12 Yıllık Esaret

Twelve Years A Slave

Yıl2013
Süre134 dk
TürDram
Vizyon24 Ocak 2014
Seyirci73.153

12 Yıllık Esaret - 12 Years a Slave 2013 Film, hayatta kalma ve özgürlük mücadelesi veren bir adamın inanılmaz gerçek hikayesini anlatıyor. 1841’lerin New York’un da özgür bir insan olarak yaşamını sürdüren Afrika asıllı bir Amerika Birleşik Devletleri vatandaşının (Solomon Northup) hayatının alt üst olmasını( Louisana eyaletine kaçırılarak köle olarak geçirdiği oniki korkunç yılı) konu alıyor.

New Yorklu özgür bir siyah adam olan Solomon Northup, kaçırılmış ve köle olarak satılmıştır. Acımasızlıkla (Michael Fassbender tarafından canlandırılan kötü kalpli köle sahibi) ve beklenmedik nezaketlerle karşılaşan Solomon, sadece hayatta kalmak için değil, aynı zamanda erdemini korumak için de mücadele verir.

Unutulmaz yolculuğunun yirminci yılında Solomon’un Kanadalı kölelik karşıtı ile (Brad Pitt) karşılaşma şansı hayatını sonsuza dek değiştirir.

Kadro

Oyuncular

46 kişi
Yapım

Künye

Sinemaseverler

Yorumlar

10 yorum
mumillica21 Nisan 2015

Amerikan tarihinin hiç silinmeyecek lekesi olan kölelik mevzunu arka planda işleyen yönetmen Steve McQueen, merkeze Solomon (Platt) karakteri üzerinden yaşama hakkı ve özgürlük kavramlarını yerleştiriyor.

enginyuksel198210 Mart 2015

gerçek bir utanç öyküsünden ekrana yansıtılan güzel bir film 8/10

vitruvian28 Şubat 2015

"Hunger" ve "Shame" gibi çarpıcı filmlerin yönetmeni Steve McQueen'in üçüncü filmi olan "12 Years a Slave", Solomon Northup'ın kendi hayat hikayesini anlattığı kitabının sinemaya uyarlanmış halidir. Gerçek yaşam hikayelerinden uyarlanan filmler her zaman favorim olmuştur. Hele geçmişte yaşanılan olayları bizlere yansıtması ayrı bir güzellik katıyor. Tabi ki her zaman güzel hikayeler olmuyor. Steve McQueen'in üç adet uzun metraj filmi var. Üçü de kalburüstü, üçü de hatırda kalan kaliteli filmler. "Hunger"dan sonra takip edilmesi gereken bir yönetmen olduğunu bas bas bağırıyordu zaten. Daha sonra "Shame" gibi bir esere imza attı. İkisi de çağımızın görülmesi gereken filmlerindendi. Son olarak da, ödül sezonunda büyük sükse yaratacağı tahmin edilen "12 Years A Slave" geldi. Solomon Northup 19. yüzyıl Amerika'sında gerçekten yaşamış bir adam. Özgür bir "zenci". Hatta orta-üst sınıfta yer alan bir zenci. Ancak hiç beklemediği bir anda kendisini köleliğin pençesinde buluyor. Bu süreçte yaşadıklarını da yıllar sonra bir kitap haline getiriyor. Kölelik zamanlarının ne kadar berbat, insanlıktan ne kadar uzak zamanlar olduğunu biliriz, daha doğrusu tahmin ederiz. Bu film de o döneme dair ne varsa oturaklı ve aynı oranda çarpıcı bir biçimde aktarıyor. 135 dakikalık süresi sürükleyici akışı sayesinde çok çabuk geçiyor. Ejiofor şimdiye dek sükse yaratmış, göz önünde bulunan bazı filmlerde rol almıştı. Ancak genellikle yan rollerde boy göstermişti. Baş role geçtiği bu ilk filminde oldukça başarılı. Filmi tek başına götürüyor tam anlamıyla. Ancak kendisine süre boyunca muhteşem yardımcılar da ekleniyor. Bunlardan en göze çarpanı günümüzün tartışmasız en büyük aktörlerinden biri olarak gördüğüm, hangi projede yer alırsa alsın elmas gibi parıldayan Michael Fassbender. Yönetmen ile daha önceki iki filminde de çalışmış ve yine şahane performanslar sergilemiş oyuncu, Ejiofor ile karşılıklı "döktürüyor". Kısa süreli gözükseler de Cumberbatch ve Pitt gibi isimler de filmin kadrosuna güç katıyor. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film.. İzlerken seyircilerin sürekli düşünmesi gereken bir eser. Son olarak filmde işlenen ana konu "kölelik" gibi görünse de asıl tema bence "özgürlük"tür. Yani sadece köleliğin getirdiği ağır çalışma koşulları, kendine ait bir hayatın olmayışı ya da her türlü işkence ve şiddete maruz kalma durumunu ben "özgürlüğün kıymeti"ni anlatan unsurlar olarak kullanıldığını düşünüyorum.

