2014 İKSV 33. İstanbul Festivali'nden bir film daha. Önce Yönetmen ;
James Franco (1978) on parmağında on marifet , tam bir sinema adamı, olma yolunda adım adım ilerliyor yönetmenlik yapıyor, senaryolar yazıyor, filmlerini finanse ediyor, büyük küçük rol ayırmadan oyunculuk yapıyor, dolu dizgin edebiyat uyarlamalarına devam ediyor, Belli ki edebiyatlada pek içli/dışlı festivallik filmleri peşpeşe sıralıyor. The Broken Tower (Bak Yorum var) dan sonra , William Faulkner'dan roman uyarlaması As I Lay Dying (Döşeğimde Olürken) . Bu defa Cormac Mccarthy'in Child of God (Tanrının Oğlu). Arada Belgeseller ve kısa filmlerde var.
Film bizde vizyona girdi mi? Bilmiyorum, Ben DVD bulup. izledim, Yönetmenle giriş yaptığıma göre filmi çok beğendiğimi herhalde anladınız.
Cormac Mccarthy (1933) in romanından uyarlanmış. ( İhtiyarlara Yer Yok ve Danışman'ın filmlerinin yazarı)
Konudan biraz bahsedeyim 1960 lı yıllarda Amerika'nın Tennessee Eyaletindeki dağlık ve ormanlık Sevier Bölgesini perdeye taşıyor.
Lester Ballard isimli mülksüz, yarı meçzup, toplumsal düzen dışında yaşayan genç bir adamın hikayesi. Filmin başında Lester hakkında bilgi veren anlatıcıdan öğreniyoruz .Lester, terkedilmiş, aile bağları olmayan, toplum dışına itilmiş bir adam Ormanda sahipsiz bir kulübede yaşıyor, tüfek elinde av yaparak karnını doyuruyor, Orman kenarına park etmiş araba içinde sevişen gençleri taciz ediyor ,çocukluğunda daha 5 yaşında iken kaybettiği, babası ile aynı özellikleri taşıyor,
babasıda gençliğinde aynı şeyleri yapmış. Demek ki armut ağaçtan çok uzağa düşmemiş, dibine düşer misali.
Sataşmalar rezilliğe dönüşüyor. Gitgide suç batağına saplanıp, yarı deli bir mağara adamı olup çıkıyor. Yapabileceği her şeyi
yapıyor. Hırsızlık, gasp. taciz, tecavüz, cinayet.
Köpeksiz köyü bulmuş zannetmeyin, Şerif tarafından takipte, ama her seferinde kurtuluyor, o kadar düzgün ifadeleri var ki Tanrı'dan başka herkesi kandırabilir.
Konu Böyle, İşin sinematografi tarafına gelince ;
James Franco Hikayeyi son derece akıllı ve inandırıcı bir dille, perdeye aktarmış. Su gibi akıp geçiyor, ters hiçbir şey yok.
Bir Kere konu Cormac McCarthy'in Romanı, sert bir hikaye
Sonra 3 üncü kez çalışıtığı Kameramanı Christina Voros. Üstelik kadın. Scott Haze'nin yürümekte zorlandığı o vahşi doğada
o görüntüler, kolay değil.
En Önemlisi Filmin beyni demiyeyim, bel kemiği SCOTT HAZE
Oscarlık bir oyun çıkarmış, biraz araştırdım anlatayım.
Scott, Los Angeles Playhause West Oyunculuk Okulu'ndan Franco'nun yakın arkadaşı (filmde Franco'nun bir arkadaşı daha var Jim Parrack)
Ocak 2012 de filmde oynamak için anlaşma yapıyor.. bir yıl boyunca Lester rolü üzerine çalışma yapıyor. Çekimlerden 4 ay önce Tennessee Ormanında tenha bir yerinde bir kabine taşınıyor.
Bu inziva sırasında bazı geceler mağaralarda uyuyarak sabahlama.
Balık ve elma diyeti ile tam 45 kilo veriyor.
Günlerce ses duruş, yürüyüş, fiziksel ve ruhsal özellikler üzerine çalışma. Role böyle hazırlanmış.
Sonuç bence oscarlık bir performans. Süper, süper
Diğer oyuncu seçimleri, kısa ama önemli karakterter, hepsi yerli yerinde.
Franco'nun çok kısa rolünde varlığı ile yokluğu belli değil. Birde unutmadan yazayım.
Şerif Fate rolünde Tim Blake Nelson.mükemmel bir seçim
Ben çok beğendim, beni takip eden yorumlarımı okuyan herkese salık veriyorum.İzleyin seveceksiniz.
Son olarak hep aklımda olan, yorum yazamadığım, yazmaya çalışacağım iki süper film daha tavsiye edeyim.
