Kanlı Deniz

YönetmenOrhan Elmas
Yıl1974
Süre81 dk
TürDram
Vizyon11 Kasım 1974

Filmde, aynı kadına âşık olan iki adam arasındaki mücadele anlatılır. Ahmet ve Aziz balıkçılık yaparlar. İkisi de balıkçı Veli’nin yeğeni Meryem’e âşıktır. Meryem’in gönlü de Ahmet’tedir. Ancak Meryem’i büyüten amcası Veli’nin Aziz’in babasına borcu vardır. Aziz’in babası, Veli Reis’i Meryem’i oğluna vermesi için tehdit eder. Eğer vermezse evini ve teknesini haczedeceğini söyler. Bunu öğrenen Ahmet, Veli Reis’in borcunu ödemeye karar verir. Her gün balığa çıkarak para biriktirmeye başlar. Ancak Aziz, Ahmet’in para kazanmaması için elinden geleni yapacaktır.

Kadro

Oyuncular

29 kişi
Yapım

Künye

YönetmenOrhan Elmas
SenaryoSadık Şendil
Görüntü YönetmeniErdoğan Engin
YapımcıNahit Ataman, Oktay Barkan
MüzikYaman Koray
Sinemaseverler

Yorumlar

14 yorum
hayrivarol11 Mayıs 2021

Son sahneye kadar her şey iyiydi. Son sahnede, henüz karaya ulaşamamış olan Ahmet ile Meryem nasıl olmuşsa Aziz'in başına gelenden haberdardılar.

circuscharlie25 Ocak 2019

Filmin 81 dklık halini arıyorum olan varsa bana mesaj atabilir mi?

koyubilal16 Şubat 2018

bu filmin vhs kayıtını arıyorum olan varsa bana özelden mesaj atabilir mi?

Göztepe8 Kasım 2016

Kılıçbaĺığı avcılığı üzerine çekilmiş pek az filmlerden film normalde düz bir film.Filmi değiştiren Tarık Akan ile Orçun Sonat'ın rekabeti olmuş kız uğruna. Film Marmara Denizi Erdek civarında çekilmiş filmden anladığım kadarıyla. Filmde en fazla dikkatimi çeken çekim mekanları, denizde tekneyle avlanma ve son sahnede kılıçbalığının Aziz'i yani Orçun Sonat'ı öldürdüğü sahne oldu.

mncelik8 Ekim 2016

Halit Akçatepe kaleme aldığı anılarında filmden şöyle bahsetmekteydi Film çekilirken birçok güçlükle karşılaşılmış, Kılıç avı mevsimi geçtiği için Orçun Sonat’ın öldüğü sahneyi Et ve Balık Kurumu soğuk hava deposunda bulunan ölü bir Kılıç balığıyla çekmişlerdi. Çekimler 43 gün gibi uzun bir süre devam etmiş. Orhan Elmas ve Hale Soygazi güneş çarpmasından hasta olmuşlardı. Bütün bu güçlüklere rağmen Kanlı Deniz, 1 Kasım 1974’te vizyona girmişti.

erakman25 Mart 2016

Farkli bir konuya sahip.Kilicbaliklari ile cekilmis sahneler ise gercekten guzel.Filmin sonu da insani tatmin ediyor.Hale Soygazi nin klasik tutuk oyununu saymazsak her oyuncu basarili idi ama ozellikle Orcun Sonat-Leman Cidamli ve Tekin Akmansoy.

benimsinema11 Ocak 2014

filmi ilginc yapan tek taraf konusun degisik olmasi baska bisey degil... kilic baliklarla av sahneleri iyi... ama bana hic bi sekilde heyecan vermedi film genel anlamda... heleki tekin akmansoyla leman cidamli filme komiklik katsin diye düsünülmüs ama olmamis...

iigood17 Şubat 2011

Film Kilic baligi avcilarinin balikcilarinin hayatini konu etmektedir film kucuk bir kasabada gecer o kaabanin zengin ve kotu oglu Aziz (orcun sonat) Meryeme (hale soygazi) yaniktir lakin Meryemin gonlu Ahmet (Tarik Akan) icin carpmaktadir karsilikli ve gizli bir ask yasamaktadirlar. Guzel bir film izlenmeye deger filmin cocgu denizde kicil balikalrini avlarken gostermektedir.

ozkaracam7 Ocak 2011

Yaman Koray'ın Deniz Ağacı adlı romanından uyarlanmıştır. Rahmetli Koray, tam bir deniz adamıydı, Türkiye'nin en eski dalgıçlarındandı. Öykünün kurgusu oldukça sağlam; bence iyi bir edebiyat uyarlaması olmuş. 70'li yılların düzeyli filmlerinden biri. Kamil Sınırkaya arkadaş kız tarafından Tarık Akan'ın tercih edilmesini onun "daha yakışıklı olmasına" bağlamış, ama öteki erkeği haksız konuma düşüren şey daha ziyade istediğini elde etmek için zorbalığa başvurmasıdır diye düşünüyorum.  

