Küçük Hanımefendi
Borsalino’daki (1970) (Claude Bolling) ‘La Rèussite’.
Bolu, Abant Gölü yakınlarında üç arkadaş.
Ömer; “Bülent, çok sevineceğin bir haberimiz var! Evleniyoruz!”
Bülent; “Hem sevindim hem üzüldüm bu habere.”
Neriman; “Neden?”
Bülent; “Sevindim, çünkü Ömer’in iki karısı olacak. Senin namına da üzüldüm çünkü evli bir erkeğin metresi olacaksın!”
‘Küçük Hanımefendi’nin (1945-İnkılâp Kitabevi) (Muazzez Tahsin Berkand) renkli ve ikinci çevrimi.
İzmirli Ulaş (romanda ‘İstanbullu Gelgeç’; 1961 yılındaki ilk çevrimde ‘Eskişehirli Şahinoğlu’) ailesinin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Uçurumun kenarındalar. Kurtulmaları için bir mucize gerek. Ömer’in adı belirtilmeyen kumarbaz abisi, her şeylerini kaybedip intihar etmiş. Baba yadigârı ev bile hacizli. Anne Şaziye Hanım çare arayışında.
Avukat Feridun Kâmil Bey’in yapabileceği tek şey, durumu biraz geciktirmekmiş. Üstelik başka bir iş için Bursa’ya gitmesi gerekiyordu. Yıllar önce, rahmetli arkadaşı Hulusi’ye kızı ile ilgileneceğine söz vermiş. İş güç derken bugün yerine getirebiliyor.
Neriman Koza (kitapta soyadı ‘Kozacı’ ve ilk çevrimde ‘Özar’), birkaç ay sonra Küçük Hanımefendi olacak ama şimdi bir daha çıkmamak üzere tımarhaneye kapatılma tehlikesi ile karşı karşıya.
Fehime Hanım “Hiçbir anne, üvey kızını benim kadar sevmemiştir inanın” diyor! Kâhya Hayri’nin anlattıklarıysa bambaşka. 7 yıl bir odaya kilitlemiş, her türlü eziyeti yapıyor. Sonra da ‘sakinleşmesi için kırbaçlatıyor’! Deli raporu aldığı an ‘6 buçuk milyonluk nakit ve çeşitli gayrimenkullerin idaresi’ kendisine ‘tevdi edilecekmiş’.
Feridun Bey’in, İzmir ve Bursa’daki sorunlara bulduğu çözüm basit; Evlilik! Böylelikle Neriman, üvey ana zulmü ve şerrinden; Ömer de sefalet ve iflastan kurtuluyor, baba ocağı elden çıkmıyor.
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘Main Title’. Genç kızı, apar topar kaçırıp, nikâh memurunun önüne oturturlar. ‘Perişan haldeki karısına’ imza sonrası bakabilmiş Ömer. Tepkisi yenir yutulur gibi değil; “Alacağınız olsun, bir hilkat garibesiyle evlendirdiniz beni… Ucube, şebele maymunu.” Evi terk ederken “Nereye… Ne zaman döneceksin” sorularını “Cehennemin dibine… O maymun suratlı burada kaldığı sürece hiçbir zaman” diye yanıtlıyor. Gidiş o gidiş. Tekrar karşılaşmaları annesinin vefatından sonra.
Oysa Neriman, bu haliyle bile göz kamaştıracak kadar güzel.
Biraz toparlanması için Şaziye Hanım tarafından İstanbul’da bir şifa yurduna (romanda ‘İsviçre, Leysin’ ve ilk çevrimde ‘sayfiye yerine’) gönderilir. Burada, ‘her sene kendini kalafata çeken’ hayat dolu Sürpik Benliyan ile arkadaşlık kuruyor. Günler, haftalar sonra ‘görenin küçük dilini yutacağı’ şahane biri olur çıkar.
Belli ki Ömer’i (şimdilik karşılıksız) sevmiş. Mektupla bir resmini istediğinde ‘bir maymun resmi’ gelir. “Size bu kadar uyan eşiniz!”
Sürpik’le, ‘Kader Böyle İstedi’deki (1968) eve yerleşip İstanbul’un altını üstüne getiriyorlar.
Bülent Demir’in soyadı romanda ‘Demirel’, ilk çevrimde ‘Soysal’. Mesleği tam olarak anlaşılmıyor. Şair, roman yazarı veya doktor. Çapkın ama sonuç alamayan çapkınlardan. “Ben Bülent… Bü Bü!” Kendisini böyle tanıtıyor.
