Seçilmiş
The Giver
“The Giver – Seçilmiş”, gerçek mutluluğu neyin oluşturacağını ve onun için neleri vermeye razı olduğumuz gibi oldukça evrensel temalar barındırıyor. Akılda kalıcı hikaye, görünüşte ideal hatta renksiz, rahat ve mutluluk dolu bir dünyada yaşayan genç bir adam olan Jonas’ın (Brenton Thwaites) etrafında dönüyor.
Gençliğe adım atmak üzereyken toplumunu kurtarmak için her şeyi feda etmeye hazır olan Jonas zamanla toplumunun gizli geçmişine dair karanlık ve ölümcül gerçekleri keşfetmeye başlar. Genç oğlan bu yeni bilginin gücüyle, riskin sandığından daha büyük olduğunu ve bunun hem kendisi hem de sevdikleri için bir ölüm kalım meselesi olduğunu fark eder. Jonas onları korumak için dünyalarından kaçması gerektiğini bilmektedir.
Bu, daha önce kimsenin başaramadığı bir şeydir.








.jpg)












Son yılların popüler gelecek tasvirlerinin oluşturduğu gençlik kitap ve film kasırgası arasında çıkan Giver.Büyük bir yıkım sonrasında belli katı kurallar ve güçlü yöneticilerle oluşturulmuş bir Utopyayı anlatıyor.En başta cennet gibi görünsede aslında sadece disiplin ve eğitimle sadık bir köpeğe dönüştürülmüş ve bu sayede huzuru bulmuş, hissetmeyen canlıların yarattığı bir toplum. Aslında olması gereken kuralları yada yöneticileri olmadan insan oğlunun kendi evrimini tamamlayarak, içgüdüleriyle değil vicdanı ve aklıyla doğruyu, huzuru ve merhameti bulduğu bir toplum hayali.Bunun dışındaki tüm gerçeklikler baskıcı, acımasız ve faşist bir düzenden başkası olamıyor, günümüzde olduğu gibi.Filmimiz Fahreint 451’in açtığı yoldan ilerleyip, modernize ederek 21. yüzyılın popüler klişelerini kullanan keyifli bir seyirlik.Eserde verilen algürütmalar oldukça güçlü, muazzam duygusal sahneler yaratılmış, üzerine oyuncu performansları oldukça başarılı ama Fiona’nın dediği gibi birşeyler eksik. En başta biraz özgünlük ve yaratıcılık; kendisinden önce söylenenlerin ne üzerinde birşey söylüyor, ne bir yol gösteriyor, nede en güçlü olması gereken son yarım saat basitlikten kurtarabiliyor.Yukarıda’da dediğim gibi popüler unsurları başarıyla yediren, keyifli bir seyirlik niyazikki fazlası değil.
Genç oyuncuların başrolde olduğu bilimkurgu filmi izlemeye değer bir film olduğunu düşünüyorum.
İnsanların artık klon,makine haline geldiği bir dünyayı anlatan fiilm anıları silen sansürcü bir rejimin buna rağmen mutluyuz uyumluyuz yalanlarına isyan eden bir gencin macerasını anlatıyor iyi sayılabilecek bir bilimkurgu yaşamın renkleri filminin gizemli şehir filmiyle karışmış hali gibi bir film olmuş meryl streep ve jeff bridges in performansı iyi bilimkurgu türünü sevenler kaçırmasın.