Büyük Budapeşte Oteli
The Grand Budapest Hotel
Her filmiyle büyük ilgi toplayan yaratıcı yönetmen Wes Anderson'ın Moonrise Kingdom filminden sonraki yeni çalışması olan Büyük Budapeşte Oteli, 1920’lerde Avrupa’da büyük bir otelde yıllardır görev yapan, adı efsaneleşmiş Gustave H. ile yakın arkadaşı lobi görevlisi Zero Moustafa’nın maceralarını anlatıyor.
Kadro
42 kişiOyuncular
Ralph FiennesM. Gustave
F. Murray AbrahamMr. Moustafa
Mathieu AmalricSerge
Harvey KeitelLudwig
Edward NortonHenckels
Willem DafoeJopling
Tom WilkinsonYazar
Jude LawGenç Yazar
Bill MurrayM. Ivan
Adrien BrodyDmitri
Tilda SwintonMadame D.
Owen WilsonM. Chuck
Bob BalabanM. Martin
Florian LukasPinky
Karl MarkovicsWolf
Gabriel RushOtto
Tony RevoloriZero
Larry PineMr. Mosher
Giselda VolodiSerge's Sister
Volker MichalowskiGunther
Jason SchwartzmanM. Jean
Neal HuffLieutenant
Fisher StevensM. Robin
Saoirse RonanAgatha
Léa SeydouxClotilde
Wallace WolodarskyM. Georges
Jeff GoldblumKovacs
Waris AhluwaliaM. Dino
Aydoğan TemelTürkçe Seslendirme
Cem KurtoğluTürkçe Seslendirme
Elif ErdalTürkçe Seslendirme
Emin ŞaylanTürkçe Seslendirme
Fatih ÖzacunTürkçe Seslendirme
Fatih ÖzkulTürkçe Seslendirme
Gökhan AkçakaraTürkçe Seslendirme
Hakan AltuntaşTürkçe Seslendirme
Kerem KobanbayTürkçe Seslendirme
Levent ÜnsalTürkçe Seslendirme
Özgür ÖzduralTürkçe Seslendirme
Payidar TüfekçioğluTürkçe Seslendirme
Seda ÖzelsoyTürkçe Seslendirme
Tolga TibetTürkçe Seslendirme Yapım
Künye
Sinemaseverler
7 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →








Yönetmenin en sevdiğim filmi bu diyebilirim. Kostümler renkler ve oyuncular harikaydı.
son yıllarda izlediğim en güzel filmlerden biri... filmi izlerken otelde olmayı, pastaları yemeyi ve filmde rol almayı çok isterdim. adeta resim gibi bir film... her şey tek kelimeyle mükemmel. gustave rolünden vazgeçen ve bu aralar art arda kötü filmlerde oynayan johnny depp kariyerinin en büyük hatalarından birini yapmış...
asla kötü bir film değil fakat bu türü sevmeyenlerin uzak durması gereken bir yapım 3/10
Filmin her karesi pastel tablo tadında insanın içini hoş eden masalsı bir hikaye… Bir göz atayım diye bakıp bırakamadığım için işyerinde tüm gün uykusuz kaldıysam da buna değen filmlerden oldu. Otel Müdürü Gustave (Ralph Fiennes) ile işe yeni başlayan Bellboy Zero Mustafa’nın eğlenceli, hüzünlü, heyecanlı ve dozajında absürd serüvenl... Benim için çok değerli bir yapıt ve hakederek oscara namzet
Kendi dünyasını yaratan ve farklı bakış açısıyla oldukça ilginç mizah anlayışını başarıyla perdeye yansıtan usta yönetmen Wes Andersonun kariyerinin zirve noktası olan Büyük Budapeşte oteli yıllarca ince ince işlediği tüm unsurlarını ve çok daha fazlasını buluşturan özel bir eser.Her zamankindende dev kadrolu eserimiz tezatlıklar ve faklı karekterleriyle eğlenceli ve sıcacık bir dünyaya bizi davet ediyor sonrasında ise dur durak bilmez bir macera ve komediye dönüşüyor eserimiz. (yer yer gerilmedimde değil özellikle polis istasyonundaki kutu sahnesinde) Bunuda son yıllarda ayyuka çıkan komedi eserleri gibi tuvalet mizahı, saçmalık düzeyine ulaşan abartı ve ap*al karakterlerle değilde zekice yapmasıyla günümüzün tüm sığ komedilerinden kendisini ayırıyor.Her Anderson eserinde belli trajediler olsada bu eserde trajediden bir dağ kuruluyor resmen kara komedilik bir hikaye ama yönetmenin tarzı o sıcacık anlatımı asla atmosferin bozulmasına izin vermiyor.Küçücük rollerde her daim gördüğünüz ünlü yıldızlar parlarken Ralph Fiennes hayatının en iyi performanslarından birini ortaya koymuşki uzun zamandır hakettiği oscarı kucaklaması dileğiyle.Eğer hiç Anderson eseri izlemediyseniz bir önceki filmi Moonrise Kingdom’la(ilk önce mizahına ısınmanız gerekiyor) başlayıp öyle geçin zirveye derim.
Öncelikle harika bir film.. Senaryosu, fotoğrafları, ışığı, kurgusu ve müzikleriyle masalsı bir sinema şöleni.. Filmin sonuna dair tahminleriniz doğru çıkıyor ama bu sonun ve verilen mesajlarıyla sizi ters köşeye yatırmasıyla enteresan bir yönü olduğunu belirtmek lazım.. Filmde benim anlayabildiğim direkt anlatılmak istenilenlerin dışında bir kaç alt metin var; en hümanist insanın içinde bile bir ırkçılık var, aşk dostluk sonucu oluşan vefadan üstündür, umut dolu günleri içeren anılar şatafatlı bugünden daha güzeldir gibi.. Seyredilmesini kesinlikle tavsiye ederim..
Wen Anderson'dan gerçek bir masal, sinema bu işte diyesi geliyor insanın. Kaçırmayın...