Mahşere Kadar

Yıl1971
Süre78 dk
TürDram, Duygusal
Vizyon1 Mayıs 1972

‘Un Homme Qui Me Plaît’daki (1969) (Francis Lai) “Concerto Pour La Fin D’un Amour”. Yazlık köşkte bekçilik yapan Murat ve film boyunca giyeceği giysileri armağan eden Fatma.

Murat; “Tam da vücuduma göre, nasıl bildin? Mektebe yarı çıplak giderdim. Sonra, öğretmenim buna benzer bir ceket vermişti bana. Öğretmen olsana sen. Okumuşsundur tabii.”

Fatma; “Koleji bitirdim.”

Murat; “Madem çalışmıyorsun ne işe yaradı o kadar okuman?”

Fatma; “Paraya ihtiyacım yok ki, niçin çalışayım?”

Murat; “Başkalarının sana ihtiyacı olamaz mı?”

Fatma; “…”

Jenerikte Leroy Holmes’in “Cinema ‘69” albümündeki ‘Romeo and Juliet’ (1968) (Nino Rota).

Murat… Karadeniz Ereğlisi, Serik Köyü’nden. Ciddi, sorumluluk sahibi bir genç. Film boyunca başına ne geldiyse hep bu yüzden geldi zaten! Muzaffer Bey’in gemisinde elektrikçi. (İlerde Fatma’nın söyleyeceği gibi) O’nun malına O’ndan çok sahip çıkıyor.

Bir seferden dönüşü, İstanbul’da 5 günlük izin. Diğer denizciler ‘sazlara barlara saldırırken’, kahramanımız, ‘bir kablodaki kaçağı’ onarmaktaydı. Kulağına gelen “Silahlar bugün taşınmayacak. Reşit Kaptan’ın emri. Hemen sandığı öbürlerinin yanına götürün” şeklindeki konuşmalardan gemide kaçakçılık yapıldığını anlar.

‘Bullitt’daki (1968) (Lalo Schifrin) ‘Shifting Gears’. “Bir baskın olursa, gemi sahibini yakarlar bunların yüzünden” diyerek, durumu Gümrük’e bildirmeye giderken tayfalar tarafından feci şekilde dövülür. Sopa vurulan ayağı, hep aksayacaktır. Sonraları, Fatmasına şunları söylüyor; “Çok para kazanmanın şartları bambaşka. Ben beceremediğim için ayağımdan oldum. Üstelik hesabını bile soramadım.”

Hastaneden çıkınca Muzaffer Bey ilgilenir kendisiyle. “Bu ayakla gemicilik yapamazsın. Bizim yazlık köşke bekçi lazımdı. Git oraya yerleş. Bedava yatar kalkarsın. 7-8 yüz lira da aylık veririm.”

[Orhan Günşiray’ın kayınvalidesi Hafize Hanım’a ait] Köşkte dingin bir yaşamı var. Bir ‘av partisi’ dolayısı ile Muzaffer Bey’in kızı Fatma ile tanışır. Başlangıçta ilişkileri çok gergin.

Evde şişelere ateş eden misafirlere engel olmuştu Murat. “Başka türlü çıldırın. Buradaki eşyalardan ben sorumluyum. Sarhoşlukla birbirinizi vurup iş açacaksınız başıma. Adam gibi eğlenmesini öğrenince gelin buraya.”

Kovulmayı beklerken Fatma’nın sahip çıkmasıyla işinde kalır. “Dün olanlar için üzüldüm sonradan. Onlar hak etmişti ama senin misafirlerindi. Hoş gördüğüne sevindim” diyecektir.

Genç kız, Vedat ile sözlü. Köşke ziyaretleri artınca ilişkileri bozulmaya başlar. Tijen durumu anlamış. Sık sık köşke gitmesinin sebebini soruyor! Yanıt, bambaşka sınıftan iki gencin sevgiyle kenetlenen bakışlarında.

‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘The Dog Attacks’ (01.07-01.45 arası). Yaş gününde, herkesi atlatıp geceyi Murat’la geçirince babasının tepkisi ile karşılaşır. “Senin gibi bir kız böyle bir adamı sevemez. Bile bile seyirci kalamam... Ben, Vedat’ı bile sana layık bulamazken, Murat!”

