Aşk

Amour

Yıl2012
Süre125 dk
TürDram
Vizyon28 Aralık 2012
Seyirci29.453

80'lerinde emekli ve eğitimli iki müzik öğretmeni olan Georges ve Anne'ın ,kendileri gibi müsizyen olan fakat uzakta yaşayan bir kızları vardır. Bir gün Anne bir kriz geçirir ve felç olur. Çift kadının felç geçirmesinin ardından bu durumla başa çıkmaya çalışmaktadır. Şimdi onca yıla yayılmış olan evlilikleri yeniden bağlılık testinden geçmektedir.

Kadro

Oyuncular

10 kişi
Yapım

Künye

YönetmenMichael Haneke
SenaryoMichael Haneke
Görüntü YönetmeniDarius Khondji
YapımcıMargaret Ménégoz, Stefan Arndt
Sinemaseverler

Yorumlar

10 yorum
capone23 Temmuz 2021

haneke filmlerinin hepsini izlemedim. filmin kaynağı haneke'nin bir yakının yakalandığı hastalıktan dolayı edindiği deneyimler. zaten filmde görülen resimler kendi ailesine ait. ve film senaryosu kelimesi kelimesine birebir film olarak çekilmiş. filmimizin başkahramanları 80'li yaşlarda olan iki emekli piyano öğretmeni. kadın kahramanımız olan anne sağ tarafı felçli kalınca kocası georges onun bakımın üstlenir. ancak hastalık ilerledikçe her ikisi içinde durum ayyuka çıkar. hem yaşlarının vermiş olduğu fiziksel yetersizlik hem de karı-kocanın birbirlerine karşı mahcup duruma düşmeleri. eğer kendimize ait bir deyişle bitirirsek; insan eti ağırdır. filmin adı için "aşk" ne alaka denmiş. şimdiki nesil imza atarken "hastalık, sağlık, iyi ve kötü günde beraber" diye imza atıyor. ama maalesef sadece laf olarak kalıyor. georges ; anne için şartları yerine getirmek için ona olan aşkından bunu yapıyor. biraz nostalji meraklısı olduğum için ev tasarımı çok hoşuma gitti. sade ve eski. yavaş akan ama sıkmayan 2010'lar sinemasının klasik filmlerinden biri.

enginyuksel198228 Ağustos 2019

Rahatsız edici bir şekilde iyi bir yapım. izledikten sonra 'Allah elden ayaktan düşürmesin' duasını binlerce kez edeceksiniz. 8/10

vitruvian28 Şubat 2015

Cannes'dan zaferle ayrılmış Haneke filmi. "Haneke filmi" ibaresi pek çok şeyi anlatıyor. Yorum yapmanın zor olduğu bir film. Her karesinde hayatın acımasız bir gerçeği. Bana bana kalırsa filmin ismi biraz ironik. Aslında olmayabilir de.. Bu, izleyenin kendisine bırakılmış bir şey. Rahatsız edici ama bir o kadar da gerçek. Düşünmekten bile kaçmaya çalıştığımız her şey. Kimse böyle durumla karşı karşıya kalmak istemez. Film teknik olarak alışılagelmişin dışında, bu da izleyiciye film seyrinden çok içinde yaşıyormuş hissi veriyor. Sahneler arasındaki zaman kavramının çok hızlı geçmesinden etkilendim. Tam o anda bir tokat gibi yüzünüze çarpıyor her şey. Hep üst üste ve acımasız. "Amour" u izledikten sonra insanlarla ve sevdiklerinizle olan ilişkilerinizi gözden geçireceksiniz. Michael Haneke'nin çarpıcı hikayesini Jean-Louis Trintignant ve Emmanuelle Riva'nın büyüleyici oyunculuklarıyla iliklerinizde hissettiğinizde insanlığınızın sınırlarını zorlayacaksınız. Depresyonda hissedecek, yalnızlığa itilecek, belki de yaşlandığınızda bu filmde izlediklerinizi yaşamamak için dua edeceksiniz. Ama en önemlisi durağan ve sadece bir evde geçen bu hikayeyi izlerken kendinize daima "ya ben olsaydım?" diye soracaksınız. Hareketli kamera açıları, büyük mekanlar, aksiyon dolu bir film beklemeyin. Amour tam da olması gerektiği gibi durağan resimler, küçük bir iç mekan, çoğunuza sıkıcı gelebilecek ama atmosferi tamamlayan uzun sahneleriyle izleyici üzerinde yaratması gereken etkiyi yaratıyor. Bu filmden sonra aşık olur muyum ? Georges'un Anne için fedakarlığını ve çarpıcı final sahnesini esas alırsam, maalesef hayır.. Amour'la Cannes'dan büyük ödülle dönen usta yönetmen Haneke'nin Anne'nin gözlerine yaptığı her yakın plan çekimde, kalbimin en uç kösesinde bir sıkışma hissederken, beni vicdanımla ve soru işaretleriyle baş başa bırakan bu filmden sonra, bir sorunun cevabını vermekte merhametli davranamayacağım. "Aşk" bu kadar fedakarlığa değer mi ? "Hayır !" Usta yönetmenin Altın Palmiye yi sonuna kadar hakkettiğini düşünüyor, Michael Haneke'yi bir kez daha tebrik ediyorum ve AYAKTA ALKIŞLIYORUM..

