Dağ
“Bir Ölür Bin Dirilir” Bir askeri birlikten gönderilen dört kişilik ekip sıradan bir iletişim anteni tamir görevi sırasında hiç beklenmedik bir şekilde terörist pususuna düşer. Hayatta kalan uzun dönem er ve kısa dönem çavuş iki genç asker ilk kez aralarındaki çekişmeyi bir kenara bırakıp esas düşmana karşı beraber mücadele edeceklerdir. İki tüfek, dört şarjör ve arızalı bir telsiz dışında sahip oldukları tek şey hayatta kalma içgüdüleri ve güçlü iradeleridir. Dağ, iki genç askerin kardeşlik ve cesaret kavramlarını keşfettiği bir kahramanlık öyküsüdür.
Kadro
30 kişiOyuncular
Ufuk BayraktarBekir Özbey
Çağlar ErtuğrulOğuz Çağlar
Fırat DoğruloğluYüzbaşı Yaşar Demir
Mesut AkustaAstsubay Kıdemli Başçavuş Kemal Karadağ
Cengiz CoşkunÖzel Kuvvetler Üsteğmen Tuğrul Tümen
Gözde MutluerPelin
Ali AksözSelçuk
Özgürcan ÇevikSülo
Serkan YanarNişancı
Hüseyin ÖzayProf.
İpek BağrıaçıkDefne
Perihan ÇağlarOğuz'un Annesi
Eren MergenOğuz'un Arkadaşı
Emre SirelBekirİn Arkadaşı
Tolga AkdoğanBıçaklı Düşman
Emre AksakallıYazıcı Berrak
İzzettin ÇalışlarTuna Bey
Can TaluğDoktor
Şerafettin ÖzerUzanan Hasta
Arif BayramDüşman
İsmail TütüncüDüşman
Ercan GülerDüşman
Eyüp ÖzerDüşman
Cihan ZegerekDüşman
Harun GüneşDüşman
Metehan ŞahinlerDüşman
Müslim SubaşıDüşman
Fatih YarşıDüşman
Alper ÇağlarYönetmen
Asuman KarakullukçuBekir'in Annesi Yapım
Künye
Sinemaseverler
15 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →








“Bizi bizden başka kimse kurtarmayacak.” “Hemen gelmeniz lazım. Kısa dönemin yanında tüfek bile yok. Diğeri de zaten Bekir.” Dağın tepesinde sığındıkları binada teröristlerce kıstırılmış olan Yzb Demir, Ast.sb.Kd.Bş.çvş Kemal Karadağ ile iki asker İstanbullu Oğuz Çağlar ile Ankaralı “arıza”Bekir, cephanelerinin azalması ve kendilerine yardımın gecikeceğini duyunca, haberleşmedeki sorununu çözmek için dağın tepesindeki verici antenindeki arızayı onarmak için çıktıkları yolculukta görevlerini gerçekleştirmek için içlerinden Bekir’i göndermek isterler, ama saldırıda iki rütbelide vurulur. Karla kaplı dağda iki asker Oğuz ve Bekir tek başlarına kalmışlardır. Film hem o anı bize yaşatırken, çok başarılı bir şekilde filme eklenmiş olan geri dönüşlerle iki askerin geçmişteki yaşadıkları anları bize gösterir. Oğuz ve Bekir’in karakolda yaşadıkları günler verilirken ikilinin birbiriyle hiç geçinemediklerine sürekli kavga edip dalaştıklarına şahit oluruz. Bekir bu sinirli haliyle askerliğini yakmış,askerliğine bir yıl daha eklenmiştir. Komutanlarınca lakabı “arıza” ya çıkmıştır. İstanbullu Oğuz yaşadığı hayattan ve kurduğu ilişkilerden bunalmış, bedelli hakkı olmasına rağmen kısa dönem olarak askere gelmiş biridir. Geçmişte yaşadıkları arasında birlikte olduğu kadının onun askere gideceği haberi üzerine olan kayıtsızlığı karşısında “Artık bizim nesilde kadınlarda askere giden adama karşı herhangi bir saygı, sevgi, hasret kalmadı mı?” sözü bıktığı yaşantıyı özetliyor. İki asker tepede teröristlerce kıstırılır, Oğuz; Bekir’in hayatını kurtarır. Bekir’in geçinemediği Oğuz’a “Bugün benimle kanını döken, asla bana kötü olmayacaktır. Şu günden dünyanın son gününe dek.” sözü hepimizi duygulandırıyor. Ama birbirlriyle geçinemedikleri konularda tartışırlarken, arada bedelli askerliğin altıda güzel bir şekilde eleştiriyle çiziliyor filmde. Bekir’in “İstesem bedelli yapardım” diyen Oğuz’a “Ayrımın olması bile utanç verici. Askerliğin bedeli olamaz, olursa da bu para olamaz!, zaten bizim üçte biri kadar sürede yapıyorsun askerliğini, ne yani sen bizden üç kat dahamı değerlisin?” lafıda içimize oturuyor. Eskiden askerliğini yapmayana kız verilmezken, şimdi günümüzde adeta askere gidene verilmiyor. Bekir’in annesinin vasiyeti üzerine