bir_demet_menekse21 Mart 2008

İzlemeyeli çok uzun süre oldu ama güzel bir filmdi. Gerek farklı konusuyla gerek de oyuncu kadrosuyla değişik bir filmdi. Hakikaten de Orçun Sonat'ın canlandırdığı "Aziz" rolüyle kendisi harikaydı ama şunu da belitmek isterim ki köpek balıklı olan sahneler filmin en güzel sahnelerıydı(gercı Halıt Akcatepe yaralanmıstı ama). Farklı bir hava katmıştı filme. Eğer bir gün rastlarsanız muhakkak izleyin.

capone1 Şubat 2008

aynı kızı seven genç bir adamla kıza karşılıksız sevgi besleyen yaşı geçkin adamın öyküsü.güzel bir filmdi.star tv eskiden çok yayınlardı

nedim yıldız7 Kasım 2007

ilginç konusuyla izlemeye değer bir aşk filmi.orçun sonat aziz karakteriyle unutulmaz...

Murat Çelenligil31 Temmuz 2007

Aziz, ‘Kaderim’ adlı teknede kalan Osman ve konuşmalarının sonunda Los Calchakis topluluğundan ‘Tupamaros’ (1972) (Theodorakis) melodisi.. Aziz ; (Sadettin Erbil’in sesi ile) “Ne o, evden kovuldun da teknede mi yatıyorsun?” Osman ; (Halit Akçatepe’nin sesi ile) “(Tekneyi kıyıdan uzaklaştırarak) Ne yapalım, depoya şeker atılıyor, şamandıradan balıklar çalınıyor. Biz de nöbet tutuyoruz..Ne uğraşıyorsun Ahmet abiyle?” Aziz ; “Paralı ve erkek adama kız verirler. Karı gibi dayak yiyip boynunu bükene değil.” Osman ; “Ahmet abi istese senin gibi 10 kişiyi çiğ çiğ yer. Ama onun kavgası denizdeki ekmeğiyle. Ahmet’in vurduğu her balık Meryem’e düğün hediyesi olacak anladın mı.” ‘Kanlı Deniz’de, Mikis Theodorakis’in ‘Z’ (1969), ‘State of Siege’ (1972) ve ‘Serpico’ (1973) filmleri için yaptığı müzikler kullanılmış. Ahmet’in gittiği yazlık sinemada, filmden önce, Orhan Gencebay’ın, ‘Gönül’ (1974) adlı şarkısı var. 60’lı 70’li yıllarda çok daha inandırıcıydı. Şimdilerde ise “gönül dostu” ve “berhudar ol” gibi ne olduğu anlaşılmayan sözler söylüyor. Açık hava sinemasında ‘Yatık Emine’ (1974), ‘Küçük Sevgilim’ (1971), ‘Lekeli Kadın’ (1973), ‘Sürtük’ (1970), ‘20 Yıl Sonra’ (1972), ‘Köle’ (1972), ‘Düşman’ (1973) ve Ahmet Turgutlu’nun da rol aldığı ‘Namus’ (1972) filmlerinin afişleri var. Asıl şaşkınlığı biraz sonra yaşıyoruz ; Işıklar sönünce Tarık Akan ve Halit Akçatepe’nin yer aldığı ‘Feryat’ (1972) (senaryo Sadık Şendil) filmi başlar. Feride/Funda rolündeki Emel Sayın ‘Doyulur mu’ (Neşet Ertaş) türküsünü söylüyor. ‘Deniz Ağacı’nda Ahmet iki kez sinemaya gidiyor ; ‘Tütüncü Kızı Emine’ (1958) ve Esat Mahmut Karakurt’un aynı adlı romanından (1949) uyarlanan ‘Ömrümün Tek Gecesi’ (1959). Yaman Koray (1934-2006), Saint Joseph Fransız Lisesini birincilikle bitirdikten (1954) sonra Erdek’e yerleşmiş ve Ahmet’inkine benzer bir yaşamı olmuş. İlk kitabı basıldığında ise yaşı 12 var yok. Romana adını veren ‘Deniz Ağacı’ndan (‘yosunla mercan arası bir bitki’) ve Ahmet’in 12-13 Nisan Salı-Çarşamba geceleri birlikte olduğu Çemberci kız Yıldız/Ayşe’den filmde söz edilmiyor. 