Locke
Kariyerinin en zorlu gününde, Ivan Locke'u beklenmedik biri telefonla arar. Konuşmadan sonra, Locke, direksiyonun başına geçer ve arabayı sürmeye başlar. Locke işini, ailesini ve kurulu düzenini kurtarmak için gece boyunca zamanla yarışmak zorunda kalacaktır.
Kadro
12 kişiOyuncular
Yapım
Künye
YönetmenSteven Knight
SenaryoSteven Knight
Görüntü YönetmeniHaris Zambarloukos
ŞarkıDickon Hinchliffe
Sinemaseverler
2 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →
.jpg)



















Senarist kimliği ile sinema sektöründe adını duyuran ve 2002 tarihli Kirli Tatlı Şeyler (Dirty Pretty Things) senaryosu ile Oscar ödülüne aday gösterilen Steven Knight’ın ilk yönetmenlik denemesi olan Locke, tek mekanda ve tek karakter ile geçen klostrofobik filmler listesinin yıldızı parlayan son halkası. Locke filminin tamamında sadece bir arabanın içindeki bir adamın yaşadıklarını görüyoruz. Bu konuda ister istemez tek kişilik yaşam mücadelesi veren filmler aklımıza geliyor. 127 Saat, All Is Lost ve Buried gibi tek kişilik yaşam mücadelesi veren filmleri gösterebiliriz. Ama bu filmler ile Locke'ye en çok benzeyen All Is Lost bence. Çünkü her iki film de çok doğal ve gerçekçi, seyirciye iyi bir deneyim sunuyor. Fakat All Is Lost filminde bir adam yaşam mücadelesi veriyor, ortaya heyecanlı gerilimli anlar çıkıyor. Fakat Locke'nin hiç böyle bir derdi yok. Bir arabanın içinde olan bir adamın yaşadıkları var sadece. Filmin konusu şöyle: Bir yapı şirketinde yönetici olan ve başarılı bir kariyere sahip olan Ivan Locke, iki çocuğu ve karısıyla birlikte sorunsuz bir hayat sürmektedir. Bu gidişat aldığı bir haberle son bulur. Arabasıyla çıktığı yolda kendini, hayatını ve sahip olduğu her şeyi sorgulamasına yol açan bu haberin ağırlığıyla mücadele ederken bir yandan da işiyle ilgili bir krizle uğraşmaktadır. Şirketi oldukça zarara sokabilecek bu krizi soğukkanlılıkla çözmeye çalışır. Ama yalın ve basit çözümler ve hiç kaybetmediği süküneti karşı tarafı sakinleştirmeye yetmez. Ivan Locke o telefon konuşması sırasında kariyerinin ve hayatının en zorlu sınavıyla karşı karşıya gelir. Arabasının içinde, kısa bir süre içerisinde gerçekleşecek olan felaketi durdurmak için zamana karşı koyma mücadelesi başlar. Öte yandan da tek başına çıktığı yolculukta kendi geçmişiyle de bir hesaplaşma içine girer. Ya da kısaca özeti: Bir adamın hayatında olan biten önemli şeyler aslında. Nasıl ailesini veya işini kaybedişini öğreniyoruz. Aslında film yavaş başlarken bizi içine sürüklemeye başlıyor. Fakat tempo yine yavaş. Filmin tüm temposu düz bir çizgide ilerliyor ve filmin finalinde büyük bir şey olacak diye beklerken ortaya yine yavaş bir şey çıktığı için bu seyirciyi afallatıyor. Aslında film türünün sevenlerini sonuna kadar tatmin edecektir. Benim hiç beklentim yoktu, belki büyük bir şeyler olacak diye beklerken umduğumu bulamadığım için kendi açımda iyi bir seyir zevki olmadı bu film. Yani bu filmden büyük bir şeyler ummayın, sadece türünün hayranlarını tatmin edecek cinsten bu.
Film sırf arabanın içinde telefon konuşmalarıyla geçiyor tom hardy yi sadece görebiliyoruz oyunculuğu gerçekten güzel ama filmi komple bir yere hapsetmeleri bana göre yanlış diğer oyuncularıda işin içine katılabilirdi.