Barbara

Yıl2012
Süre105 dk
TürDram
Vizyon20 Temmuz 2012
Seyirci4.620

Barbara iki arzusu arasında kalmıştır: Doğu Bloku’ndan bir daha dönmemek üzere kaçma isteği ile çocuk cerrahı Andre’ye duyduğu sevgi. Doktor olarak görev yaptığı Doğu Berlin’den uzaklaştırılarak her şeyden uzaktaki kırsal bir bölgede yer alan küçük bir hastaneye sürülmüştür, fakat hâlâ ülkeden kaçmayı planlamaktadır. Tam da bu sıralarda Andre, mesleki becerilerine duyduğu itimat, ilgili tavırları ve gülümseyişiyle kadının kafasını karıştırır. Barbara hem kendisi, hem gelecekle ilgili planları, hem de sevgisi üzerindeki kontrolünü kaybetmeye başlar…

Kadro

Oyuncular

10 kişi
Yapım

Künye

YönetmenChristian Petzold
SenaryoChristian Petzold, Harun Farocki
Görüntü YönetmeniHans Fromm
ŞarkıStefan Will
Sinemaseverler

Yorumlar

2 yorum
mkurtsen2 Kasım 2012

Christian Petzold yazmış yönetmiş, izleyiciyi 1980 yılının Doğu Berlin'nine götürüyor, Götürmek yetersiz kalıyor adeta yaşatıyor. Siyasetin tıkandığı, hapishanelerin ifade özgürlüğünden, basın özgürlüğünden yana yatanlarla dolu olduğu ülkemizde özgürlüğün altını kalın harllerle çiziyor. Filme söyleyecek sözüm yok . 10 üzerinden 10. tarzının en iyilerinden. belkide en iyisi. Bir sahnede Dr. Andrea 'nın (Ronald Zehrfeld) Rembarndt'ın " Dr. Tulip' in Anotomi Dersi" tablosunun analizi için bile izlemeye değer. Tablo hakkında bilgi vereyim. Analizideki gizemide filmi izleyenler öğrensinler. Tablo'nun Açıklaması ; Resimde bir grup burjuvaziyi Dr. Tulp’un yönettiği bir otopsi sahnesini izlerken görüyoruz. O döneme kadar ressamlar, para ödeyen zengin müşterilerini gücendirmemek için, resmettikleri kişileri aynı sıraya eşit büyüklüklerde yerleştirirlerdi. Bu resminde Rembrandt bu gelenekten radikal biçimde ayrılmıştır. Ressam, resmindeki figürleri değişik konumlarda ve çok değişik yüz ifadeleriyle göstermiştir. Tablonun başkişisi, tıp tarihinin önemli adlarından biri olan Hollanda'lı doktor Nicolaes Tulp’tu. O sırada 39 yaşında olan Dr. Tulp Cerrahlar Loncası üyesi ve Amsterdam’da hilkat garibeleri üzerinde tıbbi araştırmalar yapıyordu. Daha sonraları yanlışlıkla İsviçreli hekim Gaspard Bauhin’e atfedilse de kalınbağırsak ve incebağırsak arasındaki kapakçığı o tanımlamıştı. 16 Ocak 1632 de Amsterdam'da Et Pazarı’ndaki Lonca merkezinde yaklaşık 300 kişinin huzurunda yapılan otopsi işleminin beş ressam tarafından resmedildiği biliniyor. Ama bunlardan en bilineni Rembrandt’ınkidir. Resmin tam tarihi saptanabilmiştir çünkü o yıllarda Amsterdam Cerrah Loncası, halk açık diseksiyonlara (vücudun parçalara ayrılması) yılda bir kez izin veriyordu ve bunun için cesedin daha uzun dayandığı kış ayları seçiliyordu. Ayrıca diseksiyon yapılacak kişinin idamla hayatını kaybetmesi ve erkek olması gerekiyordu. Rembrandt’ın resminde gördüğümüz vücut da silahlı soygun suçundan asılan Aris Kindt’e aitti. Burada bir parantez açalım. Cinayet sonucu ölmüş bir kişiye yapılan ilk otopsinin 1302’de İtalya’nın Bologna kentinde yapıldığı biliniyor. 10/10

Nümayiş23 Temmuz 2012

Sinemada duyguların, duyarlıkların anlatılması çok zor. Film; dramatize etmeye gerek duymadan insani duyguları en doğal biçimiyle anlatıyor. Aşk, umutsuzluk, her şeye rağmen umut, baskıya duyulan tepki, özgür olma arzusu, her şey her şey var filmde... Donuk, duygusuz görünen bir kadının aslında aşk için bütün olumsuzlukları göze alabileceğini görüyoruz, Andre'nin aşkının kendiliğindenliğini, insanların birbirlerine insani destekler verişini vs... 2 saat boyunca sıkılmadan izleyeceğiniz film, sonunda kendinizi iyi hissetmenizi sağlıyor.

Yorum yaz

Benzer

Nina Hoss'in diğer filmleri

Filmografi →