Paul Mauriat Orkestrası’nın ‘Isadora’ albümündeki (1970) ‘Let The Sunshine In’ (1969) (James Rado / Gerome Ragni / Galt MacDermot / Jacques Lanzman). Bir gazinoda, tüm sevimliliği ile güzeller güzeli Şermin’e yakınlaşmaya çalışıyordu. Aynı gece, Neriman’ı (O’nun deyişiyle ‘Neri’) görür ve filmin sonuna kadar peşini bırakmaz. Sürpik’in konuşmalarında adı ‘marangoz tutkalı’ ve ‘damga pulu’. İlk çevrimde olduğu gibi (ama kitaptan farklı olarak) Ömer’in de yakın arkadaşıymış.
Şaziye Hanım’ın ölümüyle köşke gelen Ömer, ‘karısını’ tanımaz!
‘Bana Çok mu Görüyorsun’ (1970) (Orhan Gencebay). Bahçede “Sahi, kimsiniz siz? Sizi daha önce hiç görmemiştim” diyor. İnsanlar, bazen en yakınlarındakini göremezler!
Sonrasında, iki arkadaşı, genç kız için tatlı bir çekişme içinde görüyoruz.
Filmin sonunda, Suat Sadıkoğlu’nun unutulmaz merdivenli evi.
Paul Mauriat’nın ‘Let The Sunshine In/Midnight Cowboy/And Other Goodies’ uzunçalarındaki (1969) “Que Je T’aime” (1969) (Jean Renard / Gilles Thibaut).
Ömer; “Önünde diz çökmek, senden af dilemek istiyorum sevgilim. Affet sevgilim, affet.”
(Yazan: Murat Çelenligil)
Oyuncular
Kartal TibetÖmer
Hülya KoçyiğitNeriman
Nubar TerziyanAv.Feridun Kamil
Münir ÖzkulBülent
Meltem MeteŞermin / Konuk Oyuncu
Hulusi KentmenÖmer'in Dayısı
Süha Doğanİntihar Eden Adam
Mürüvvet SimMadame Sulfik
Suzan AvcıFehime
Şaziye MoralŞaziye
Osman AlyanakHayri Efendi
Cevat KurtuluşKonuk Oyuncu
Lütfü Engin
Zeki SezerGarson
Vahit VolkanKumarbaz
Doğan TamerHastabakıcı
Ali DemirHastabakıcı
Muammer GözalanYargıç
Sırrı Elitaş
Yusuf SezerKoruma
Yaman Yelenoğlu
Agah HünHulusi Kentmen Seslendirmesi
Jeyan Mahfi TözümHülya Koçyiğit Seslendirmesi
Hayri EsenKartal Tibet Seslendirmesi
Rıza TüzünNubar Terziyan Seslendirmesi
Nevin AkkayaSuzan Avcı Seslendirmesi
Toron KaracaoğluMuammer Gözalan Seslendirmesi
Sedat Demir
Zafer Önensedat Demir Seslendirmesi
Abdurrahman PalaySırrı Elitaş Seslendirmesi Künye
Yorumlar
Kartal Tibet'in diğer filmleri
2008Hayat GüzeldirKomedi, Aile★ 8,0
2007Zoraki KocaKomedi, Duygusal★ 7,6
2006Dünyayı Kurtaran Adamın OğluKomedi, Macera, Aksiyon★ 6,1
2006Amerikalılar Karadeniz'de 2Komedi, Macera★ 6,3
2006Fantastiğin SinemasıBelgesel★ 7,9
2006Hatıralar SinemasıBelgesel★ 9,2
2005Emret KomutanımKomedi, Duygusal, Gençlik★ 7,6
2004Ağa KızıKomedi, Aile★ 8,1
Çok komik bi filmdi.Hülya Koçyiğit,Kartal Tibet ve Münir Özkul süper oynamışlar.10/7
bir maymunla evlendirdiniz beni , trt 1 de dizisi de çok güzeldi...
Bence komik bir film. İzlerken güldüm baya :)
Ayhan IŞIK Belgin DORUK'un ilk filmide güzeldir. Ama bu filmde Kartal TİBET Hülya KOÇYİĞİT Mürüvvet SİM Münir ÖZKUL Nubar TERZİYAN ile 5 yıldız 10 numarada bir film Sizde eminim bu filmi izlediğinizde hakta vereceksinizdir.
Bazı sahneler abartılı ve gereksiz. Biraz sulu buldum filmi açıkçası. Taçsız Kral'ın belgin doruklarda oynadığı birinci film daha başarılı.
filmin yıldızı kesinlikle münir özkuldur. 10 numara oyunculuğu var bu fılmde. çok gülüyorum hareketlerıne...
ya cok seviyorum ben bu filmi, hatta ilkinden yani belgin ve ayhaninkinden daha güzel... heleki münir özkulla mürvet sim bayiliyorum asil film onlarin sahnesinden sonra basliyor ya...
bu filmde nerimanın gelin geldiği mekan yalı nerde bilen varmı
hülya koçyiğit ve kartal tibet komik olmak için epey çaba sarfetmişler.