semtindeki kasiyer kıza duygularını açmaya çalışması, bunu başaramaması ve akşam arkadaşlarıyla askere uğurlama yemeğinde duygularını döküşü esnasında “Geçen eve gidiyorum bir tane böcek gördüm kaldırımda. Üstüne basmadan geçtim gittim tabi böceğin. Sonra durdum düşündüm pat döndüm geriye. Düşündüm dedim ki ulan bu böceğin üstüne basıp geçmeden gitmek mi marifet yoksa geri dönüp buna yardım etmek mi? Döndüm geri aldım böceği yerden dedim ki, karşıdaki çalılığa götürdüm benim dedim sana yapabileceğim bu. Bundan ötesi benim elimden gelmez. Allah yolunu açık etsin... Sonra düşündüm gerçi ya. Ulan dedim belki de intihar etmek istiyordu. Yolun ortasında öylece durmuş ya. Neyse iki şekilde de sevap işlemiş olduk” derken o sert mizacının içindeki duygusal yanı çok iyi gösteriyor. Verici istasyonuna ulaştıklarında karşılaştıkları teröristi vurunca Oğuz’un. “Ne garip di mi? Düşmanı sadece ölünce kendimize benzetiyoruz.” Sözü dikkat çekiyor. Ayrıca komutanları olan Yzb. Demir ve Ast.sb. Kemal’in film içinde söylediği sözler “Önemli olan görevin için o korkuyu umursamamak, işte o gerçek kahramanlıktır.”, “Sen buraya sıkılmak için gelmedin. Bir görevin var. Hayatta kalmak ve yanındaki adamları hayatta tutmak. Çünkü biz yaşadığımız takdirde bu dağ bizim olacak. Öldüğümüzde değil.”, “Karlı zirvelerin tepesinde uçan kartallar ne yiğitler görmüştür ama anlatmazlar!”, “O DAĞ bu ülkenin baştacıdır. Gökyüzüne en yakın yeridir, bizim dağımızdır. Ordaki gariban çalılar kanla sulanmıştır.”, “Anılar en önemli şey hayattaki. “Korkusuz tek asker şehit askerdir.” filme değer katıyor. Askerliğini yapanları, özellikle doğuda yapanları daha fazla etkileyecek ve onları o günlere götürecek film, bizlerinde o zor şartları görmemizi sağlıyor. “Büşra” filminden tanıdığımız yönetmen Alper Çağlar “Dağ” filmiyle müthiş aşama kaydetmiş. Film çok ama çok başarılı anlatılan öykü, filmin akış temposu, geriye dönüşlerle anlatılan bölümler, kişileri daha bir canlı, daha bir bizden kılıyor. Oyuncuların hepsi ama hepsi çok iyi, Ufuk Bayraktar, Fırat Doğruoğlu, Mesut Akusta ve Çağlar Ertuğrul. Görüntüler son derece temiz ve filme anlam katıyor. Film sinemamızın kalburüstü yapımlarından. Siz bakmayın filmi eleştirenlere, Orhan Veli bile zamanında “Neler yapmadık su vatan için! , Kimimiz öldük; Kimimiz nutuk söyledik” dememiş miydi.. İMDB sitesi bile filmin puanı karşısında şaşkın. Hele hele filmin sonundaki şehitlerimizin isminin geçtiği bölüm resmen insanı ağlatıyor. Onlar sayesinde bizler varız, Allah hepsini nur içinde yatırsın. Mekanlarını cennet eylesin. Bir yerde onların anısına adanan bu filmi yapanlara, emeği geçen herkese binlerce kez teşekkürler. Mutlak seyredilmesi gereken yapımlardan.
Gerçek bir askerlik hayatını konu alan harika bir film.
Beni etkiledi
iyi bir film ama nefes vatan sağolsun un gerisinde bir film
Gerçek bir askerlik hayatını konu alan harika bir film.
Film bende diger izleyiciler gibi bir etki yaratmadi.Konusu tamam ama islenis derinligi yetersiz.Telsiz konusmalari ruhsuz.Kacis-saklanis-savas var ama hepsinden yeteri dozda degil.Birseyler eksik kalmis gibi.Ufuk Bayraktar yine cok iyiymis.
izlerken insanı ürperten bir film bunu o şartlarda yaşayanlar bilebilir ancak 8/10
Filmi ilk kez TV de seyrettim. Abartısız, gerçekçi bir film olmuş. Son zamanlarda seyrettiğim en iyi filmlerden biriydi. Ufuk Bayraktar ın oyunculuğunu çok beğendim. Mesut Akusta nın ve Fırat Doğruloğlu nun vurulma sahnesi çok etkileyiciydi. Çağlar Ertuğrul un telsiz binasında, bıçaklı teröristle boğuştuğu sahne "Er ryan'ı kurtarmak" filmindeki sahneyi çağrıştırıyordu. Filmin sonunda şehitlerimizin isimlerinin geçmesi çok güzel olmuş. Emeği geçenlerin eline sağlık.
