Kambur
Çevresi ve yakınları tarafından hor görülüp, uğursuz sayılan kambur kızın öyküsü. Azize (Fatma Girik) bir sahil kasabasında babasıyla birlikte yaşar. Baba-kız geçimlerini balıkçılık yaparak sağlamaktadırlar. Günün birinde kasabaya Ali (Kadir İnanır) adlı bir genç gelir. Kamburluğu nedeniyle herkes tarafından itilip, kakılan ve kasaba çocuklarının oyun kaynağı olan Azize, bu yoksul kör kemancıya aşık olur. İlk kez kör bir kemancıda insanlığı ve sevgiyi tadar. Sonunda sevdiği insan için gözlerini dahi feda eder.
Ama ne var ki, engelli bu iki insan için mutlu bir yaşam, yakalanması çok zor bir yerdedir. Azize Ali'nin gözleri açıldığında ondan vazgeçeceği korkusunu yaşamaktadır. Tusula (Suzan Avcı) genç kıza İstanbul'a dönecek olan Ali'yle birlikte gitmesini söyler. Kasabada sürekli horlanan, arada bir taş yağmuruna tutulan, itilip kakılan kız sonunda sevdiği adamın peşinden gider.
Oyuncular
Fatma GirikAzize
Kadir İnanırAli
Suzan AvcıTasula
Danyal TopatanSelim
İhsan YüceAzize'nin Babası
Muazzez KurdoğluAli'nin Annesi
Sabahat İzgüŞarkıcı
Orhan ÇobanGarson
Nevin AkkayaFatma Girik Seslendirmesi
Abdurrahman PalayKadir İnanır Seslendirmesi
Jeyan Mahfi TözümSuzan Avcı Seslendirmesi
Rıza TüzünDanyal Topatan Seslendirmesi
Gülen KıpçakSeslendirme
Cemal GoncaJandarma Komutanı 








MUAZZEZ KURDOĞLU Tiyatro ve Sinema sanatçısı. Kendisini tanıma, oyandığı her hangi bir oyunu seyretme şansım malesef olmadı. Ancak, "Kambur" adlı filmde, görme engelli olan Ali'nin (Kadir) annesi rolü yeterlidir kendisine hayran olmama. Filmde Ali (Kadir) görme engelli bir müzisyendir. Bir balıkçı kasabasına, ucuz bir müzikhole turneye gider. Orada yüzüne bakılmayacak kadar çirkin, kambur bir kız olan Azize (Fatma) Ali'ye aşık olur. Ali görme engelli olması dolayısıyla ona yardım eder Azize. Bu yardım, bir süre sonra aşk'a dönüşür. Görme engelli Ali, hiç görmeden, Azize'ye aşık olur. Olaylar geliştikçe Ali, onu alıp İstanbul'daki evine götürür. Ali (Kadir) ve Annesi (Muazzez Kurdoğlu) bir akşam konuşurlarken, Ali sevdiği kızın, Azize'nin nasıl biri olduğunu sorup durur annesine. "Yüzü güzel mi, saçları güzel mi, vücudu nasıl" gibi sorular. Ali bu soruları sorarken, Azize korkuyla beklemektedir odanın kapısının önünde. Çünkü annesi Ali'ye, çirkin, kambur bir kız olduğunu söylerse, Ali onu artık sevmeyebilir endişesini taşımaktadır. Ancak Ali'nin annesi (Muazzez Kurdoğlu) satmaz Azize'yi. Onu çok güzel, eşine az rastlanır bir güzellikte kız olarak anlatır Ali'ye. Ve Ali de çok mutlu olur. Bu güne kadar Muazzez hanımı hiçbir tiyatro oyununda seyretmemiş olsam da, şahsen tanışmamış olsam da, sırf bu sahne yetmiştir gönlümde taht kurmasına.
