Vampir Cehennemi
Stake Land
Vampirlerin karizmatik, romantik ve çekici olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bir daha düşünseniz iyi edersiniz. Yılın en çarpıcı ve fenomenal korku filmleri arasında gösterilen “Stake Land / Vampir Cehennemi” izleyicisini, vampir-zombilerin bir salgın hastalık gibi yayılarak insanlığı ele geçirdiği bir dünyaya götürüyor.
Medeniyetin çöktüğü bu kıyamet sonrası düzende, hayatta kalan çok az sayıda insan ise vampirlerden kaçarak yaşam savaşı vermektedir. Martin adlı bir genç de kendisini bu savaşın ortasında bulur.
Ona ülkenin ‘Yeni Cennet’i olan kuzeye gitmesi için tek yardım edebilecek kişi acımasız bir vampir avcısı olan Mister’dir… “Mad Max”, “Ben Efsaneyim” gibi filmlerin post-apokaliptik altyapısı üzerine “28 Gün Sonra”nın zombi formülünü vampirlere uygulayan “Vampir Cehennemi”, vampir mitini ait olduğu yere, yani çok kanlı bir yere götürüyor!



















Normalde vampirli zombili filmlerden hazzetmem. Bundan 30 yıl önce Top Gun filminde Tom Cruise ile beraber oynamış güzellik abidesi Kelly McGillis'in yaşlanmış halini görünce ve bu filmde oynadığını öğrenince bu yapımı izledim. Açıkçası eli yüzü düzgün bir film olmuş. Yönetmen Jim Mickle'ın ve senarist oyuncu arkadaşı Nick Damici'nin de tecrübesizliği gözönüne alındığında başarısız bir film olacağı öngörüsü bu filmle yok oldu. Nick Damici'yi ilk defa izledim. Al Pacino ve Anthony Hopkins karışımı bir oyunculukla üstün bir performans sergilediğini söyleyebilirim. Filmin ağır temposu ve konusunun saçmalığı dışında izlenilebilir.