Pi'nin Yaşamı

Life of Pi

YönetmenAng Lee
Yıl2012
Süre127 dk
TürDram, Macera
Vizyon28 Aralık 2012
Seyirci431.501

İzleyiciye çok farklı bir deneyim yaratacak olan LIFE OF PI, bizleri genç bir çocuğun inanılmaz macerasına sürüklüyor – heyecan verici, spiritüel, keyifli, tüyler ürpertici, espirili ve aynı zamanda trajik bir hikaye.

Pi Patel’in Hindistan’daki egzotik bir hayvanat bahçesinden Pasifik’e uzanan yolculuğunda yaşadığı gemi kazası sonucu bir sandalda bir sırtlan, kırık bacaklı bir zebra, bir orangutan ve üç yüz kiloluk bir Bengal kaplanı ile hayatta kalan tek insan olarak yaşadığı akıl almaz hikayesini sunuyor.

Pi, uçsuz bucaksız okyanusta bir sandalda başbaşa kalan bu enteresan dörtlünün arasında hayatta kalma savaşı verirken, zekası sonucu besin zincirine kurban gitmemeyi başarır ve sonunda Kaplan Richar Parker ile başbaşa kalır. Pi hayatta kalmak için bu devasa kaplana büyük bir anlayışla yanaşmak zorundadır ve inanılmaz masalları böylece devam eder.

Bu akıllara durgunluk veren yolculuğu sona ermeden, büyülü bir adaya varır.

Kadro

Oyuncular

24 kişi
Yapım

Künye

Sinemaseverler

Yorumlar

20 yorum
enginyuksel198229 Ağustos 2023

Ailece izlemeye değer bir yapım 7/10

canilecanan20 Temmuz 2019

Etkileyici görselleri olan fantastik bir macera filmi. Yann Martel adlı yazarın 2001 yılında basımı yapılmış aynı isimli romanından uyarlanmış sinemaya. İman ve inanç, eserin kurgusunda önemli bir yere sahip. Bir yazarı Tanrıya inandırma iddiasıyla ortaya çıkan, ama yetişkin Pi'nin "Ben hikayemi anlatayım sen istediğine inan" diyerek başladığı hikaye çok harika bir yere bağlanıyor.

Tuba.Artan5 Ekim 2017

Amerikan-Hint ortak yapımı bol ödüllü muhteşem film...

bysiirtli5614 Nisan 2017

hayal gücünuzü zorlayacak mükemmelikte ve olabilecek hayat dersi veren filmlerden