fatma girik ablamızı belki rahmetli memdun ün meşhur etti belki onun sayesinde bir yerlere geldi ama bunu sonuna kadar hakediyor. onun gibi bir oyuncu bir daha yeşilçama gelmez. çok büyük çok usta bir oyuncu. kambur rolünü ancak o türkan ve hülya oynayabilirdi. bana göre ise en iyi o oynar yani kamburun fatma girik oluşu çok yerinde bir seçim olmuş. gözlerini aşık olduğu adam için feda ediyor film başlarında onunlar dalga geçenlerin hepsi pişman oluyor. finaldede intihar ediyor. aşk budur dedirten filmlerden. sırf o görsün mutlu olsun yaşasın diye kendi hayatından vazgeçiyor fatma ablamız. kadir inanırın bu filmde çok pasif olduğunu düşünüyorum. bence bu rolü oynamamalıydı. aytaç arman yusuf sezgin veya yalçın gülhan olmalıydı bu rolde. tabi bu oyuncuları küçümsemiyorum onlarda çok değerli oyuncular kadir abide. ama kadir abi bence daha ağır rollerin adamı. nasıl ki ediz baba kabadayı rollere gitmiyorsa kadir abi de kemancı romantik nazik rollere gitmiyor diye düşünüyorum. fatma girik suzan avcı ve danyal topatan rollerinde çok başarılıydı.
ağlayarak izlediğim içimde bir yerleri acıtan bir film. çirkin gözükmeyi göze alıp rolü kabul eden ve bu kendisine o yılın en iyi kadın oyuncusu ödülünü kazandıran Fatma Girik yeşilçamın bana göre en iyi oyuncusu. çok çok başarılı...bir de filmdeki şarkı ismini soranlara ...şarkının adı "Madhubala"
kasabalının azize'ye olan nefreti çok ama çok abartılmış. eminim türkiyemizin bir dönem en iyi yönetmenlerinden merhum atıf yılmaz'ın çekmekten memnun olmadığı nadir filmlerindendir diye düşünüyorum...yoksa atıf yılmaz'ın bir filmine kötü diyemem tabi...
Güzel bir film insan seyrederken duygulaniyor izlemeyenler izlesin gerci izlemistirer diye düsünüyorum
Bu güne kadar onlarca aşk yüklü türk filmi izledim ve hiç birisi bu film kadar etkilemedi beni,hikaye'ye baştan sona öyle bi dalıyosun ki insan kendini düşünüyor yapabilirmiydi aynısını diye,hele öyle bi sahnesi var ki filmin "anne gözlerimi ben vericem"diyor al eline mendili köpekler gibi saatlerce ağla anasını satayım.
Türk Sineması tarihinde çekile gelmiş "fedakârlık" temalı en güzel film olduğunu düşünüyorum.
süper bir film türk sinemasının en iyi aşk filmi bundan iyisi yapılmadı
türk sinemasinda görülmüs film degil.... hadi kamburluk bi tarafada, kadir inanira o mavi lensleri nasil taktilar, ozamanlarda lens varmiydi... güzel duygusal bir film... ayse sasadan belkeldigim gibi aynen... filmi kendisini kaptiranin mutlaka gözleri dolacaktir
kral filmlerden birisi yine.aşağıdaki arkadaş söylenecek herşeyi söylemiş aslında.filmin etkisinden uzun süre kurtulamamıştım ilk izlediğimde. şimdi izlesem nasıl bir etki bırakır bilmiyorum ama süper bir film olduğu kesin kuşkusuz fatma girik ve inanırın bunda rolü büyük.
1970'lerin ilk yarısından, kadir inanır'ın henüz "deli kadir" olup racon kesmediği dönemlere ait, hayli naif ve dokunaklı bir atıf yılmaz filmi. atıf yılmaz ustanın bir yıl önce (1972) çektiği utanç gibi, nispeten kıyıda köşede kalmış, toplumsal değer yargılarının örselediği, beylik tabirle iç burkucu bir aşk öyküsü. klasik yeşilçam melodramlarının ana unsurlarından olan abartılı bir kara sevda ve akabinde gelişen abartılı bir fedakarlık, kambur filminin de ana omurgasını oluşturmuş. gözleri görmeyen bir kemancı ve yaşadığı yörede (cunda adası) herkesin itip kakaladığı kambur kızın tertemiz sevdasına sahip çıkıp, destekleyen tek kişi suzan avcı'nın canlandırdığı tasula abla'dır. tasula abla dışında bu sevdanın bir başka taraftarı kambur azize'nin babası olan ihsan yüce'dir.