İstasyon

YönetmenŞerif Gören
Yıl1977
Süre87 dk
TürDram, Komedi, Duygusal
Vizyon1 Kasım 1977

Filmde, Gırgır Ali ve kaçırdığı bir şarkıcının arasında gelişen ilişki konu edilir. Gırgır Ali, hayatı boyunca pek çok küçük suça bulaşmış biridir. Hapishaneden çıktığından beri ise suç işlemeden yaşamaya çalışır. Bir gün eski arkadaşı Palandöken, Ali’den ünlü şarkıcı Yasemin’i kaçırmasını ister. Başta bu işe sıcak bakmayan Ali, Yasemin’i başkalarının kaçırmasını önlemek için kendisi kaçırmaya karar verir. İkili bir süreliğine ıssız bir yalıda beraber kalırlar. Yasemin, başlarda Ali’den nefret etse de zamanla onun yaşam tarzından etkilenecektir.

Kadro

Oyuncular

44 kişi
Yapım

Künye

Sinemaseverler

Yorumlar

20 yorum
caner aydin vegan1 Mayıs 2021

Eğlenceli bir film daha. Erol ile cuneyt in bir arada olduğu çoğu film gibi. 'Gırgır' olarak bir kaç filmde daha böyle ilişkisi vardı erol ile sanki. Başka bir filmde daha hulya cokyigit ve cuneyt tarcin esprisini yapıyorlar :) ya da bu film miydi hatırlayamadım. Çok eskdiden tv de izlemiştim bu filmi. Kadın yemek pişirsin, erkek başka iş yapsın gibi cinsiyet rolleri yine var hep olduğu gibi çoğu filmde. Tavuğu da öldürüp pişirdiler ya da öyleymiş gibi gösterdiler. Acımasız şeyler. Köpeği gerçek mi öldürmüşler anlayamadım ya. Gözyaşları akıyordu ve boya gibi kan vardı. ilaç vermiş de olabilirler de yine de köpeği sömürmek bu. O yüzden düşük puan veriyorum. 4/10

sholay3 Ocak 2019

Cüneyt abinin stres attığı, gırgır yaptığı, izleyiciyi eğlendirdiği bir Film.

ArtDirector11 Mart 2018

Cok yönlü bir Cüneyt-Hülya filmi. Seyredilmeye deger. Belki günümüzde dahi gecerli söylemler iceriyor.

eskiseyyah2 Şubat 2018

cüneyt arkın başarısını bir kez daha gözler önüne seriyor. özellikle modern kölelik vurgusu dönemin toplumsal gerçekçilik filmlerinden biri olası izleyiciyi filme sarmaya itiyor .

Mranonim4 Mayıs 2017

Hiç sıkılmadan izledim. Henüz izlemeyenlere tavsiye ederim

liondaddy28 Ocak 2016

Komedi sahneleri de mevcuttur filmde, fakat filmin sonlarına doğru senaryo daha çok duygusal-macera kıvamına dönüşüyor. Film duygusallık-aşk-macera döngüsünde devam ediyor. Zülfü Livaneli'nin güzel türküleriyle seyredilmesi gereken başarılı bir yapımdır.

bysiirtli5618 Aralık 2015

filmin işleyişi müzikleri sıcaklığı ve samimiliği ekranlarda denk gelince kanalı değiştiremeyecek bir izleyici kazanıyor

şabanoviç9 Ağustos 2015

ay büyürken uyuyamam filminin yönetmenini kim unutabilir

performer9 Ağustos 2015

evet herşeyi ile kusursuz diyebilirim... final sahnesi defalarca izlenebilecek kalitede muhteşemdir. lütfen türk sinema tarihi denilince şerif gören ismini unutmayalım.

gozdemsu11 Temmuz 2015

Senaryo, anlatım ve oyuncuların mükemmel uyumu. Her şeyiyle 10 puanı hak eden ve mutlaka seyredilmesi gereken bir film.

vatansever1026 Haziran 2015

Film öncelikle bana 80'lerde çekilmiş gibi geldi.Baktığımda 1977 yılında vizyona girdiğini gördüm.Film eğlenceli güzel bir film.Zülfü Livanelinin müzikleri ayrı bir hava katmış....

