İnsanları Seveceksin
Halil, fakir bir hamalın oğludur. Kardeşi Yalçın ve annesi Nazlı ile bir gecekonduda oturmaktadırlar. Babası ölen Halil okulu bırakır, çalışmaya başlar. Çalıştığı yerin sahibi bir adam öldürür ve suçu Halil’in üstlenmesini ister. Bunun karşılığında ailesine bakacağını söyler. Halil bu teklifi kabul eder. Halil bir kabadayı olarak gün geçtikçe tanınır. Kardeşi ise ondan habersiz okuyarak savcı olur. Kader iki kardeşi karşı karşıya getirecektir.
Kadro
39 kişiOyuncular
Cüneyt ArkınHalil
Gloria PiedimonteGloria
Şükriye AtavNazlı
Süheyl EğribozMafyanın Adamı
Ekrem ErkekKaçakçı
Mehmet UğurKavgacı
Günay GünerKavgacı
Vahit Volkan
Sönmez YıkılmazKavgacı
Muhteşem DurukanHalil in Babası
İbrahim KurtKavgacı
Abdurrahman PalayCüneyt Arkın Seslendirmesi
Metin SerezliTevfik Şen Seslendirmesi
Ünal GürelYadigar Ejder Seslendirmesi
Nevin AkkayaSevda Karaca Seslendirmesi
Rıza TüzünHüseyin Peyda Seslendirmesi
Zafer Önenİhsan Gedik/Ekrem Sümer Seslendirmesi
Kudret Karadağ
Yadigar Ejder
Hüseyin Peyda
Sevda KaracaHalil in Eşi
İhsan Gedik
Ekrem Dümer
Mario Cutini
Ertan Aydın
Meral Deniz
Selan Karay
Tevfik Şen
Dinçer ÇekmezKudret Karadağ Seslendirmesi
Esen GünaySelan Karay Seslendirmesi
Ayşin AtavMeral Deniz Seslendirmesi
Erhan YazıcıoğluErtan Aydın Seslendirmesi
Pekcan KoşarMario Cutini Seslendirmesi
Rıza PekkutsalSüheyl Eğriboz Seslendirmesi
Timuçin CaymazRoberto Diancarlo Seslendirmesi
Gülen KıpçakGloria Piedimonte Seslendirmesi
Sönmez YıkılmazKavgacı
Cevdet Balıkçı
Melih GülgenHalil'in Arabasını Aldığı Adam Yapım
Künye
YönetmenMelih Gülgen
SenaryoErdoğan Tünaş
Görüntü YönetmeniSalih Dikişçi
YapımcıMelih Gülgen
ŞarkıPaolo Ormi
Sinemaseverler
12 yorumYorumlar
Benzer
Filmografi →Cüneyt Arkın'in diğer filmleri
2019Hakan: MuhafizAksiyon, Fantastik, Bilim Kurgu★ 5,6
2019Kuruluş: OsmanDram, Aksiyon, Tarihi★ 5,8
2014PanzehirAksiyon★ 7,4
2014GulyabaniKomedi, Korku, Fantastik★ 7,4
2012HaremKomedi★ 8,1
2010Arka Sokaklar 5. SezonMacera, Aksiyon, Polisiye★ 7,2
2008Kırmızı IşıkDram★ 8,2
2008Çılgın Dersane KamptaKomedi, Gençlik★ 7,1
10 numara 5 yıldız.mutlaka izlenmesi gereken bir yeşilçam filmi.Cüneyt Baba sen çok yaşa.
7 sene öncede en son ben yorum yapmışım bu filme şmdi gene ben yapayım.eskiden sadece tv kayıtlarını izlediğim bu filmin önce piyasaya kesik vhssi çıktı şimdi çok şükür betacamı çıktı yani dvd formatlı versiyonu.hem vhsden 5 dk uzun hem de görüntü şahane. Youtubede bu filmi kendi film kanalı verdi ama bazı sahnelerde ses yok hiç vermeseler daha iyi. Yıl olmuş 2019 hala filmde kullanılan müziklerin telif olaylarıyla uğraşıyoruz eskiden politik sebeplerden filmler sansürlenirdi şimdi müzikler yüzünden hey Allahım ne günlere kaldık.
kudret karadağı dövdüğü sahne , işçileri koruduğu sahne ve italyanı kovaladığı koşu sahnelerine dikkatli bakan seyreden ve sinemadan ve oyuncudan anlayan onun ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu görür. cüneyt baba sen çok yaşa.....
sıkılmadan izlenecek bir film.