Türk sinemasında görmek istediğimiz türde başarılı bir yapım. Bu filmin iki adet hatası var! Birincisi; Reklam ve tanıtım. İkincisi ve daha da önemlisi ise; tam terörün bittiği dönemde çekilip vizyona girmiş olması. Yoksa film Nefes filmi kadar başarılı ve etkileyici. Konusu ve işleyişi ile değil üç yüz bin, üç milyon izleyiciyi bile salona çekebilecek kalibrede bir film. Oyunculuğa gelince Ufuk Bayraktar zaten kalbur üstü ama ben Çağlar Ertuğrul'un oyunculuğunu da ilk kez beğendim. Benim bu film için notum 10 üzerinden 8.
Filmi çok sevdim gerçekten. Çok doğal inandırıcı bir senaryo ve olağanüstü oyunculuklar. Filmdeki flashback bağlantıları cuk oturmuş. Ufuk Bayraktar Oscarlık bir oyun çıkarmış. Dağ sahneleri harikaydı. Müslüm Babanın şarkısının çaldığı sahne çok hoştu. Filmin sonunda şehit listesiyle birlikte Kıraç'ın okuduğu türkü çok duyguluydu. Başroldeki diğer oyuncu arkadaşı da çok beğendim. Ayrıca filmde bolca küfür edilmesi inandırıcılığını bir tık daha artırmış. Puanım 8/10
Alper Çağlar'ın "Büşra" filmi kadar izleyiciyi sarsan bu sefer işin içine aksiyonun dahil olduğu dramatik bir yapım. Her ne kadar "Nefes" filmi kadar sansasyonel olmasada "Arıza Bekir" rolündeki Ufuk Bayraktar'ın etkileyici oyunculuğu ile daha bir vurucu güce sahip bir film. Fırat Doğruloğlu mimik hatları itibarı ile bence komedi rollerine daha yatkın biri. Çünkü filmde ültimatom verirken dahi sanki şaka yapıyormuş hissi insanda uyandırıyor. Prodüksiyonun maddi imkanları daha iyi olsaydı keşke demeden duramıyoruz. Palandöken'in o eşsiz güzellikteki karlı dorukları daha çetrefilli çatışma görüntüleri ile filmi bir tık yukarı taşırdı. Filmin en hüzünlü anı jenerikte ki şehit listesi sanırım.
Film bu günler de izleyiciler için iyi bir seçim olabilir, hatta terapi yerine geçebilir, Yapanların emeğine sağlık, jenerikten anladığım kadarı ile Erzurum'da çekilmiş, kar altında dağda çekilen uzun planlar var. İstanbul'da oturup yalılarda bahçelerde d i zi çekip, cep doldurmaya benzemiyor. Ufuk Bayraktar Kader'den beri takip ettiğim bir oyuncu, sonra Yumurta geldi. Zeki Demirkubuz, Semih Kaplanoğlu, Nuri Bilge Ceylan'ın filmlerinde oynamış doğal oyunculuğu ile öne çıkan iyi bir oyuncu. Buradada öyle. Eşit 2 baş rolde oyunculuğu ile Çağlar Ertuğrul'dan bir adım öne çıkıyor.. Jeneriktede öyle onun ismi önce yazılmış. Yaşar Yüzbaşıyı oynayan Fırat Doğruloğlu'nun biraz daha rolüne çalışması gerekirdi. Sanki biraz zorlama bir yüzbaşı olmuş gibi. Dialoglarda , inandırıcı olamamış. Özellikle yemekhanede Bir Alman, bir İtalyan bir Türk'ün Oteldeki hikayesini anlattiği sahnede. Özgürcan Çevik tek planlık kısa rolünde güzeldi.iyi bir performans Tema askerlik ve vatan olan az yapılan filmlerden. Güzeldi. - - 10/8 - See more at: http://www.sinematurk.com/film/48397-dag/#sthash.YtEAzBWC.dpuf
Askerliğini yapmış bir kişinin bu filmi beğenmemesi zor.Kısa sürmüş fakat amacına ulaşmış bir film.Gitmeye değer..
Bekirin arkadaşlarıyla otururken müslüm gürsesin şarkısının eşlik etmesi gayet hoş olmus
bence aksiyon sevenler için izlemesi gereken bir film. filmin sonundaki şehitlerin isimleri ve çalan müzik bir harikaydı!