanayi Kralı’ olacaksın… Sana bir hafta müsaade. Düşün, taşın kararını ondan sonra ver.”

Delikanlı “Ben aşkımı hiçbir şeye değişmem” demişti ama ‘seyirciyi ikna edebilecek bir bahane çıksa da fazla vicdan azabı çekmeden kabul etsem’ şeklindeki ruh hali içinde!

Bunun için fazla beklemesine gerek kalmaz. Eve döndüğünde Selma’nın mektubu masadaydı. Annesi şiddetli bir kalp krizi ile Cerrahpaşa Hastanesi’ne kaldırılmış.

‘Segâh Makamında Keman Taksimi’. Doktor, elinde elektrokardiyogram neticesi (Selma ile değil) Doğan’la görüşüyor. ‘Maalesef hayati tehlike’; ‘Arızalı kalp’; ‘Tek çare açık kalp ameliyatı’; ‘Hastanız 10 gün içinde ölebilir’.

Tek çare ameliyatmış. “50 bin lira.”

Çözüm, tahmin edileceği gibi Rahmi Bey’in odasındaydı. “Kızınızla evlenmeyi kabul ediyorum, efendim… Yalnız eskiden kalma bazı pürüzlerimi halletmek için bir miktar paraya ihtiyacım var… 50 bin lira!”

Doktordan da bir ricası var; “Bu parayı benim ödediğimi hiç kimse bilmesin.”

Sonrası uzaklaşmak, ‘yakınlığına ve tesellisine her zamankinden çok ihtiyacı olan genç kızı’ yalnız bırakmak.

Rahmi Bey’in masası artık Doğan’ın!

“A Midsummer Night’s Dream” (1826/43) (Felix Mendelssohn) (Düğün Marşı) uvertürü çalınırken Meral ile evleniyor.

Aynı gece konuklar “Yes Sir, That’s My Baby” (1925) (Gus Kahn / Walter Donaldson) ile coşmuşken doktordan kötü haber gelir. “Elimizden geleni yaptık. Fakat hastanızı kurtaramadık.”

Selma da Murat’la evleniyor. Bir kızları olur. Doğan’ın bir oğlu. ‘Zengin fakir ayırımı’nı gösteren sahne; Selim, hastanede dünyaya geliyor. Sevgi ise evde! Ebe Silvana Panpani’nin gayreti Selma’yı kurtarmaya yetmez. Yavrusuna bir damla süt veremeden aralarından ayrılıyor!

20 yıl sonra Uludağ… Doğan, karısı ve oğlu ile tatile gelmiş. Beraber ama öylesine uzak. Her zamanki gibi kendisiyle baş başa. Fazla kalmaz orada. İş bahanesiyle yalnız dönerken Mercedes’in hidroliği arıza yapıyor. Yakınlardaki küçük motelde kaderin cilvesi ile karşılaşır. Murat’a aitmiş burası. Sevgi de orada: Annesinin bir kopyası.

‘Oyun Bitti’ (1971) (İsmet Nedim / Bülent Pozan). Baba kızı İstanbul’a aldırıyor. Murat [‘Sokak Kızı’ (1962), ‘Beyaz Güvercin’ (1963), ‘Katilin Kızı’ (1964), ‘O Kadın’daki (1966)] fabrikasına müdür, Sevgi ise sekreteri olur.

Genç kızla Selim’le birbirlerini sevmeleri aynı günlerde.

‘Adını Anmayacağım’ (İsmet Nedim / Mehmet Erbulan). Koşup oynadıkları sahne bu melodi ile. Dans ettikleri diskoda ‘Rare Earth’den dinlediğimiz (1970) ‘Get Ready’ de (1966) (Smokey Robinson) çok güzel.

Yaşlı adamın genç kıza gösterdiği ilgi Meral’in kulağına kadar gitmiş. Yine bir yığın yanlış anlama. Selim, annesinin yanlış yönlendirmesiyle Sevgi’yi babasının metresi zannediyor. Güzel kıza demediğini bırakmaz. Canına kıymasına ise son anda engel olurlar.

Selma ve Doğan’ın kaçırdığı mutluluğu çocukları Sevgi ve Selim yakalıyor.

‘Yo Soy Aquel’ (1966) (Manuel Alejandro).

