Labirent
İstanbul'da kalabalık bir caddede büyük bir patlama meydana gelir. 30'u Amerikalı, 5'i İngiliz, 95 kişi ölür. Bu katliam Türkiye'den Londra ve Washington'a şok dalgaları halinde yayılır. Yeni kurulmuş olan bir terör örgütü saldırıyı üstlenir. Bu patlama yalnızca bir başlangıçtır.
Labirent, bölgedeki tek demokratik Müslüman ülke olan Türkiye'yi kaosa sürükleyecek ve Orta Doğu'daki hassas dengeleri bozacak ikinci ve daha acımasız bir saldırıyı önlemek amacıyla Türk İstihbaratı tarafından yürütülen operasyonun kod adıdır. İlk saldırıdan sonra Türkiye, teröristler ve Türk, Amerikan ve İngiliz istihbarat teşkilatlarının savaş alanı haline gelir. İstanbul'dan Mardin'e, Frankfurt'tan Kuzey Irak'a uzanan bu mücadelede herkesin kendine ait bir gündemi vardır.
Hikâye, bir grup Türk istihbaratçısının ve onların terörist örgütü durdurma çabaları üzerine kuruludur. Bu grup Fikret ve Reyhan adlı iki istihbaratçı tarafından yönetilir. Fikret, hayatında işinden başka hiçbir şeyi olmayan yalnızlığı seçmiş bir istihbaratçıdır. Reyhan ise ülkenin en iyi istihbaratçılarından biri olmasının yanında aile hayatıyla kariyeri arasındaki dengeyi korumaya çalışan bekâr bir annedir. Fikret açıkça dillendiremese de ikisinin ortak mücadeleleri ve yaşadıkları zorluklar onları bir araya getirir.
Oyuncular
Timuçin EsenFikret
Meltem CumbulReyhan
Sarp AkkayaBülent
Rıza KocaoğluHaluk
Umut KurtZait
Melike GünerBahar
Erdal KüçükkömürcüSerdar
Cem BenderUğur
Altan GördümYousuf Zawas
Vahide Perçin
Emre MelemezAziz
Aslıhan GürbüzAyla
Alptekin SerdengeçtiRıfat Akyıldız
Numan AcarAjan Bk-144
Giray AltınokAhmet
Yurdaer Okurİsmet
Amith RahmanHasan Nur Khan
Martin TurnerHugh Spencer
Alize GördümAyşe
Burhan TürkAbdullah Kurtuluş
Muzaffer Saygın ÜngörMemur
Burhan TürkAbdullah Kurtuluş
Eyüp BahşiMahmud Tütüncü
Hakan KaracaBekir
Ulvi YiğitHasan
Ulvi YiğitHasan
Yurtşen FidanReyhanın Annesi 








"Labirent" gibi filmlerin ülkemizde aynen bu şekilde, belli bir kalitenin üzerinde çekilebilmesi ve böylece önümüzdeki yıllarda "aksiyon" alanında ülkemizin de artık düzlüğe çıkabilmesi taraftarıyım. Kusursuz, eksiksiz bir başyapıt izleyeceğinizi bekleyerek gitmeyin tabii ki. Fakat bana kalırsa genel olarak eli yüzü düzgün, kendini rahat izleten, seyirciyi fazla zorlanmadan içine çekmeyi başarabilen bir film olmuş. Timuçin Esen zaten öteden beri başarılı bir aktör. Fiziği ve ses tonu ile de daha baştan bu roller için uygun, bir de kendi yeteneğini katmış. Meltem Cumbul'un rolünü biraz "sığ" bulduğumu söyleyebilirim. En azından hikayeye ve filme daha fazla etki etmesini, daha ön planda olmasını bekliyordum. Fakat rahatlıkla söyleyebilirim ki temeller kesinlikle Esen'in üzerine kurulmuş. Cumbul da zaten hepimizin bildiği gibi rollerine iyi bürünebilen bir oyuncu. Yan karakterlerde de sırıtan biri yok. Rasim mesela oldukça başarılı hatta. Güncel bir konu olan terör saldırılarını kimi zaman cesur, kimi zaman klişe, kimi zaman etkileyici bir biçimde ele almış yazar ve yönetmen Tolga Örnek. Kariyerindeki başarılı filmlere bir yenisini eklemiş bana kalırsa. Kamera kullanımları, çekimler, mekanlar, olaylar, klasik tabiriyle "Amerikan filmlerini aratmayacak düzeyde". Başta da dediğim gibi ülkemizin bu aksiyon türüne bu gibi başarılı örnekler ile iyice ısınması lazım. Zira sinemamızdaki önemli noksanlardan biridir bu. "Ejder Kapanı" da fena değildi bence. Tabii ki yine bazı eksiklikler barındırmak koşuluyla. "New York'ta Beş Minare" ise yer yer