İçinde Yaşadığım Deri
La piel que habito - The Skin I Live In
Gerilim türündeki film, Fransız polisiye yazarı Thierry Jonquet’in “Tarantula” isimli 2005 tarihli romanından uyarlandı. ‘The Skin I Live In’ için Pedro Almodovar, 20 yıl sonra Antonio Banderas’la tekrar bir araya geldi. Filmde Antonio Banderas (Dr.Robert rolünde), bir kazada yanarak ağır yaralanan karısını iyileştirmek için uğraşan bir doktoru canlandırıyor.
Komadan çıkan karısı yüzünü görünce intihar ediyor ve bu olayın ardından doktor yeni bir deri üretme konusunda saplantılı bir hale geliyor. Aynı zamanda da kızına tecavüz ettiğini düşündüğü bir adamdan da intikam almaya karar veriyor.
Kadro
31 kişiOyuncular
Antonio BanderasDr. Robert Ledgard
Elena AnayaVera
Marisa ParedesMarilia
Jan CornetVicente
Bárbara LennieCristina
Eduard FernándezFulgencio
José Luis Gómez
Blanca SuárezNorma Ledgard
Susi SánchezVicente'nin Annesi
Fernando CayoMedico
Agustín AlmodóvarAgustin
BuikaCantante
Guillermo CarbajoAmigos
Esther Garcia
Isabel Blanco
Ana MenaNorma Joven
Teresa Manresa
Roberto ÁlamoZeca (Kaplan)
Uğur TaşdemirTürkçe Seslendirme
Mazlum KiperTürkçe Seslendirme
Ezel KalkanTürkçe Seslendirme
Berna TerzierolTürkçe Seslendirme
Aysun ToparTürkçe Seslendirme
Talha SayarTürkçe Seslendirme
Erhan TürkmenTürkçe Seslendirme
Ahmet TaşarTürkçe Seslendirme
Füsun KokucuTürkçe Seslendirme
Mehpare ÖzlükTürkçe Seslendirme
Banu AltayTürkçe Seslendirme
Dilara TorTürkçe Seslendirme
Ender YiğitTürkçe Seslendirme Yapım
Künye
YönetmenPedro Almodóvar
SenaryoPedro Almodóvar
Görüntü YönetmeniJose Luis Alcaine
YapımcıEsther Garcia, Pedro Almodóvar
MüzikThierry Jonquet
ŞarkıAlberto Iglesias
Sinemaseverler
2 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →








Son zamanlarda zeka kabızlığı çeken, doğru düzgün senaryosu bile olmadan çekilmiş, seyirciyi kandırıp para kazanmaktan başka hiçbir derdi olmayan o kadar çok film izledim ki. Pedro üstat sağ olsun bu görsel efekt, aksiyon çöplüğü içerisinde boğulmuş zihnime ilaç gibi gelen enfes bir işe imza atmış yine. İçerisindeki gizemi ortaya çıkartmamak için film hakkında ayrıntılı bir yorum yapmayacağım. Senaryosundaki bazı zaaflara rağmen film son yıllarda izlediğim en iyi filmlerden. Birde böyle zekice örülmüş bir senaryoya sahip olması filmi gözümde başyapıt seviyesine çıkarttı adeta. Kendimi kandırmayayım yine de. Film gerilim yerine melodramı seçmeseydi başyapıt olabilirdi belki. Ancak Almodovar gibi bir melodram ustasından gerilim beklemekte son derece gerçek dışı bir beklenti olur. Film buram buram Almodovar kokuyor. Büyük ustadan modern bir Frankenstein öyküsü, yıllarca acıyla yoğrulmuş sınır tanımaz bilim adamı Rober Ledgard'ın imkansızı imkanlı kıldığı çok aykırı bir adalet, intikam, aşk ve tutku öyküsü. Banderası uzun yıllar sonra bir Almodovar filminde görmek çok büyük bir keyif, ustanın bir çok filminde gördüğümüz Marisa Paredes kısa ama etkileyici bir performans sunmuş, bir çok filmde irili ufaklı rollerde yer alan Elena Anaya (ilk önemli baş rolü) büyüleyici. Sonuç olarak aykırı usta Almodovar yapmış yine yapacağını Atmosferi ile kendini izletmeyi başaran önemli bir film.
Tarantula isimli romandan alınmış, Filmim çok değişik, ilginç ve tuhaf bir hikayesi var. Banderas garip, intikamcı sapkın Dr. Robert Ledgard rolünde filmin lideri. Ama genç oyuncu Elena Anaya (Vera) Jan Cornet (Vicente) zor altından kalkılması son derece zor rollerde o kadar başarlılar ki, özellikle Elena Anaya ışıl ışıl parlıyor. Vicente iken Vera'ya dönüşen garip karakteri olağanüstü, bütün incelikleri ile perdeye taşıyor. İzleyenlerin keyf alması için konu üzerinde durmuyorum. Almodovar''ın tarzını hissettiren farklı bir film. İzledim beğendim.