Haqan27 Haziran 2013

Müziksiz, az diyaloglu, tam tabiri ile hayatın ta kendisi bir film yapmış Haneke. ''70'li yaşlar' , ''felçli durumlar'', ''gösterilen fedakarlıklar'' gibi konuları çok filmde görüyoruz. Ama hiçbir filmde ana konuyu oluşturup yan komşuda yaşanır gibi seyirciye servis edilmemişti. Filmde George'un kocalık görevine hayran kalsam da ölüm konusunda bu kadar gerçekçilik bana ağır geldi.

leon_red1 Mayıs 2013

Yani gel de yorum yaz bu filme… Ne desem ne anlatsam bir şeyler mutlaka eksik kalacak… Filmin konusu her an hepimizin başına gelebilecek hayatın gerçeklerinden bir tanesi… İnsan ister istemez şunu soruyor hem kendine hem de hayat arkadaşına ya da hayat arkadaşı olmak üzere olana. ‘’’sen olsan ne yapardın ? ‘’ Ben olsam ne yapardım ? Ve bu soruların maalesef ki bir cevabı yok zira o an karşınızdaki ya siz kim neyi duymak istiyorsa onu söylemek zorundasınız. Gerçek cevap ancak ve ancak o an geldiğinde ortaya çıkacaktır bunu bilmek ve düşünmek bile oldukça ürkütücü geliyor insana. Film hakkında sinematografik bir değerlendirme yapmayı kendim adına uygun bulmuyorum. Sadece bir tavsiyede bulunabilir film için mutlaka izleyin hayatınızı beraber geçirdiğiniz kişi ya da geçirmeyi düşündüğünüz kişi ile beraber izleyin…

riverlicious29 Nisan 2013

Bence o kadar abartılacak bir film degil.aglayanaglaya öleceksiniz göz yaşlarınızı tutamayacaksınız diyor.abartılı sözler bunlar.normalde duygusal biriyim ama bir damla goz yası olamadı.neyse konuya gelince fikmin kafadan yarısı bos sahnelerle dolu tipik fransız işi. Müzik yok çok keskin duygu yok.evet oyuncular dort dortluk oynamıs senaryoda fena degil ama bir eksiklik var.çözemedim.filmin sonud bir o kadar duygusuzca.şöyle ah vah edilecek türden degil.uzun sözün kısası hevesli aldım ama bende oyle bir etki bırakmadı.

leon_red25 Şubat 2013

En iyi yabancı film oscarını aldı... Michael Haneke bunu sonuna kadar hak etti.

zuhtuural8 Ocak 2013

kesinlikle yeni nesil evli olanların seyretmesi gereken bir film

mkurtsen6 Ocak 2013

Bir haftadır film kenarda duruyordu.İzlemek için sakin ve boş bir zamanı bekledim. Haneke 'nin böyle filmi yapması için 70 yaşını beklemesi mi gerekiyordu. Yoruma açık, kendi sonunu mu haber veriyor. Filme hiçbir sözüm yok. Bir baş yapıt.Sanat filminide aşmış, her cinsten , her yaştan seyirciyi sarıp sarmalayacak, herkese kendi sonunu düşündürecek, dolayısıyla ölümü hatırlatacak bir film. Ayrıca filmdekiler final hariç pek öyle bilinmedik, yaşanmamış şeyler değil. Felçli hastası olan herkesin yaşadıkları şeyler, öyle izleyince yumruk yemiş gibi oldum laflarına katılmıyorum. Herşey olağan, bir çok yaşlı insanın yaşadıkları gibi Haneke . hayatının en yumuşak ve sevgi dolu filmini yapmış.Tekrar yazayım bana göre kendi başyapıtı. Birşey daha, filmin en ilginç yönü, Demekki insan canı kadar, çok sevdiği 40-50 yıl birlikte olduğu insana tokat atabiliyor, hatta, hatta katili bile olabiliyor, İşte hayat böyle birşey, neler getirdiği, neler götürdüğü hiç belli olmaz, olmuyor. 10/9

emeğinperdesi27 Aralık 2012

az önce izledim. muhteşem bir film. insanın muazzam deneyimler kazanmasını sağlıyor. zira, çıkarılacak birçok hayat dersi var.mutlaka izlenmesini tavsiye ederim. aklıma takılan bazı soru işaretleri var, biraz üzerine düşüneyim, öyle yazmak daha sağlıklı olacak.

Yorum yaz

Benzer

Jean-Louis Trintignant'in diğer filmleri

Filmografi →