inandırıcılığını kaybeden, hatta gülünç duruma düşebilen bir denemeydi. Fakat yine de ufkunu Amerika'ya kadar genişletmesi ile bu dediğim gelişime katkıda bulunduğunu söyleyebiliriz."Labirent"te de kimi sahnelerde "fazla cesur" çıkışlar ve özellikle İngilizler'e giydirmeler var. Fakat hikaye akışı içinde fazla göze batıp rahatsız ettiğini söyleyemeyiz sanırım. En azından çok uzatılıp abartılmış ve sıkıcı olmaya başlamış bir durumda değiller. Türkiye de olaylara geniş açıyla bakan, ayrıntılı, kaliteli aksiyon sahneleri olan, gerçekçi bir polisiye aksiyon filminin sonunda çekilmesi çok güzel. Özellikle tek başına Rambo yada Bond gibi ortalıklarda adalet dağıtan bir karakterin olmaması, filmde olması gerektiği gibi Arapça ve İngilizcenin kullanılmış olması (İngilizler bile kendi arasında Türkçe konuşur normalde bizim filmlerde) delillerin uzun çalışmaların ekibin önemi de başarıyla anlatılmış. Tabi bizim filmlerin klasik eksiklikleride yok değil en başta yan hikayeler ne yeteri kadar derin nede etkileyici, oyuncu performansları bir düşüyor bir yükseliyor dengesiz, flasbackler hem az hem çok vasat, son yıllarda moda olduğu gibi erkek değilde kadın karakter (Kill Billden beri) yakın dövüş marifetlerini kullanıyor (meltem oldukça başarılı bu sahnelerde) ilk bir saat biraz daha sürükleyici olabilirdi ama bu haliylede türk filmleri içinde 2011'in en başarılılarından. Ve bol abartılı Kurtlar Vadisi filmlerinden, yüzeysel polisiye Av Mevsiminden, mesaj bombardımanına tutulduğumuz bilgisayar oyunundan çıkma aksiyon sahnelerine sahip olan Newyorkta Beş Minare gibi filmlerden çok daha iyi olduğu büyük bir gerçek ama o filmleri milyonlar seyrederken sinemada bu başarılı polisiyeyi 250.000 kişi izledi ne yazık ki.
Vahide Gördüm filmin neresinde oynadı? Görenler var mı, ben farketmedim
Ilk basta cakma amerikan filmi yorumunu yaptim kendi kendime.film ilerledikce haksizlik yaptigimi anladim.cekimler ve ses son derece basarili.ortalamanin ustunde bir film.turunun ender orneklerinden.timucin eseni begenmedim.rolunun icine tam girememis bana hissetiremedi bir turlu.izlenebilir film.
filmi seyredeyim dedim yarida biraktim sıkıcı bir film
yiğidi öldür hakkını yeme türk yapımı filmlerin kalitesi her gecen gün artıyor ve bu kalitenin kotasını yükselten filmlerden biri senaryosu ile oyuncuları ile gayet doyurucu
izlenmeyecek kadar sıkıcı son sahnesiyle biraz duygusallaşan kötü bir film 3/10
Filme yönetmen çok emek ve zaman harcamış ama bari 2 tane de danışman alsaymış bazı tuhaf hataları da yapmamış olurdu. Terör örgütleri isimleri sayılıyor ve bunlar bir arada tutuluyor. Bunlardan biri lise öğrencilerin ancak akıl edebilecekleri çeteleşme ve adam öldürmeye yönelik hic bir eylem yapmamış bir oluşum.. Biri de bir ülkenin resmi siyasi örgütü.. O adamlar bize şimdi sizde de Kuvayı Milliye var, bu da terör örgütüydü dese ne yapabiliriz.. Bunların dışında filmde genel olarak güzel; ancak Timuçin Esen ve Meltem Cumbul çok kötü bir oyunculuk gösteriyorlar. Diğer rollerdeki arkadaşların bir kaç hariç genelde başarısız. Ankara'da seyrettiğim sinemada bazılar antraktta çıktı, ama çok bir şey beklenmeden seyredilebilecek bir film..
Daha az önce geldik filmden, taze taze aktarayım size :) çok iyi bir senaryo ve çok iyi bir yapım. Oyunculuklar takdir edilecek kadar iyi, kamera açıları muhteşem, en az bunlar kadar iyi olan bir şey de ses. Her an filmin içindesiniz.. Başlangıç deseniz olağanüstü.. Ayakta alkışlıyorum Tolga Örnek ve ekibini..