kemerlee22 Kasım 2014

Çok farkında olmasakta başta Hollywood olmak üzere sinemanın fazlasıyla sıkışması nedeniyle yeni bir alttür doğuyor, özellikle biyografi ve tarihi olayları ele alan filmlerde olmak üzere bir çok farklı türde klasik sinema anlatımı yerine gerçekçiliğin öne çıktığı, kamera kullanımından oyunculuklara kadar herşeyin doğal olduğu abartıya, duygusal oyunlara(özellikle duygu sömürüsüne) başvurmayan yeni bir yaklaşımımız var. Tabi bu yaklaşımın zaman zaman belgesele yakın durmalarınıda sağlıyor, sinemanın ilk yıllarında daha çok bağımsız sinemacıların başlattığı bir stildi ilk örneklerinden belkide hala en iyisi(özellikle çekildiği yıla göre değerlendirildiğinde) olan M 1931, yıllar içinde Algiers Çıkartması gibi savaş(bağımsızlık mücadelesi) başyapıtlarıda izledik zaman zaman.Steve McQueenin ilk uzun metrajında belgeselede kaçan açlıkta bu türün önemli örneklerindendi kuşkusuz. Utançla devam eden sinemasında ilk defa kitlelere ulaşacak büyük bir projeyle karşımıza çıkıyor, bunu yine en iyi bildiği yolla yapıyorki hem imdb puanı, hem gişe başarısı, hemde seyirciden aldığı övgüyle yılın en başarılı işlerinden birini çıkardığını kanıtlıyor. Bu sene Gravity’le ortalığı kasıp kavuran diğer isim olan Alfonso Cuaron’la heralde ödülleri paylaşırlar. Filmimize geri dönersek tüm Steve McQueen filmlerinde olduğu gibi oyunculuk muazzam, görüntü yönetimi ve kamera kullanımı filmi tam bir bütünlüğe sokuyor.Açıkçası bir roman uyarlaması olduğu için McQueenin özgünlüğü biraz kısıtlı kalmış, elini bazı yerlerde korkak alıştırmış gibi geldi, konusu itibariyle karnım şişti, bir çok yerde rahatsız oldum ama Açlıktaki kadar kesinlikle etkilemedi, belki konuya hakim olmamız onlarca kölelikle ilgili film seğretmemizinde etikisi vardır. Yada Piyanistte olduğu gibi kahramanımızın ne olursa olsun sadece hayatta kalmak için mücadele etmesi bana yetmedi, intikam ve adalet duygularıyla yandım tutuştum, baştada dediğim gibi bu yaşanmış bir olaydan alınan ve gerçekçilik öne koyularak çekilen bir film. Yine de karnımın şişini indirme arzusu ağır bastı bu filmden sonra oturup Tarantinonun şahaseri Djangoyu seyretme ihtiyacı duydumki her köle sahibini ve Irkçı güneyliyi öldürdükçe rahatladım :) 12 Yıllık Esaret ıskalanmaması gereken üst düzey bir film ama başyapıt değil ve Steve McQueenin ilk uzun metrajı Açlığı’da daha iyiydi gibime geliyor.

muahmut8 Haziran 2014

gerçekçi fakat sürükleyici değil zaten bu aralar fazla işleniyor bu siyahi köle mevzusu ardarda bi kaç film izledim belki de ondandır beklediğimi bulamadım

Yuxel190724 Mart 2014

Görkemli bir fil olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle filmin başındaki kurgu filmi önce anlamamanıza ve sonra bir anda her şeyi çok iyi kavramanıza yol açıyor. Oldukça etkileyici bir film, halen bir kaç sinemada oynuyor, sinemaseverlerin seyretmesi gereken bir film..

black_eagle_0916 Şubat 2014

İzleyiciyi derinden etkileyen çok iyi bir biyografi filmi. Oyuncular sanki rol yapmamış da olayları yaşamış gerçekte. Bu filme kesinlikle ödül verilmesi gerekir. Bugüne kadar izlediğim en iyi dram filmi. Ne yazık ki bu filmi çoğu sinema salonu getirmedi bile. Tüm oyuncular ve yönetmen sonsuz bir teşekkürü hak ediyor.

erakman7 Ocak 2014

Beklentilerim doğrultusunda güzel bir filmdi.Chiwetel Ejiofor filmde oldukça başarılı.Bakışları ile herşeyi anlatır vaziyette.Kölelik teması üzerine kurulmuş onlarca filmden biri.Yaşanmış bir hikayenin anlatımı...İzlenmeli

Haqan5 Ocak 2014

The Bullet'tan sonra yine gerçekten alınmış bir hikaye ve yine Amerika'nın kölelik konusu..The Bullet kadar konu derinliği olmasa da filmi beğendim. Ancak oscarda ne kadar iddialı olabilir? Diğerlerini de izlemek gerek.

hunkar3511 Kasım 2012

seyretmeden yorummu olur

Yorum yaz

Benzer

Chiwetel Ejiofor'in diğer filmleri

Filmografi →