vitruvian28 Şubat 2015

2012'de 11 dalda Oscar'a aday gösterilmiş Life of Pi adlı filmi iki ay önce izledim. Öncelikle filmin bugüne dek izlediğim en etkileyici filmlerden biri olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Nedense bu tip filmlere yaklaşımım hep olumlu olmuştur. Bu filmde benim nazarımda 1-0 önde başlıyor. Bununda en büyük nedeni sıra dışı bir serüven üzerine kurulu olması, özellikle senaryo kıtlığının yaşandığı bu yıllarda umarım senaristlere hayal güçlerini zorlamaları adına örnek olur. Film bir başyapıt. Sürükleyici, kimi yerlerde hayranlık uyandırıcı. Görsel zenginlikten çok senaryodaki duygu yoğunluğu ve mistik ruh hali insanı büyülüyor. Pi'nin Yaşamı, inanılması pek mümkün olmayan bir hikâye anlatarak insanları Tanrı'nın varlığı, ona inanma, inanmayı ya da inanmamayı seçme gibi konular üzerine bir şeyler söylüyor. Bunu son derece etkileyici, görsel olarak son derece estetik, güzel görüntülerle yapıyor. Pi'nin Yaşamı, Maymunlar Cehennemi gibi son dönem filmlerinin aksine hayvanları insana benzer özellikler taşımak yerine mümkün olduğunca oldukları gibi resmederek, onlardan bir filmde beklemeyi adet edindiğimiz şirinlikler göstermeden, yabani, vahşi, sadece oldukları şeyi yansıtarak bize sunuyor. Bunu bir filmde görmek şaşırtıcı bir şey; çünkü bilgi ve iletişim biçimleri karmaşık hale gelip çoğaldıkça, doğru olana işaret etme, onu olduğu gibi algılama ve sunma seçenek ve imkânlarımız da artıyor. Bu yüzden kurgu bir film içerisinde, hayvanları anlatılan hikaye ye dahil ederken onları insansı varlıklara dönüştürmeden, sadece kendi karakterleri, kendilikleri olarak sunabilmek, insan biçimci / antropomorfist yaklaşımlardan uzaklaşabilmektir, doğru olana daha yakından bakabilmektir. Hayatta kalmak; insan ya da hayvan, his ve duyguları olan bütün canlıların amacıdır. Bunu acıma ya da şefkat duygusunu kaşımadan, olduğu gibi dile getirebilmek bir meziyet olmalı sinema için. Sırf bu sıradışılık bile filmi beğenmeme yeter, anlatım güzel, oyunculuklar kültür farkından belki sırıtabilir ama bence başarılı, gereksiz uzayan sahneler olduğunu düşünsemde filmi genel olarak beğendim. Sinemaya gönül veren herkes beğenecektir. Yaralayacı bir film Pi'nin Yaşamı ama yaralarını çabuk sarıp mutlu etmesini de biliyor. Sevmek; sevdiğimizi iddia ettiklerimizi kendi istediğimiz biçimlere, şekillere sokmak değildir. Hayvanlar için de, insanlar için de, Tanrı için de düşünebileceğimiz bir fikir. Bu anlamda; yabani olan, doğal olan; yaratıldığı üzredir, ve kendisidir. Bizim yapabileceğimiz belki bakmak, seyretmek ve geçip gitmek olabilir.

Ahmet13 Ağustos 2013

Masal tadında bir film

levent569718 Mayıs 2013

film gerçekten güzeldi fantastik film sevenler izlesinler pişman olmazlar

mimarsinan25 Mart 2013

Filmin kahramanı Pil Patel elbetteki mantığı, felsefeyi, psikolojiyi, hayvan bilimini bire bir yaşamakta, en önemlisi de hayatta kalma arzusunun ifadesi olan manevi zenginliğini izleyicilere direkt yansıtmaktadır. Sırtlan, zebra, orangutan ve kaplan ile Pi'nin ilişkileri; "Oyun içinde oyun var" dediğimiz cinsten taktiklerin güdüldüğü, diğer yaratılanların her ne kadar kimi üstünlükleri olsa da (azgın dev dalgalar dahil) nihai galibin insan olduğu teması verilmektedir. Pi bıkmadan, usanmadan, yılmadan aklını kullanmıştır. Aklını ve matematiği...

ASLANTAS21 Mart 2013

manyak bi film.. çok çok etkilendim. Hem konusuyla hem görsel şöleniyle.. Tüm ödülleri hak etmiş.........

mkurtsen21 Mart 2013

Bu seneden sonra benim gözümde artık iyice inandırıcılığına kaybetmiş, hesaplı, kitaplı oscar galiplerinden. Film pek fazla ilgimi çekmesede izledim. Uçsuz bucaksız Pasifik Okyanusu ortasında bir can kurtaran filikası içinde 16 yaşında Hintli bir çocuk, bir zebra, bir orangutan. bir sırtlan ve birde, ismide var Richard Parker adında üçyüz kiloluk bir Bengal Kaplanı. Sizce kurtuluş yok gibi değil mi? Ama kurtuluyorlar, tsunami mi desem dev dalgalar mı desem, o hengame içinde, Kaplan diğer hayvanları yiyerek, çocukta (Pi Patel) filikadaki stok konserveleri yiyerek, az gidip uz gidip bir adaya çıkıyorlar, işe bakın Ada'da etobur çıkmaz mı? Kaplan arkasına bakmadan gidiyor, Pi Patel'de ya oradan gidecek yada ağaç yapraklarının içinde diş olan Ada'ya yem olacak. yani ada onu yiyecek. Neyse yem olmadan birileri gelip kurtarıyor., Bizde filmden kurtuluyoruz. Filmin hikayesi İspanyol Yazar Yann Martel'in romanından alınmış. Unutmadan söyleyeyim küçük bir rolde (ahçı) Gérard Depardieu'de var. Ben beğenmedim. Meraklısı için özellikle çocuklar için oyalayıcı olabilir. 10/7

pulley0615 Mart 2013

Harika bir film, mutlaka izlenmeli!

