Kumarbazın İntikamı
Neyzen Yusuf Paşa’nın ‘Segâh Peşrev’i.
20 yıldır kumara tövbeli Gani Dede’yi Sultanahmet Camisi’nde bulmuş.
Murat; “Ben de seni arıyordum Gani Dede. Bir şey danışacaktım. İntikam almak günah mıdır?”
Gani Dede; “Günahtır.”
Murat; “Peki bir hakikati ortaya çıkarmak?”
Gani; “Sevaptır.”
Murat; “Peki bu hakikati ortaya çıkarmak için başkalarına yardım etmek?”
Gani; “O da sevaptır.”
Murat; “Öyleyse ikimiz de sevap işleyeceğiz Dede. Bir şey hakkında fikrini öğrenmek istiyorum. (Cebinden zar ve iskambil kâğıtlarını çıkararak) Bunlarda hile var mı acaba?”
Gani; “Laf cambazlığı yapma evlat. O işlerde yokum ben. Kumardan da senin gibi kumarbazlardan da nefret ediyorum.”
Tanıtım yazısı ‘The Ipcress File’daki (1964) (John Barry) ‘A Man Alone (I)’ ile izleniyor.
Fausto Papetti’nin ‘3a Raccolta’ albümündeki (1962) ‘La Vela Bianca’ (Gilbert Bécaud) (1962). Kulüpçü Rüştü’nün yeri. Poker oynayan dört arkadaş. Murat’ın babası Agâh; Veznedar Rıfkı; Tüccar Sait; İthalatçı Turgut. Konuşmalar o bambaşka dünyadan. ‘Rölans’; ‘Uvertür’; ‘Pa dö kart’; ‘Pas san var’.
Agâh bu akşam çok şanssız. Habire kaybediyor. Son olarak köşküne karşılık borç ister. (Sait de durumdan yararlanarak ‘evvelce yaptığı 500 binlik teklifi’ 350’ye düşürür). Masadan kalktığında artık hiçbir şeyi yoktu. [Ama son oyunda elindeki ‘floş’la Turgut’un ‘kare as’ına nasıl kaybettiği(!) pek anlaşılmıyor].
‘Shake Hands With The Devil’daki (1959) (William Alwyn) ‘Dublin 1921’. Bir çift zar ve arkadaşlarının isimleri yazılı 4 as bırakarak kendini öldürür.
Belki kumar nedeniyle, 14 sene önce karısını ve oğlunu terk etmiş. Murat “Her şeye rağmen babam şuurlu bir insandı. İntihar etmesinde bir iş olduğuna inanıyorum” diyor. Bu işin peşini bırakmayacakmış.
‘Thunderball’daki (1965) (John Barry) ‘Switching The Body’ ve ‘At The Casino’. Önce Köşkün emektarı Ali Ağa’ya gider. O’nunla ve Sait Bey’in güzel kızı ile konuşurken bu melodiler var.
Leyla da, babası gibi, bu duruma çok üzülmüş. Bir başka üzüntüsü de ‘kadın ve kumar düşkünü’ kardeşi Erol.
Fausto Papetti’nin ‘3a Raccolta’ uzunçalarındaki (1962) ‘Et Maintenant’ (1961) (Gilbert Bécaud). Delikanlının sevgilisi Sevil bal rengi gözlerini Erol’a dikmiş; “Babandan aldığın harçlıklar benim berberime (bile) yetmiyor.” Mücevher, kürk manto, ‘lüx’ yaşam istermiş. [Bu sırada, bir yandan da (içinde Hülya Koçyiğit ve Ayhan Işık’ın o günlerde çevirmekte oldukları ‘Karanlıklar Meleği’ ve ‘Katiller de Ağlar’ ile ilgili yazıların olduğu) 01 Ekim 1966 tarihli Ses mecmuasını okuyordu].
“Bu zarlarda, kâğıtlarda bir sır var.” Murat bunu öğrenip babasını ölüme sürükleyenleri cezalandırmak istiyor. Onları, kendi silahlarıyla vuracak. Önce, Ali Ağa’nın önerisiyle ‘çekirdekten yetişmek için’ bitirimhanelerde kumarın alfabesini öğrenir. Poker, Keleş Basma. Barbut’u da es geçmez. ‘Ya şano ya pano’. Zarları sallayıp atarken ‘aslan kemik’ diyecek kadar deneyimli artık.