194. sayfada, Aziz ve özellikle babasının mal varlıkları için ‘bilgi sahibi’ oluruz ; “..Kaç Yahudinin kanı var acaba mallarında. Katil herif.” Ahmet.. Uzun boylu, güzel ve o yılların gençliği gibi özverili. Romandaki biraz daha kısa, 1.80 m. İçkisi yok. Yalnızca bir sahnede, Meryem’i sahilde beklerken sigara içmeye kalkmıştı da öksürüğe boğulmuştu. Denize taş attığı sahne çok güzel. Amca oğlu Hüseyin’in durumu filmde ‘hastalık’ olarak geçiyor. Romanda ise askerliği sırasında denizdeki bir patlamanın etkilerinden söz ediliyor. “Ağrılar öbür ayağıma da geçti. Onu da kesecekler..” Meyhanedeki konuşmalardan Aziz’in Ahmet’e kızmasının bir diğer nedenini anlıyoruz.. Mustafa ; “..Aziz, bugün Ahmet’in balığının üstüne mi yürümüş?” Kuduz ; “Nerede görülmüş kalasa (kılıca zıpkın atılan yer) çıkmış adamın balığına gitmek? Var mı bu kılıççılıkta?” Mustafa ; “ Ee, yok ama Aziz bu, Hamdi Reisin oğlu. Ahmet onun yanından ayrılınca yediremedi.” Tekin Akmansoy ve Leman Çıdamlı, ‘Kaynanalar’ (1974) dizisindeki tatlı sert çekişmelerini burda da sürdürüyorlar. Kayserili olarak benimsediğimiz ‘Nöri Gantar’ın Karadenizli oluşuna alışmak biraz zor. Tonyalı, gözlüğe gereksinimi olan ama bunu bir türlü kabullenmeyen Mustafa ile hep şakalaşıyor.. Tonyalı ; “La Kör, var mısın benimle bir el piştiye..Eğer kazanırsan benden sana bir gözlük var.” Mustafa ; “Sen o gözlüğü al..” Tonyalı ; “Bozma ağzını, bozma ağzını..Bozarım yoksa ağzımı.” Yine onların neşeli bir konuşmaları.. Mustafa ; “Tonyalı, dün utanmadın mı hamsi kadar kılıcı motora almaya.” Tonyalı ; “Ula bilmiyor musun, kılıç, hamsinin uzun burunlusudur.” Mustafa ; “Herife bak be, neredeyse balinayı hamsi yapacak.” Tonyalı ; “Ula çok cahil kalmışsın. Balina da hamsinin iri kıyımlısıdır.” Mustafa ; “Ya sen nesisin hamsinin be Tonyalı? Kafası boş olanı mı?” Kuduz Mehmet, balığını ürküten ‘Ayvalık’ turist gemisi için şunları söylüyor “Döndüm namussuzlara indirdim pantolonu. Fora ettim ne var ne yok. ‘Alın ulan’ dedim ‘alın, görün bakalım’..” Romandaki Kâzım Reis de benzer bir durumda Rus şilebinin kaptan köşküne ‘5 kurşun sallamış’ ; “Mehmet be, senin yaptığının yanında benimki hiç kalır. Herifler Türk mavzerini, nerde olsa görüp hatırlarlar ama senin gösterdiğin bambaşka..” Ahmet, Erdek’e inerken yolcu motorunda Süleyman elleri kelepçeli ve iki jandarma arasında oturuyordu. “Abisini vurmuş.” Nedenini romandan anlıyoruz ; “Süleyman akşam eve gelmiş. Anası yemek yapıyor..‘Ana ‘ demiş ‘sen beni mi seviyorsun ağabeyimi mi’. ‘Git işine’ demiş kadın. ‘Yok’ demiş bu Süleyman ‘illâ diyeceksin bana, sen beni mi çok seviyorsun, onu mu’. Zaten bıkmış anası bunun serseriliğinden, bunalmış ocak başında. ‘Senin gibi serserinin nesini seveyim, elbet kardeşini seviyorum’ demiş. Bu da koşmuş doğru, ağabeyinin evine..Çekmiş bağ bıçağını karnına sallamış.” Yine romanda öyle bir bölüm var ki, başlı başına bir film olabilir ; Eyüp’ün, zavallı Eyüp’ün öyküsü. Ahmet ve Erdek Hapishanesindeki Veli Reis.. Ahmet ; “Affet beni reisim, bağışla.” Veli Dayı ; “Dur bakalım Ahmet..Ne yaptın ki?” Ahmet ; “Daha ne olsun. O balık işini ben sana söyledim. Kılıçları İstanbul’a yolla diye. Sonra, bir de en fenası şey, işte o, Meryem. Üstelik de senden habersiz. Daha ne olsun?” Veli Dayı ; “Oğlum, İstanbul’a balık gönderme işi için sana teşekkür etmem lazım. Beni de düşündün diye. Meryem’e gelince, şunu bil ki biz de genç olduk, biz de sevda çektik. Anlarız halden. Bunu hanımdan duyunca fazla kızmadım sana. Hem yüzüne karşı söyleyeyim, seni gördükçe üzülür dururdum ‘Allah bana bir kız evlat vereydi de şu Ahmet’e gelin edeydim’ diye. Öksüz Meryem’e senden daha iyi koca nerden bulunur..”

mystic river31 Temmuz 2006

bu filmi ilk izlediğimde sevmiştim..ilginç bir konusu vardı..

Yorum yaz

Benzer

Tarık Akan'in diğer filmleri

Filmografi →