srdr11 Mart 2013

bugün Bu filmi izlemeden uyumayın !!!

portiangel4 Mart 2013

Filmdeki görsel şölen başınızı döndürecek.sıkılmadan izleyebileceğiniz bir senaryosu var.tabi görselliğin hazzını alabilmeniz için sinemada 3d özelliği ile izlemelisiniz.

leon_red27 Şubat 2013

En iyi yönetmen: Ang Lee – The Life of Pi... Bu tamamen bir eyyam ve göz boyama kimse bilemedi ne oldu bakın ne kadar tarafsız bir karar verdik denemin başka bir yolu... En iyi erkek oyuncu: Daniel Day Lewis – Lincoln... Bu bir saygı duruşu aksi düşünülemezdi bunun üzerine yorum yapmak anlamsız olur... En iyi kadın oyuncu: Jennifer Lawrence – Silver Linings Playbook...Bu da başka bir ters köşe hak eden Emmanuelle Riva plase 9 yaşındaki küçük prenses Quvenzhane Wallis akademinin gönlünden gecen CIA destekli senaryosunda, ki rolü ile Jessica Chastain sonuç 23 yaşında Oscar’ı kucaklayan Louisville, Kentucky'de doğmuş bir vatan evladı kim ne diye bilir, ki... En iyi yardımcı erkek oyuncu: Christoph Waltz – Django Unchained... Tartışmasız ve yorumsuz doğru bir karar ( bence ) hadi bir karpuz kabuğu düşürelim bütün sinema seyircisinin aklına Waltz,ın 1 oğlu İsrail’de hahamlık yapmaktadır :) ... En iyi yardımcı kadın oyuncu: Anne Hathaway – Les Miserables... Çok isabetli başka bir karar ( bence )... En iyi orijinal senaryo: Quentin Tarantino – Django Unchained... Çok severim kendisini lakin hiç şüphesiz kazanan Amour ile Michael Haneke olmalıydı... En iyi uyarlama senaryo: Chris Terrio – Argo... Başka bir senaryo alsaydı oturup ağlardım :) uzatmak istemiyorum bu konuyu CIA bu işi biliyor... En iyi yabancı dilde film: Amour – Michael Haneke... Buna yazacak tek bir şey var o da teselli ikramiyesi al bu ödülü üzülme devam et cihetinden en az 3 Oscar alacak film böylece ekarte edilmiş oldu yazık... En iyi film: Argo... İzler izlemez yazmıştım Oscar’ı alacağını bir tahminim tutmadı yalnız ben Barack Obama verir diye düşünüyordum ödülü olmadı :)... Velhasıl kelam Akademi tarafsızlığını yitireli çok oldu aksini sölemek dünyaya ve hayal perdesi denen bu sanata at gözlükleri ile bakmak anlamına gelir artık tarafsız ve yalın kararlar vermek hemen hiç bir oku için söz konusu değildir buna sinema, da dahil............ Saygılarımla..........................

leon_red25 Şubat 2013

En iyi yönetmen oscarı Ang Lee tarafından alındı...

leon_red25 Şubat 2013

En iyi görüntü efekti oscarını aldı...

leon_red25 Şubat 2013

En iyi sanat yönetmeni oscarını aldı...

erakman9 Ocak 2013

Fantastik bir film gibi devam ediyor ama felsefik şekilde son buluyor.Tam bir görsel şölen.Akıcı ve akılcı.Son senelerde izlemiş olduğum en iyi film.Mutlak suretle izlenmesi gerekir.

zuhtuural8 Ocak 2013

süper mutlaka seyredin.

cmrtny3 Ocak 2013

Belgesel tadında olduğunu düşündüğüm bir film, 3D olması çekicileştiriyor, izlemek isterim.

Yorum yaz

Benzer

Tobey Maguire'in diğer filmleri

Filmografi →