İlk ustası Salih Dayı’nın yardımı ile kumarbazların piri Gani Dede’ye ulaşır. Ama yaşlı adam bu işlere tövbeliymiş. Neyse sonunda Murat’ın iyi niyetini anlayıp ona ‘sifoli’yi (kâğıt dağıtırken üstteki ası kendisine saklamasını); ‘Tarak’ı (kâğıtları karıştırıyor gibi yapıp karıştırmamayı); ‘çift ve tek el voltası’nı (alttaki asın yukarı çekilmesini) öğretir. Tek bir şey istiyor; “Öğrettiklerimi masum insanların zararına kullanmayacaksın.” Boynuz kulağı geçermiş. Delikanlı artık ‘dünyanın en iyi kumarbazı’. Üstelik âşık. Leyla da o da ‘hayatlarında ilk defa yeni ve güzel hisler içinde’.
Bu arada Turgut’u tanıyoruz. ‘İhtiyatlı ve sağlam hareket ediyor’. Kumarda acımasız. Her türlü hileyle ‘işlerinin gelişmesini garantiye almış’. Anahtarlığında, rakibinin attığı zarı ‘hep yek’e dönüştüren bir mıknatıs var.
‘İnsani’ denebilecek tek özelliği Leyla’ya tutkusu. Ama bu ‘insani’ amacına ulaşmak için genç kızın babasını öldürecek ve Erol’u, zimmetine para geçirmeye zorlayacak kadar da gözü kara.
Murat’ın oltasına ilk takılan Veznedar Rıfkı olur.
‘Peter Gunn’ (1958) (Henry Mancini). Heyecanlı bir takipten sonra kumar oynadığı yeri buluyor. Yüksek oynanan oyun nedeniyle kasadan para çeken Rıfkı tutuklanır. Gani Dede’nin sözlerini anımsayan kahramanımız kazandığı parayı O’nun karısına (unutulmaz Sabahat Işık) geri veriyor.
Sırada Kulüpçü Rüştü var. O da alır boyunun ölçüsünü. Murat’ın, kumarda yendiği kişilere ‘hatıra olarak’ bir deste minyatür iskambil kâğıdı hediye etmek özelliği var.
Turgut bunu kendi çıkarı için kullanacaktır. Pokerde soyup soğana çevirdiği ‘arkadaşı’ Sait bir miktar daha kredi isteyince ne kadar iyi bir iş adamı olduğunu kanıtlıyor. ‘Karşılıksız iş yapmaz ve karşılık da Leyla’ymış. Yüzünde patlayan tokat için intikamı acı olur.
Belli ki “Sait’in de suyu ısındı”.
‘Goldfinger’daki (1964) (John Barry) “Auric’s Factory” ve ‘Teasing The Korean’. Kızına kumardan duyduğu pişmanlığı anlatması ne kadar hüzünlüyse öldürülmesi o denli heyecanlı Sait’in. Cesedin yanına ‘minyatür iskambil destesi’ bırakılır. (Leyla, bu sırada, Agatha Christie’nin bir romanını okuyordu).
Murat’la Turgut’un hesaplaşmaları ise yıllar sonra ‘The Deer Hunter’da (1978) göreceğimiz ‘Rus ruleti’, poker ve tekme yumrukla.
Fausto Papetti’nin saksofonundan (1962) bir ‘slow’ melodi; ‘Cercami’ (1961) (Enrico Polito / Silvana Simoni).
Sevil, Turgut’tan ‘10 bin lira avans’ almış. Erol’u ‘bankadan para kaldırmaya’ zorluyor.
Erol; “Sevil, seviyorum seni. Bırakıp gidersen yaşayamam.”
Sevil; “Yanımdayken de yaşamıyorsun zaten. Silik, zavallı bir adamsın… Kuvvetli olmanı, çok zengin olmanı isterdim.”
Erol; “Durumumu biliyorsun. Sana yetecek parayı nerden bulayım?”
Sevil; “Bana mı soruyorsun? Paraların içindesin. Her yanın para dolu. Her gün binlercesi geçiyor elinden.”
Erol; “Ama benim değil ki o paralar.”