fahri.0717 Haziran 2015

gayet eğlenceli ve komik bi Cüneyt arkın filmiydi.filmin en dramatik yeri çarşaf isimli köpeğin vurularak öldürülmesi oldu.bunun haricinde film eğlenceliydi.ayrıca hülya Koçyiğit bu filmde Cüneyt arkınla başrole yakışmışlar.10/8

erhaab31 Mayıs 2014

Bu filme sadece ''komedi'' filmi demek ve içinin boş olduğunu söylemek tarihi bir hata olur önce bunu söylemek lazım. Kapitalizmin tüm kötülüklerini tek tek gösteren bir film olmuştur ve müthiş detaylar verilmiştir. Gırgır Ali'nin zengin çocuklarıyla bilgi yarışması oynarken ''ekmek kaç lira'' diye sorması ve çocuğun cevaplayamaması zengin insanlara müthiş bir laf geçirme sahnesidir. Diğer taraftan Yasemin de zengin kızına tavuk yemeğinin nasıl yapıldığını sorar ve kız da cevaplayamaz, yani kadının aile içindeki görevlerini kapitalizme kurban olanların unuttuklarını çok iyi anlatır. Ali, Yasemin'e hayat hikayesini anlatırken kendisini bu durumlara düşüren sistemi Yasemin'e sorgulatır adeta ve sistemin cezasını çekmediğini ''ben tüm yaptıklarımın cezası çektim ya onlar çektiler mi?'' diye sorar. Ali ve Yasemin'in Zülfü Livaneliden ''Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'' eşliğinde oynadıkları sahne de efsanedir. Tüm bunlar harikayken filmin en can alıcı ve mesaj verici sahnesi sonda verilir Şerif Gören tarafından. İstasyona geldiklerinde Erol Taş trenden inen kalabalığa ''İşte kadın kasabı tecavüzcü ırz düşmanı Ali, yakalayın onu'' diye halkı galeyana getirir. Ali elindeki tüm paraları havaya fırlattığında ahali için ''toplum ve ırz düşmanını yok etmek'' düşüncesi ortadan kalkar, yani ''para'' tüm insani değerlerden daha değerlidir insanların gözünde. Tüm bu müthiş mesajların dışında ince ince harika espriler de vardır filmde. Zengin çocuğu ''abi beni de kaçırsana meşhur olayım'' dediğinde Ali ''boyun kaç'' diye sorar :) kaçırdığı insanların boyuna göre santimine 1000 lira alır çünkü Ali. Türk sinema tarihinin düşük bütçeyle en harika mesaj veren filmlerinden birisi olan İstasyon filmi aynı zamanda 1978 yılının yasaklı filmlerinden birisi olmuştur. Bu kadar toplumsal mesaj içerip bu kadar komik olması sonucu hemen her kesim tarafından sevilmiştir bu film. En unutulmazlardan biride Ali'nin köpeğinin adının Çarşaf olmasıdır :)

kral_affetmez8 Kasım 2013

gayet güzel filmi ben beğenmiştim ilk izlediğimde şimdi çıksa yine izlerim hayır demem.

BARUTGXG19 Ekim 2013

güzel mesajların verildiği, yerine göre komedi yerine göre dram yerine göre aksiyon ve yerine göre maceralı olan bir film Cüneyt Arkın'ın güzel filmlerinden yalnızca biri :)

jeremiekhan4 Ağustos 2013

ne başarılı bir komedi ne tam bir aksiyon ne de bir dram hepsinden biraz olsun demiş ama çorba olmuş olmamış

performer23 Nisan 2012

gırgır ali tipi filmin yönetmeni şerif gören tarafından yeniköy iskelesinde gördüğü bir sarhoştan esinlenmiş.