Abartılı ve gereksiz sahnelere bolca yer verilmiş. En kötüsü de "Roman yazarı Bülent" karakteri. Çok sulu bir espri anlayısı. O karakter filme girdikten sonra filmin tadı kacıyor. ben duygusal yanını sevdim filmin. Basladıgı gibi devam etse iyi olacaktı ama sonra sıkıldım.
<p>Film, Ömer'in 'komşu kızı': Canan ile tanışması anlarına kadar muhteşem , olağanüstü ama ne yazık ki o'na kur yapmaya başlaması ile gereksiz olarak devam etmiş. Keşke, keşke hüzünlü ve melonkolik bir film olsaydı. Şaziye'nin ölümünün yaydığı atmosfer harika. Ertem Eğilmez çoğu filminde komedi ve dram öğelerini konseptliyor ama ticareti baz alıp, gerçek sinemaseverlere hizmeti unutuyor. Sülvik Benliyan ve Münir Özkul karakterleri filmi yüzeyselleştirmiş.</p><p>Bu repliklerdeki kıyafetler, köşkün bahçesi, Hayri Esen'in harika sesi,meleodi ve kamera hareketi olağanüstü: </p><p>Neriman ; Hep sizden bahsederdi. Çocukluğunuzu anlattı bana. Çok yaramazmışsınız..</p>Ömer ; Doğru ama ben size ait hiçbir şey bilmiyorum. Sahi, kimsiniz siz?Neriman ; Ben mi, şey, ben bir komşu kızıyım. Adım da Canan efendim.Ömer ; Tuhaf, sizi daha önce hiç görmemiştim Canan Hanım.Neriman ; İnsanlar bazen en yakınlarındakini göremezler Ömer Bey.
...ilkin sinemaya "Nejat SAYDAM" yönetimi siyah beyaz olarak çekilmiş. "Ayhan IŞIK & Belgin DORUK Sadri ALIŞIK" ile özdeş bir film olduğu malum. Bu kez, "Ertem EĞİLMEZ" yönetiminde "Kartal TİBET Hülya KOÇYİĞİT Münir ÖZKUL" klasik üçlüsünün renkli versiyonla.. en az onlar kadar başarılı uyumlu oldukları abartısız gerçek. Naçizhane bu filme.. daha bir akıcı, daha bir sıcak bulduğumu belirtmeliyim...
güzel film
Hülya Koçyiğit çok komikti.Eğlenceli ve komik bir film.
BU FİLİMDE:Kartal TİBET&Hülya KOÇYİĞİT YİNE BİR KLASİK İKİLİ VERSİYONUNDA ZATEN FİLİM VE CAST OYUNCULARI DA BİR UYUM İÇİNDE İZLENESİ BİR FİLİM OLMUŞ DİYORUM..............
avukat feridun (nubar terziyan) ın filmin başındaki davranışları bütün konuları değiştiriyor. neriman ı üvey annesi suzan avcı dan kurtarıyor. ömerle neriman ın nikahına nerimanı bakımsız bir şekilde götürüyor. şaziye haklı olarak nerimanın bakıma ihtiyacı olduğunu söyler nubar terziyan da sırası olmadığını söyler. bülent böyle çirkin ve deli gibi görünen bir kadınla evleneceğini görünce hemen oradan kaçar. bende olsam öyle yapardım. Hülya koçyiğit çok başarılı oynamış bu filmde. nerimanın delikanlı erkek kardeşini çok güzel canlandırmış. damga pulu bülent rolündeki münir özkul ve içki hastası sosyetenin gülü sulfik rolündeki mürvet sim ide unutmamak gerek. çok başarılı oynamışlar. tesadüf şu anda da kanal 7 bu filmi gösteriyor.
orjinalini yaşatacak bir film.belgin doruk-ayhan ışık ikilisinden sonra gerçekten iyiydi.münir özkul un hakkını yememek gerek
<p>Film gerçekten güzel ilki ayhan ışık ve belgin dorukla çekilini izlemedim ama en azından bu film kadar başarılı olduğunu düşünüyorum, kartal tibetin oyunculuğu gerçekten muhteşem, hülya koçyiğitte kendisine çok iyi eşlik etmiş, ayrıca kısa bir rolude olsa, süha doğan iyi rol kesmiş, filmin başında kartal tibetin hülya koçyiğite " şebele maymunu " yakıştırmasına çok gülmüştüm </p>
<p>hülya koçyiğit,kartal tibet,nubar terziyan,münir özkul 4lüsünden müthiş eğlenceli bi film.her şeyiyle bi harika.</p>
güzel bir film, özellikle filmin ilk kısmın ilgi çekici