Sevil; “Kafanı kullanırsan olur belki. Şansını dene.”
(Yazan: Murat Çelenligil)
Oyuncular
Hülya KoçyiğitLeyla Özer
Ayhan IşıkMurat Soylu
Turgut ÖzatayTurgut Taner
Gürel ÜnlüsoyErol Özer
Osman AlyanakVeznedar Rıfkı
Süha DoğanSait Özer
Sevinç PekinSevil
Haydar KaraerKulüpçü Rüştü
Selahattin İçselAli
Mahmure HandanMurat'ın Annesi
Hayri Karakaş
Zeki Sezer
Aynur AydanSelma
Gani DedeGani Dede
Dündar Aydınlı
Sadettin ErbilTurgut Özatay Seslendirmesi
Hayri EsenAyhan Işık Seslendirmesi
Ali Demir
Ali Demir
Agah HünGani Dede Seslendirmesi
Handan KadıoğluSevinç Pekin Seslendirmesi
Jeyan Mahfi TözümHülya Koçyiğit Seslendirmesi
Süheyl EğribozKumarbaz
Toron KaracaoğluGürel Ünlüsoy Seslendirmesi
Zafer ÖnenHaydar Karaer Seslendirmesi Künye
Yorumlar
Hülya Koçyiğit'in diğer filmleri
2010Nisvan - Tarihe Adını Yazdıran KadınlarDram, Belgesel★ 9,1
2009Altın KızlarKomedi, Sitkom★ 7,8
2008İzzet Günay BelgeseliBelgesel, Biyografi★ 9,2
2007Anneler GünüDram★ 7,7
2007Hicran SokağıDram, Duygusal★ 8,0
2007Aşk Eski Bir YalanKomedi, Duygusal★ 7,9
2006Kabuslar Evi: Bir Kış MasalıGerilim, Gizem★ 8,5
2005Asla UnutmaDram★ 6,9
Şu kumar denilen illet kaç aileyi yok etti, kaç hayatı söndürdü acaba? İşte bu filmin temelinde bu var aslında. Murat (Ayhan Işık) babasını intihara sürükleyen hilekar kumarcılardan bir bir intikamını alır film boyu. Ibretlik. Turgut Özatay rolüne harika oturmuş. Süha Doğan da merhametli bir kötü rolde:)
Başarılı bir film
beni etkileyen bir film
intikam içinde aşk iyi işlenilmiş başarılı bir film
adindanda anlasildigi gibi ayhan babasinin intikamini alir bütün kumarci dostlarindan...ve hepsininde ölüm hikayesi farkli olur... güzel bir film...
gerçekten etkileyici bir film
herşey var film mükemmel gerçekten ben izlerken büyük zevk aldım tavsiye edilir hemde şiddetle
Agah kumar sevdası yüzünden herşeyini kaybetmiş ve son şey konağınıda kumarda kaybedince bunu gururuna yediremeyip intihar eder.Babasının durumuna acıyan Ayhan ise babasının intihar nedeninin kumarda herşeyini kaybetmesinden dolayı anlar.Bunun üzerine Ayhan tüm oyunlarını öğrenerek bir zamanlar babasını kazıklayanlardan kumar yoluyla öcünü alır.Çok güzel bir film.Mutlaka izleyin.Ayhan Işık ve Turgut Özatay çok başarılı
Başrolde Ayhan Işık daha ne olsun gerçi diğer başrol oyuncusu hülya koçyiğit pek iyi gitmemiş ama neyse film bir bütün olarak gerçekten çok başarılıdır. türk sinemasının nedir bu dört yapraklı yoncadan çektikleri bu tekelcilik anlayışı yüzünden nice güzel ve yetenekli oyuncunun başı yendi, nice yetenekler harcandı. her neyse filmin diğer oyuncularına gelecek olursak, Başta kötülerin kötüsü, her zaman aranılan türk sinemasının bir numaralı kötü karakter oyuncusu süha doğan olmak üzere daha sonra turgut özatay, osman alyanak ve sevinç film kalitesini ortaya koymaktadır. Filme yeterince ilgi ve değer gösterilmediğine inanan bir yorumcu olarak hak ettiği değeri umarım bir gün özel bir tv kanalı açıp içeriğinide sadece türk sineması olarak yansıtmak isterim