benimsinema15 Nisan 2012

cüneyt arkin bir repliginde söyle der: ben kasabim ve kadinlari keserim... ve kaciridigi hülya kocyigit iyice ondan korkar... :) filmin son sahnesi istasyonda gecer, erol tas trenden inen insanlari yoldan cevirir, iste irz düsmani, kadin kasabi diyerekten cüneyti gösterir. insanlar cüneytin üzerine yürürken, cüneyt eroldan aldigi parayi havaya savurur. ve insanlar para para diye paraya cullanir... sanirim buda paranin gücü olsa gerek diye düsünüyorum :)

inkisaf19 Kasım 2010

cüneyt arkının toplumsal meseleleri ele aldığı filmlerden.H koçyiğitle mizahi bir ikili oluşturuyorlar. Zengin çocuğuna Ekmek kaç para diye sorduğu sahne çok ilginç.

eylül fırtınası9 Kasım 2010

<p>Köpeği Çarşaf ile hayatı ciddiye almayarak günübirlik yaşayan iyi kalpli gangster Gırgır Ali ile memleketin en ünlü assolisti Yasemin'in önceleri neşeli başlayıp gitgide hüzne bürünen aşk hikayesi..</p><p>Film çıkış noktası olarak Yeşilçam'ın pek bir sevdiği ''Stockholm Sendromu''ndan beslenmiş.Yani kısaca kaçırılanın kaçıranı zamanla tanıdıkça anlamaya başlaması,onun iç dünyasını merak etmesi,yakınlık duyması ve hatta aşık olması.Tüm kaçırılan kızlar gibi assolist Yasemin'de  zenginliğin ve sonradan görmeliğin verdiği şımarıklığı üzerinde taşımaktadır.Ancak kahramanımızı tanıdıkça ona ilgi duymaya başlar,acılarla yoğrulmuş kahramanımızın mağrur ve onurlu duruşundan etkilenir,giderek o kendini beğenmiş ve burnundan kıl aldırmayan kız gider,yerine o güne kadar ne kadar boş ve anlamsızca yaşadığının farkına varıp kendini sorgulayan, aşka ve sevginin gücüne inanan melek gibi bir kız geliverir.</p><p>Film her ne kadar şamatalı ve eğlenceli olsa da Şerif Gören Zülfü Livaneli'den ''Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz'' parçasını filme dahil ederek bir çok filminde yaptığı gibi sol sloganlar atmayı ihmal etmemiş.Yine Gırgır Ali ile Yasemin'in bir süre misafir ettiği genç çifte ekmeğin fiyatını falan sorduğu sahnelerde Şerif Gören ustası Yılmaz Güney'in Mavi ve Beyaz Çocuk'lu ''Yarın Son Gündür'' filmine göndermede bulunmuş.</p><p>Filmin müziği gayet hoş,özellikle ikilinin bisikletle gezme sahnelerindeki romantizm film bir anda bir Fransız filmi havasına büründürüyor adeta.</p><p>Cüneyt Arkın genelde komediye yatkın bir oyuncu değil.Az ve öz konuşan,acılı ve ciddi rollerde çok daha kendini bulabilen bir isim.Ancak bu filmde  mizahi dozu iyi ayarlanmış Gırgır Ali tiplemesinde gayet başarılı ve güldürebiliyor.Ancak sonraları Cüneyt Arkın ''Gırgır Ali'' ve ''Gırgır Hafiye'' gibi ikinci sınıf filmlerde bu tiplemeyi oldukça sulandırıp fars güldürü anlayışıyla tekrar beyazperdeye taşımış ve hiç te iyi etmemişti.</p><p>Sonuç olarak neşeli,matrak,aksiyon dolu,bazen didaktik olmaya meyilli,dramatik ve trajik öğeleri başarıyla harmanlayan tam bir Yeşilçam klasiği.Cüneyt Arkın'ın altın dönemine ait en güzel filmlerinden birisi.Erol Taş'tan,İhsan Gediğe,İsmail Hakkı Şen'den,İbrahim Uğurlu'ya,Hakkı Kıvanç'tan Hüseyin Kutman'a  sinemamızın birbirinden değerli ve başarılı oyuncuları da cabası.</p><p> </p>

Yorum yaz

Benzer

Cüneyt Arkın'in diğer filmleri

Filmografi →