Hayatlarının tehlikede olduğunu anlayınca Karadeniz kıyısındaki balıkçı kulübesine kaçarlar.

Tek odalı, çardaklı, beyaz ev… Erkut Taçkın’ın ‘Beyaz Ev’i (La Casa D’Irene) (Türkçe sözler Sevgi Sanlı) (1975) geliyor aklımıza “Bir balıkçı köyünde seninle bir yaz//O evde kalmıştık duvarları bembeyaz//O evde geçse bir ömür az//Tüter gözümde aklımdan çıkmaz.”

Abartısız, mutlu bir evlilik. Çalışma ile geçen aylar. Bebek bekleyen Fatma, öğretmenlik için kasabadaki Milli Eğitim Memurluğu’na istida verecekti. “Çocuğumdan önce çocuklara alışmam gerek.” O gün Muzaffer Bey’in adamları evlerini basar. Murat yaralı, saldırganlardan birini öldüren Fatma hapiste.

Hastane... Mahkeme... ‘Beraat ve Tahliye’.

Ancak kocası eskisi gibi değil. “Bir hevesmiş sana duyduğum. Seni hiç sevmemişim. Bunu anlayınca sahte olamam” deyip duruyor. Genç kadın, bu sözlerin gizlediği gerçeği, yaptıklarına pişman olan babasından duyar. “Ölecek Murat!” Ciğerinde kalan bir kurşun parçasını çıkaramamışlar. “Doktor günlerinin sayılı olduğunu söyledi. Kendisi de biliyor olmalı.”

Filmin sonunda, nefessiz kaldığımız deniz ve kulübe görüntüleri. Fatma, Murat’a sarılmış. “Ayrılmayacağım senden… Yaşadığın kadar yaşayacağım.” Delikanlı, sevdiğinin saçlarını okşuyor.

‘Dans La Poussiére Du Soleil’deki (1971) (Francis Lai) ‘Dans La Poussiére Du Soleil’.

Doğum günü şerefine verilen partiden kaçmış.

Fatma; “Bu geceyi biraz da seninle kutlamak istedim. Herkes eğlenirken gizlice kaçtım.”

Murat; “Niçin? Niçin bu kadar sık gelip gidiyorsun? Çok güzelsin. Gelip de şehre döndükten sonra aklımdan çıkmıyorsun. Ne yapsam çıkmıyorsun. Nedir istediğin?”

Fatma; “Önce kızmıştım sana sonra acıdığımı zannettim. Sonra da başkalarından farklı buldum seni. Benim için ilginçsin diye kendimi oyaladım... Seni seviyorum.”

Murat; “Olamaz, beraber olamayız. Koparız bir gün. Kopar gidersin. Acın bana kalır. İyisi mi başlamadan bitmeli.”

Fatma; “Bitmeyecek! Seni bekliyormuşum ben.”

(Yazan: Murat Çelenligil)

Kadro

Oyuncular

28 kişi
Yapım

Künye

YönetmenLütfi Ö. Akad, O. Nuri Ergün
SenaryoSafa Önal
Görüntü YönetmeniAli Yaver
YapımcıBerker İnanoğlu
Sinemaseverler

Yorumlar

18 yorum
gecemavisi08220 Ağustos 2019

fama girk'in bu fimini izledim beğendim aslında diğer senaryolar gibi zengin kız fakir oğlan kategorisinde bir film buradan yola çıkarak çekilmiş bir sürü film var buda o kategoride diyebilirim

burcusara19 Mart 2019

Ben bu filmi nedense çok seviyorum. Halbuki gerek Kartal Tibet gerekse Fatma Girik de baya durgun rollerde. Gülümsemesine hayran olduğum Kartal Tibet bu filmde çok gülümsememiş rolü icabı. Keşke sonu iyi bitseydi dediğim filmlerden.

KartalTibetTutkunu8 Eylül 2017

Kartal TİBET & Fatma GİRİK ikilisinden izlemeye değerde bir aşk filmi. Konu ayağından sakat denizci genç adamla, kaçak işler yapan bir armatörün kızının ölümsüz aşkında öyküsü. Kartal TİBET Fatma GİRİK'in muhteşem bir filmi.