Yağmurdan korunmak için girdikleri kulübe. Delikanlının gömleğini giymiş.

‘Çalınmış Hayat/Aşk Hırsızı’ (1970) filminde Nermin ve Mehmet’i ayıran melodi ile birbirlerinin oluyorlar.

Sevgi; “Kendimi bir sokak kızı gibi hiç düşünmeden kollarına attım. Şimdi babamın yüzüne nasıl bakarım.”

Selim; “Biz utanılacak bir şey yapmadık ki. Aslında birbirimize daha çok bağlandık. Bundan sonra hiçbir şey ayıramayacak bizi.”

(Yazan: Murat Çelenligil)

Kadro

Oyuncular

18 kişi
Yapım

Künye

YönetmenSüreyya Duru
SenaryoFuat Özlüer, Erdoğan Tünaş
Görüntü YönetmeniÇetin Gürtop
YapımcıTürker İnanoğlu
MüzikBülent Oran
Şarkıİsmet Nedim
Sinemaseverler

Yorumlar

13 yorum
performer6 Kasım 2019

süreyya duru yönetmiş. yapımcının zaman zaman başka yönetmenlerle de çalışması biz seyirciler için de iyi olmuş... bu arada benim gibi daha gerçekçi film seven seyircilere saç baş yolduran yanlış anlamalar üzerine kurulmuş klasik filmlerimizden...

burcusara3 Mart 2019

Ne yalan söyleyeyim, ilk basta Sevgi/Dogan acaba mutlulugu beraber bulurlar mi diye ümit etmistim (Zambaklar Acarken aklima geldi o an) ama sonradan filmin gittigi sekilde gitmesi daha güzel olmus. Sevdigi kadina benzeyen kizini da bir öz kizi kadar sevmesi daha güzel olmus. Hem Kartal Tibet ve Metin Serezlinin karakterlerinin dostlugu ön planda oldugu icin, bence basarili bir film olmus. Keske Dogan ve Selma da mutlu olabilselerdi :(

Kaptan3422 Nisan 2017

Kartal Tibet Filiz Akın ikilisi her zaman izlenir çok yakıştırdığım bir ikili film çok duygusal ve sıcak

MAVİ GÖZ2 Aralık 2015

Filiz Akın 2 rolde Selma anne sevgi kızi ama Selma daha ön planda sevgiye gore

jones.seker31 Ağustos 2014

çok başarılı ve beğenilerek izlenecek bir film

benimsinema25 Haziran 2014

Metin serezli kötü rolde bekledim ama yanilmisim... filmde sadece zeynep tedü ye rolu yakistiramadim... herkes yaslandi kadin anne olarak hala genc ve filmde burda samimiyetini kaybetmis... buna ragmen guzel hikaye

Lalegül3418 Şubat 2014

filiz akın bu filmde çok güzel

Lalegül343 Ocak 2014

inanılmaz zevk alarak izledim

kariz_ma_352 Ekim 2010

<p>Kartal Tibetin sevdiğim filmlerinden biridir özellikle bu filme bana göre Metin Serezli karizmatik diksiyonu ile ayrı bir tat katmış. Kartal Abiye söz yok zaten bu filmin ana teması zaten aşktır aşk üçgeni içinde geçen iyi bir Kartal Tibet klasiği.Babadan oğula miras gibi geçen bir aşk olayını anlatır ve Filiz Akının filmin başından sonuna kadar 2 rolde görürüz filmin başlarında Tibetin sevgilisi. Sonlarına doğru Serezlinin kızı Kartal Tibet,Metin Serezli,ve Filiz Akın üçlüsünün güzel filmlerinden...</p>

kartal tibet tutkunu30 Eylül 2010

...filme benden öncelikle Murat bey bir güzel betimlemiş sağ olsun. Benim söyleyebileceğim: Kartal TİBET &amp; Filiz AKIN'DAN izlemeye değer çok güzel bir melodram!...

yalnızlar_rıhtımı18 Mart 2009

izlenebilir bir film aslında.

Gül Tuna11 Ocak 2008

filmin konusu cok güzel ama senaryosu daha iyi yazila bilirdi ama yinede iyi bir fiilm

capone1 Haziran 2007

Bu film vasat

Yorum yaz

Benzer

Filiz Akın'in diğer filmleri

Filmografi →