Devir

YönetmenDerviş Zaim
Yıl2012
Süre75 dk
TürDram, Macera
Vizyon31 Mayıs 2013
Seyirci5.531

Hasanpaşa köyünde; her yıl bir çoban yarışması düzenlenmektedir. Bu geleneğe göre çobanlar sürüleriyle beraber teker teker küçük bir su birikintisine girmekte ve suyu peşlerindeki koyunlarıyla birlikte kesintisiz ve hızlı biçimde geçmektedirler. Suyu sürüsüyle beraber tereddütsüz, hızlı ve seri geçen çoban yarışmada birinciliği kazanmaktadır. Takmaz lakaplı yaşlı çoban son sekiz yılın şampiyonudur. Takmaz, genç nesle kendisi gibi iyi bir çoban olmanın püf noktalarını öğretir.

Kadro

Oyuncular

22 kişi
Yapım

Künye

Sinemaseverler

Yorumlar

3 yorum
enginyuksel198225 Nisan 2019

vasatı aşamasa da izlenebilecek belgesel tadı ve tarzında bir yapım 6/10

Kpax0815 Ekim 2014

Derviş Zaim'in bu filmi bende büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bu konudan daha güzel ve akıcı bir senaryo çıkartılabilirdi. Her anlamda vasatın çok altında bir film. Böylesine başarılı bir senarist ve yönetmenin bu kadar basit bir film çekme lüksü olmamalı. Derviş Zaim kalibresinde yönetmenler vasat ya da vasatın altında film çekeceklerine hiç çekmemeliler, dost acı söyler...

mkurtsen19 Ağustos 2014

Eski Yeşilçam Sinemasından yönetmen dediklerinde , kendimi zorlasam aklıma en fazla iki elin parmakları kadar isim gelir, ilk 5şi ayrı bir yere koyardım, onlar benim için , Türk Sinemasını ayağa kaldıran isimlerdi. Hemen kendimce önem sırasına göre yazayım. Lütfi Akad, Metin Erksan, Halit Refiğ, Memduh Ün ,Atıf Yılmaz diyecesiniz ki Hani Osman Seden, hani , Ertem Göreç benim ilk beşimde onlar yok. Şimdi sıkı durun Günümüz ilk beşini sayıyorum, bakalım sayabilecek miyim? 1-Semih Kaplanoğlu 2-Reha Erdem 3-Derviş Zaim 4-Aydın Bulut 5-Ümit Ünal unuttuğum bir kaç isim olabilir yakın zamanlarda Küf filmini izlediğim Ali Aydın( 2) geliyor aklıma, Önceki kuşaklardan üretime devam eden Erden Kral, Yavuz Turgul, Uğur Yücel Görülüyor ki günümüzdede durum değişmemiş yine iki elin parmaklarını bulamadık. Şimdi Gelelim Devir ile Derviş Zaim'e Derviş Zaim (1965) biliyorsunuz Kıbrıs doğumlu, tevellüte bakınca 50 sine merdiven dayamış. Önce böyle bir film yaptığı için, onun hem alnından, hemde ellerinden öperim. Kendi yöntemince insanına ve toprağına sahip çıkıyor.. Bu filmleri yapmak için Ülke sevgisini, insan sevgisini doğa sevgisini, hayvan sevgisini yüreğinde hissetmek gerek, oda yetmez her türlü maddi manevi riskleri göze almak, hatta yöneticileri karşına almak gerekir, bu filmleri yapmak, bence HES'lere karşı çıkmakla eş anlamlı, adama vatan haini damgasını vuruverirler. Derviş Burdur'un Hasanpaşa Köyünde halen devam eden, koyun yıkama şenliği adı verilen ritüelden yola çıkıyor. Prof. Metin And'ın deyişi ile ‘arındırma’ seremonisi halen Burdur’a bağlı Hasanpaşa adlı bir köyde devam ediyor. . Ama tehlike çanları çalmaya başlamış, rantın, modernizmin baskısı nedeniyle yavaş yavaş uygulanamayacağı aşikar, Köyün içine kurulan Mermer Ocağı Madeni, Ocak çalışanlarının sözde mühendis olacak doğayı ve hayvanları katletmeleri, bir çift boynuz için gelin kadar güzel bir geyiği bir kurşunda yere sermesi..... Devir filminin çekildiği Hasanpaşa köyünde yaşayan ve gerçek birer çoban olan oyunculaırın ( ana karakterler); çaresizliği kurmaca olan filmin yapısı içinde insanı böyle hissettiriyor.. Çünkü filmin kurmaca dünyası içinde, çobanlar koyun yıkama seremonisi öncesinde kırmızı renkli bir kayadan aldıkları parçaları toz haline getirip o toz ile koyunlarını boyuyorlar. . Ne yazık ki, kırmızı kayanın bulunduğu arazi bir maden şirketi tarafından yenilerde ticari amaçla işletilmeye başlanmış, dolayısıyla arazideki kırmızı kayalar yokolmaya yüz tutmuştur. Çobanlar koyun yıkama şenliği için gereken bu kırmızı kayayı eskisi gibi bulamayacaklarını anlayınca kayayı köy etrafında başka yerlerde aramaya başlayacaklar, bulamayınca , nalburlardan kırmızı toz boya almaya başlayacaklar. Yalnız omu, , gözlerinin önünde çevre ve hayvan katliamı.. Bence Filmin can alıcı noktası filmin hemen giriş sekansında kullanılan tuval üzerinde yağlı boya bir tablo kadar güzel karla kaplı bir doğa manzarası Finalde bu , tablodan geyiğin öldürülerek çıkarılması. Mühendisin geyiğin boynuzlarını kesmesi. Sonrasında Çoban Ali'nin sakladıkları hayvan kemiklerinden, geyik boynuzu araması,(kemik saklamalarının amacı genetiği ile oynanmış gıdaların, hayvanlara verilince koyunların eksik doğum yapmaları, kulakları veya bacakarı eksik doğmaları)bulamayınca tahtadan bir çift boynuz yaparak, getirip geyiğin yanına bırakması, yani onun eksiğini tamamlaması. Duygulanmamanız için vatansever veya hayvansever olmanız gerekmiyor, insan olmanız yeterli. Bir şey daha var yönetmenin gücü, burada iyice ortaya çıkıyor, ilk kez kamera karşısına geçen üç çoban ve köy halkı, küçümsenmeyecek şekilde başrılı oyunlar çıkarıyor, çünkü rol yapmıyor, kendilerini oynuyorlar. son olarak Derviş Zaim'den bir alıntı ile kapatayım. "Bu film, inançlarıyla modern dünya arasında kalmış, nereye ait olduklarını öğrenmek veya öğretmek için mücadele veren çobanların yaşadığı tuhaf, komik, zaman zaman trajik dünyayı ele alıyor. Filmin; belgesel tarzıyla kurmacayı ve fantastik unsurları kullanış biçimi sinemaya farklı bir yaklaşım getirmeyi amaçlıyor. Son olarak tarihsel ve kültürel kaynaklar konusunda bir noktayı da söylediklerime eklemek yararlı olacaktır. Devir’in daha önce yaptığım filmlerin gelenekten yararlanma eğilimini, bu kez farklı bir biçimde ve çerçevede devam ettiren bir film olduğunu sanıyorum" Herkes izlemeli, herkes çevre ve doğa katliamı için üzerine düşeni yapmalı. Gelecek yorum IZMENA 10/9.-

Yorum yaz