TubaArtan21 Ağustos 2017

Fatma Girik ve Kartal Tibet yeşilçam da en çok yakıştırdığım çiftler arasında...

mansurx16 Aralık 2016

Filme yönetmen olarak lütfi akad başlamış ama çekilen sahneleri beğenmemiş filmi yarıda bırakmış filmi o.nuri ergün tamamlamış.

Kaptan343 Haziran 2016

Tijen dolay harikaydı

benimsinema29 Kasım 2013

yönetmen koltugunda iki kisi oturuyor, lütfü akad cok bilinsede nuri ergünde önemli yönetmendir yesilcamda... cektigi filmlere bakarsak önemli filmler var arasinda... filme gelince, lütfü akad bu tür filmlerin ustasidir aslinda, ayrilik hastalik ve ya ölüm olur sonunda...safa önalin vurucu tarafi var bu filmde... mesela fatma söyle der, neden calisayim benim param cok, kartalda bunun üzerine ama basklarin sana ihtiyaci olabilir, diyor.... tabi oyuncularin ustaligini unutmamak gerek....

beyzacetin30 Ağustos 2012

Benim sevdiğim filmlerden, güzel bir film. Çok önemli bir özelliği yok ama sıkmadan izletiyor kendini. Tabii en büyük nedeni oyuncular

performer19 Temmuz 2012

2 yönetmenli çekilmiş bir film. lütfi akad filmi sonradan nuri ergün'e devir etmiş olabilir. akad sinemasına pek benzemiyor. ilave olarak tuncer aydınoğlu'nun müzik seçimi başarılı.

t_rex3 Eylül 2011

kartal tibetin seslendirmesi kaba olmuş. 

t_rex3 Eylül 2011

yeşilçamda ilk kez, iki tanışanın; "nerelisin" dediğine şahit oluyorum.

kartal tibet tutkunu11 Ocak 2010

BU FİLM: Sinemada Ö. Lütfi AKAD yönetiminde Kartal TİBET & Fatma GİRİK ikilisinden izlenmeye değer katışıksızda, bir aşk filmi. Konsept; duygusal dram hüküm süren, bir tema.....

ceren196216 Mart 2009

<strong>DETAYLI YORUMUNUZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.ELİNİZE, DİLİNİZE SAĞLIK.   NEDİM TANJU ERTAN   16.03.2009. </strong>

magmafi24 Nisan 2008

FATMA GİRİK VE KARTAL TİBET TEN ÇOK GÜZEL BİR FİLM.YÖNETMENİ LÜTFİ AKAD.ZATEN FATMA GİRİK İ İLK VE SON KEZ YÖNETMİŞ.

nedim yıldız15 Ekim 2007

kartal tibet-fatma girik ikilisinden çok güzel bir aşk filmi..ayağından sakat bir denizci ile,kaçak işler yapan bir armatörün kızının ölümsüz aşk hikayesi...mutlaka izleyin...

ceren19625 Eylül 2007

FATMA GİRİK-KARTAL TİBET İKİLİSİNİN BENCE EN GÜZEL FİLMİ.SENARYO OLDUKÇA BAŞARILI,KADRO MÜKEMMEL. KARTAL TİBET HER ZAMANKİNDEN DAHA DA MÜTHİŞ. FATMA GİRİK'İN O DÖNEMDEKİ DİLLERE DESTAN GÜZELLİĞİ TEK KELİMEYLE MUHTEŞEM...

ANLASANA10 Kasım 2006

Arkadaşlar film de çalan A For Time Us melodisinin film de calan versiyonunu nasıl bulabilirim.Bilgisi olan arkadaslar lütfen yardımcı olsunlar...Ben baska bir kaynaktan \' Frank Pourcel in melodisi diye okumustum...aradım ama onu da bulamadım...yardımlarınızı [email protected]. 0537 653 51 44

enginb1925 Temmuz 2006

Film hakkında yeterli bilgi veren arkadaşlara çok teşekkür ederim fakat filmde çalan bir şarkı unutulmuş, filmin arabanın içindeki sahnesinde İo Ti Daro Di Piu isimli şarkı çalıyo fakat hangi orkestra tarafından çalındığı meçhul bilen arkadaşlar varsa bilgi verirlerse çok sevineceğim, msn adresim [email protected].

Yorum yaz

Benzer

Kartal Tibet'in diğer filmleri

Filmografi →