1-The Railway Man (Demir Yolu Adam)
2-The Book Thief (Kitap Hırsızi)
Herkese İyi seyirler
10/10
-
2014 İKSV 33. İstanbul Festivali'nden bir film daha. Önce Yönetmen ; James Franco (1978) on parmağında on marifet , tam bir sinema adamı, olma yolunda adım adım ilerliyor yönetmenlik yapıyor, senaryolar yazıyor, filmlerini finanse ediyor, büyük küçük rol ayırmadan oyunculuk yapıyor, dolu dizgin edebiyat uyarlamalarına devam ediyor, Belli ki edebiyatlada pek içli/dışlı festivallik filmleri peşpeşe sıralıyor. The Broken Tower (Bak Yorum var) dan sonra , William Faulkner'dan roman uyarlaması As I Lay Dying (Döşeğimde Olürken) . Bu defa Cormac Mccarthy'in Child of God (Tanrının Oğlu). Arada Belgeseller ve kısa filmlerde var. Film bizde vizyona girdi mi? Bilmiyorum, Ben DVD bulup. izledim, Yönetmenle giriş yaptığıma göre filmi çok beğendiğimi herhalde anladınız. Cormac Mccarthy (1933) in romanından uyarlanmış. ( İhtiyarlara Yer Yok ve Danışman'ın filmlerinin yazarı) Konudan biraz bahsedeyim 1960 lı yıllarda Amerika'nın Tennessee Eyaletindeki dağlık ve ormanlık Sevier Bölgesini perdeye taşıyor. Lester Ballard isimli mülksüz, yarı meçzup, toplumsal düzen dışında yaşayan genç bir adamın hikayesi. Filmin başında Lester hakkında bilgi veren anlatıcıdan öğreniyoruz .Lester, terkedilmiş, aile bağları olmayan, toplum dışına itilmiş bir adam Ormanda sahipsiz bir kulübede yaşıyor, tüfek elinde av yaparak karnını doyuruyor, Orman kenarına park etmiş araba içinde sevişen gençleri taciz ediyor ,çocukluğunda daha 5 yaşında iken kaybettiği, babası ile aynı özellikleri taşıyor, babasıda gençliğinde aynı şeyleri yapmış. Demek ki armut ağaçtan çok uzağa düşmemiş, dibine düşer misali. Sataşmalar rezilliğe dönüşüyor. Gitgide suç batağına saplanıp, yarı deli bir mağara adamı olup çıkıyor. Yapabileceği her şeyi yapıyor. Hırsızlık, gasp. taciz, tecavüz, cinayet. Köpeksiz köyü bulmuş zannetmeyin, Şerif tarafından takipte, ama her seferinde kurtuluyor, o kadar düzgün ifadeleri var ki Tanrı'dan başka herkesi kandırabilir. Konu Böyle, İşin sinematografi tarafına gelince ; James Franco Hikayeyi son derece akıllı ve inandırıcı bir dille, perdeye aktarmış. Su gibi akıp geçiyor, ters hiçbir şey yok. Bir Kere konu Cormac McCarthy'in Romanı, sert bir hikaye Sonra 3 üncü kez çalışıtığı Kameramanı Christina Voros. Üstelik kadın. Scott Haze'nin yürümekte zorlandığı o vahşi doğada o görüntüler, kolay değil. En Önemlisi Filmin beyni demiyeyim, bel kemiği SCOTT HAZE Oscarlık bir oyun çıkarmış, biraz araştırdım anlatayım. Scott, Los Angeles Playhause West Oyunculuk Okulu'ndan Franco'nun yakın arkadaşı (filmde Franco'nun bir arkadaşı daha var Jim Parrack) Ocak 2012 de filmde oynamak için anlaşma yapıyor.. bir yıl boyunca Lester rolü üzerine çalışma yapıyor. Çekimlerden 4 ay önce Tennessee Ormanında tenha bir yerinde bir kabine taşınıyor. Bu inziva sırasında bazı geceler mağaralarda uyuyarak sabahlama. Balık ve elma diyeti ile tam 45 kilo veriyor. Günlerce ses duruş, yürüyüş, fiziksel ve ruhsal özellikler üzerine çalışma. Role böyle hazırlanmış. Sonuç bence oscarlık bir performans. Süper, süper Diğer oyuncu seçimleri, kısa ama önemli karakterter, hepsi yerli yerinde. Franco'nun çok kısa rolünde varlığı ile yokluğu belli değil. Birde unutmadan yazayım. Şerif Fate rolünde Tim Blake Nelson.mükemmel bir seçim Ben çok beğendim, beni takip eden yorumlarımı okuyan herkese salık veriyorum.İzleyin seveceksiniz. Son olarak hep aklımda olan, yorum yazamadığım, yazmaya çalışacağım iki süper film daha tavsiye edeyim. 1-The Railway Man (Demir Yolu Adam) 2-The Book Thief (Kitap Hırsızi) Herkese İyi seyirler 10/10 -