Aile'sinin geçimi için hayatını harcamış bir insanla yurt içi ve yurt dışı bağlantılı bir mafya ile başa çıkmaya çalışan. Bir insanın muhteşem mücadelesi ile şekillenmiş harika bir film. "Halil" Cüneyt Arkın işlemediği bir suç yüzünden hapise girmiş. Hayatı kararmış bunu bir nevi aile hayatı için kendini harcamıştır. Hapishane ve hapishane dışında türlü kavgalara dalmış cani bir kiralık katil hüviyetini almıştır. Hapishane'de röportaja gelen "Gülcan" Sevda Karaca ondan etkilenmiş evlenmiştir. Çocukları ise babasından nefret eden sorumsuz biri olmuştur. Halil'in kardeşi "Savcı Yalçın" Selan Karay'ı öldürmeye çalışan örgütten korumuştur. Gülcan evine gelen bombalı paketin kurbanı olmuş. Halil'in hayatı kararmış yurt dışına İtalya'ya gitmiş. Hepsini tek tek öldürmüştür ve polise yardımcı olmuş kardeşi için hayatını hiçe saymış ve vurularak ölmüştür. Oldukça dramatik ve bir o kadarda güzel bir film. İtalya 'nın başkenti Roma'ya giden Cüneyt Arkın çekim yerlerindeki görüntülerde filme iyi yansımış. Cüneyt Arkın'ın en iyi vurdulu kırdılı filmlerinden birisi..
filmde cüneyt arkın roma ya girişte scoppia scoppia diye bir şarkı çalıyordu. bu şarkı nın türkçesini ise sakın ha olarak nez söylemişti bir aralar.
Batı Sinemasıyla gerçekleştirdiğimiz ortak yapımlarda en büyük zorluğum yabancı dil bilmememdi. Sonunda bir İngilizce öğretmeni buldum. Bir İngiliz delikanlısıydı. Türkiye’yi ve Türkleri çok seviyordu. Üç yıl, gece gündüz beraber olduk. O Türkçeyi anadiline yakın öğrendi. Ben İngilizceyi öğrenemedim. Roma’da İtalyan, Fransız , Türk ortak yapımı bir film ( İnsanları Seveceksin ) çekiyoruz. İtalyanlar kavga sahnesini hazırlıyor. Adamların dublörlerinin bile dublörleri var. Kavga direktörleri,kavgayı hazırlayanlar,kavga provası yapanlar, kavgacıların dublörleri harıl harıl çalışıyor. Kavgacılar, yani benimle dövüşecek düpedüz figüranların keyfi yerinde hazırlıkların bitmesi için bekliyor. Bir yandan da şişelerle şarap götürüyorlar. Bu iş, yani hazırlık iki gün sürdü. Bizim patron ‘’ Battım, iflas ettim,’’ diye inliyor. Bilmiyoruz ki bura, ora yani Türkiye değil.Türkiye’de en büyük kavga sahnesini kavgacılar, ben, kendi başımıza iki provadan sonra çekerdik. Değil dublörün dublörü, başoyuncunun, benim bile dublörüm yok ki! Üçüncü günü;dayanılmaz kederlerle İtalyanlarla şarabı patronumuz iyice sarhoş olunca, bir o kadar yiğit erkek olunca, uzanıp giderken kavga hazırlıklarına el koydu. Oraya buraya, boşluğa birkaç yiğit yumruk salladıktan sonra gelip yakama yapıştı; bir yandan beni sürüklüyor, bir yandan da Türkçe ortalığı kalaylarken, fırsat buldukça kulağıma eğilip yalvarıyor. ‘’ Kurtar baba, kurtar ki koca Roma’da iflas edip anadan doğma çıplak kalmayım. Hadi kurtar beni baba.O zamanlar, Babanın Oğlu, Babaların Babası, Babanın Suçu gibi filmler çekiyoruz ya. İşte bu yüzden ‘’ BABA ‘’ diyor. Yoksa aslen babası değilim. Çaresiz, babalığımı göstermek için sahneye çıkıyorum. Babalar gibi gerdan kırıyorum, şişiniyorum. İstiyorum ki, türkiye’ den sonra İtalyanlarda bir ‘’BABA’’ görsün. Sinemada benimle çalışanlar kavga şeklimi çok iyi bilirler. Bir ‘’ Baba Şefkatiyle ‘’ bizim gariban setçileri, ışıkçıları topluyorum. İtalyanların üç gündür kavga direktörleri, kavgacıların dublörü, onların dublörlerinin dublörleriyle hazırladıkları, defalarca prova yaptıkları her hareketi bir kenara atıp ‘’baba işi’’ bir kavgayı hemen kotarıveriyoruz. İtalyanlar hayret içindeler, beğendikleri belli, ama çaktırmıyorlar. Tercüman sayesinde onlara ‘’ Bir de sizinle prova yapalım.’’ Lafını iletiyorum. İsteksiz duruyor, ama ‘’ Bundan sonra spagettiler de, şaraplar da benden,’’ diyince koşuşturuyorlar. Birkaç provadan sonra çekime başladık. Tekme, tokat, havada uçarak, parandeler atarak hepsini saf dışı bıraktım. En yaman, en iri kötü adamla işi bitirecektim. Bir ters takla attım havada, iki ayağımla boynuna sıkıştırdım, yere devirdim. Topuğumla gırtlağına bastım, öylesine fena basıyordum ki adamın pes etmesi gerekirken ‘’ BASTIR BASTIR! ‘’ diye bağırıyor. O ‘’ BASTIR ‘’ dedikçe, ben de imanına kadar ‘’ BASTIRIYORUM ‘’ Bir yandan da ‘’ yahu bu adam gerçek sanatçı, dahası fedakar ki o kadar olur. Sahnenin sahici olması için ne büyük acılara katlanıyor. Diyerek daha fena, ama takdirle ‘’ BASTIRIYORUM ‘’ Ben bastırdıkça adam, ‘’ BASTIR BASTIR! ‘’ diye bağırıyor. Zalimce, kıyasıya BASTIRIYORUM. Adamın yüzü mosmor oldu, alın damarları çatlayacak gibi dışarı fırladı. Gözleri yuvalarından çıktı, ama hala ‘’ BASTIR ‘’ diyor. Duruyorum; kahramanca, takdirle, hayranlıkla BASTIRIYORUM. Kırk yıllık hayatımda hiç böyle BASTIRMAMIŞTIM. Derken ortalık karıştı. İtalyanlar koşuşturdu. Adamı elimden zor aldılar. Ben şaşkınım. Bir ara gözüm ‘’ BASTIR ‘’ diyene takıldı. Adama Suni teneffüs yapıyorlar. Sonra da oksijen çadırına soktular. Bir hafta hastanede kaldı. İtalyancada ‘’ANKORA’’ devam, ‘’ BASTA’’ yeter demekmiş. O heyecan içinde, adam ölüm döşeğinde ‘’ BASTA ‘’ dedikçe, ben ‘’ BASTIR ‘’ anlamışım. ‘’ BASTA ‘’ ‘’ YETER ARTIK ÖLÜYORUM ‘’ dedikçe, ben BASTIRMIŞIM. İtalyanca bilmiyorsam, suç benim mi? Roma’da bir ay kaldık. İtalyanca bir tek kelime öğrendim; ‘’ BASTA, YETER ARTIK.’’ Boş zamanlarımızda İtalyan fıstıklarına takılıyorduk. Biraz dans edip eğlendikten sonra ‘’ BASTA ‘’ diyordum. Ardından Türkçe ‘’ OTEL ‘’ i ekliyordum. Niyetimi anlıyordu fıstık. Otele geliyorduk. O İtalyanca, ben Türkçe konuşarak muhabbete dalıyorduk. Ama muhabbet boyunca tek bildiğim İtalyanca kelime ‘’ BASTA ‘’yı, yani ‘’ YETER ‘’ i asla söylemiyorlardı… Kaynak: Adını Unutan Adam
<p><strong>MAHKUM CÜNEYT ARKIN KONUŞUYOR: burada bulunanların birer kobay değil birer insan olduğunu söyleceğim önce. meselenin özüne inmiyorsunuz iki şarkıyla sorunlar çözümlenmez boyalı çarpıcı güzel hanımlar geliyor buraya sonra da gidiyorlar. geride kalanlar yaşamlarından daha beter nefret ediyorlar özlemleri dayanılmaz derecede artıyor. kameralarınızı koğuşlara soktunuzmu hiç pencereleri camsız sobasız koğuşları gördünüzmü. yarı aç yaşayan insanların dramını beyaz cama aksettirdinizmi parası olmadığı için ilacını alamayıp ölen hastaların hikayesini anlattınızmı. bu insanları çalıştırıp bişeyler öğretip yetiştirmek gerek yoksa can sıkıntısından her suçu öğrenen bu insanları profesyonel suçlu haline getirmek değil. koca hapisanede bi tek okunacak kitap olmadığını biliyormusunuz. en önemlisi de her mahkumda toplumunda bir kusuru olduğunu unutumayın...</strong><strong>BÜYÜKSÜN CÜNEYT BABA..! MUTLAKA İZLENMESİ GEREKEN ŞAHANE BİR FİLM...</strong></p>
Çok güzel bir film... Filmin müzikleri de bir harika... Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler...
çok iyi bi film
Bazı sahneleri Romada Çevrilmiş ve Güzel bir Film Halil yine mazlumun Yanında kötünün karşısındadır 1978 Yapımı tavsiye edilecek bir film
Bazi Filimlerde Cüneyt yakisikli, bazilarinda cok ykisikli, bu Filimin hele bir Sahnesinde, yani Hapishanede oturuyor ve Gazeteci kadinlan konusuyorken yakisikliligi, bence cevirdigi 300den fazla Filimdekilerden daha fazla. Olaganüstü! Mutlaka seyredin!