Mem-ü Zin
Kürt kültürünü açısından önemli veriler sunan film, mistik görünümleriyle bilinen Mardin, Midyat, Nusaybin, Hasankeyf ve Cizre'de çekilmiş. Yüzlerce yıl önce Botan'da Zeyniddin Bey adında bir hükümdar vardı ve bu güçlü Botan Beyi'nin iki güzelliği dillere destan kızkardeşi vardı: Zin ve Siti. Hükümdarın kızkardeşleri katıldıkları bir Nevroz şenliğinde, aynı şekilde bu şenliğe katılan iki genç erkeğe aşık oldular.
Bu gençler yörede tanınan ve saygı gören iki delikanlıydı: Mem ve Tajdin. Bu gençlerde hükümdarın kızkardeşlerine ilk görüşte aşık olmuşlardı. Önce Tajdin sevgilisi Siti ile evlenebilmek için Bey’den izin ister. Gençleri takdir eden Bey bu evliliği onaylar. Tajdin ve Siti büyük bir törenle evlenirler.
Mem ile Zin'in evlenmelerine sıra geldiğinde, Botan hükümdarı Zeyniddin Bey’in veziri şeytan Beko hükümdarı Mem ve Tajdin'e karşı kışkırtır. Vezir, Mem ile Zin'in evlenmeleriyle birlikte gençlerin Bey'in hükümdarlığını çökerterek elinden alacakları konusunda Zeyniddin Bey'i ikna eder. Bu duruma öfkelenen Bey, ölse de Mem ile Zin'in evliliğinin gerçekleşmeyeceği üzerine yemin eder.
Mem ile Zin'in aşkı her yerde duyulur. Vezir Beko, şeytani işlerini sürdürür ve genç aşıkların gizlice buluşmalarını takip ettirerek Zeyniddin Bey'e bildirir. Bunun üzerine Bey Mem'i tutuklattırır
























O günün koşullarıyla şahane çevirilmiş bir film. Yalnız keşke Necmettin Çobanoğlu nün da ismi geçseydi. Çünkü filmin ilk ve ağır yükünü o çektikten sonra ekipten ayrıldı. Ama yinede de ismini yazsaydınız iyi olacaktı. Tüm ekibe derinden saygılar
<p>destan çok güzel bir şekilde işlenmiş.</p>
<strong>Film Boyunca Gözlerimi ayırmadım Cok ekileyici idi ...</strong>
Çok etkileci biçimde yapılmış film. Özellikle filmin doğal havası ve müzikleri insanı çok etkiliyor. İlk izlediğmde etkisinden kurtulmak 1 haftamı almıştı
"Ateşböcekleri nasıl aşıksa geceye, Mem ile Zin de öyle aşıktı birbirine. Mum nasıl eriyorsa karanlığın kahrına onlar da öyle eriyordu kavuşamamanın kahrına. Lakin Hükümdar Zeyneddin Bey, Beko denen sevda düşmanının oyununa gelip kızı Zin’i Mem’e vermeyeceğine dair yemin etmişti. Kavuşmaktan başka ilacı var mıdır ki sevdanın? Zeyneddin Bey bunu bilmiyordu, bu sebepten dize gelmeyen Mem’i zindana attırdı. Sevda bilmeyenin, sevdaya hürmet göstermeyenin zehri çoktur, bu yüzden Beko, zindanda zehirleyerek öldürdü Mem’i… Zin’in bir değil on canı da olsaydı, ölüm acısı hepsini alırdı… İşte o gün bugündür, yan yana duran mezarlarından dünyanın hiçbir yerinde yetişmeyen çiçekler açar, eşine rastlanmayan kokularla. Çünkü toprak aşkın yoldaşıdır.”
Çok merak ediyorum bu filmi, küçükken izlemiştim biraz tv de. Ama hiç hatırlamıyorum, keşke bulup izlesem. Etkileyici bir ask destanıymış.
Mem-u Zin, Kürtlerin büyük ozanı Ahmede Xani\'nin epik eserinin ismi aynı zamanda. Filmde isim ve kavramlara sadık kalınması ve hepsinden öte Türkiye sineması için bir Kürt destanını konu alması bakımından ilk olması bu filmi değerli kılıyor. Yine Mazlum Çimen\'e ait film müziği, aradan geçen yılların ispatladığı üzere artık klasikleşmiş durumda. Film bütün bu yönleriyle iyi, cesur ve temiz... Yapılabilecek iki eleştri var: İlki, destanın salt bir aşk hikayesinden ibaret olarak verilmesi filmi sığlaştırmış. Oysa eser aynı zamanda halka birlik ve beraberlik çağrısı da yapıyor. İkinci eleştirim ise oyuncu seçimine... Böylesi politik çağrışımları olan ve bölgenin feodal kültürüne, tarihine ilişkin içeriğe sahip bir filmde magazin haberlerine konu olmuş kişilerin rol alması iyi olmamış.
Mem-u Zin, Kürtlerin büyük ozanı Ahmede Xani\'nin epik eserinin ismi aynı zamanda. Filmde isim ve kavramlara sadık kalınması ve hepsinden öte Türkiye sineması için bir Kürt destanını konu alması bakımından ilk olması bu filmi değerli kılıyor. Yine Mazlum Çimen\'e ait film müziği, aradan geçen yılların ispatladığı üzere artık klasikleşmiş durumda. Film bütün bu yönleriyle iyi, cesur ve temiz... Yapılabilecek iki eleştri var: İlki, destanın salt bir aşk hikayesinden ibaret olarak verilmesi filmi sığlaştırmış. Oysa eser aynı zamanda halka birlik ve beraberlik çağrısı da yapıyor. İkinci eleştirim ise oyuncu seçimine... Böylesi politik çağrışımları olan ve bölgenin feodal kültürüne, tarihine ilişkin içeriğe sahip bir filmde magazin haberlerine konu olmuş kişilerin rol alması iyi olmamış.