(ki, ihsan yüce bu role cuk oturmuş) filmde, fiziksel özellikleri veya yaşam biçimi dolayısı ile aşağılanan ve toplum dışına itilen üç ana karakterin birbiriyle kenetlenmesine şahit oluruz. tasula abla karakteri, her ne kadar iyi niyetli ve sevgi dolu olsa da, ada halkının gözünde hafif ve oynak bir kadındır. filmin, en büyük handikapı, danyal topatan önderliğinde gelişen ve bir yeşilçam klasiği olan abartılı mahalle baskısı sahneleri. yeşilçam öteden beri, vurun kahpeye'nin etkisi ile olsa gerek, bu tür toplumsal linç sahnelerine gereğinden fazla yer vermiştir. gerçek yaşamda, türkiye'nin hiç bir yöresinde, herhangi kasaba veya ada halkı, işi gücü bırakıp milletin özel yaşamı veya uçkuru ile bu derece irkiltici derecede uğraşmaz, toplanıp birilerini kovmaya kalkmaz. finalde, azize'nin gözlerini kemancıya bağışlaması, 1970'lerin melodram anlayışına göre diğer filmlerde de sık rastladığımız, bugünün anlayışı ile komik dahi kaçan bir fedakarlık halidir. özellikle ediz hun'lu, hülya koçyiğit'li, filiz akın'lı filmlerde sevgilinin kan tükürdüğü mendile ağız sürüp hastalığı kendine de bulaştırma veya mahkemede sevgillilerin suçu üzerine almak için birbiriyle yarışması gibi. ancak, kambur filminde işlenen fedakarlık, yukarıda bahsettiğim dönemdaşı filmlerdeki kadar sırıtmıyor, seyirciyi gerçekten etkiliyor, sarsıyor ki bu da filmin samimiyetinden olsa gerek. oyunculuğunu pek tutmadığım fatma girik başta olmak üzere bıyıksız hali ile kadir inanır, suzan avcı ve ihsan yüce'de bu çok özel filme oyunculukları ile çok şey katmış filmi özel kılan bir diğer özellik şüphesiz çekim mekanları. 40 yıl öncesinin cunda adası, ayvalık, şeytan sofrası görüntüleri, tıpkı filmin işlediği aşk kadar tertemiz ve bakir. özellikle, şeytan sofrası'ndaki piknik sahneleri, şimdilerde tesisleşmiş ve otopark mafyası tarafından kuşatılmış şeytan sofrası ile kıyaslandığında acı acı gülümsetiyor. .
10üzerinden 100 ü 1000 i hakeden çok kaliteli bi film...
İnsanın gözlerini dolduran müthiş bir hikaye.Fatma Girik'ten başkası bu rolün hakkını veremezdi.Bambaşka bir oyuncu.En etkilendiğim türk filmlerinden biri.
çok hüzünlü bir o kadar da güzel bir aşk filmi fatma girik nasıl da canlandırmış kamburu.kadir inanır genç yaşına rağmen kör rolünün altından nasıl kalkmış.yönetmen atıf yılmaz,kadir inanır,fatma girik,suzan avcı ve ihsan yüce herkes o kadar iyi ki hayliyle film de çok iyi.zaten akün filmin yaptığı filmlerin hemen hemen hepsi güzel ve kaliteli.
Nacizhane; "Fatma GİRİK" ve sinema..! Onunda' en iddealı olduğu filmlerinden başlıcası... "Kadir İNANIR" açısından ise sinemada sağlam basamaklı yol alan yeni bir Aktör oluşum sinyali... Konsepti; Fiziksel özür tema olan kambur bir genç kız ile ona duygusal aşkı olan gözleri görmeyen delikanlının amansız aşkı ihtiva eden sinema dilinde katışıksız bir betim.
<p>Film boyunca, hatta film bittiğinde bile deliler gibi ağladığım için, ilkokuldan beri bu filmi izlemeyi kendime yasaklamıştım. Aradan yıllar yıllar geçti, filmi az önce izledim ve hala ağlıyorum. Muhteşemsiniz, bu filmde emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum..</p>
<p>Beğenerek izlediğim bir film kambur bir genç kızla kör bir delikanlının aşkını anlatan duygusal ağırlıklı bir konuya sahip </p>
Tekrar tekrar izliyorum hep ilk izlediğim zevki alıyorum bu muhteşem filmden.
<p>gerçekten inanılmaz bir senaryoya sahiptir. kadir inanır k ve fatma girik'in performansları tarif edilemeyecek kadar iyi, unutulmaz bir film. tasula abla rolündeki suzan avcı'nın kasabalıya azize için bağırıp küfrettiği o sahne ve ali'nin annesinin azize'nin bir kambur olduğunu söylemeyişi beni çok duygulandırır. filmde kullanılan müzik filmin genel havası ve o sahil kasabasıyla son derece uyum içindedir.</p><p> </p>
sonunda insanı ağlatan, çok güzel bir film